Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
İlim geçidi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="bizar" data-source="post: 160113" data-attributes="member: 12884"><p>Sebepler geçidi</p><p>Bu geçit, havf ve reca engelidir. Havf, yani Allah korkusu, günah işlemeye engel olur. Nefsimiz, günah işlemeye meyyaldir. Korkmazsa, nefsi gemlemek mümkün olmaz. Salih bir zat, günah işlemek ister. Çok sıcak, özel bir banyoya gider. Çok sıcak olan su, bu zatın elini yakar. Sıcakta fazla duramaz bayılır, kendini dışarı atar. Bir süre sonra kendine gelir. Sonra nefsine der ki: (Şu sıcaklığa dayanamadın, Cehennem ateşine nasıl dayanırsın? Dayanamayacağın cezaya kendi elinle çarptırılmak istemen ahmaklıktır.)</p><p>Allah korkusu olmazsa nefs, ibadetlerindeki kusurları göremez, üstelik ibadeti ile de övünür. İbni Mübarek hazretleri nefsine der ki:</p><p>(Salihlerin söylediğini söyler, münafıkların yaptığını yaparsın. Bu hâlinle, bir de Cenneti nasıl istersin?)</p><p>Reca, yani ümit, Allah’a ibadet etmeye sebep olur. Nefse, ibadet ağır gelir. Nefse, bu çektiklerinin karşılığı, 10, 700, hatta daha fazlasıyla verileceği bildirilirse, o zaman hayırlı işler pek ağır gelmez. Hoşlandığı şeye kavuşmak için, sıkıntılara katlanır. İşin sonunda para alacağını ümit eden hamal, ağır yükleri sıcakta terleyerek, soğukta üşüyerek seve seve götürür. Hasat zamanı ürün alacağını ümit eden çiftçi, bütün yıl, soğuk sıcak demeden çalışır. Ömrünün son kısmını rahat geçirmek için yurt dışına giden işçi, yabancıların kahrını çeker. İşte nefse, Cennette hayal edilemeyecek kadar çok nimetlerin bulunduğu, iman edip salih amel işleyenlerin, bu nimetlere kavuşacakları anlatılırsa, ibadetler kolay gelir.</p><p>Bu geçidin, iki yanında tehlikeli iki yol vardır. Birisi (yeis) yolu, yani Allahü teâlânın rahmetinden ümidini kesme yolu, öbür tarafındaki yol da, (güven) yolu, yani Allahü teâlânın azabından emin olma, korkmama yolu. Bu iki yol da çok tehlikelidir. Bu yolda yürüyenlerin ayakları kayıp, derhal uçuruma yuvarlanırlar. Orta yol ise (Havf ve reca) yoludur. Yani Allah’tan korkup, rahmetinden de ümidini kesmeme yolu. Bu yol, korku ile karışık sevgi ve ümit yoludur.</p><p>İnsan, kendi acizliğini düşünerek, Allahü teâlânın azabının çok çetin ve çok şiddetli olduğunu iyi bilmelidir. Dünyada hiç bir şeyine güvenmemeli. Ne ilmine, ne ibadetine, ne soyunun yüce olmasına, hasılı hiç bir faziletine güvenmemeli. Allahü teâlâ, 80 bin yıl ibadet edip yeryüzünde secde etmediği yer bırakmayan İblis’i, bir emrini yerine getirmediği için ebedi olarak kovdu. 80 bin yıllık ibadetini yüzüne çarptı. O halde, Allah’ın azabından emin olmamak ve Ondan çok korkmak gerekir.</p><p>Ne kadar çok günahkâr olursak olalım, yine Allah’tan ümit kesmeyelim! Çünkü Allah’ın rahmeti boldur. Eshâb-ı kehfin köpeğini bile, Cennete koyacaktır. Zâlimlerin şerrinden kaçıp, mağaraya giden müminlerin peşine düşen bir köpeğe, Rabbimiz böyle muamele ederse, ömrünü dine hizmet etmekle geçiren müminlere ne yapmaz? O halde günahımız çok diye Allah’ın rahmetinden ümidimizi kesmeyelim! İbadetimiz çok diye de, kendimizi garanti Cennetlik bilmeyelim</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="bizar, post: 160113, member: 12884"] Sebepler geçidi Bu geçit, havf ve reca engelidir. Havf, yani Allah korkusu, günah işlemeye engel olur. Nefsimiz, günah işlemeye meyyaldir. Korkmazsa, nefsi gemlemek mümkün olmaz. Salih bir zat, günah işlemek ister. Çok sıcak, özel bir banyoya gider. Çok sıcak olan su, bu zatın elini yakar. Sıcakta fazla duramaz bayılır, kendini dışarı atar. Bir süre sonra kendine gelir. Sonra nefsine der ki: (Şu sıcaklığa dayanamadın, Cehennem ateşine nasıl dayanırsın? Dayanamayacağın cezaya kendi elinle çarptırılmak istemen ahmaklıktır.) Allah korkusu olmazsa nefs, ibadetlerindeki kusurları göremez, üstelik ibadeti ile de övünür. İbni Mübarek hazretleri nefsine der ki: (Salihlerin söylediğini söyler, münafıkların yaptığını yaparsın. Bu hâlinle, bir de Cenneti nasıl istersin?) Reca, yani ümit, Allah’a ibadet etmeye sebep olur. Nefse, ibadet ağır gelir. Nefse, bu çektiklerinin karşılığı, 10, 700, hatta daha fazlasıyla verileceği bildirilirse, o zaman hayırlı işler pek ağır gelmez. Hoşlandığı şeye kavuşmak için, sıkıntılara katlanır. İşin sonunda para alacağını ümit eden hamal, ağır yükleri sıcakta terleyerek, soğukta üşüyerek seve seve götürür. Hasat zamanı ürün alacağını ümit eden çiftçi, bütün yıl, soğuk sıcak demeden çalışır. Ömrünün son kısmını rahat geçirmek için yurt dışına giden işçi, yabancıların kahrını çeker. İşte nefse, Cennette hayal edilemeyecek kadar çok nimetlerin bulunduğu, iman edip salih amel işleyenlerin, bu nimetlere kavuşacakları anlatılırsa, ibadetler kolay gelir. Bu geçidin, iki yanında tehlikeli iki yol vardır. Birisi (yeis) yolu, yani Allahü teâlânın rahmetinden ümidini kesme yolu, öbür tarafındaki yol da, (güven) yolu, yani Allahü teâlânın azabından emin olma, korkmama yolu. Bu iki yol da çok tehlikelidir. Bu yolda yürüyenlerin ayakları kayıp, derhal uçuruma yuvarlanırlar. Orta yol ise (Havf ve reca) yoludur. Yani Allah’tan korkup, rahmetinden de ümidini kesmeme yolu. Bu yol, korku ile karışık sevgi ve ümit yoludur. İnsan, kendi acizliğini düşünerek, Allahü teâlânın azabının çok çetin ve çok şiddetli olduğunu iyi bilmelidir. Dünyada hiç bir şeyine güvenmemeli. Ne ilmine, ne ibadetine, ne soyunun yüce olmasına, hasılı hiç bir faziletine güvenmemeli. Allahü teâlâ, 80 bin yıl ibadet edip yeryüzünde secde etmediği yer bırakmayan İblis’i, bir emrini yerine getirmediği için ebedi olarak kovdu. 80 bin yıllık ibadetini yüzüne çarptı. O halde, Allah’ın azabından emin olmamak ve Ondan çok korkmak gerekir. Ne kadar çok günahkâr olursak olalım, yine Allah’tan ümit kesmeyelim! Çünkü Allah’ın rahmeti boldur. Eshâb-ı kehfin köpeğini bile, Cennete koyacaktır. Zâlimlerin şerrinden kaçıp, mağaraya giden müminlerin peşine düşen bir köpeğe, Rabbimiz böyle muamele ederse, ömrünü dine hizmet etmekle geçiren müminlere ne yapmaz? O halde günahımız çok diye Allah’ın rahmetinden ümidimizi kesmeyelim! İbadetimiz çok diye de, kendimizi garanti Cennetlik bilmeyelim [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
İlim geçidi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst