Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Din Kültür ve Ahlak
infak
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="mihrimah" data-source="post: 25864" data-attributes="member: 656"><p><strong>Verdiğiniz sadaka, gelecek belaya karşı koyacak güçte olmalıdır!.. </strong></p><p> </p><p>Çölleri kaplayan koyun sürüleri vardı. Boynuzlu koçlar, bol sütlü koyunlar vahaları aşıp çöllere taşmıştı. Zaten kendisi de çevrede koyun sürüleriyle biliniyordu.</p><p>Zaman zaman süt yoğurt yüzü görmeyen yoksullar da müracaat ederek istekte bulunurlardı: </p><p>-Bizim çoluk çocuk da sizlere dua etsin, şöyle süt veren bir koyun ihsan buyurun da... </p><p>Bu istekleri genellikle reddetmezdi. Hemen gider, sürüyü gezer, ancak nerede zayıf bir koyuncuk, topal bir hayvancık varsa getirip yoksula: </p><p>-Buyur, derdi, besle, büyüt, sonra sütünü alır, çoluk çocuk istifade edersiniz... </p><p>Yoksul adam yarı üzüntülü yarı sevinçli olarak sonra süt verecek zayıf koyunu alır, uzun zaman besler, süt almaya ancak muvaffak olurdu... </p><p>Bir gün camiye gelmiş, kürsüdeki hocanın vaazını dinliyordu. Şöyle diyordu hocaefendi: </p><p>-Sadaka belayı def eder. Bunda şüpheniz olmasın. Ancak verdiğiniz sadaka gelen belayı def edecek güçte olmalıdır. Buna dikkat etmelisiniz. Zayıf sadaka kuvvetli belaya karşı koyamaz. </p><p>İçinden kızdı hocanın bu sözlerine: </p><p>-Ne demek sadaka gelecek belayı karşılayacak güçte olmalıdır? Herhalde benim verdiğim zayıf koyunları kast ediyor. Biri ona anlatmış olacak ki böyle söylüyor... </p><p>O gece yatağına bile bu düşünceler içinde girdi. Bunun münakaşasını yaparak uykuya daldı. Az sonra kendini toz duman içinde çöldeki sürüsü içinde buldu. Çölü bir uçtan bir uca kaplayan koyun sürüsünün de tam ortasındaydı... </p><p>Ne var ki o boynuzlu koçlar, besili koyunlar bu defa kendine hücum ediyor, kimi boynuzla kimi de sert başıyla kendisine tosluyor, yerlere seriyorlardı. Bunlara karşı birkaç zayıf koyun, topal kuzu kendisini korumaya çalışıyorlar, ne yazık ki, zayıf ve sakat olduklarından boynuzlu koçlara, besili koyunlara karşı koymaya güçleri yetmiyordu. </p><p>Toz duman içinde toslamalarla düştüğü yerden kalkma mücadelesi verirken uyandı... </p><p>Ne türlü bir rüya gördüğünü seçmeye çalışıyordu... </p><p>Kuvvetli koyunlar, boynuzlu koçlar kendisine hücum ediyor, bunlara mukabil iki zayıf koyun, topal kuzucuk da korumaya çalışıyor, ama koruyamıyorlardı. Yani, kendisine gelen belayı karşılayacak güçte değillerdi. </p><p>O sabah ilk işi vaazını dinlediği hocaefendinin camisine gitmek oldu... </p><p>Hocaefendinin sohbeti yine aynıydı: </p><p>-Verdiğiniz sadakanız gelecek belayı karşılayacak kuvvette olmalıdır. Yoksa bela kuvvetli gelir, sadaka cılız kalırsa kurtulma ihtimaliniz azalır. Belaların toslamasından kurtulamaz, toz duman içinde yerlere serilmeye mecbur kalırsınız!.. </p><p>Bu defa hoca efendinin yanına yaklaştı: </p><p>- Cemaatinizde ihtiyaç sahibi varsa gönderin de onlara sürünün en kuvvetli koç ve koyunlarından vereyim. </p><p>Keşfi açık olan hocaefendi tebessüm ederek cevap verdi: </p><p>-Keşke bunu daha önce uygulasaydın da toz toprak içinde bunca toslamalara maruz kalmasaydın! Evet, şimdi bir daha tekrar edebiliriz: -Vereceğiniz sadaka, yapacağınız yardımlarınız maruz kalacağınız musibeti önleyecek güçte ve sizin de imkanınızla mütenasip miktarda olmalı; sizi korumaya gücü yetmelidir. Yoksa musibet gelir, yardımınız zayıf kalır, sizi korumaya gücü yetmez olur... Bu incelik unutulmamalıdır.</p><p><span style="color: green"><strong>Ahmet ŞAHİN</strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="mihrimah, post: 25864, member: 656"] [B]Verdiğiniz sadaka, gelecek belaya karşı koyacak güçte olmalıdır!.. [/B] Çölleri kaplayan koyun sürüleri vardı. Boynuzlu koçlar, bol sütlü koyunlar vahaları aşıp çöllere taşmıştı. Zaten kendisi de çevrede koyun sürüleriyle biliniyordu. Zaman zaman süt yoğurt yüzü görmeyen yoksullar da müracaat ederek istekte bulunurlardı: -Bizim çoluk çocuk da sizlere dua etsin, şöyle süt veren bir koyun ihsan buyurun da... Bu istekleri genellikle reddetmezdi. Hemen gider, sürüyü gezer, ancak nerede zayıf bir koyuncuk, topal bir hayvancık varsa getirip yoksula: -Buyur, derdi, besle, büyüt, sonra sütünü alır, çoluk çocuk istifade edersiniz... Yoksul adam yarı üzüntülü yarı sevinçli olarak sonra süt verecek zayıf koyunu alır, uzun zaman besler, süt almaya ancak muvaffak olurdu... Bir gün camiye gelmiş, kürsüdeki hocanın vaazını dinliyordu. Şöyle diyordu hocaefendi: -Sadaka belayı def eder. Bunda şüpheniz olmasın. Ancak verdiğiniz sadaka gelen belayı def edecek güçte olmalıdır. Buna dikkat etmelisiniz. Zayıf sadaka kuvvetli belaya karşı koyamaz. İçinden kızdı hocanın bu sözlerine: -Ne demek sadaka gelecek belayı karşılayacak güçte olmalıdır? Herhalde benim verdiğim zayıf koyunları kast ediyor. Biri ona anlatmış olacak ki böyle söylüyor... O gece yatağına bile bu düşünceler içinde girdi. Bunun münakaşasını yaparak uykuya daldı. Az sonra kendini toz duman içinde çöldeki sürüsü içinde buldu. Çölü bir uçtan bir uca kaplayan koyun sürüsünün de tam ortasındaydı... Ne var ki o boynuzlu koçlar, besili koyunlar bu defa kendine hücum ediyor, kimi boynuzla kimi de sert başıyla kendisine tosluyor, yerlere seriyorlardı. Bunlara karşı birkaç zayıf koyun, topal kuzu kendisini korumaya çalışıyorlar, ne yazık ki, zayıf ve sakat olduklarından boynuzlu koçlara, besili koyunlara karşı koymaya güçleri yetmiyordu. Toz duman içinde toslamalarla düştüğü yerden kalkma mücadelesi verirken uyandı... Ne türlü bir rüya gördüğünü seçmeye çalışıyordu... Kuvvetli koyunlar, boynuzlu koçlar kendisine hücum ediyor, bunlara mukabil iki zayıf koyun, topal kuzucuk da korumaya çalışıyor, ama koruyamıyorlardı. Yani, kendisine gelen belayı karşılayacak güçte değillerdi. O sabah ilk işi vaazını dinlediği hocaefendinin camisine gitmek oldu... Hocaefendinin sohbeti yine aynıydı: -Verdiğiniz sadakanız gelecek belayı karşılayacak kuvvette olmalıdır. Yoksa bela kuvvetli gelir, sadaka cılız kalırsa kurtulma ihtimaliniz azalır. Belaların toslamasından kurtulamaz, toz duman içinde yerlere serilmeye mecbur kalırsınız!.. Bu defa hoca efendinin yanına yaklaştı: - Cemaatinizde ihtiyaç sahibi varsa gönderin de onlara sürünün en kuvvetli koç ve koyunlarından vereyim. Keşfi açık olan hocaefendi tebessüm ederek cevap verdi: -Keşke bunu daha önce uygulasaydın da toz toprak içinde bunca toslamalara maruz kalmasaydın! Evet, şimdi bir daha tekrar edebiliriz: -Vereceğiniz sadaka, yapacağınız yardımlarınız maruz kalacağınız musibeti önleyecek güçte ve sizin de imkanınızla mütenasip miktarda olmalı; sizi korumaya gücü yetmelidir. Yoksa musibet gelir, yardımınız zayıf kalır, sizi korumaya gücü yetmez olur... Bu incelik unutulmamalıdır. [COLOR=green][B]Ahmet ŞAHİN[/B][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Din Kültür ve Ahlak
infak
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst