Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamberimizin Hayatı
Infak tutkunu bir aile
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="mihrimah" data-source="post: 112201" data-attributes="member: 656"><p><span style="color: darkslategray"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>“Allah yolunda vermeye(infak) alışan bir insan için dünyada vermek kadar zevkli bir şey yoktur</strong>” der bir büyüğümüz ve bu ulvi hissin insan kalbine atılacağı en önemli zamanın çocukluk devresi olduğunu belirtir. Öyle ki, bazen böyle bir ortamda, topyekûn bir aile infak ve isar kahramanı oluverir. Bunun tarihte en güzel örneklerden biri <strong>Ebubekir</strong>(RA) ailesidir. </span><span style="font-family: 'Verdana'">Evet, Hz. Sıddık(RA) nasıl bir verme kahramanı ise, kızları <strong>Esma</strong> ve <strong>Aişe</strong>(Radıyallahü anhuma) hazretleri de birer sehavet timsalidirler.</span></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Bu konuda enteresan bir hadiseyi sizinle paylaşmak arzu ettik. Bilindiği gibi <strong>Abdullah bin Zübeyir</strong>(RA) Hz. Aişe’nin yeğenidir ve nerdeyse onun elinde yetişmiştir.</span></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">O, teyzesinin kendi zorluk içinde olmasına karşı böyle alabildiğince infakını bir bakıma fazla görüyor ve “<strong>ne yapıp edip teyzemin elini biraz tutmak gerek</strong>” diyordu. Bir keresinde o mübarek teyzesini, kendisine gelen <strong>yetmiş bin dirhemi</strong> yoksullara dağıtırken görmüştü. Oysa o sırada Hz. Aişe <strong>yamalı bir elbiseye</strong> sahipti. Neden böyleydi, zira bu yüce kametler Kur’an-ı Hakim’den; “<strong>Onlar, mü’minlere verilen şeylerden nefislerinde herhangi bir kaygı duymaz ve muhtaç olsalar bile onları kendilerine tercih ederler</strong>” (<em>Haşr sûresi 59/9)</em> dersini almışlardı.</span></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">İbn-i Zübeyir’in iyi niyetli bir endişe ile söylediği bu söz teyzesinin kulağına gitmiş ve o pak validemiz bu çok sevdiği yeğeniyle konuşmamaya and içmişti. Bu durumu işiten <strong>Abdullah bin Zübeyir çok sarsıldı</strong>..Araya aracılar koydu, ama ne yaptı ettiyse de Hz. Aişe’yi yemininden çeviremedi.</span></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Sonunda Hz. Peygamber(Aleyhissalatü vesselam)’ın annesinin yakınlarından iki kişiyi aracılık için alarak teyzesinin evine gitti. O iki müstesna insan validemizin yanına oturarak konuşmaya başladılar. Abdullah bin Zübeyir(RA) ayrı bir yerde konuşmalara şahit oluyor ama içi içine sığmıyordu. Gelenler affın öneminden, yeğeninin kendisine sevgisinden, perişan olduğundan falan bahsederek Hz Aişe’yi yumuşatmaya çalışıyor, o ise yemin verdiğini dile getiriyordu. Küsmesinin sebebi de bir şey değil, sadece Allah yolunda infakının önüne geçilmek istenmesiydi.</span></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Abdullah bin Zübeyir daha fazla dayanamadı, koşarak teyzesine sarıldı ve hüngür hüngür ağlamaya başladı. Devamlı özür diliyor ve onun gönlünü almaya çabalıyordu. Onun bu samimi hali karşısında Hz. Aişe’nin de yüreğinin bamtelinde ihtizazlar duyuldu ve azize validemiz gözyaşlarına boğuldu. Sonra yeğenini af etti ve yemin kefaretini ödedi.</span></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">ABDULLAH BİN CAHŞ’IN TAMAH ETTİĞİ ŞEY</span></span></strong></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">O, benim şanını ilk işittiğim sahabelerdendir. Vaaz ettiği cemaati senelerce “<strong>ashab bombardımanına</strong>” tutmuş bir kutlu’nun “<strong>Berlin Konferansı</strong>” adlı bir kasetinden dinlemiştim onu ben. Hani Uhud’da <strong>Sa’d bin Ebu Vakkas</strong>’la karşılıklı dualaşması hadisesi var ya, o anlatılıyordu.</span></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Peygamber Efendimizin halası <strong>Ümeyme</strong>’nin oğlu olan bu kahraman insan, <strong>Erkam evinde</strong> İslam’la şereflenen sahabenin ilklerindendi. <strong>Habeşiştan'a hicret edenlerden</strong> olan Abdullah bin Cahş, <strong>orta boylu ve çok yakışıklıydı</strong>. Ashab arasında onun şöhreti; “<strong>El Mücdi fillah</strong>”, yani “Allah yolunun fedaisi” idi.</span></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Burada onun Allah Rasulüne(Aleyhissalatü vesselam) söylediği enfes bir sözü nakledeceğim. Resul-i Zişan(Sallallahu Aleyhi vesellem) onu bir göreve gönderirken sordular;</span></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">“Abdullah! Senin dünyada en çok özlediğin nedir?” O yiğit oğlu yiğit şu cevabı verdi; “<strong>Benim dünyada bütün tama’ ettiğim Allah ile Rasulullah’a muhabbettir.”</strong></span></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">ŞEHİDLERİN ÇEŞİTLERİ</span></span></strong></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Ensarın büyüklerinden olan <strong>Ubade bin Samit</strong> hazretleri <strong>hadis</strong> <strong>ilminin</strong> ilk müessislerinden olduğu gibi, Resul-u Ekrem(Sallallahu Aleyhi vesellem) zamanında <strong>Kur’an’ı baştan sona ezber etmiş</strong> olan sahabelerdendi. Rasulullah(Aleyhissalatü vesselam) onu çok sever ve daima yoklar, sorardı.</span></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Bir gün bu sahabesinin hastalandığını duyan Efendiler Efendisi, yanına birkaç kişi alarak, hasta ziyaretinde bulunmak üzere Hz. Ubade’nin evine teşrif ettiler. Evdeki sohbet sırasında Nebi(Sallallahu Aleyhi vesellem) orada bulunanlara;</span></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">“<strong>Şehidin kim olduğunu bilir misiniz</strong>?” diye sordu. Kimseden ses çıkmayınca soruyu üç defa tekrarladılar. Bunun üzerine Ubade bin Samit(RA);</span></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">“<strong>Şehid, İslamiyeti kabul eden, hicret eden, sonra Allah yolunda ölendir”</strong> dedi. </span></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Bunun üzerine Resul-i Ekrem şöyle buyurdu; “<strong>O zaman ümmetimin şehidleri çok az olur. Allah yolunda ölenler şehiddirler. Denizde boğulanlar, karın ağrısından ölenler, loğusalıktan ölenler de şehiddirler.”</strong></span></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="color: darkslategray"><strong><span style="font-family: 'Verdana'">Kaynaklar</span></strong><span style="font-family: 'Verdana'">:</span></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">1-Fezail-i Âmâl- M. Zekeriya Kandehlevi- Risale Yayınları-İst–2006</span></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">2-Asr-ı Saadet, Ashab-ı Kiram-Cilt:3- Şah Muinüddin Ahmed en Nedvi, Said Sahip Ansari-Sebilürreşad Neşriyatı-İst–1964</span></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="color: darkslategray"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">3- Asr-ı Saadet, Ashab-ı Kiram-Cilt:5- Şah Muinüddin Ahmed en Nedvi, Said Sahip Ansari-Sebilürreşad Neşriyatı-İst–1964 </span></span></p><p></p><p></p><p><span style="color: darkslategray">Salih Oku</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="mihrimah, post: 112201, member: 656"] [COLOR=darkslategray][FONT=Verdana][B]“Allah yolunda vermeye(infak) alışan bir insan için dünyada vermek kadar zevkli bir şey yoktur[/B]” der bir büyüğümüz ve bu ulvi hissin insan kalbine atılacağı en önemli zamanın çocukluk devresi olduğunu belirtir. Öyle ki, bazen böyle bir ortamda, topyekûn bir aile infak ve isar kahramanı oluverir. Bunun tarihte en güzel örneklerden biri [B]Ebubekir[/B](RA) ailesidir. [/FONT][FONT=Verdana]Evet, Hz. Sıddık(RA) nasıl bir verme kahramanı ise, kızları [B]Esma[/B] ve [B]Aişe[/B](Radıyallahü anhuma) hazretleri de birer sehavet timsalidirler.[/FONT][/COLOR] [COLOR=darkslategray] [/COLOR] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Bu konuda enteresan bir hadiseyi sizinle paylaşmak arzu ettik. Bilindiği gibi [B]Abdullah bin Zübeyir[/B](RA) Hz. Aişe’nin yeğenidir ve nerdeyse onun elinde yetişmiştir.[/COLOR][/FONT] [COLOR=darkslategray] [/COLOR] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]O, teyzesinin kendi zorluk içinde olmasına karşı böyle alabildiğince infakını bir bakıma fazla görüyor ve “[B]ne yapıp edip teyzemin elini biraz tutmak gerek[/B]” diyordu. Bir keresinde o mübarek teyzesini, kendisine gelen [B]yetmiş bin dirhemi[/B] yoksullara dağıtırken görmüştü. Oysa o sırada Hz. Aişe [B]yamalı bir elbiseye[/B] sahipti. Neden böyleydi, zira bu yüce kametler Kur’an-ı Hakim’den; “[B]Onlar, mü’minlere verilen şeylerden nefislerinde herhangi bir kaygı duymaz ve muhtaç olsalar bile onları kendilerine tercih ederler[/B]” ([I]Haşr sûresi 59/9)[/I] dersini almışlardı.[/COLOR][/FONT] [COLOR=darkslategray] [/COLOR] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]İbn-i Zübeyir’in iyi niyetli bir endişe ile söylediği bu söz teyzesinin kulağına gitmiş ve o pak validemiz bu çok sevdiği yeğeniyle konuşmamaya and içmişti. Bu durumu işiten [B]Abdullah bin Zübeyir çok sarsıldı[/B]..Araya aracılar koydu, ama ne yaptı ettiyse de Hz. Aişe’yi yemininden çeviremedi.[/COLOR][/FONT] [COLOR=darkslategray] [/COLOR] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Sonunda Hz. Peygamber(Aleyhissalatü vesselam)’ın annesinin yakınlarından iki kişiyi aracılık için alarak teyzesinin evine gitti. O iki müstesna insan validemizin yanına oturarak konuşmaya başladılar. Abdullah bin Zübeyir(RA) ayrı bir yerde konuşmalara şahit oluyor ama içi içine sığmıyordu. Gelenler affın öneminden, yeğeninin kendisine sevgisinden, perişan olduğundan falan bahsederek Hz Aişe’yi yumuşatmaya çalışıyor, o ise yemin verdiğini dile getiriyordu. Küsmesinin sebebi de bir şey değil, sadece Allah yolunda infakının önüne geçilmek istenmesiydi.[/COLOR][/FONT] [COLOR=darkslategray] [/COLOR] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Abdullah bin Zübeyir daha fazla dayanamadı, koşarak teyzesine sarıldı ve hüngür hüngür ağlamaya başladı. Devamlı özür diliyor ve onun gönlünü almaya çabalıyordu. Onun bu samimi hali karşısında Hz. Aişe’nin de yüreğinin bamtelinde ihtizazlar duyuldu ve azize validemiz gözyaşlarına boğuldu. Sonra yeğenini af etti ve yemin kefaretini ödedi.[/COLOR][/FONT] [COLOR=darkslategray] [/COLOR] [B][FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]ABDULLAH BİN CAHŞ’IN TAMAH ETTİĞİ ŞEY[/COLOR][/FONT][/B] [COLOR=darkslategray] [/COLOR] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]O, benim şanını ilk işittiğim sahabelerdendir. Vaaz ettiği cemaati senelerce “[B]ashab bombardımanına[/B]” tutmuş bir kutlu’nun “[B]Berlin Konferansı[/B]” adlı bir kasetinden dinlemiştim onu ben. Hani Uhud’da [B]Sa’d bin Ebu Vakkas[/B]’la karşılıklı dualaşması hadisesi var ya, o anlatılıyordu.[/COLOR][/FONT] [COLOR=darkslategray] [/COLOR] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Peygamber Efendimizin halası [B]Ümeyme[/B]’nin oğlu olan bu kahraman insan, [B]Erkam evinde[/B] İslam’la şereflenen sahabenin ilklerindendi. [B]Habeşiştan'a hicret edenlerden[/B] olan Abdullah bin Cahş, [B]orta boylu ve çok yakışıklıydı[/B]. Ashab arasında onun şöhreti; “[B]El Mücdi fillah[/B]”, yani “Allah yolunun fedaisi” idi.[/COLOR][/FONT] [COLOR=darkslategray] [/COLOR] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Burada onun Allah Rasulüne(Aleyhissalatü vesselam) söylediği enfes bir sözü nakledeceğim. Resul-i Zişan(Sallallahu Aleyhi vesellem) onu bir göreve gönderirken sordular;[/COLOR][/FONT] [COLOR=darkslategray] [/COLOR] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]“Abdullah! Senin dünyada en çok özlediğin nedir?” O yiğit oğlu yiğit şu cevabı verdi; “[B]Benim dünyada bütün tama’ ettiğim Allah ile Rasulullah’a muhabbettir.”[/B][/COLOR][/FONT] [COLOR=darkslategray] [/COLOR] [B][FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]ŞEHİDLERİN ÇEŞİTLERİ[/COLOR][/FONT][/B] [COLOR=darkslategray] [/COLOR] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Ensarın büyüklerinden olan [B]Ubade bin Samit[/B] hazretleri [B]hadis[/B] [B]ilminin[/B] ilk müessislerinden olduğu gibi, Resul-u Ekrem(Sallallahu Aleyhi vesellem) zamanında [B]Kur’an’ı baştan sona ezber etmiş[/B] olan sahabelerdendi. Rasulullah(Aleyhissalatü vesselam) onu çok sever ve daima yoklar, sorardı.[/COLOR][/FONT] [COLOR=darkslategray] [/COLOR] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Bir gün bu sahabesinin hastalandığını duyan Efendiler Efendisi, yanına birkaç kişi alarak, hasta ziyaretinde bulunmak üzere Hz. Ubade’nin evine teşrif ettiler. Evdeki sohbet sırasında Nebi(Sallallahu Aleyhi vesellem) orada bulunanlara;[/COLOR][/FONT] [COLOR=darkslategray] [/COLOR] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]“[B]Şehidin kim olduğunu bilir misiniz[/B]?” diye sordu. Kimseden ses çıkmayınca soruyu üç defa tekrarladılar. Bunun üzerine Ubade bin Samit(RA);[/COLOR][/FONT] [COLOR=darkslategray] [/COLOR] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]“[B]Şehid, İslamiyeti kabul eden, hicret eden, sonra Allah yolunda ölendir”[/B] dedi. [/COLOR][/FONT] [COLOR=darkslategray] [/COLOR] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Bunun üzerine Resul-i Ekrem şöyle buyurdu; “[B]O zaman ümmetimin şehidleri çok az olur. Allah yolunda ölenler şehiddirler. Denizde boğulanlar, karın ağrısından ölenler, loğusalıktan ölenler de şehiddirler.”[/B][/COLOR][/FONT] [COLOR=darkslategray] [/COLOR] [COLOR=darkslategray][B][FONT=Verdana]Kaynaklar[/FONT][/B][FONT=Verdana]:[/FONT][/COLOR] [COLOR=darkslategray] [/COLOR] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]1-Fezail-i Âmâl- M. Zekeriya Kandehlevi- Risale Yayınları-İst–2006[/COLOR][/FONT] [COLOR=darkslategray] [/COLOR] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]2-Asr-ı Saadet, Ashab-ı Kiram-Cilt:3- Şah Muinüddin Ahmed en Nedvi, Said Sahip Ansari-Sebilürreşad Neşriyatı-İst–1964[/COLOR][/FONT] [COLOR=darkslategray] [/COLOR] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]3- Asr-ı Saadet, Ashab-ı Kiram-Cilt:5- Şah Muinüddin Ahmed en Nedvi, Said Sahip Ansari-Sebilürreşad Neşriyatı-İst–1964 [/COLOR][/FONT] [COLOR=darkslategray]Salih Oku[/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Peygamberimizin Hayatı
Infak tutkunu bir aile
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst