Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Genel ve Güncel Haberler
İnsanın Hayat Hakkı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="hulusi" data-source="post: 124842" data-attributes="member: 32"><p>[FONT=Arial, Helvetica, sans-serif][/FONT] </p><p>[FONT=Arial, Helvetica, sans-serif]<strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em><img src="http://www.guncelyorumlar.com/uploaded_images/acizlik2-735865.JPG" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em>Mardin Mazıdağı Bilge köyünde cereyan eden elim hadise münasebetiyle Bediüzzaman Hazretlerinin böyle hadiselerde Kur'an'ın hakiki adaletini, "bir insanın hayat hakkı bütün insanlar için dahi feda edilmez" diye olan ve "bir insanın hatasıyla onun akrabası ve yakınları mesul olmayacağı" gibi hakikatlarını nazara vermesini ve bu mealdeki bir kaç mektubunu takdim etmek istedik.</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em>Çünki Kur'an'ın nazarı birinci derecede ahiret olmakla beraber dünya cihetiyle dahi insanların sulh, selamet ve saadet içinde yaşayacakları düsturları beyan etmiştir.</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em>Binaenaleyh insanların bilhassa Müslümanların Kur'an'ın bu gibi düsturlarını nazara alarak itidal ve istikametle hareket etmesi, zulme taraftar olmaması ve daima insanlığın sulh ve saadetine çalışması ve müspet hareket etmesi zaruridir.</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em>Hem bu hadiseleri siyah bulutlar altında ateşler saçan zahiri sureti altında, rahmet ve hikmetin bereketli yağmurları var olduğunu ümit ediyoruz.</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"></span></span></strong><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em><img src="http://www.atin.org/images/guncel/kuran05.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></em></span></span></strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"></p><p></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em>"Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde fesat çıkarmamış birisini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir." Mâide Sûresi, 5:32.</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em>Âyetin mânâ-ı işarîsiyle, bir mâsumun hakkı, bütün halk için dahi iptal edilmez. Bir fert dahi, umumun selâmeti için feda edilmez. Cenâb-ı Hakkın nazar-ı merhametinde hak haktır, küçüğüne büyüğüne bakılmaz. Küçük, büyük için iptal edilmez. Bir cemaatin selâmeti için, bir ferdin rızası bulunmadan, hayatı ve hakkı feda edilmez. Hamiyet namına, rızasıyla olsa, o başka meseledir. (Mektubat-53)</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em><img src="http://www.atin.org/images/guncel/kuran06.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></em></span></span></strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em><img src="http://www.atin.org/images/guncel/kuran07.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></em></span></span></strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"></p><p></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em>"Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık; sonra da, birbirinizi tanıyasınız diye milletlere ve kabilelere ayırdık." Hucurat Sûresi, 49:13.</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em>Yani,</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em><img src="http://www.atin.org/images/guncel/kuran01.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></em></span></span></strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"></p><p></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em>Yani, "Sizi taife taife, millet millet, kabile kabile yaratmışım, tâ birbirinizi tanımalısınız ve birbirinizdeki hayat-ı içtimaiyeye ait münasebetlerinizi bilesiniz, birbirinize muavenet edesiniz. Yoksa, sizi kabile kabile yaptım ki, yekdiğerinize karşı inkârla yabanî bakasınız, husumet ve adâvet edesiniz değildir."</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em>Şu âyet-i kerimenin işaret ettiği teârüf ve teâvün düsturunun beyanı için deriz ki:</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em>Nasıl ki bir ordu fırkalara, fırkalar alaylara, alaylar taburlara, bölüklere, tâ takımlara kadar tefrik edilir. Tâ ki, her neferin muhtelif ve müteaddit münasebâtı ve o münasebâta göre vazifeleri tanınsın, bilinsin-tâ, o ordunun efradları, düstur-u teâvün altında hakikî bir vazife-i umumiye görsün ve hayat-ı içtimaiyeleri a'dânın hücumundan masun kalsın. Yoksa, tefrik ve inkısam, bir bölük bir bölüğe karşı rekabet etsin, bir tabur bir tabura karşı muhasamet etsin, bir fırka bir fırkanın aksine hareket etsin değildir. (Mektubat - 321)</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em><img src="http://www.atin.org/images/guncel/kuran02.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></em></span></span></strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"></p><p></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em>"Şefkat etmek, zulüm ve zarar etmemektir." Çünkü ( Fâtır Sûresi, 35:18.)</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em><img src="http://www.atin.org/images/guncel/kuran03.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></em></span></span></strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em>yani, "Birisinin hatâsıyla, başkası veya akrabası hatakâr olmaz, cezaya müstehak olmaz" olan düstur-u irade-i İlâhiyeye karşı, bu zamanda ("İnsan ise, şüphesiz ki, çok zâlim ve çok nankördür." İbrahim Sûresi, 14:34.) sırrıyla şedit bir zulümle mukabele eder.</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em><img src="http://img144.imageshack.us/img144/9469/7df90fbaaa1a0e666ff393cnv7.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em>Tarafgirlik hissiyle, bir câninin hatâsıyla, değil yalnız akrabasına, belki taraftarlarına dahi adâvet eder. Elinden gelse zulmeder. Elinde hüküm varsa, bir adamın hatasıyla bir köye bomba atar. Halbuki bir mâsumun hakkı, yüz câni için feda edilmez; onların yüzünden ona zulmedilmez. Şimdiki vaziyet, yüz mâsumu birkaç câni için zararlara sokar.</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em>Mesela, hatâlı bir adama müteallik, biçare ihtiyar valide ve pederi ve mâsum çoluk çocukları ezmek, perişan etmek, tarafgirâne adâvet etmek, şefkatin esasına zıttır.</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em>Müslümanlar içinde tarafgirâne cereyanlar yüzünden, böyle mâsumlar zulümden kurtulamıyorlar. Hususan ihtilâle sebebiyet veren vaziyetler, bütün bütün zulmü dağıtır, genişletir. (Emirdağ L. I - 39)</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em>Gayet ehemmiyetlidir.</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"></span></span></strong><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em><img src="http://www.atin.org/images/guncel/kuran04.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></em></span></span></strong></p> <p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em>Şiddet-i şefkat ve rikkatten, bu kışın şiddetli soğuğuyla beraber mânevî ve şiddetli bir soğuk ve musibet-i beşeriyeden biçarelere gelen felâketler, helâketler, sefaletler, açlıklar şiddetle rikkatime dokundu. Birden ihtar edildi ki:</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em>Böyle musibetlerde kâfir de olsa hakkında bir nevi merhamet ve mükâfat vardır ki, o musibet ona nispeten çok ucuz düşer. Böyle musibet-i semaviye mâsumlar hakkında bir nevi şehadet hükmüne geçiyor.</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em>Üç dört aydır ki, dünyanın vaziyetinden ve harbinden hiçbir haberim yokken, Avrupa'da, Rusya'daki çoluk çocuğa acıyarak tahattur ettim. O mânevî ihtarın beyan ettiği taksimat bu elîm şefkate bir merhem oldu. Şöyle ki:</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em>O musibet-i semaviyeden ve beşerin zâlim kısmının cinayetinin neticesi olarak gelen felâketten vefat eden ve perişan olanlar, eğer on beş yaşına kadar olanlar ise, ne dinde olursa olsun şehit hükmündedir. Müslümanlar gibi büyük mükâfat-ı mâneviyeleri, o musibeti hiçe indirir.</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em>On beşinden yukarı olanlar, eğer mâsum ve mazlum ise, mükâfatı büyüktür, belki onu Cehennemden kurtarır. Çünkü âhirzamanda madem fetret derecesinde din ve din-i Muhammedîye (a.s.m.) bir lâkaytlık perdesi gelmiş. Ve madem âhirzamanda Hazret-i İsâ'nın (a.s.) din-i hakikîsi hükmedecek, İslâmiyetle omuz omuza gelecek. Elbette şimdi, fetret gibi karanlıkta kalan ve Hazret-i İsa'ya (a.s.) mensup Hıristiyanların mazlumları, çektikleri felâketler onlar hakkında bir nevi şehadet denilebilir. Hususan ihtiyarlar ve musibetzedeler, fakir ve zayıflar, müstebit büyük zâlimlerin cebir ve şiddetleri altında musibet çekiyorlar. Elbette o musibet onlar hakkında medeniyetin sefahetinden ve küfranından ve felsefenin dalâletinden ve küfründen gelen günahlara keffaret olmakla beraber, yüz derece onlara kârdır diye hakikatten haber aldım, Cenab-ı Erhamürrâhîmine hadsiz şükrettim. Ve o elîm elem ve şefkatten tesellî buldum.</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em>Eğer o felâketi gören zâlimler ise ve beşerin perişaniyetini ihzar eden gaddarlar ve kendi menfaati için insan âlemine ateş veren hodgâm, alçak insî şeytanlar ise, tam müstehak ve tam adalet-i Rabbaniyedir.</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em></em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #3f3151"><em>Eğer o felâketi çekenler mazlumların imdadına koşanlar ve istirahat-i beşeriye için ve esasat-ı diniyeyi ve mukaddesat-ı semaviyeyi ve hukuk-u insaniyeyi muhafaza için mücadele edenler ise, elbette o fedakârlığın mânevî ve uhrevî neticesi o kadar büyüktür ki, o musibeti onlar hakkında medâr-ı şeref yapar, sevdirir...alıntıdır </em></span></span></strong></p><p>[/FONT]</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="hulusi, post: 124842, member: 32"] [FONT=Arial, Helvetica, sans-serif][B][SIZE=3][COLOR=#3f3151][/COLOR][/SIZE][/B][/FONT] [FONT=Arial, Helvetica, sans-serif][B][SIZE=3][COLOR=#3f3151][I][IMG]http://www.guncelyorumlar.com/uploaded_images/acizlik2-735865.JPG[/IMG] Mardin Mazıdağı Bilge köyünde cereyan eden elim hadise münasebetiyle Bediüzzaman Hazretlerinin böyle hadiselerde Kur'an'ın hakiki adaletini, "bir insanın hayat hakkı bütün insanlar için dahi feda edilmez" diye olan ve "bir insanın hatasıyla onun akrabası ve yakınları mesul olmayacağı" gibi hakikatlarını nazara vermesini ve bu mealdeki bir kaç mektubunu takdim etmek istedik. Çünki Kur'an'ın nazarı birinci derecede ahiret olmakla beraber dünya cihetiyle dahi insanların sulh, selamet ve saadet içinde yaşayacakları düsturları beyan etmiştir. Binaenaleyh insanların bilhassa Müslümanların Kur'an'ın bu gibi düsturlarını nazara alarak itidal ve istikametle hareket etmesi, zulme taraftar olmaması ve daima insanlığın sulh ve saadetine çalışması ve müspet hareket etmesi zaruridir. Hem bu hadiseleri siyah bulutlar altında ateşler saçan zahiri sureti altında, rahmet ve hikmetin bereketli yağmurları var olduğunu ümit ediyoruz. [/I] [/COLOR][/SIZE][/B][CENTER][B][SIZE=3][COLOR=#3f3151][I][IMG]http://www.atin.org/images/guncel/kuran05.gif[/IMG][/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER] [LEFT] [/LEFT] [B][SIZE=3][COLOR=#3f3151][I]"Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde fesat çıkarmamış birisini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir." Mâide Sûresi, 5:32. Âyetin mânâ-ı işarîsiyle, bir mâsumun hakkı, bütün halk için dahi iptal edilmez. Bir fert dahi, umumun selâmeti için feda edilmez. Cenâb-ı Hakkın nazar-ı merhametinde hak haktır, küçüğüne büyüğüne bakılmaz. Küçük, büyük için iptal edilmez. Bir cemaatin selâmeti için, bir ferdin rızası bulunmadan, hayatı ve hakkı feda edilmez. Hamiyet namına, rızasıyla olsa, o başka meseledir. (Mektubat-53) [/I][/COLOR][/SIZE][/B][CENTER][B][SIZE=3][COLOR=#3f3151][I][IMG]http://www.atin.org/images/guncel/kuran06.gif[/IMG][/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER] [LEFT] [/LEFT] [CENTER][B][SIZE=3][COLOR=#3f3151][I][IMG]http://www.atin.org/images/guncel/kuran07.gif[/IMG][/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER] [LEFT] [/LEFT] [B][SIZE=3][COLOR=#3f3151][I]"Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık; sonra da, birbirinizi tanıyasınız diye milletlere ve kabilelere ayırdık." Hucurat Sûresi, 49:13. Yani, [/I][/COLOR][/SIZE][/B][CENTER][B][SIZE=3][COLOR=#3f3151][I][IMG]http://www.atin.org/images/guncel/kuran01.gif[/IMG][/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER] [LEFT] [/LEFT] [B][SIZE=3][COLOR=#3f3151][I]Yani, "Sizi taife taife, millet millet, kabile kabile yaratmışım, tâ birbirinizi tanımalısınız ve birbirinizdeki hayat-ı içtimaiyeye ait münasebetlerinizi bilesiniz, birbirinize muavenet edesiniz. Yoksa, sizi kabile kabile yaptım ki, yekdiğerinize karşı inkârla yabanî bakasınız, husumet ve adâvet edesiniz değildir." Şu âyet-i kerimenin işaret ettiği teârüf ve teâvün düsturunun beyanı için deriz ki: Nasıl ki bir ordu fırkalara, fırkalar alaylara, alaylar taburlara, bölüklere, tâ takımlara kadar tefrik edilir. Tâ ki, her neferin muhtelif ve müteaddit münasebâtı ve o münasebâta göre vazifeleri tanınsın, bilinsin-tâ, o ordunun efradları, düstur-u teâvün altında hakikî bir vazife-i umumiye görsün ve hayat-ı içtimaiyeleri a'dânın hücumundan masun kalsın. Yoksa, tefrik ve inkısam, bir bölük bir bölüğe karşı rekabet etsin, bir tabur bir tabura karşı muhasamet etsin, bir fırka bir fırkanın aksine hareket etsin değildir. (Mektubat - 321) [/I][/COLOR][/SIZE][/B][CENTER][B][SIZE=3][COLOR=#3f3151][I][IMG]http://www.atin.org/images/guncel/kuran02.gif[/IMG][/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER] [LEFT] [/LEFT] [B][SIZE=3][COLOR=#3f3151][I]"Şefkat etmek, zulüm ve zarar etmemektir." Çünkü ( Fâtır Sûresi, 35:18.) [/I][/COLOR][/SIZE][/B][CENTER][B][SIZE=3][COLOR=#3f3151][I][IMG]http://www.atin.org/images/guncel/kuran03.gif[/IMG][/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER] [LEFT] [/LEFT] [B][SIZE=3][COLOR=#3f3151][I]yani, "Birisinin hatâsıyla, başkası veya akrabası hatakâr olmaz, cezaya müstehak olmaz" olan düstur-u irade-i İlâhiyeye karşı, bu zamanda ("İnsan ise, şüphesiz ki, çok zâlim ve çok nankördür." İbrahim Sûresi, 14:34.) sırrıyla şedit bir zulümle mukabele eder.[/I][/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=3][COLOR=#3f3151][I][IMG]http://img144.imageshack.us/img144/9469/7df90fbaaa1a0e666ff393cnv7.jpg[/IMG] Tarafgirlik hissiyle, bir câninin hatâsıyla, değil yalnız akrabasına, belki taraftarlarına dahi adâvet eder. Elinden gelse zulmeder. Elinde hüküm varsa, bir adamın hatasıyla bir köye bomba atar. Halbuki bir mâsumun hakkı, yüz câni için feda edilmez; onların yüzünden ona zulmedilmez. Şimdiki vaziyet, yüz mâsumu birkaç câni için zararlara sokar. Mesela, hatâlı bir adama müteallik, biçare ihtiyar valide ve pederi ve mâsum çoluk çocukları ezmek, perişan etmek, tarafgirâne adâvet etmek, şefkatin esasına zıttır. Müslümanlar içinde tarafgirâne cereyanlar yüzünden, böyle mâsumlar zulümden kurtulamıyorlar. Hususan ihtilâle sebebiyet veren vaziyetler, bütün bütün zulmü dağıtır, genişletir. (Emirdağ L. I - 39) Gayet ehemmiyetlidir. [/I] [/COLOR][/SIZE][/B][CENTER][B][SIZE=3][COLOR=#3f3151][I][IMG]http://www.atin.org/images/guncel/kuran04.gif[/IMG][/I][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER] [LEFT] [/LEFT] [B][SIZE=3][COLOR=#3f3151][I]Şiddet-i şefkat ve rikkatten, bu kışın şiddetli soğuğuyla beraber mânevî ve şiddetli bir soğuk ve musibet-i beşeriyeden biçarelere gelen felâketler, helâketler, sefaletler, açlıklar şiddetle rikkatime dokundu. Birden ihtar edildi ki: Böyle musibetlerde kâfir de olsa hakkında bir nevi merhamet ve mükâfat vardır ki, o musibet ona nispeten çok ucuz düşer. Böyle musibet-i semaviye mâsumlar hakkında bir nevi şehadet hükmüne geçiyor. Üç dört aydır ki, dünyanın vaziyetinden ve harbinden hiçbir haberim yokken, Avrupa'da, Rusya'daki çoluk çocuğa acıyarak tahattur ettim. O mânevî ihtarın beyan ettiği taksimat bu elîm şefkate bir merhem oldu. Şöyle ki: O musibet-i semaviyeden ve beşerin zâlim kısmının cinayetinin neticesi olarak gelen felâketten vefat eden ve perişan olanlar, eğer on beş yaşına kadar olanlar ise, ne dinde olursa olsun şehit hükmündedir. Müslümanlar gibi büyük mükâfat-ı mâneviyeleri, o musibeti hiçe indirir. On beşinden yukarı olanlar, eğer mâsum ve mazlum ise, mükâfatı büyüktür, belki onu Cehennemden kurtarır. Çünkü âhirzamanda madem fetret derecesinde din ve din-i Muhammedîye (a.s.m.) bir lâkaytlık perdesi gelmiş. Ve madem âhirzamanda Hazret-i İsâ'nın (a.s.) din-i hakikîsi hükmedecek, İslâmiyetle omuz omuza gelecek. Elbette şimdi, fetret gibi karanlıkta kalan ve Hazret-i İsa'ya (a.s.) mensup Hıristiyanların mazlumları, çektikleri felâketler onlar hakkında bir nevi şehadet denilebilir. Hususan ihtiyarlar ve musibetzedeler, fakir ve zayıflar, müstebit büyük zâlimlerin cebir ve şiddetleri altında musibet çekiyorlar. Elbette o musibet onlar hakkında medeniyetin sefahetinden ve küfranından ve felsefenin dalâletinden ve küfründen gelen günahlara keffaret olmakla beraber, yüz derece onlara kârdır diye hakikatten haber aldım, Cenab-ı Erhamürrâhîmine hadsiz şükrettim. Ve o elîm elem ve şefkatten tesellî buldum. Eğer o felâketi gören zâlimler ise ve beşerin perişaniyetini ihzar eden gaddarlar ve kendi menfaati için insan âlemine ateş veren hodgâm, alçak insî şeytanlar ise, tam müstehak ve tam adalet-i Rabbaniyedir. Eğer o felâketi çekenler mazlumların imdadına koşanlar ve istirahat-i beşeriye için ve esasat-ı diniyeyi ve mukaddesat-ı semaviyeyi ve hukuk-u insaniyeyi muhafaza için mücadele edenler ise, elbette o fedakârlığın mânevî ve uhrevî neticesi o kadar büyüktür ki, o musibeti onlar hakkında medâr-ı şeref yapar, sevdirir...alıntıdır [/I][/COLOR][/SIZE][/B] [/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Genel ve Güncel Haberler
İnsanın Hayat Hakkı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst