Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Peygamberler ve Peygamberlerin Hayatı
Imam ali (r.a) yasam tarzı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="AhmeT_" data-source="post: 209207" data-attributes="member: 1008043"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Sadece İran değil, bütün İslam dünyasını yasa boğan bu elim yıldönümünde camiler dolup taştı,Allah Resulü’nün -s- en sevdiği insan olan ve müminler kardeşleşirken kendisine “kardeş” olma şerefine kavuşan Müminler Emiri İmam Ali’nin -r.a- yaşamı kesinlikle</span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Sadece İran değil, bütün İslam dünyasını yasa boğan bu elim yıldönümünde camiler dolup taştı, 2. Kadir Gecesi'ni idrak eden Müslümanlar , İlim Şehrinin Kapısı ve Allah'ın Aslanı'nın şehadetine de gözyaşı döktüler ve onun yüzü suyu hürmetine ,Yüce Allah'tan af ve mağfiretlerini dilediler. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Allah Resulü'nün -s- en sevdiği insan olan ve müminler kardeşleşirken kendisine “kardeş” olma şerefine kavuşan Müminler Emiri İmam Ali'nin -r.a- yaşamı kesinlikle beşeriyetin şimdiye kadarki hayatı boyunca tecrübe etmiş olduğu en iyi yaşam tarzlarından biridir. İmam Ali'nin hayat tarzı ,Hz Resulullah Efendimiz -s- den sonra, en hakiki, en ilahi bir sembolü ve yeryüzünde kendilerine ilahi halife anlamını taşıyan insan ismini bırakmaya layık olan pek az kimselerden biri sayılan kamil bir insanın hayat tarzıdır. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">O hazreti size Tebyan'dan aktaralım: Bu yaşam o denli çekicidir ki onu seveni, sevginin doruğuna ulaştırır ve düşmanını ise, düşmanlığın en son haddine vardırır. Ali (a.s.), Peygamber'in (s.a.v.) onun hakkında şöyle buyurduğunu bildirir: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">"Senin hakkında iki grup helak olacaklar: Aşırı derecede seni sevenler (Gulat) ve aşırı derecede seninle düşmanlık edenler (Nasibîler)."[1] Onu seven şiileri, Rafızilikle de suçlandılar[2] ama şu da bir gerçek ki şii bir Müslüman ,bir lahza gaflet ederse aşırı inançların içine de düşer. Hayatı boyunca kendisine ilahlık isnat edilen bir şahıs çok az görülmüştür ama Ali (a.s.), Allah'ın, Resulullah'ın (s.a.v.) beşer olduğuna onca tekit ettiği bir toplumda bu gibi isnatlara maruz kaldı; ama İmam buna karşı tersleyici bir tavır aldı. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">İmam'ın yaşamının en önemli örneklerinden biri, boydan boya O Hazretin yaşamını kapsayan "zühd"dür. –Zahid, bütün dünyaya sahip olan aynı zamanda dünyada olan her şeyden kaçınma anlamınadır- Yetinmeyi tercih eden ve zorluklar karşısında, sabrı kendine köle eden bir zühd.Bir grup, Ömer b. Abdül Aziz'in yanında zahidler hakkında söz açıp, en zahid kimsenin kim olduğunu soruyorlardı. Orada bulunanların bazısı Ebuzer de dahil olmak üzere birkaç kişiyi saydılar. Ömer b. Abdül Aziz şöyle dedi: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">"Halkın en zahidi Ali b. Ebi Talib'dir."[3] </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">İmam, fakirleri kendi etrafına toplayarak onlara karşı şefkatli davranıyordu[4]... Çoğu zaman namaz için hazırlandığında sadece sahip olduğu tek gömleğinden su damlar bir halde hutbe okuyordu.[5] İmam, hükümetin başında olmasına ve hükümetinin ve hükümetine bağlı olan çok geniş toprakların vergileri o hükümetin hazinesine dökülmesine rağmen yemeklerin en sadesiyle yetiniyordu, öyle ki kendisine şöyle diyorlardı: "Nimetlerin bol olduğu Irak'ta en çok ve en iyi yemekler bulunduğu halde yine kendini böyle sıkıyor muydun?" Ama bu, İmam için bir iftihar sayılıyordu.[6] Hz. Ali'nin (r.a.) kendisi şöyle buyuruyordu: "Dünyaya meyletmeyen benim"[7] Beyt-ül malı halk arasında paylaştırırken kendisine bir şey almaz ve eli boş eve dönerdi. Öyle ki bazıları onu insanların en zâhidi mi yoksa[8]... bilmekte tereddütte idiler. Haliyle o kendi sözünün en iyi şahidi idi: "Sözlerin en iyisi, amelin teyit ettiği sözdür."[9] </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">İMAM ALİ (r.a)'IN YAŞAM TARZI </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Asved b. Kays şöyle diyor: Ali (r.a.) Kûfe mescidinin avlusunda halka yemek veriyor ve bitirdikten sonra da evine dönüp evinde yemek yiyordu. Ashabından biri dedi: Ali (r.a.) kendi evinde, halka dağıttığı yemekten daha iyisini yiyor, diyerekten yemek yemeği bırakıp onun peşine takıldım. Bana, "Yemek yedin mi?" dedi. "Hayır" dedim. "Öyleyse benimle gel" dedi. Ben de onunla birlikte evine gittim. Evinde "Ya Fizze!" diye seslenince, bir cariyenin odaya girdiğini gördüm. Ali (r.a.) ona "Bize yemek getir" dedi. O da bir parça ekmek ile bir tabak ayran getirerek buğdayın kabuğu kolayca görülebilen ekmeği doğrayıp ayrana kattı. Emir-ul Müminin'e r.a.) "Buğday kabuğu olmayan ekmek getirmesini söyleseydin daha iyi olmaz mıydı?" deyince, İmam ağlamaya başlayıp "And olsun Allah'a, Resulullah'ın (s.a.v.) evinde kabuksuz ekmek hiç görmedim" dedi.[10] </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Ukbet İbn-i Alkame şöyle rivayet etmiş: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">"Ali'nin (r.a.) yanına gittim ve karşısına, çok ekşi ve sulu olmasıyla beni rahatsız eden bir ayran kabı bırakmış olduğunu gördüm. "Bu ayrandan içiyor muydunuz?" dedim. İmam "Ya Eb-el Habub! Peygamber'in bundan daha kötüsünü yediğini ve giydiğim elbisemden daha kalınını giydiğini gördüm, onun yapmış olduğunu yapmadığım takdirde ona kavuşamayacağımdan korkuyorum" dedi.[11] </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Adiy b. Sabit, "Ali'ye (r.a) falûde (bir nevi ferahlatıcı soğuk tatlı) getirdiler; fakat Ali (r.a.) onu yemekten sakındı" diyor.[12] </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Ebu İshak Sakafi "el Ğarat" kitabının bir çok sayfalarında Ali'nin (r.a.) giyecek, yiyecek, beyt-ül mala karşı davranışı, iktisadi konulardaki tasarrufu ve ilahi sınırları titizlikle riayet etmesi hususundaki zahitliği hakkında pek çekici ve dikkate alınması gereken numuneler sergilemiştir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">İmam, öyle yüce bir şahsiyete sahip idi ki Muaviye bile özel oturmalarında onu methediyordu.[13] </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Ebu Saîd Hudri şöyle rivayet ediyor: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Resulullah (s.a.v.) kendi zamanında ensardan birinin cenazesinin yanı başına gelip "Bunun birine borcu var mı?" buyurdu. "Evet" dediler. Peygamber dönünce Ali (r.a.), O Hazrete "Bunun borcunu ben üstleniyorum" dedi. Peygamber Ali'ye (r.a.) buyurdu: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">"Müslüman kardeşini zorluktan kurtardığın gibi Allah da seni kurtarsın."[14] </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">İmam kendi malını böyle bağışlıyordu ama beyt-ül maldan, hakkı olmayan en yakın Şialarına bile az bir miktar dahi vermeğe katlanmıyordu.[15] </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">[1]-El-Mi'yaru vel-Müvazene, s: 32, (Nehc-ül Belağa'da Ali'nin (a.s.) kendisi şöyle buyuruyor: (Benim hakkımda iki kişi helak olacak: Birisi aşırı sevenler, birisi de aşırı derecede düşmanlık edenler).</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="AhmeT_, post: 209207, member: 1008043"] [SIZE=4][COLOR=darkred]Sadece İran değil, bütün İslam dünyasını yasa boğan bu elim yıldönümünde camiler dolup taştı,Allah Resulü’nün -s- en sevdiği insan olan ve müminler kardeşleşirken kendisine “kardeş” olma şerefine kavuşan Müminler Emiri İmam Ali’nin -r.a- yaşamı kesinlikle[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]Sadece İran değil, bütün İslam dünyasını yasa boğan bu elim yıldönümünde camiler dolup taştı, 2. Kadir Gecesi'ni idrak eden Müslümanlar , İlim Şehrinin Kapısı ve Allah'ın Aslanı'nın şehadetine de gözyaşı döktüler ve onun yüzü suyu hürmetine ,Yüce Allah'tan af ve mağfiretlerini dilediler. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]Allah Resulü'nün -s- en sevdiği insan olan ve müminler kardeşleşirken kendisine “kardeş” olma şerefine kavuşan Müminler Emiri İmam Ali'nin -r.a- yaşamı kesinlikle beşeriyetin şimdiye kadarki hayatı boyunca tecrübe etmiş olduğu en iyi yaşam tarzlarından biridir. İmam Ali'nin hayat tarzı ,Hz Resulullah Efendimiz -s- den sonra, en hakiki, en ilahi bir sembolü ve yeryüzünde kendilerine ilahi halife anlamını taşıyan insan ismini bırakmaya layık olan pek az kimselerden biri sayılan kamil bir insanın hayat tarzıdır. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]O hazreti size Tebyan'dan aktaralım: Bu yaşam o denli çekicidir ki onu seveni, sevginin doruğuna ulaştırır ve düşmanını ise, düşmanlığın en son haddine vardırır. Ali (a.s.), Peygamber'in (s.a.v.) onun hakkında şöyle buyurduğunu bildirir: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]"Senin hakkında iki grup helak olacaklar: Aşırı derecede seni sevenler (Gulat) ve aşırı derecede seninle düşmanlık edenler (Nasibîler)."[1] Onu seven şiileri, Rafızilikle de suçlandılar[2] ama şu da bir gerçek ki şii bir Müslüman ,bir lahza gaflet ederse aşırı inançların içine de düşer. Hayatı boyunca kendisine ilahlık isnat edilen bir şahıs çok az görülmüştür ama Ali (a.s.), Allah'ın, Resulullah'ın (s.a.v.) beşer olduğuna onca tekit ettiği bir toplumda bu gibi isnatlara maruz kaldı; ama İmam buna karşı tersleyici bir tavır aldı. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]İmam'ın yaşamının en önemli örneklerinden biri, boydan boya O Hazretin yaşamını kapsayan "zühd"dür. –Zahid, bütün dünyaya sahip olan aynı zamanda dünyada olan her şeyden kaçınma anlamınadır- Yetinmeyi tercih eden ve zorluklar karşısında, sabrı kendine köle eden bir zühd.Bir grup, Ömer b. Abdül Aziz'in yanında zahidler hakkında söz açıp, en zahid kimsenin kim olduğunu soruyorlardı. Orada bulunanların bazısı Ebuzer de dahil olmak üzere birkaç kişiyi saydılar. Ömer b. Abdül Aziz şöyle dedi: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]"Halkın en zahidi Ali b. Ebi Talib'dir."[3] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]İmam, fakirleri kendi etrafına toplayarak onlara karşı şefkatli davranıyordu[4]... Çoğu zaman namaz için hazırlandığında sadece sahip olduğu tek gömleğinden su damlar bir halde hutbe okuyordu.[5] İmam, hükümetin başında olmasına ve hükümetinin ve hükümetine bağlı olan çok geniş toprakların vergileri o hükümetin hazinesine dökülmesine rağmen yemeklerin en sadesiyle yetiniyordu, öyle ki kendisine şöyle diyorlardı: "Nimetlerin bol olduğu Irak'ta en çok ve en iyi yemekler bulunduğu halde yine kendini böyle sıkıyor muydun?" Ama bu, İmam için bir iftihar sayılıyordu.[6] Hz. Ali'nin (r.a.) kendisi şöyle buyuruyordu: "Dünyaya meyletmeyen benim"[7] Beyt-ül malı halk arasında paylaştırırken kendisine bir şey almaz ve eli boş eve dönerdi. Öyle ki bazıları onu insanların en zâhidi mi yoksa[8]... bilmekte tereddütte idiler. Haliyle o kendi sözünün en iyi şahidi idi: "Sözlerin en iyisi, amelin teyit ettiği sözdür."[9] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]İMAM ALİ (r.a)'IN YAŞAM TARZI [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]Asved b. Kays şöyle diyor: Ali (r.a.) Kûfe mescidinin avlusunda halka yemek veriyor ve bitirdikten sonra da evine dönüp evinde yemek yiyordu. Ashabından biri dedi: Ali (r.a.) kendi evinde, halka dağıttığı yemekten daha iyisini yiyor, diyerekten yemek yemeği bırakıp onun peşine takıldım. Bana, "Yemek yedin mi?" dedi. "Hayır" dedim. "Öyleyse benimle gel" dedi. Ben de onunla birlikte evine gittim. Evinde "Ya Fizze!" diye seslenince, bir cariyenin odaya girdiğini gördüm. Ali (r.a.) ona "Bize yemek getir" dedi. O da bir parça ekmek ile bir tabak ayran getirerek buğdayın kabuğu kolayca görülebilen ekmeği doğrayıp ayrana kattı. Emir-ul Müminin'e r.a.) "Buğday kabuğu olmayan ekmek getirmesini söyleseydin daha iyi olmaz mıydı?" deyince, İmam ağlamaya başlayıp "And olsun Allah'a, Resulullah'ın (s.a.v.) evinde kabuksuz ekmek hiç görmedim" dedi.[10] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]Ukbet İbn-i Alkame şöyle rivayet etmiş: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]"Ali'nin (r.a.) yanına gittim ve karşısına, çok ekşi ve sulu olmasıyla beni rahatsız eden bir ayran kabı bırakmış olduğunu gördüm. "Bu ayrandan içiyor muydunuz?" dedim. İmam "Ya Eb-el Habub! Peygamber'in bundan daha kötüsünü yediğini ve giydiğim elbisemden daha kalınını giydiğini gördüm, onun yapmış olduğunu yapmadığım takdirde ona kavuşamayacağımdan korkuyorum" dedi.[11] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]Adiy b. Sabit, "Ali'ye (r.a) falûde (bir nevi ferahlatıcı soğuk tatlı) getirdiler; fakat Ali (r.a.) onu yemekten sakındı" diyor.[12] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]Ebu İshak Sakafi "el Ğarat" kitabının bir çok sayfalarında Ali'nin (r.a.) giyecek, yiyecek, beyt-ül mala karşı davranışı, iktisadi konulardaki tasarrufu ve ilahi sınırları titizlikle riayet etmesi hususundaki zahitliği hakkında pek çekici ve dikkate alınması gereken numuneler sergilemiştir. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]İmam, öyle yüce bir şahsiyete sahip idi ki Muaviye bile özel oturmalarında onu methediyordu.[13] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]Ebu Saîd Hudri şöyle rivayet ediyor: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]Resulullah (s.a.v.) kendi zamanında ensardan birinin cenazesinin yanı başına gelip "Bunun birine borcu var mı?" buyurdu. "Evet" dediler. Peygamber dönünce Ali (r.a.), O Hazrete "Bunun borcunu ben üstleniyorum" dedi. Peygamber Ali'ye (r.a.) buyurdu: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]"Müslüman kardeşini zorluktan kurtardığın gibi Allah da seni kurtarsın."[14] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]İmam kendi malını böyle bağışlıyordu ama beyt-ül maldan, hakkı olmayan en yakın Şialarına bile az bir miktar dahi vermeğe katlanmıyordu.[15] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred][1]-El-Mi'yaru vel-Müvazene, s: 32, (Nehc-ül Belağa'da Ali'nin (a.s.) kendisi şöyle buyuruyor: (Benim hakkımda iki kişi helak olacak: Birisi aşırı sevenler, birisi de aşırı derecede düşmanlık edenler).[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Peygamberler ve Peygamberlerin Hayatı
Imam ali (r.a) yasam tarzı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst