topraktoprak
Talebe
İnsanın zaafiyet içerisinde bulunduğunu ve zayıf taraflarının olduğunu Yaratıcı’mız ve bizlerin terbiye edicisi Canab’I Allah Nisa Suresi 28. Ayet’I Kerime’sinde yoruma ( tevile ) gerek duyulmaksızın açık, net ve anlaşılır bir dille ifade ediyor olması, aklını kullanabilenlerin yaşadığı bu ortamda yararlanmaları içindir.
İşte önümüzü aydılatan kutsal mesajn meali: Nisa:28 “Allah sizden yükümlülükleri hafifletmek istiyor. Çünkü, insan zayıf yaratılmıştır.” Aile fertlerinin, hısım ve akrabaların, dost ve arkadaşların, komşuların, bilhassa yönetici kadroların kendi lehleri adına, gözönünde tutmaları gerekecek çok kıymetli bir uyarıdır.
ZAAFİYETİN ÜÇ BOYUTU
2 - Aceleci davranmamız. ( Sabırlı olmalıyız. )
3 - İhtiraslarımız ve cimriliğimiz. ( Kanaatkar ve cömert olmalıyız. )
4 - Övülmek isteyişimiz. ( Mütevazi davranmalıyız. )
5 - Hizmette ihmalkar oluşumuz. ( Hizmet ehli olmalıyız. )
6 - Bahane üretişimiz. ( Gayreti ve mücadeleyi elden bırakmamalıyız. )
7 - İyiliğe nankörlük etmemiz. ( Hamd ve şükür üzere durmalıyız. )
8 - Bencil oluşumuz. ( Empati ile paylaşımcı olmalıyız. )
9 - Güç karşısındaki acizliğimiz. ( Fiili ve kavli duayı hiç bırakmamalıyız. )
Alıntı Mehmet Ali Biçer
[FONT=verdana, Helvetica, sans-serif]17.10.2008[/FONT]
İşte önümüzü aydılatan kutsal mesajn meali: Nisa:28 “Allah sizden yükümlülükleri hafifletmek istiyor. Çünkü, insan zayıf yaratılmıştır.” Aile fertlerinin, hısım ve akrabaların, dost ve arkadaşların, komşuların, bilhassa yönetici kadroların kendi lehleri adına, gözönünde tutmaları gerekecek çok kıymetli bir uyarıdır.
ZAAFİYETİN ÜÇ BOYUTU
Dünya’ya gelir gelmez, zayıflığımız hemen başlıyor. Öyle bir zayıflık ki, diğer canlılardan bariz bir şekilde ayırt edilebiliyor. Canlıların yavruları kısa sürede hayata uyum sağlayıp, kendi başlarına ayakta durabilecek konuma ulaşabiliyorlar. İnsan yavrusu ancak, bir, iki yılda ayağa kalkıyor ve ortalama 15 yaşında akıl, baliğ olabiliyor. Ömrü boyunca da, hayat kanunlarını öğrenmeye çalışıyor.
İnsanoğlu ne fazla sıcağa ne de fazla soğuğa gelebilir. Ne açlığa ne de susuzluğa dayanabilir. Bir mikrop dev gibi cüssesini yatağa serer. Geçmişini hatırlar hayıflanır ve üzülür. Geleceğini düşünür, birtakım endişelere kapılır. Emel ve hayalleri hiç ölmeyecekmiş gibi ebede uzanır. Bunlar insanın bedenen ve ruhen de zayıf olduğunun birer kanıtı olarak karşımıza çıkmaktadır.
“Bir dağın yerini değiştirdiğini duyarsanız inanın, ama bir insanın huyunu değiştirdiğini söylerlerse inanmayın.” Hadis’I Şerif’I epey bir sure kafamı meşgul etmiş, işin içinden çıkamamış ve kavramada yetersiz kaldığımı kabullenmiştim. Ta ki, insanların yaratılıştan getirdikleri karekter yapılarının %25 inin eğitilemediği veya baskı altına alınarak dondurulduğunun izahını öğreninceye kadar.
MUTLAKA KENDİMİZLE YÜZLEŞMELİYİZ.İnsanoğlu ne fazla sıcağa ne de fazla soğuğa gelebilir. Ne açlığa ne de susuzluğa dayanabilir. Bir mikrop dev gibi cüssesini yatağa serer. Geçmişini hatırlar hayıflanır ve üzülür. Geleceğini düşünür, birtakım endişelere kapılır. Emel ve hayalleri hiç ölmeyecekmiş gibi ebede uzanır. Bunlar insanın bedenen ve ruhen de zayıf olduğunun birer kanıtı olarak karşımıza çıkmaktadır.
“Bir dağın yerini değiştirdiğini duyarsanız inanın, ama bir insanın huyunu değiştirdiğini söylerlerse inanmayın.” Hadis’I Şerif’I epey bir sure kafamı meşgul etmiş, işin içinden çıkamamış ve kavramada yetersiz kaldığımı kabullenmiştim. Ta ki, insanların yaratılıştan getirdikleri karekter yapılarının %25 inin eğitilemediği veya baskı altına alınarak dondurulduğunun izahını öğreninceye kadar.
İnsanın yaratılışında ( fıtratında, genlerinde ) bulunan kötü huy ( ahlak ) kırıntılarının ancak inanç eğitimi ile kontrol altına alınabildiğini bugün bilim de Kabul etmiştir. Ateş sobada, sel sularının barajda insanlık için yararlı hale getirildiği gibi. Bu kapsamda, hiç vakit kaybetmeden mutlaka kendimizle yüzleşmeliyiz derim.
1429 yıl once açıklanan Ayet’I Kerime’ler ve Hadis’I Şerif’lerin projöktörü altında zaaflarımızı günümüz şartlarına uyarlarken daha titiz davranılması gerekir. İşte yaratılıştan gelen ve biz insanlara ait olan bazı zayıf noktalarımız veya zaaflarımız ile parentez içerisinde verdiğimiz tedavi yöntemleri ve manevi ilaçları.
1 - Unutkan oluşumuz. ( Zikir ve tefekkürde bulunmalıyız. ) 1429 yıl once açıklanan Ayet’I Kerime’ler ve Hadis’I Şerif’lerin projöktörü altında zaaflarımızı günümüz şartlarına uyarlarken daha titiz davranılması gerekir. İşte yaratılıştan gelen ve biz insanlara ait olan bazı zayıf noktalarımız veya zaaflarımız ile parentez içerisinde verdiğimiz tedavi yöntemleri ve manevi ilaçları.
2 - Aceleci davranmamız. ( Sabırlı olmalıyız. )
3 - İhtiraslarımız ve cimriliğimiz. ( Kanaatkar ve cömert olmalıyız. )
4 - Övülmek isteyişimiz. ( Mütevazi davranmalıyız. )
5 - Hizmette ihmalkar oluşumuz. ( Hizmet ehli olmalıyız. )
6 - Bahane üretişimiz. ( Gayreti ve mücadeleyi elden bırakmamalıyız. )
7 - İyiliğe nankörlük etmemiz. ( Hamd ve şükür üzere durmalıyız. )
8 - Bencil oluşumuz. ( Empati ile paylaşımcı olmalıyız. )
9 - Güç karşısındaki acizliğimiz. ( Fiili ve kavli duayı hiç bırakmamalıyız. )
Çoğumuzun bildği ancak, pek umursamadığımız her bir maddenin açılımını siz kardeşlerimizin geniş bilgi ufkuna tekrar sunarak, “sevgi toplumunun” oluşmasına ve birbirimize ayna olabilmenin vereceği ümid ve hazzı ile…
Hamd olsun, Alemlerin Rabb’ı olan Cenab’ı Allah’a !...Alıntı Mehmet Ali Biçer
[FONT=verdana, Helvetica, sans-serif]17.10.2008[/FONT]