Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
İnsan bu dünyaya keyf sürmek ve lezzet almak için gelmediğine, ...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ahmet.1" data-source="post: 469970" data-attributes="member: 1040028"><p><strong><em><span style="font-size: 12px"> ÜÇÜNCÜ DEVA: </span></em></strong></p><p><em><span style="font-size: 12px"> Ey tahammülsüz hasta! İnsan bu dünyaya keyf sürmek ve lezzet almak için gelmediğine, mütemadiyen gelenlerin gitmesi ve gençlerin ihtiyarlaşması ve mütemadiyen zeval ve firakta yuvarlanması şahiddir. Hem insan, zîhayatın en mükemmeli, en yükseği ve cihazatça en zengini, belki zîhayatların sultanı hükmünde iken, geçmiş lezzetleri ve gelecek belaları düşünmek vasıtasıyla, hayvana nisbeten en edna bir derecede, ancak kederli, meşakkatli bir hayat geçiriyor. Demek insan, bu dünyaya yalnız güzel yaşamak için ve rahatla ve safa ile ömür geçirmek için gelmemiştir. Belki azîm bir sermaye elinde bulunan insan, burada ticaret ile, ebedî daimî bir hayatın saadetine çalışmak için gelmiştir. Onun eline verilen sermaye de ömürdür. Eğer hastalık olmazsa, sıhhat ve âfiyet gaflet verir, dünyayı hoş gösterir, âhireti unutturur. Kabri ve ölümü hatırına getirmek istemiyor, sermaye-i ömrünü bâd-i heva boş yere sarfettiriyor. Hastalık ise, birden gözünü açtırır. Vücuduna ve cesedine der ki: "Lâyemut değilsin, başıboş değilsin, bir vazifen var. Gururu bırak, seni yaratanı düşün, kabre gideceğini bil, öyle hazırlan." İşte hastalık bu nokta-i nazardan hiç aldatmaz bir nâsih ve ikaz edici bir mürşiddir. Ondan şekva değil, belki bu cihette ona teşekkür etmek; eğer fazla ağır gelse, sabır istemek gerektir.</span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px">mütemadiyen: Devamlı olarak, sürekli olarak.</span></em></p><p><span style="color: #008000">Zeval: Sona erme, son bulma, göçüp gitme. Yerinden ayrılıp gitmek.</span></p><p><span style="color: #008000">Firak: Ayrılık, ayrılma.</span></p><p><span style="color: #008000">Zîhayat: Hayat sahibi, canlı. </span></p><p><span style="color: #008000">Cihazat: Cihazlar, aletler, maddi(dil, göz vs.) ve manevî(kalb, vicdan vs.) organlar.</span></p><p><span style="color: #008000">Nisbeten: Kıyasla, oranla, göre.</span></p><p><span style="color: #008000">Edna: En aşağı. En küçük, en az.</span></p><p><span style="color: #008000">Meşakkat: Zahmet, sıkıntı, güçlük, zorluk.</span></p><p><span style="color: #008000">Safa: Gönül rahatlığı, iç huzuru, ferahlık.</span></p><p><span style="color: #008000">Belki: Kat'iyyetle. Dahi. Şüpehesiz. *Hattâ. *Olabilir, ihtimal.</span></p><p><span style="color: #008000">Azîm: Büyük, yüce.</span></p><p><span style="color: #008000">Ebedî: Sonsuz, sonsuzlukla ilgili.</span></p><p><span style="color: #008000">Daimî: Devamlı, sürekli.</span></p><p><span style="color: #008000">Saadet: Mutluluk.</span></p><p><span style="color: #008000">Gaflet: Düşüncesizlik ve ihmal sebebiyle, içinde bulunduğu gerçeklerden habersiz olma.</span></p><p><span style="color: #008000">Sermaye-i ömr: Ömür sermayesi.</span></p><p><span style="color: #008000">Bâd-i heva: Boş yere, boşu boşuna.</span></p><p><span style="color: #008000">Lâyemut: Ölümsüz.</span></p><p><span style="color: #008000">Nokta-i nazar: Bakış açısı.</span></p><p><span style="color: #008000">Nâsih: Öğüt veren, nasihat eden.</span></p><p><span style="color: #008000">Mürşid: Doğru yolu gösteren.</span></p><p><span style="color: #008000">Şekva: Şikayet.</span></p><p> </p><p><em><strong><span style="font-size: 15px">Lemalar / 25. Lema'dan</span></strong></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ahmet.1, post: 469970, member: 1040028"] [B][I][SIZE=3] ÜÇÜNCÜ DEVA: [/SIZE][/I][/B] [I][SIZE=3] Ey tahammülsüz hasta! İnsan bu dünyaya keyf sürmek ve lezzet almak için gelmediğine, mütemadiyen gelenlerin gitmesi ve gençlerin ihtiyarlaşması ve mütemadiyen zeval ve firakta yuvarlanması şahiddir. Hem insan, zîhayatın en mükemmeli, en yükseği ve cihazatça en zengini, belki zîhayatların sultanı hükmünde iken, geçmiş lezzetleri ve gelecek belaları düşünmek vasıtasıyla, hayvana nisbeten en edna bir derecede, ancak kederli, meşakkatli bir hayat geçiriyor. Demek insan, bu dünyaya yalnız güzel yaşamak için ve rahatla ve safa ile ömür geçirmek için gelmemiştir. Belki azîm bir sermaye elinde bulunan insan, burada ticaret ile, ebedî daimî bir hayatın saadetine çalışmak için gelmiştir. Onun eline verilen sermaye de ömürdür. Eğer hastalık olmazsa, sıhhat ve âfiyet gaflet verir, dünyayı hoş gösterir, âhireti unutturur. Kabri ve ölümü hatırına getirmek istemiyor, sermaye-i ömrünü bâd-i heva boş yere sarfettiriyor. Hastalık ise, birden gözünü açtırır. Vücuduna ve cesedine der ki: "Lâyemut değilsin, başıboş değilsin, bir vazifen var. Gururu bırak, seni yaratanı düşün, kabre gideceğini bil, öyle hazırlan." İşte hastalık bu nokta-i nazardan hiç aldatmaz bir nâsih ve ikaz edici bir mürşiddir. Ondan şekva değil, belki bu cihette ona teşekkür etmek; eğer fazla ağır gelse, sabır istemek gerektir. mütemadiyen: Devamlı olarak, sürekli olarak.[/SIZE][/I] [COLOR="#008000"]Zeval: Sona erme, son bulma, göçüp gitme. Yerinden ayrılıp gitmek. Firak: Ayrılık, ayrılma. Zîhayat: Hayat sahibi, canlı. Cihazat: Cihazlar, aletler, maddi(dil, göz vs.) ve manevî(kalb, vicdan vs.) organlar. Nisbeten: Kıyasla, oranla, göre. Edna: En aşağı. En küçük, en az. Meşakkat: Zahmet, sıkıntı, güçlük, zorluk. Safa: Gönül rahatlığı, iç huzuru, ferahlık. Belki: Kat'iyyetle. Dahi. Şüpehesiz. *Hattâ. *Olabilir, ihtimal. Azîm: Büyük, yüce. Ebedî: Sonsuz, sonsuzlukla ilgili. Daimî: Devamlı, sürekli. Saadet: Mutluluk. Gaflet: Düşüncesizlik ve ihmal sebebiyle, içinde bulunduğu gerçeklerden habersiz olma. Sermaye-i ömr: Ömür sermayesi. Bâd-i heva: Boş yere, boşu boşuna. Lâyemut: Ölümsüz. Nokta-i nazar: Bakış açısı. Nâsih: Öğüt veren, nasihat eden. Mürşid: Doğru yolu gösteren. Şekva: Şikayet.[/COLOR] [I][B][SIZE=4]Lemalar / 25. Lema'dan[/SIZE][/B][/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
İnsan bu dünyaya keyf sürmek ve lezzet almak için gelmediğine, ...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst