Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
insan-ı kamil ismine lâyık bir şahs-ı mânevînin âzâlarıyız ne demektir
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Garib" data-source="post: 129732" data-attributes="member: 1249"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: Green">İhlas Risalesi'nde "Ey Risale-i Nur şakirdleri ve Kur'ân'ın hizmetkârları! Sizler ve bizler öyle bir insan-ı kâmil ismine lâyık bir şahs-ı mânevînin âzâlarıyız." denilmiş. Burada neden sizler ve bizler denilmiştir? Ayrıca, "insan-ı kamil ismine lâyık bir şahs-ı mânevînin âzâlarıyız" kısmını açıklar mısınız?</span></span></strong></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="color: Teal">İhlas, yani Allah rızasını asıl gaye yapmak düşüncesi İslamiyetin temeli sayılabilecek kadar önemli bir konudur. Özellikle dine hizmet edenlerin ihlaslı olmaları daha bir önemlidir. Çünkü bütün İslam dünyasının yükselmesi ancak ihlaslı hizmetlerle olabilir. Başka türlü olması mümkün değildir.</span></strong></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="color: Teal">Bu noktadan ihlas yalnız Nur Talebelerini değil, onlar gibi Kur'an'a hizmet etmeye çalışan bütün İslamî grubları alakadar eden çok hayati bir mesele olduğundan burada Üstad herkese hitab ediyor.</span></strong></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="color: Teal">Nur Talebeleri, Üstad Bediüzzaman'ın kurduğu bir cemaatle ve o cemaatin manevî şahsiyetiyle hizmet ederler. Şahsî manevîye bugünkü hukukî tabirde tüzel kişilik denilmektedir. Üstad Hazretleri, yalnızca hayra çalışan böyle bir şahs-ı manevînin bir insan-ı kâmil, bir velî makamında olduğuna başka bir yerde şöyle temas eder:</span></strong></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="color: Teal">"Lillah için (Allah için) olan bir uhuvvet (kardeşlik) dairesindeki kardeşlerin içinde ciddî, samimî tesanüdün (dayanışmanın) çok kerametleri olabilir. Hattâ şöyle bir cemaatin şahs-ı manevîsi bir veliyy-i kâmil hükmüne geçebilir, inayata (ilâhî yardımlara) mazhar olur (kavuşur)." </span></strong></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="color: Teal">İşte Nur Talebeleri'nin cemaati böyle bir veliyyi kâmildir. Her bir hakiki sadık ve halis talebe o manevî şahsın bir azası sayılır. O cemaatin kazandığı bütün hayır ve şereflerden hissedar olur.</span></strong></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="color: Teal">Bu kazanç bütün ihlasla Kur'an'a hizmet eden toplulukların şahs-ı manevisi için de geçerlidir. Yine İhlas Risalesi'nde Hz. Üstad buna şu cümlelerle işaret eder:</span></strong></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="color: Teal">"Emval-i uhreviyede (ahiret hizmetlerinde) sırr-ı ihlas ile iştirak (ihlas sırrıyla ortak olmak) ve sırr-ı uhuvvet ile tesanüd (kardeşlik sırrıyla dayanışmak) ve sırr-ı ittihad ile teşrik-ül mesaî (birleşme sırrıyla dayanışmak).. o iştirak-i a'malden (amel ortaklığından) hasıl olan (ortaya çıkan) umum yekûn (bütün sevaplar) ve umum nur herbirinin defter-i a'maline (amel defterlerine) bitamamiha (tamamen) gireceği ehl-i hakikat mabeyninde meşhud ve vaki'dir (haikat ehli zatlar arasında önceden beri görülmüş ve yaşanmıştır) ve vüs'at-ı rahmet ve kerem-i İlahînin muktezasıdır (Allah'ın rahmetinin bolluğunun ve ikram ediciliğinin bir gereğidir.)."</span></strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Garib, post: 129732, member: 1249"] [FONT=Comic Sans MS][B][SIZE=4][COLOR=Green]İhlas Risalesi'nde "Ey Risale-i Nur şakirdleri ve Kur'ân'ın hizmetkârları! Sizler ve bizler öyle bir insan-ı kâmil ismine lâyık bir şahs-ı mânevînin âzâlarıyız." denilmiş. Burada neden sizler ve bizler denilmiştir? Ayrıca, "insan-ı kamil ismine lâyık bir şahs-ı mânevînin âzâlarıyız" kısmını açıklar mısınız?[/COLOR][/SIZE][/B][/FONT][FONT=Comic Sans MS][B][COLOR=Teal]İhlas, yani Allah rızasını asıl gaye yapmak düşüncesi İslamiyetin temeli sayılabilecek kadar önemli bir konudur. Özellikle dine hizmet edenlerin ihlaslı olmaları daha bir önemlidir. Çünkü bütün İslam dünyasının yükselmesi ancak ihlaslı hizmetlerle olabilir. Başka türlü olması mümkün değildir.[/COLOR][/B][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][B][COLOR=Teal]Bu noktadan ihlas yalnız Nur Talebelerini değil, onlar gibi Kur'an'a hizmet etmeye çalışan bütün İslamî grubları alakadar eden çok hayati bir mesele olduğundan burada Üstad herkese hitab ediyor.[/COLOR][/B][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][B][COLOR=Teal]Nur Talebeleri, Üstad Bediüzzaman'ın kurduğu bir cemaatle ve o cemaatin manevî şahsiyetiyle hizmet ederler. Şahsî manevîye bugünkü hukukî tabirde tüzel kişilik denilmektedir. Üstad Hazretleri, yalnızca hayra çalışan böyle bir şahs-ı manevînin bir insan-ı kâmil, bir velî makamında olduğuna başka bir yerde şöyle temas eder:[/COLOR][/B][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][B][COLOR=Teal]"Lillah için (Allah için) olan bir uhuvvet (kardeşlik) dairesindeki kardeşlerin içinde ciddî, samimî tesanüdün (dayanışmanın) çok kerametleri olabilir. Hattâ şöyle bir cemaatin şahs-ı manevîsi bir veliyy-i kâmil hükmüne geçebilir, inayata (ilâhî yardımlara) mazhar olur (kavuşur)." [/COLOR][/B][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][B][COLOR=Teal]İşte Nur Talebeleri'nin cemaati böyle bir veliyyi kâmildir. Her bir hakiki sadık ve halis talebe o manevî şahsın bir azası sayılır. O cemaatin kazandığı bütün hayır ve şereflerden hissedar olur.[/COLOR][/B][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][B][COLOR=Teal]Bu kazanç bütün ihlasla Kur'an'a hizmet eden toplulukların şahs-ı manevisi için de geçerlidir. Yine İhlas Risalesi'nde Hz. Üstad buna şu cümlelerle işaret eder:[/COLOR][/B][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][B][COLOR=Teal]"Emval-i uhreviyede (ahiret hizmetlerinde) sırr-ı ihlas ile iştirak (ihlas sırrıyla ortak olmak) ve sırr-ı uhuvvet ile tesanüd (kardeşlik sırrıyla dayanışmak) ve sırr-ı ittihad ile teşrik-ül mesaî (birleşme sırrıyla dayanışmak).. o iştirak-i a'malden (amel ortaklığından) hasıl olan (ortaya çıkan) umum yekûn (bütün sevaplar) ve umum nur herbirinin defter-i a'maline (amel defterlerine) bitamamiha (tamamen) gireceği ehl-i hakikat mabeyninde meşhud ve vaki'dir (haikat ehli zatlar arasında önceden beri görülmüş ve yaşanmıştır) ve vüs'at-ı rahmet ve kerem-i İlahînin muktezasıdır (Allah'ın rahmetinin bolluğunun ve ikram ediciliğinin bir gereğidir.)."[/COLOR][/B][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
insan-ı kamil ismine lâyık bir şahs-ı mânevînin âzâlarıyız ne demektir
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst