Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
İnsan beyni tesadüfün eseri midir?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ukbaa" data-source="post: 151484" data-attributes="member: 15165"><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 18px"><em>İnsan beyni tesadüfün eseri midir?</em></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><em>İçinde bulunduğumuz atom çağında sırrını tam anlayamadığımız varlığın; bir yıldız, bir galaksi, uzaydaki kara delikler veya mikroskobik canlılar olduğunu düşünebilirsiniz. Bunların da, dış âlemde değil, bizatihi kendi bünyemizde, bizim âlemimizdedir.</em></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><em><strong>Maddî kâinatta kemonörolojik nizamın ve kompleksliğin en yoğun olduğu ve dolayısıyla sırrına en az bildiğimiz yer, beynimizdir. Burası bir video-kamera ve kütüphane, aynı zamanda bir kompüter ve haberleşme merkezidir. Beyinde cereyan eden karşılıklı hadiseler, tamamen bir gayeye göredir ve harikuladedir. Burada her hücrenin belirli bir vazifesi vardır, ama bu hususiyetleri tam olarak anlamak ne mümkün. Yani beyin, kendisini anlamaktan acizdir.</strong></em></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><em><strong>Bütün bilgilerin mercimek tanesi kadar yerde muhafaza edilmiş olması bile, başlı başına bir mucizedir. Nedir beyin? Yetişkin bir insanda, ortalama 1350 gram ağırlığında bir maddedir. Ancak, 1000 süper kompüterin bilgilerini alabilecek kapasiteye sahiptir. Beyindeki temel birim "nöron" yani sinir hücresidir. Her hücre, milimetrenin binde biri kadar uzunluktadır ve bir çekirdek ile dendrit ve akson adı verilen dallanmış fibrilleri ihtiva eder.</strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><em><strong>Bir hücre uyarıldığı zaman, elektro-kimyevî impulsları, aksonlarıyla komşu hücrelerin dendritlerine iletir. Bu ikisinin kontakt'ına sinapsis adı verilir. Beynimizde takriben 10 milyar hücre bulunur. Her hücre, çevresindeki diğer hücrelerle binlerce nörolojik bağlantı yapabilir ve böylece hücreler arasındaki toplam bağlantı sayısı yüz trilyona ulaşır. Bir başka ifade ile bu hücreler; Amerika'nın yarısını kaplayacak kadar bir ormanın bütün ağaçları üzerindeki toplam yaprak sayısı kadar bağlantı yapabilirler. Yetişkin bir insandaki bu hücre uzantılarının toplam uzunluğu ise 100 bin km. den fazladır.</strong></em></span></span></p><p></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><em><strong>Yakıp-söndürme düğmesi gibi çalışan beyin hücreleri en az 100 trilyon bilgiyi muhafaza edebilirler. Bütün bu işlerde hücrelerin hepsi faal de değildir. Yaklaşık 100 hertz frekanslı bir uyarıda, beyin hücrelerinin ancak %10'u uyarılır. Yani her saniyede 1 katrilyon sinyal veya bağlantı hasıl olmaktadır. Kısacası, beyin organizasyonu o kadar şümullüdür ki, teknolojide veya tabiatta kıyaslanabilecek başka hiçbir şeye benzemez.</strong></em></span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 18px"><em>Beyin bu harika yapısına nasıl kavuştu?</em></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><em><strong>Evrimcilerin bu konuyu açıklaması, aşağı yapılı varlıklara ait beyinlerin zaman içinde evrimleşerek bu hale ulaştığı şeklindedir. Aslında Darwin de, beynin sahip olduğu bu mükemmelliği evrimle izahın mümkün olmadığını itiraf etmiştir.</strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><em><strong>Beynin içinde de bir iş bölümü söz konusudur. Vücudun sol tarafı beynin sağ yarım küresi, sağ tarafı da sol yarım küresi tarafından idare edilmektedir. İş bununla da kalmaz. Sol yarım kürede konuşma ve analitik problemleri çözen, sağ yarım kürede görme ve sentetik (sanatlı) düşünmeyi sağlayan merkezler yer alır. Beynin iki yarım küre halinde gelişmiş olması, evrimci düşünceye göre, herhangi bir parçanın zarar görmesi halinde, diğer yarım kürenin bu vazifeyi devam ettirmesi içindir.</strong></em></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><em><strong>Ancak, böyle basit bir izah tarzı, tatmin edici olmaktan uzaktır. Çünkü beynin iki parçalı değil, dört, belki altı parçalı olmuş olması, insanın hayatta kalma şansını, iki parçalıya göre daha fazla arttırırdı. Kaldı ki, iki parçanın birbirini destekleyici olarak husule geldiğini kabul etmek, bunların farklı vazifeler üstlenmiş olmasıyla da bağdaştırılamaz. Evrimci düşüncenin ilme verdiği zararlardan birisi de, beyin büyüklüğünü zeka ölçüsü olarak kabul etmiş olmasıdır.</strong></em></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><em><strong>Sonuç olarak, beynimizin zarif güzelliği yanında son derece kompleks olan yapısını evrimin basit, maddî ve sebeplere dayanan yavan izahları tatmin edemez. En basitinden, her bir beyin hücresi, bir trilyon atomdan meydana gelmiştir. Yani her hücre, mikroskobik bir kâinat gibidir. İnsan, başı içine yerleştirilen bu muhteşem cihazla Rabbini tanımak ve ebedi saadete ulaşmakla mükelleftir.</strong></em></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><em>Prof.Dr. Adem Tatlı</em></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ukbaa, post: 151484, member: 15165"] [B][FONT=Times New Roman][SIZE=5][I]İnsan beyni tesadüfün eseri midir?[/I][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Times New Roman][SIZE=4][I]İçinde bulunduğumuz atom çağında sırrını tam anlayamadığımız varlığın; bir yıldız, bir galaksi, uzaydaki kara delikler veya mikroskobik canlılar olduğunu düşünebilirsiniz. Bunların da, dış âlemde değil, bizatihi kendi bünyemizde, bizim âlemimizdedir.[/I][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Times New Roman][SIZE=4][I][B]Maddî kâinatta kemonörolojik nizamın ve kompleksliğin en yoğun olduğu ve dolayısıyla sırrına en az bildiğimiz yer, beynimizdir. Burası bir video-kamera ve kütüphane, aynı zamanda bir kompüter ve haberleşme merkezidir. Beyinde cereyan eden karşılıklı hadiseler, tamamen bir gayeye göredir ve harikuladedir. Burada her hücrenin belirli bir vazifesi vardır, ama bu hususiyetleri tam olarak anlamak ne mümkün. Yani beyin, kendisini anlamaktan acizdir.[/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=4][I][B]Bütün bilgilerin mercimek tanesi kadar yerde muhafaza edilmiş olması bile, başlı başına bir mucizedir. Nedir beyin? Yetişkin bir insanda, ortalama 1350 gram ağırlığında bir maddedir. Ancak, 1000 süper kompüterin bilgilerini alabilecek kapasiteye sahiptir. Beyindeki temel birim "nöron" yani sinir hücresidir. Her hücre, milimetrenin binde biri kadar uzunluktadır ve bir çekirdek ile dendrit ve akson adı verilen dallanmış fibrilleri ihtiva eder.[/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=4][I][B]Bir hücre uyarıldığı zaman, elektro-kimyevî impulsları, aksonlarıyla komşu hücrelerin dendritlerine iletir. Bu ikisinin kontakt'ına sinapsis adı verilir. Beynimizde takriben 10 milyar hücre bulunur. Her hücre, çevresindeki diğer hücrelerle binlerce nörolojik bağlantı yapabilir ve böylece hücreler arasındaki toplam bağlantı sayısı yüz trilyona ulaşır. Bir başka ifade ile bu hücreler; Amerika'nın yarısını kaplayacak kadar bir ormanın bütün ağaçları üzerindeki toplam yaprak sayısı kadar bağlantı yapabilirler. Yetişkin bir insandaki bu hücre uzantılarının toplam uzunluğu ise 100 bin km. den fazladır.[/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=4][I][B]Yakıp-söndürme düğmesi gibi çalışan beyin hücreleri en az 100 trilyon bilgiyi muhafaza edebilirler. Bütün bu işlerde hücrelerin hepsi faal de değildir. Yaklaşık 100 hertz frekanslı bir uyarıda, beyin hücrelerinin ancak %10'u uyarılır. Yani her saniyede 1 katrilyon sinyal veya bağlantı hasıl olmaktadır. Kısacası, beyin organizasyonu o kadar şümullüdür ki, teknolojide veya tabiatta kıyaslanabilecek başka hiçbir şeye benzemez.[/B][/I][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Times New Roman][SIZE=5][I]Beyin bu harika yapısına nasıl kavuştu?[/I][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Times New Roman][SIZE=4][I][B]Evrimcilerin bu konuyu açıklaması, aşağı yapılı varlıklara ait beyinlerin zaman içinde evrimleşerek bu hale ulaştığı şeklindedir. Aslında Darwin de, beynin sahip olduğu bu mükemmelliği evrimle izahın mümkün olmadığını itiraf etmiştir.[/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=4][I][B]Beynin içinde de bir iş bölümü söz konusudur. Vücudun sol tarafı beynin sağ yarım küresi, sağ tarafı da sol yarım küresi tarafından idare edilmektedir. İş bununla da kalmaz. Sol yarım kürede konuşma ve analitik problemleri çözen, sağ yarım kürede görme ve sentetik (sanatlı) düşünmeyi sağlayan merkezler yer alır. Beynin iki yarım küre halinde gelişmiş olması, evrimci düşünceye göre, herhangi bir parçanın zarar görmesi halinde, diğer yarım kürenin bu vazifeyi devam ettirmesi içindir.[/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=4][I][B]Ancak, böyle basit bir izah tarzı, tatmin edici olmaktan uzaktır. Çünkü beynin iki parçalı değil, dört, belki altı parçalı olmuş olması, insanın hayatta kalma şansını, iki parçalıya göre daha fazla arttırırdı. Kaldı ki, iki parçanın birbirini destekleyici olarak husule geldiğini kabul etmek, bunların farklı vazifeler üstlenmiş olmasıyla da bağdaştırılamaz. Evrimci düşüncenin ilme verdiği zararlardan birisi de, beyin büyüklüğünü zeka ölçüsü olarak kabul etmiş olmasıdır.[/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=4][I][B]Sonuç olarak, beynimizin zarif güzelliği yanında son derece kompleks olan yapısını evrimin basit, maddî ve sebeplere dayanan yavan izahları tatmin edemez. En basitinden, her bir beyin hücresi, bir trilyon atomdan meydana gelmiştir. Yani her hücre, mikroskobik bir kâinat gibidir. İnsan, başı içine yerleştirilen bu muhteşem cihazla Rabbini tanımak ve ebedi saadete ulaşmakla mükelleftir.[/B][/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=4][I]Prof.Dr. Adem Tatlı[/I][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
İnsan beyni tesadüfün eseri midir?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst