Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
İman-ı Tahkîkî'nin Kazanılması
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="topraktoprak" data-source="post: 196485" data-attributes="member: 11795"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Tahkîkî iman, araştırmalara ve elde edilen sağlam delillere ikna olmaya dayanan kuvvetli ve sarsılmaz bir inanç demektir.</span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkred">Tahkîkî imanı elde etmek için;</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkred"><strong>1- </strong>Tahkiki imana ne kadar ihtiyacımız olduğunu iyice anlamak, yani dünya ve ahret saadetimiz için bunun ne kadar elzem olduğunu bilmek lazımdır.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkred"><strong>2-</strong> Ölümü çokça düşünmek ve son nefeste imansız gitmekten kurtuluşun tek garantisinin iman-ı tahkiki sahibi olmak olduğunu bilmek gerekir. Bu mevzuyu Üstad Bediüzzaman Hazretleri şöyle anlatır:</span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkred">“İman-ı tahkikî ilmelyakînden hakkalyakîne yakınlaştıkça (iman kuvvetlendikçe) daha selbedilmiyeceğine (alınmayacağına) ehl-i keşf ve tahkik (kalb gözü açık büyük âlimler) hükmetmişler. Demişler ki: "Sekerat vaktinde (can çekişirken) şeytan, vesvesesiyle ancak akla şüpheler verip tereddüde düşürebilir. Bu nevi îman-ı tahkîkî ise, yalnız akılda durmuyor, belki hem kalbe, hem ruha, hem sırra, hem öyle letâife (duygulara) sirayet ediyor (yayılıyor), kökleşiyor ki; şeytanın eli o yerlere yetişemiyor, öylelerin îmanı zevalden (kaybolmaktan) mahfuz kalıyor (korunuyor).” (Sikke-i Tasdik-i Gaybî)</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkred"><strong>3- </strong>İmanının gereği gibi yaşamak; yani farzları işlemek, kebâir denen büyük günahları terk etmek lazımdır. Hz. Üstad der ki, “Bu zamanda ferâizi (farzları) işleyen, kebâiri (büyük günahları) terk eden kurtulur.”</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Hem ibadet, hususan namaz, günde beş defa iman ettiğimiz hakikatleri bize hatırlatıp kalbimizde iyice yerleşmesine vesile olur. Üstad, İşaratül İ’caz’da buna şöyle işaret eder:</span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkred">“Akaidî (inanca dair) ve imanî hükümleri kavî (kuvvetli) ve sabit kılmakla meleke haline getiren (ruha yerleştiren) ancak ibadettir.”</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkred"><strong>4-</strong> Allah’ın kitabını bolca okumak ve anlamaya çalışmaktır. Çünkü Kur’an ayetleri, imanı kuvvetlendirecek deliller ve derslerle doludur. Allah’ın her şeyi nasıl yarattığı, peygamberleri neden görevlendirdiği, meleklerin vazifeleri ve ahret hayatı gibi bütün iman hakikatleri, Kur’an’da bolca ve ikna edici izahlarla işlenir.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkred"><strong>5- </strong>Kur’an’ın imana dair ayetlerini daha iyi anlayabilmek için o âyetlerin tefsirlerinden istifade etmek lazımdır. Üstad Bediüzzaman Hazretleri’nin yazdığı Risâle-i Nur Külliyatı, imanî ayetleri tefsir eden, asrımız insanlarının anlayabileceği ve şüphelerini tedavi edebilecek bir mâhiyette yazılmış olan hârika mânevî bir Kur’an tefsiridir. Böyle iman derslerini tekrar tekrar ve anlayarak okumak imanın kuvvetlenmesi için büyük bir fayda sağlar. İman derslerinin başka meseleler gibi bir iki kez okumakla ihtiyacın sona ermeyeceğini Üstad şöyle ifade eder:</span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkred">“(Ahireti isbat eden) Onuncu Söz'ün kıymeti tamamıyla takdir edilmemiş. Ben kendi kendime hususî, belki elli defa mütalaa etmişim ve her defasında bir zevk almışım ve okumaya ihtiyaç hissetmişim. Böyle bir risaleyi bazıları bir defa okuyup, sair ilmî risaleler (kitaplar) gibi yeter der, bırakır. Hâlbuki bu risale ulûm-u imaniyedendir (iman ilimlerindendir). Her gün ekmeğe muhtaç olduğumuz gibi, o nevi' ilme her vakit ihtiyaç var.” (Barla Lâhikası)</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkred"><strong>6-</strong> Kur’an ve tefsirlerinden aldığımız bu iman derslerini tefekkür etmek (iyice düşünmek) için, sık aralıklarla etrafımızdaki yaratılmış Allah’ın canlı cansız sanat eserlerini ibretle düşünmek. Onlarda görünen ilâhî sanatları ve üzerlerinde manaları görünen Allah’ın isim ve sıfatlarını tefekkür etmek ve bunu bir meleke ve alışkanlık hâline getirmek. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkred"><strong>7-</strong> Bütün bu saydıklarımızı başarabilmek için bu konuda da ihlâslı olmak. Çünkü yine Hz. Üstadın ifadesiyle, ihlâs insanı maksadına ulaştıran en kerametli bir vesiledir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Cenâb-ı Allah cümlemize, tahkikî imana ihlâsla çalışmayı, elde etmeyi ve dünyadan imân-ı kâmil ile göçmeyi nasib eylesin.Amin</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Alıntı...</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="topraktoprak, post: 196485, member: 11795"] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=darkred]Tahkîkî iman, araştırmalara ve elde edilen sağlam delillere ikna olmaya dayanan kuvvetli ve sarsılmaz bir inanç demektir.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkred]Tahkîkî imanı elde etmek için;[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkred][B]1- [/B]Tahkiki imana ne kadar ihtiyacımız olduğunu iyice anlamak, yani dünya ve ahret saadetimiz için bunun ne kadar elzem olduğunu bilmek lazımdır.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkred][B]2-[/B] Ölümü çokça düşünmek ve son nefeste imansız gitmekten kurtuluşun tek garantisinin iman-ı tahkiki sahibi olmak olduğunu bilmek gerekir. Bu mevzuyu Üstad Bediüzzaman Hazretleri şöyle anlatır:[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkred]“İman-ı tahkikî ilmelyakînden hakkalyakîne yakınlaştıkça (iman kuvvetlendikçe) daha selbedilmiyeceğine (alınmayacağına) ehl-i keşf ve tahkik (kalb gözü açık büyük âlimler) hükmetmişler. Demişler ki: "Sekerat vaktinde (can çekişirken) şeytan, vesvesesiyle ancak akla şüpheler verip tereddüde düşürebilir. Bu nevi îman-ı tahkîkî ise, yalnız akılda durmuyor, belki hem kalbe, hem ruha, hem sırra, hem öyle letâife (duygulara) sirayet ediyor (yayılıyor), kökleşiyor ki; şeytanın eli o yerlere yetişemiyor, öylelerin îmanı zevalden (kaybolmaktan) mahfuz kalıyor (korunuyor).” (Sikke-i Tasdik-i Gaybî)[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkred][B]3- [/B]İmanının gereği gibi yaşamak; yani farzları işlemek, kebâir denen büyük günahları terk etmek lazımdır. Hz. Üstad der ki, “Bu zamanda ferâizi (farzları) işleyen, kebâiri (büyük günahları) terk eden kurtulur.”[/COLOR][/FONT][/SIZE] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=darkred]Hem ibadet, hususan namaz, günde beş defa iman ettiğimiz hakikatleri bize hatırlatıp kalbimizde iyice yerleşmesine vesile olur. Üstad, İşaratül İ’caz’da buna şöyle işaret eder:[/COLOR][/SIZE][/FONT] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkred]“Akaidî (inanca dair) ve imanî hükümleri kavî (kuvvetli) ve sabit kılmakla meleke haline getiren (ruha yerleştiren) ancak ibadettir.”[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkred][B]4-[/B] Allah’ın kitabını bolca okumak ve anlamaya çalışmaktır. Çünkü Kur’an ayetleri, imanı kuvvetlendirecek deliller ve derslerle doludur. Allah’ın her şeyi nasıl yarattığı, peygamberleri neden görevlendirdiği, meleklerin vazifeleri ve ahret hayatı gibi bütün iman hakikatleri, Kur’an’da bolca ve ikna edici izahlarla işlenir.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkred][B]5- [/B]Kur’an’ın imana dair ayetlerini daha iyi anlayabilmek için o âyetlerin tefsirlerinden istifade etmek lazımdır. Üstad Bediüzzaman Hazretleri’nin yazdığı Risâle-i Nur Külliyatı, imanî ayetleri tefsir eden, asrımız insanlarının anlayabileceği ve şüphelerini tedavi edebilecek bir mâhiyette yazılmış olan hârika mânevî bir Kur’an tefsiridir. Böyle iman derslerini tekrar tekrar ve anlayarak okumak imanın kuvvetlenmesi için büyük bir fayda sağlar. İman derslerinin başka meseleler gibi bir iki kez okumakla ihtiyacın sona ermeyeceğini Üstad şöyle ifade eder:[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkred]“(Ahireti isbat eden) Onuncu Söz'ün kıymeti tamamıyla takdir edilmemiş. Ben kendi kendime hususî, belki elli defa mütalaa etmişim ve her defasında bir zevk almışım ve okumaya ihtiyaç hissetmişim. Böyle bir risaleyi bazıları bir defa okuyup, sair ilmî risaleler (kitaplar) gibi yeter der, bırakır. Hâlbuki bu risale ulûm-u imaniyedendir (iman ilimlerindendir). Her gün ekmeğe muhtaç olduğumuz gibi, o nevi' ilme her vakit ihtiyaç var.” (Barla Lâhikası)[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkred][B]6-[/B] Kur’an ve tefsirlerinden aldığımız bu iman derslerini tefekkür etmek (iyice düşünmek) için, sık aralıklarla etrafımızdaki yaratılmış Allah’ın canlı cansız sanat eserlerini ibretle düşünmek. Onlarda görünen ilâhî sanatları ve üzerlerinde manaları görünen Allah’ın isim ve sıfatlarını tefekkür etmek ve bunu bir meleke ve alışkanlık hâline getirmek. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkred][B]7-[/B] Bütün bu saydıklarımızı başarabilmek için bu konuda da ihlâslı olmak. Çünkü yine Hz. Üstadın ifadesiyle, ihlâs insanı maksadına ulaştıran en kerametli bir vesiledir.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=darkred]Cenâb-ı Allah cümlemize, tahkikî imana ihlâsla çalışmayı, elde etmeyi ve dünyadan imân-ı kâmil ile göçmeyi nasib eylesin.Amin[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=darkred]Alıntı...[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
İman-ı Tahkîkî'nin Kazanılması
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst