Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
İlk Vahiy
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 479857" data-attributes="member: 1004566"><p>İlk Vahiy </p><p></p><p></p><p></p><p>Cenâb-ı Hak buyuruyor:</p><p>“Ey insanlar! Rabbinizden size bir öğüt ve kalplerde olana bir şifâ, inananlara doğruyu gösteren bir rehber ve rahmet gelmiştir.” (Yûnus, 57) </p><p> </p><p></p><p>Rasûlullah (sav) buyurdular:</p><p>“Kur’an apaçık bir nûr, âşikâr bir zikir ve dosdoğru yoldur.” (Dârîmi, Fazâilü’l-Kur’an, 1; Müslim, Îman, 316; Fazâilü’l-sahâbe, 1) </p><p> </p><p></p><p>Allâh Rasûlü (sav) kırk yaşında idiler. Vahye muhâtab olacak mânevî kıvâma ulaşmak için geçirdiği, hazırlık mâhiyetindeki altı aylık zaman sona ermişti.</p><p></p><p>Rasûl-i Ekrem (sav) Efendimiz, mûtâdı üzere Hirâ Mağarası’nda idiler. Cebrâîl (as) geldi ve Hazret-i Peygamber’e:</p><p></p><p>“–Oku!” dedi.</p><p></p><p>Peygamber Efendimiz:</p><p></p><p>“–Ben okuma bilmem!” karşılığını verdi.</p><p></p><p>Bunun üzerine melek, Hz. Peygamber (sav)’i tâkati kesilinceye kadar sıktı. Sonra yine:</p><p></p><p>“–Oku!” dedi.</p><p></p><p>Fahr-i Âlem Efendimiz yine:</p><p></p><p>“–Ben okuma bilmem!” cevâbını verdi.</p><p></p><p>Cebrâîl (as), ikinci kez O’nu tâkati kesilinceye kadar sıktı. Sonra tekrar:</p><p></p><p>“–Oku!” dedi.</p><p></p><p>Hz. Peygamber (sav) yine:</p><p></p><p>“–Ben okuma bilmem! (Ne okuyayım?)” dedi.</p><p></p><p>Cebrâîl (as), Varlık Nûru’nu üçüncü defâ da sıkıp bıraktı. Ardından vahy-i ilâhîyi kendisine şöyle bildirdi:</p><p></p><p>“Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı. Oku! Rabbin, en büyük kerem sahibidir. O Rab ki kalemle (yazmayı) öğretti. İnsana bilmedikleri şeyi öğretti.” (Alak, 1-5)</p><p>Bu emr-i ilâhî ile Allâh Rasûlü’nün şahsında bütün insanlığa Rabbin en büyük lutfu olan Kur’ân-ı Kerîm’in nüzûlü başlamış oldu. (Osman Nûri Topbaş, Hz. Muhammed Mustafa (sav), Erkam Yay.) </p><p> </p><p></p><p>Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)</p><p>el-Âhir: Varlığının sonu olmayan, tüm varlıkların hayatı son bulsa da varlığı daimi olan, demektir. </p><p> </p><p></p><p>Kısa Günün Kârı</p><p>Yâ Rabbî! Kalblerimizi Kur’ân-ı Kerîm’in ilim, hikmet, nûr ve sürûruyla süsleyip bizleri canlı bir Kur’ân hâlinde İslâm’ı yaşayan peygamber âşıklarından eyle! Âmîn!.. </p><p> </p><p></p><p>Lügatçe</p><p>vahiy: Bir emrin Allah tarafından bir peygambere bildirilmesi.</p><p> mahîyet: Bir şeyin aslı, esâsı, içyüzü. </p><p> </p><p></p><p>"İki Gün Bir Değil" mail servisi bir ALTINOLUK hizmetidir.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 479857, member: 1004566"] İlk Vahiy Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Ey insanlar! Rabbinizden size bir öğüt ve kalplerde olana bir şifâ, inananlara doğruyu gösteren bir rehber ve rahmet gelmiştir.” (Yûnus, 57) Rasûlullah (sav) buyurdular: “Kur’an apaçık bir nûr, âşikâr bir zikir ve dosdoğru yoldur.” (Dârîmi, Fazâilü’l-Kur’an, 1; Müslim, Îman, 316; Fazâilü’l-sahâbe, 1) Allâh Rasûlü (sav) kırk yaşında idiler. Vahye muhâtab olacak mânevî kıvâma ulaşmak için geçirdiği, hazırlık mâhiyetindeki altı aylık zaman sona ermişti. Rasûl-i Ekrem (sav) Efendimiz, mûtâdı üzere Hirâ Mağarası’nda idiler. Cebrâîl (as) geldi ve Hazret-i Peygamber’e: “–Oku!” dedi. Peygamber Efendimiz: “–Ben okuma bilmem!” karşılığını verdi. Bunun üzerine melek, Hz. Peygamber (sav)’i tâkati kesilinceye kadar sıktı. Sonra yine: “–Oku!” dedi. Fahr-i Âlem Efendimiz yine: “–Ben okuma bilmem!” cevâbını verdi. Cebrâîl (as), ikinci kez O’nu tâkati kesilinceye kadar sıktı. Sonra tekrar: “–Oku!” dedi. Hz. Peygamber (sav) yine: “–Ben okuma bilmem! (Ne okuyayım?)” dedi. Cebrâîl (as), Varlık Nûru’nu üçüncü defâ da sıkıp bıraktı. Ardından vahy-i ilâhîyi kendisine şöyle bildirdi: “Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı. Oku! Rabbin, en büyük kerem sahibidir. O Rab ki kalemle (yazmayı) öğretti. İnsana bilmedikleri şeyi öğretti.” (Alak, 1-5) Bu emr-i ilâhî ile Allâh Rasûlü’nün şahsında bütün insanlığa Rabbin en büyük lutfu olan Kur’ân-ı Kerîm’in nüzûlü başlamış oldu. (Osman Nûri Topbaş, Hz. Muhammed Mustafa (sav), Erkam Yay.) Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri) el-Âhir: Varlığının sonu olmayan, tüm varlıkların hayatı son bulsa da varlığı daimi olan, demektir. Kısa Günün Kârı Yâ Rabbî! Kalblerimizi Kur’ân-ı Kerîm’in ilim, hikmet, nûr ve sürûruyla süsleyip bizleri canlı bir Kur’ân hâlinde İslâm’ı yaşayan peygamber âşıklarından eyle! Âmîn!.. Lügatçe vahiy: Bir emrin Allah tarafından bir peygambere bildirilmesi. mahîyet: Bir şeyin aslı, esâsı, içyüzü. "İki Gün Bir Değil" mail servisi bir ALTINOLUK hizmetidir. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
İlk Vahiy
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst