Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Sorularla Risale-i Nur
"İlm-i Ledün" Ne Demektir ?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Sirac" data-source="post: 170633" data-attributes="member: 6015"><p><strong>Bediüzzaman, İlm-i Ledün ve Risâle-i Nur</strong></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><a href="http://www.sorularlasaidnursi.com/said-nursi/eserleri/329-bediuzzaman-ilmi-leduen-ve-risalei-nur.html" target="_blank">Bediüzzaman, İlm-i Ledün ve Risâle-i Nur</a></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">Bediüzzaman’ın kesbî ilmi deryalar gibidir: 1882 yılında başladığı eğitimini mükellefiyet çağına varmadan, 14 yaşında “Kisve-i ilme bürün!” teklifini alacak çapta elde eder. Henüz <strong>17 yaşında</strong> (1895’lerde) Van’da, <u>kitap dolu konakta</u> kaldığı sıralarda; bu asırda yalnız eski tarzdaki kelâm ilminin (İslâm felsefesinin) İslâm dini hakkındaki şek ve şüpheleri reddine kâfi olmadığına kanaat getirir. Pozitif, fen ilimlerinin tahsiline lüzûm görmüştür. Bütün fenlere başlayarak, pek kısa bir zamanda tarih, coğrafya, riyaziyât (matematik), jeoloji, fizik, kimya, astronomi, felsefe gibi ilimlerin esaslarını;1 özlerini kavrar. Fen ve felsefeden İslâm’a gelen hücûmları def edecek ve modern ilimlerde kendisini <span style="color: Red">kitap yazabilecek ve uzmanlarıyla münâzarâya girebilecek derecede öğrenmeye </span>sevk etti. </span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">İslâm ilimlerindeki vukufiyeti (derinliği) ise tartışmasızdı. 1907’de, İstanbul’a gittiğinde; Fatih’te kaldığı Şekerci Han’ın (zamanın ilim adamlarının toplandığı kültür merkezidir) kapısına, “Her suâle cevap verilir, her müşkül halledilir, fakat, suâl sorulmaz!”2 yazısını astırarak, ilim dünyasına meydan okur!</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">Bu, dünya çapında bir olaydır... Çünkü, yaşı 29’dur ve <span style="color: Red">din ilimleri veya şu saha diye bir ayırım yapmaz.</span> Zamanın fizikçileri, kimyacılar, sosyal bilimciler, din âlimleri, öğrenciler gruplar halinde sabahlara kadar en zor soruları hazırlayıp yine gruplar halinde gidip sorarlar. Ve sanki akşam beraber hazırlamışlar gibi <span style="color: Red">takır takır sorularının cevaplarını alırlar. </span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">Vehbî ilme ne kadar mazhar olduğunun ölçütü ise Risâle-i Nur’dur:</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">1- On iki, altı, bir saatte, hatta on dakikada yazılan Risâle var.3</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">2- Öyle şartlarda yazılır ki, bazen gülle atışları altında, bazen hapiste... Meselâ, kâtibi Habib’e “Defteri çıkar” diyerek, at üstünde yazdırmış.4</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">3- <strong>Onlarca sene sonra keşfedilebilecek </strong>öyle sırlardan, sosyal ve teknolojik keşiflerden haber verir ki, beşer zekâsıyla çözülebilecek meseleler değildir.</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">4- Kendi yazdığı eserlerden bazılarını 100, 300, 400 defa okuması ve istifade ettiğini söylemesi…</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">5- Bediüzzaman’ın bir ekrana bakar gibi hızlı hızlı söylemesi ve kâtiplerin yazması.</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">6- Risâle-i Nur’da sıkça geçen şu tabirler de aynı zamanda ilhamın eseri olduğunu gösterir:</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">- Bu makamda perde indi, yazmaya izin verilmedi. Başka zamana tehir edildi.5</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">- Üçüncü kısmını yazmaya, şimdi beyanına iznim olmayan üç sebep için mecbur oldum.6</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">- İmanî hakikatlerini yazmaya şiddetli bir ihtar-ı gaybî hissettim.7</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">- Kendi yazmayan ve yazdıran benim gibi bir bîçarenin…8</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">- İkinci sebep: Yazmaya izin olmadığından yazılmadı…9</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">7- “Risâletü’n-Nur sair telifat gibi ulûm ve fünundan ve b<span style="color: Red">aşka kitaplardan alınmamış.</span> <span style="color: Blue">Kur’ân’dan başka me’hazı yok, Kur’ân’dan başka üstadı yok, Kur’ân’dan başka mercii yoktur. </span>Telif olduğu vakit hiçbir kitap müellifinin yanında bulunmuyordu. Doğrudan doğruya Kur’ân’ın feyzinden mülhemdir ve <span style="color: Red">semâ-i Kur’âniden ve âyâtının nücûmundan, yıldızlarından iniyor, nüzul ediyor.</span>”10</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">8- "Risaletü’n-Nur bu asrı, belki gelen istikbali tenvir edebilir bir mû'cize-i Kur’âniye olduğunu çok tecrübeler ve vakıalarla körlere de göstermiş.”11</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">9- Bir diğer önemli gösterge de Bediüzzaman’ın şu ifadeleridir: Bir risâleyi şimdiye kadar yüz defa okuduğum halde, yine okumaya muhtaç oluyorum. Ben sizlerin ders arkadaşınızım.12</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><strong>Dipnotlar:</strong></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">1- İhsan Kasım Salihî, İslâm Önderlerinden Bediüzzaman Said Nursî ve Eseri, s. 11-12.; </span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">2- Tarihçe-i Hayat, s. 45.; </span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">3- Kastamonu Lâhikası, s. 149.; </span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">4- Emirdağ Lâhikası, II, 218.; </span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">5- Şuâlar, s. 245.; </span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">6- Şuâlar, s. 536.; </span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">7- Mektubat, s. 371.; </span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">8- Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 167.; </span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">9- Şuâlar, s. 612.; </span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">10- Tarihçe-i Hayatı, s. 605.; </span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">11- Kastamonu Lahikası, s. 8.; </span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'">12- Emirdağ Lâhikası, s. 65.</span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'verdana'">02.03.2009 Yeni Asya</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Sirac, post: 170633, member: 6015"] [b]Bediüzzaman, İlm-i Ledün ve Risâle-i Nur[/b] [CENTER][SIZE=4][URL="http://www.sorularlasaidnursi.com/said-nursi/eserleri/329-bediuzzaman-ilmi-leduen-ve-risalei-nur.html"]Bediüzzaman, İlm-i Ledün ve Risâle-i Nur[/URL][/SIZE][/CENTER] [FONT=verdana] [/FONT] [FONT=verdana]Bediüzzaman’ın kesbî ilmi deryalar gibidir: 1882 yılında başladığı eğitimini mükellefiyet çağına varmadan, 14 yaşında “Kisve-i ilme bürün!” teklifini alacak çapta elde eder. Henüz [B]17 yaşında[/B] (1895’lerde) Van’da, [U]kitap dolu konakta[/U] kaldığı sıralarda; bu asırda yalnız eski tarzdaki kelâm ilminin (İslâm felsefesinin) İslâm dini hakkındaki şek ve şüpheleri reddine kâfi olmadığına kanaat getirir. Pozitif, fen ilimlerinin tahsiline lüzûm görmüştür. Bütün fenlere başlayarak, pek kısa bir zamanda tarih, coğrafya, riyaziyât (matematik), jeoloji, fizik, kimya, astronomi, felsefe gibi ilimlerin esaslarını;1 özlerini kavrar. Fen ve felsefeden İslâm’a gelen hücûmları def edecek ve modern ilimlerde kendisini [COLOR=Red]kitap yazabilecek ve uzmanlarıyla münâzarâya girebilecek derecede öğrenmeye [/COLOR]sevk etti. İslâm ilimlerindeki vukufiyeti (derinliği) ise tartışmasızdı. 1907’de, İstanbul’a gittiğinde; Fatih’te kaldığı Şekerci Han’ın (zamanın ilim adamlarının toplandığı kültür merkezidir) kapısına, “Her suâle cevap verilir, her müşkül halledilir, fakat, suâl sorulmaz!”2 yazısını astırarak, ilim dünyasına meydan okur! Bu, dünya çapında bir olaydır... Çünkü, yaşı 29’dur ve [COLOR=Red]din ilimleri veya şu saha diye bir ayırım yapmaz.[/COLOR] Zamanın fizikçileri, kimyacılar, sosyal bilimciler, din âlimleri, öğrenciler gruplar halinde sabahlara kadar en zor soruları hazırlayıp yine gruplar halinde gidip sorarlar. Ve sanki akşam beraber hazırlamışlar gibi [COLOR=Red]takır takır sorularının cevaplarını alırlar. [/COLOR] Vehbî ilme ne kadar mazhar olduğunun ölçütü ise Risâle-i Nur’dur: 1- On iki, altı, bir saatte, hatta on dakikada yazılan Risâle var.3 2- Öyle şartlarda yazılır ki, bazen gülle atışları altında, bazen hapiste... Meselâ, kâtibi Habib’e “Defteri çıkar” diyerek, at üstünde yazdırmış.4 3- [B]Onlarca sene sonra keşfedilebilecek [/B]öyle sırlardan, sosyal ve teknolojik keşiflerden haber verir ki, beşer zekâsıyla çözülebilecek meseleler değildir. 4- Kendi yazdığı eserlerden bazılarını 100, 300, 400 defa okuması ve istifade ettiğini söylemesi… 5- Bediüzzaman’ın bir ekrana bakar gibi hızlı hızlı söylemesi ve kâtiplerin yazması. 6- Risâle-i Nur’da sıkça geçen şu tabirler de aynı zamanda ilhamın eseri olduğunu gösterir: - Bu makamda perde indi, yazmaya izin verilmedi. Başka zamana tehir edildi.5 - Üçüncü kısmını yazmaya, şimdi beyanına iznim olmayan üç sebep için mecbur oldum.6 - İmanî hakikatlerini yazmaya şiddetli bir ihtar-ı gaybî hissettim.7 - Kendi yazmayan ve yazdıran benim gibi bir bîçarenin…8 - İkinci sebep: Yazmaya izin olmadığından yazılmadı…9 7- “Risâletü’n-Nur sair telifat gibi ulûm ve fünundan ve b[COLOR=Red]aşka kitaplardan alınmamış.[/COLOR] [COLOR=Blue]Kur’ân’dan başka me’hazı yok, Kur’ân’dan başka üstadı yok, Kur’ân’dan başka mercii yoktur. [/COLOR]Telif olduğu vakit hiçbir kitap müellifinin yanında bulunmuyordu. Doğrudan doğruya Kur’ân’ın feyzinden mülhemdir ve [COLOR=Red]semâ-i Kur’âniden ve âyâtının nücûmundan, yıldızlarından iniyor, nüzul ediyor.[/COLOR]”10 8- "Risaletü’n-Nur bu asrı, belki gelen istikbali tenvir edebilir bir mû'cize-i Kur’âniye olduğunu çok tecrübeler ve vakıalarla körlere de göstermiş.”11 9- Bir diğer önemli gösterge de Bediüzzaman’ın şu ifadeleridir: Bir risâleyi şimdiye kadar yüz defa okuduğum halde, yine okumaya muhtaç oluyorum. Ben sizlerin ders arkadaşınızım.12 [B]Dipnotlar:[/B] 1- İhsan Kasım Salihî, İslâm Önderlerinden Bediüzzaman Said Nursî ve Eseri, s. 11-12.; 2- Tarihçe-i Hayat, s. 45.; 3- Kastamonu Lâhikası, s. 149.; 4- Emirdağ Lâhikası, II, 218.; 5- Şuâlar, s. 245.; 6- Şuâlar, s. 536.; 7- Mektubat, s. 371.; 8- Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 167.; 9- Şuâlar, s. 612.; 10- Tarihçe-i Hayatı, s. 605.; 11- Kastamonu Lahikası, s. 8.; 12- Emirdağ Lâhikası, s. 65.[/FONT] [FONT=verdana]02.03.2009 Yeni Asya[/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Sorularla Risale-i Nur
"İlm-i Ledün" Ne Demektir ?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst