Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
İmani Mevzularda İnsanı Aldatan Sebepler.
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ademyakup" data-source="post: 223872" data-attributes="member: 1009927"><p><strong>5- MATERYALİST PROPAGANDA VE TELKİNLERİN TESİRİNDE KALMAK</strong></p><p></p><p>Daha önce de bahsettiğimiz gibi insan fıtraten müteessirdir. Yâni, mutlaka bir tesirin altında kalır, telkine daima açıktır. Bu haliyle boş bir kabı andırır. İçi müsbet fikir ve hakikatlarla dolmazsa, onların yerini ister istemez menfî ideolojiler, hurafe ve safsatalar alır. Bugün gençliği sarsan ruhî bunalımların, fikrî ızdıraplarm asıl sebebi budur. Bu manevî ızdıraplardan kurtulmalarının tek yolu, akıl, kalb ve vicdanlarını, Kur'an'm getirdiği ulvî hakikatlarla doyurmak iken, bir kısım gençler, ilim ve fikir yerine, aldatıcı sloganlara, sihirli reçetelere (!), daha çok meylederler. Manevî boşluklarını böylece doldurup huzura kavuşacaklarını ve ızdıraplardan kurtulacaklarını zannederler. Materyalistler onların bu halinden istifade ederek bu safdil ve zavallıları "adalet", "eşitlik"</p><p>gibi hayalî slogan ve propagandalarla aldatır, kendilerine çekerler. Onları sempatizanları haline getirdikten sonra içtimaî problemler için ileri sürdükleri hayalî ve vehmî reçeteler yanında yer yer bu gençlerin kafalarına maneviyâtı sarsıcı şüpheler atarlar. Belli bir merhaleden sonra sürekli ve yoğun telkinlerle zavallı muhataplarının beyinlerini yıkaya yıkaya nihayet onları materyalist ve ateist düşünce dışında hiçbir hakikati kabul edemeyecek bir hale sokarlar. Artık bu gençler mantık ve muhakemelerini kaybederek tamamen robotlaşırlar. Basit bir hanenin dahi ustasız olamayacağı kafi bir hakikat iken, şu muhteşem kâinat sarayını sahipsiz ve sâni'siz kabul ederler. Bir harfin kâtipsiz olması muhal olduğu halde, her harfinde nihayetsiz hikmetler bulunan şu kâinat kitabını kâtipsiz telâkki ederler. Hem bütün bitkiler, hayvanlar ve insanları hayatsız, şuursuz ve iradesiz tabiatın yaptığına, yahut bunların kendi kendine meydana geldiğine inanırlar. Kendilerini gayesiz, vazifesiz, başıboş ve sahipsiz zannederler, korkunç bir dalâlete düşerler.</p><p>İnsanın mahiyetini elmas derecesinden kömür derecesine indiren, bütün insanî meziyetleri silip süpürerek onu hayvandan çok aşağı dereceye düşüren küfrün iç yüzündeki çirkinliği ve muhaliyeti göremezler. Halbuki, kâinattaki büyük ve ihatalı hakikatlar küfür ve inkâr ile izah edilemez. Şu suallerin materyalist ve ateist felsefede hiçbir cevabı yoktur:</p><p>"Bu kâinatı ve içindeki hadsiz harika mevcudatı yaratan kimdir?"</p><p>"Bütün sema sistemlerini mükemmel bir intizam ve hikmetle evirip çeviren kimdir?"</p><p>"Zeminimizi dağ ve bağlarıyla, deniz ve nehirleriyle, toprağı, suyu ve havası ile insanlara hizmet ettiren</p><p>kimdir?"</p><p>"Her bir hayvanın ruhunu bedenine, bedenini de ruhuna münasip bir tarzda yaratan kimdir?"</p><p>"İnsanı yüksek bir mahiyette yaratarak, ruhuna harika bir endam giydiren ve o ruha her biri cihan değerinde binlerce lâtif hissiyatı takan kimdir?"</p><p>"İnsan bu âleme nereden gelmiştir, bu dünyadaki vazifesi nedir ve nereye gidilecektir?"</p><p>İnsan ancak bu suallerine cevap bulmakla tatmin olur, huzur bulur, dünyada rahata, âhirette saadet ve selâmete kavuşur.</p><p>Hem küfür; zâtında muhaldir, hakikatin zıddını kabuldür, mahiyeti kizbdir, yalandır. Meselâ, Selimiye Camii'nin mimarını inkâr etmek, hakikatsiz bir safsata ve büyük bir yalandır. Evet, mükemmel plânı, hârika estetiği, san'atkârâne yapılışı ile akılları hayrete düşüren böyle muhteşem bir eser ortada iken, onun ustasını inkâr etmek en büyük bir safsata, en dehşetli bir zulüm ve en hakikatsiz bir hurafedir.</p><p>Aynen bu misâl gibi, binlerce menzilleri ihtiva eden şu muhteşem kâinat sarayının Hâlık ve Mâlikini, sa-hib ve mutasarrıfını inkâr etmek, bu misâlden hadsiz derecede çirkin bir yalan, müthiş bir hezeyan, korkunç bir safsatadır.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ademyakup, post: 223872, member: 1009927"] [B]5- MATERYALİST PROPAGANDA VE TELKİNLERİN TESİRİNDE KALMAK[/B] Daha önce de bahsettiğimiz gibi insan fıtraten müteessirdir. Yâni, mutlaka bir tesirin altında kalır, telkine daima açıktır. Bu haliyle boş bir kabı andırır. İçi müsbet fikir ve hakikatlarla dolmazsa, onların yerini ister istemez menfî ideolojiler, hurafe ve safsatalar alır. Bugün gençliği sarsan ruhî bunalımların, fikrî ızdıraplarm asıl sebebi budur. Bu manevî ızdıraplardan kurtulmalarının tek yolu, akıl, kalb ve vicdanlarını, Kur'an'm getirdiği ulvî hakikatlarla doyurmak iken, bir kısım gençler, ilim ve fikir yerine, aldatıcı sloganlara, sihirli reçetelere (!), daha çok meylederler. Manevî boşluklarını böylece doldurup huzura kavuşacaklarını ve ızdıraplardan kurtulacaklarını zannederler. Materyalistler onların bu halinden istifade ederek bu safdil ve zavallıları "adalet", "eşitlik" gibi hayalî slogan ve propagandalarla aldatır, kendilerine çekerler. Onları sempatizanları haline getirdikten sonra içtimaî problemler için ileri sürdükleri hayalî ve vehmî reçeteler yanında yer yer bu gençlerin kafalarına maneviyâtı sarsıcı şüpheler atarlar. Belli bir merhaleden sonra sürekli ve yoğun telkinlerle zavallı muhataplarının beyinlerini yıkaya yıkaya nihayet onları materyalist ve ateist düşünce dışında hiçbir hakikati kabul edemeyecek bir hale sokarlar. Artık bu gençler mantık ve muhakemelerini kaybederek tamamen robotlaşırlar. Basit bir hanenin dahi ustasız olamayacağı kafi bir hakikat iken, şu muhteşem kâinat sarayını sahipsiz ve sâni'siz kabul ederler. Bir harfin kâtipsiz olması muhal olduğu halde, her harfinde nihayetsiz hikmetler bulunan şu kâinat kitabını kâtipsiz telâkki ederler. Hem bütün bitkiler, hayvanlar ve insanları hayatsız, şuursuz ve iradesiz tabiatın yaptığına, yahut bunların kendi kendine meydana geldiğine inanırlar. Kendilerini gayesiz, vazifesiz, başıboş ve sahipsiz zannederler, korkunç bir dalâlete düşerler. İnsanın mahiyetini elmas derecesinden kömür derecesine indiren, bütün insanî meziyetleri silip süpürerek onu hayvandan çok aşağı dereceye düşüren küfrün iç yüzündeki çirkinliği ve muhaliyeti göremezler. Halbuki, kâinattaki büyük ve ihatalı hakikatlar küfür ve inkâr ile izah edilemez. Şu suallerin materyalist ve ateist felsefede hiçbir cevabı yoktur: "Bu kâinatı ve içindeki hadsiz harika mevcudatı yaratan kimdir?" "Bütün sema sistemlerini mükemmel bir intizam ve hikmetle evirip çeviren kimdir?" "Zeminimizi dağ ve bağlarıyla, deniz ve nehirleriyle, toprağı, suyu ve havası ile insanlara hizmet ettiren kimdir?" "Her bir hayvanın ruhunu bedenine, bedenini de ruhuna münasip bir tarzda yaratan kimdir?" "İnsanı yüksek bir mahiyette yaratarak, ruhuna harika bir endam giydiren ve o ruha her biri cihan değerinde binlerce lâtif hissiyatı takan kimdir?" "İnsan bu âleme nereden gelmiştir, bu dünyadaki vazifesi nedir ve nereye gidilecektir?" İnsan ancak bu suallerine cevap bulmakla tatmin olur, huzur bulur, dünyada rahata, âhirette saadet ve selâmete kavuşur. Hem küfür; zâtında muhaldir, hakikatin zıddını kabuldür, mahiyeti kizbdir, yalandır. Meselâ, Selimiye Camii'nin mimarını inkâr etmek, hakikatsiz bir safsata ve büyük bir yalandır. Evet, mükemmel plânı, hârika estetiği, san'atkârâne yapılışı ile akılları hayrete düşüren böyle muhteşem bir eser ortada iken, onun ustasını inkâr etmek en büyük bir safsata, en dehşetli bir zulüm ve en hakikatsiz bir hurafedir. Aynen bu misâl gibi, binlerce menzilleri ihtiva eden şu muhteşem kâinat sarayının Hâlık ve Mâlikini, sa-hib ve mutasarrıfını inkâr etmek, bu misâlden hadsiz derecede çirkin bir yalan, müthiş bir hezeyan, korkunç bir safsatadır. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
İmani Mevzularda İnsanı Aldatan Sebepler.
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst