Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
İmân ve İmtihân
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 519292" data-attributes="member: 1004566"><p>İmân ve İmtihân</p><p>Cenâb-ı Hak buyuruyor:</p><p></p><p>"İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece "İman ettik" demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar? Andolsun ki, biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir..." (Ankebût, 2-3)</p><p></p><p>Rasûlullah (sav) buyurdular:</p><p></p><p>"Mü'minin durumu gıbta ve hayranlığa değer. Çünkü her hâli kendisi için bir hayır sebebidir. Böylesi bir özellik sadece mü'minde vardır: Sevinecek olsa, şükreder; bu onun için hayır olur. Başına bir belâ gelecek olsa, sabreder; bu da onun için hayır olur." (Müslim, Zühd 64)</p><p></p><p>Firavun’un sihirbazları, Mûsâ (as)’ın mûcizesi karşısında: “-Âlemlerin Rabbine, Mûsâ ve Hârûn’un Rabbine îmân ettik!” diyerek derhal secdeye kapanmışlardı. Ahmak Firavun, öfkelendi ve gücünü, vicdanlara da hükmederek göstermek istercesine haykırdı: “-Ben size izin vermeden ona îmân ettiniz ha! Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim, hepinizi astıracağım!..” dedi. Sihirbazlar ise büyük bir îmân vecdi içinde:</p><p></p><p>“-Senin zulmün bize bir zarar veremez! Senin zarârın dünyâya âiddir. Âhıret seâdeti ise, ebedîdir!” ifâdesinde bulundular ve şöylece Cenâb-ı Hakk’a ilticâ eylediler: “Rabbimiz! Bize bol bol sabır ver ve müslüman olarak canımızı al!”</p><p></p><p>Velhâsıl sihirbazlar, aslâ Firavun’a meyletmediler ve onun tehdîdlerine aldırmadılar; nihâyet nâil oldukları hidâyetin bedelini, kolları ve bacaklarının çapraz kesilmesi şeklinde ödeyerek şehîd ve velî olma şerefiyle Cenâb-ı Hakk’a kavuştular. (Osman Nûri Topbaş, Altınoluk Dergisi, Ağustos-1998)</p><p></p><p>Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)</p><p></p><p>er-Raûf: Yarattığı mahlûkuna karşı çok şefkatli, merhametli ve çok cömert olan demektir.</p><p></p><p>Kısa Günün Kârı</p><p></p><p>Peygamber Efendimiz (sav)ʼin en çok üzerinde durduğu hususlardan biri de, bu fânî imtihan âlemine âhireti kazanmak için gelmiş olduğumuz hakîkatini unutmamaktır.</p><p></p><p>Nitekim Efendimiz (sav), zor zamanlarda sabrımızın artması, rahat zamanlarda ise rehâvet çökmemesi için, her fırsatta; “Esas hayat âhiret hayatıdır!” buyurmuştur.</p><p></p><p>Lügatçe</p><p></p><p>gıbta: İmrenme.</p><p></p><p>"İki Gün Bir Değil" mail servisi bir ALTINOLUK hizmetidir.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 519292, member: 1004566"] İmân ve İmtihân Cenâb-ı Hak buyuruyor: "İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece "İman ettik" demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar? Andolsun ki, biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir..." (Ankebût, 2-3) Rasûlullah (sav) buyurdular: "Mü'minin durumu gıbta ve hayranlığa değer. Çünkü her hâli kendisi için bir hayır sebebidir. Böylesi bir özellik sadece mü'minde vardır: Sevinecek olsa, şükreder; bu onun için hayır olur. Başına bir belâ gelecek olsa, sabreder; bu da onun için hayır olur." (Müslim, Zühd 64) Firavun’un sihirbazları, Mûsâ (as)’ın mûcizesi karşısında: “-Âlemlerin Rabbine, Mûsâ ve Hârûn’un Rabbine îmân ettik!” diyerek derhal secdeye kapanmışlardı. Ahmak Firavun, öfkelendi ve gücünü, vicdanlara da hükmederek göstermek istercesine haykırdı: “-Ben size izin vermeden ona îmân ettiniz ha! Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim, hepinizi astıracağım!..” dedi. Sihirbazlar ise büyük bir îmân vecdi içinde: “-Senin zulmün bize bir zarar veremez! Senin zarârın dünyâya âiddir. Âhıret seâdeti ise, ebedîdir!” ifâdesinde bulundular ve şöylece Cenâb-ı Hakk’a ilticâ eylediler: “Rabbimiz! Bize bol bol sabır ver ve müslüman olarak canımızı al!” Velhâsıl sihirbazlar, aslâ Firavun’a meyletmediler ve onun tehdîdlerine aldırmadılar; nihâyet nâil oldukları hidâyetin bedelini, kolları ve bacaklarının çapraz kesilmesi şeklinde ödeyerek şehîd ve velî olma şerefiyle Cenâb-ı Hakk’a kavuştular. (Osman Nûri Topbaş, Altınoluk Dergisi, Ağustos-1998) Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri) er-Raûf: Yarattığı mahlûkuna karşı çok şefkatli, merhametli ve çok cömert olan demektir. Kısa Günün Kârı Peygamber Efendimiz (sav)ʼin en çok üzerinde durduğu hususlardan biri de, bu fânî imtihan âlemine âhireti kazanmak için gelmiş olduğumuz hakîkatini unutmamaktır. Nitekim Efendimiz (sav), zor zamanlarda sabrımızın artması, rahat zamanlarda ise rehâvet çökmemesi için, her fırsatta; “Esas hayat âhiret hayatıdır!” buyurmuştur. Lügatçe gıbta: İmrenme. "İki Gün Bir Değil" mail servisi bir ALTINOLUK hizmetidir. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
İmân ve İmtihân
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst