Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
insanın kalbi ve şuuru, bütün kuvvetiyle beka(sonsuzluk) istiyor..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ahmet.1" data-source="post: 480901" data-attributes="member: 1040028"><p><em><span style="font-size: 12px"><strong>Ey Rahmanürrahîm! Ey Sadık-ul Va'd-il Emin! Ey Mâlik-i Yevmiddin! </strong></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px">Senin Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmının talimiyle ve Kur'an-ı Hakîminin irşadıyla anladım ki: Madem kâinatın en müntehab neticesi hayattır.. ve hayatın en müntehab hülâsası ruhtur.. ve zîruhun en müntehab kısmı zîşuurdur.. ve zîşuurun en câmii insandır.. ve bütün kâinat ise, hayata müsahhardır ve onun için çalışıyor.. ve zîhayatlar, zîruhlara müsahhardır, onlar için dünyaya gönderiliyorlar.. ve zîruhlar, insanlara müsahhardır, onlara yardım ediyorlar.. ve insanlar fıtraten Hâlıkını pek ciddî severler ve Hâlıkları onları hem sever, hem kendini onlara her bir vesile ile sevdirir.. ve insanın istidadı ve cihazat-ı maneviyesi, başka bir bâki âleme ve ebedî bir hayata bakıyor.. ve insanın kalbi ve şuuru, bütün kuvvetiyle beka istiyor.. ve lisanı, hadsiz dualarıyla beka için Hâlıkına yalvarıyor; elbette ve herhalde, o çok seven ve sevilen ve mahbub ve muhib olan insanları dirilmemek üzere öldürmekle, ebedî bir muhabbet için yaradılmış iken, ebedî bir adavetle gücendirmek olamaz ve kabil değildir. Belki başka bir ebedî âlemde mes'udane yaşaması hikmetiyle, bu dünyada çalışmak ve onu kazanmak için gönderilmiştir. Ve insana tecelli eden isimlerin, bu fâni ve kısa hayattaki cilveleriyle âlem-i bekada onların âyinesi olan insanların, ebedî cilvelerine mazhar olacaklarına işaret ederler.</span></em></p><p><span style="color: #008000">Rahmanürrahîm: Rahman ve Rahîm olan Allah(cc), sayısız nimetlerin merhametli sahibi ve vericisi olan çok acıyıcı ve şefkatli Allah(cc).</span></p><p><span style="color: #008000">Sadık-ul Va'd-il Emin: Va'dinde sâdık olan emin, verdiği sözü yerine getiren sonsuz güven sahibi Allah(cc).</span></p><p><span style="color: #008000">Mâlik-i Yevmiddin: Din gününün sahibi, herşeyin açığa çıkacağı ve karşılıklarının verileceği günün sahibi.</span></p><p><span style="color: #008000">Resul-i Ekrem: En değerli ve en üstün, en şerefli peygamber (Hz. Muhammed(asm)) </span></p><p><span style="color: #008000">Aleyhissalâtü Vesselâm: Salât ve selâm O'nun üzerine olsun.</span></p><p><span style="color: #008000">Talim: Öğretmek, eğitmek, yetiştirmek.</span></p><p><span style="color: #008000">Kur'an-ı Hakîm: Hikmetlerle dolu Kur'an.</span></p><p><span style="color: #008000">İrşadıyla: Doğru yol göstermesiyle.</span></p><p><span style="color: #008000">Müntehab: Seçilmiş.</span></p><p><span style="color: #008000">Hülâsası: Özeti.</span></p><p><span style="color: #008000">Zîruh: Ruh sahibi, ruhlu.</span></p><p><span style="color: #008000">Zîşuur: Şuur sahibi, bilinç sahibi, şuurlu, bilinçli.</span></p><p><span style="color: #008000">Müsahhar: Emir ve isteğe bağlı, emir dinler, boyun eğip emir dinler, isteneni yapmaya hazır.</span></p><p><span style="color: #008000">Müsahhardır: İsteneni yapmaya hazırdır.</span></p><p><span style="color: #008000">Fıtraten: Yaratılışça, yaratılıştan, yaratılış bakımından.</span></p><p><span style="color: #008000">Hâlık: Yaratıcı Allah, yoktan en güzel şekilde yaratan Allah(cc).</span></p><p><span style="color: #008000">Vesile: Bahane, sebep. * Vasıta, araç, yol.</span></p><p><span style="color: #008000">İstidad: Kabiliyet, yetenek.</span></p><p><span style="color: #008000">Cihazat-ı maneviye: Manevî duygular, güçler ve yetenekler.</span></p><p><span style="color: #008000">Bâki: Ebedî, sonsuz, ölümsüz olan.</span></p><p><span style="color: #008000">Ebedî: Sonsuz, sonsuzlukla ilgili.</span></p><p><span style="color: #008000">Beka: Devamlılık, sonsuzluk.</span></p><p><span style="color: #008000">Hadsiz: Sınırsız, sayısız.</span></p><p><span style="color: #008000">Mahbub: Muhabbet edilen, sevilen, sevgili.</span></p><p><span style="color: #008000">Muhib: Seven.</span></p><p><span style="color: #008000">Adavet: Düşmanlık.</span></p><p><span style="color: #008000">Kabil değildir: Mümkün değildir.</span></p><p><span style="color: #008000">Mes'udane: Saadetli şekilde, mutluluk içinde, mutlu olarak.</span></p><p><span style="color: #008000">Fâni: Gelip geçici.</span></p><p><span style="color: #008000">Cilve: Belirti, eseriyle kendini belli etme.</span></p><p><span style="color: #008000">Âlem-i bekada: Ölümsüz sonsuz dünyada.</span></p><p><span style="color: #008000">Mazhar: Sahip olma, ulaşma, kazanma, nail olma, erişme. *Görünüp ortaya çıktığı yer, ayna.</span></p><p></p><p><em><span style="font-size: 12px">Evet, ebedînin sadık dostu, ebedî olacak. Ve Bâki'nin âyine-i zîşuuru, bâki olmak lâzım gelir.</span></em></p><p><span style="color: #008000">Sadık: Doğru, gerçek, hakiki, sahte olmayan. *Sözünde, vaadinde, işinde doğru olan.</span></p><p><span style="color: #008000">Âyine-i zîşuur: Şurlu ayna.</span></p><p></p><p><em><span style="font-size: 12px">Hayvanların ruhları bâki kalacağı ve Hüdhüd-ü Süleymanî (A.S.) ve Neml'i ve Naka-i Sâlih (A.S.) ve Kelb-i Ashab-ı Kehf gibi bazı efrad-ı mahsusa; hem ruhu, hem cesediyle bâki âleme gideceği ve herbir nev'in arasıra istimal için bir tek cesedi bulunacağı rivayat-ı sahihadan anlaşılmakla beraber; hikmet ve hakikat, hem rahmet ve rububiyet öyle iktiza ediyorlar.</span></em></p><p><span style="color: #008000">Hüdhüd-ü Süleymanî: Hz. Süleyman zamanında, Hicaz ile Yemen arasında bulunan ve Sabâ denilen ülkede kraliçe olan ve güneşe tapan Belkıs ile Süleyman arasında haberleşmeye vesile olan kuşun ismi.</span></p><p><span style="color: #008000">Naka-i Sâlih: Salih Peygamber'in (a.s.) bir mu'cizesi olarak kayadan çıkan devesi.</span></p><p><span style="color: #008000">Kelb-i Ashab-ı Kehf: Ashâb-ı Kehf'in köpeği, kıtmir. </span></p><p><span style="color: #008000">Efrad-ı mahsusa: Mahsus fertler.</span></p><p><span style="color: #008000">Bâki: Ebedî, sonsuz, ölümsüz olan.</span></p><p><span style="color: #008000">Rivayat-ı sahiha: Peygamberimiz(asm) tarafından söylendiği kesin ve şüphesiz olan bize aktarılan sözleri.</span></p><p><span style="color: #008000">Hikmet: Gözetilen fayda ve gaye. *Herkesin bilmediği gizli sebep; gizli, bilinmeyen nokta. </span></p><p><span style="color: #008000">Hakikat: Gerçek, hayalî olmayan, görülen, mevcut olan, bir şeyin aslı ve esası. </span></p><p><span style="color: #008000">Rahmet: Acıma, merhamet etme, esirgeme, bağışlama, şefkat gösterme. *Allah'ın kullarını esirgemesi, onlara acıyıp bağışlaması, onlara maddî ve manevî nimetler vermesi, onların günahlarını silmesi.</span></p><p><span style="color: #008000">Rububiyet: Rabblık, ilâhlık. *Cenâb-ı Allah'ın her zaman, her yerde, her mahluka muhtaç olduğu şeyleri vermesi, terbiye, tedbir ve mâlikiyeti ve besleyiciliği keyfiyeti. *Efendilik, sahiplik.</span></p><p><span style="color: #008000">İktiza: Gerekme, lazım gelme.</span></p><p></p><p><strong><em><span style="font-size: 15px">Şualar</span></em></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ahmet.1, post: 480901, member: 1040028"] [I][SIZE=3][B]Ey Rahmanürrahîm! Ey Sadık-ul Va'd-il Emin! Ey Mâlik-i Yevmiddin! [/B] Senin Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmının talimiyle ve Kur'an-ı Hakîminin irşadıyla anladım ki: Madem kâinatın en müntehab neticesi hayattır.. ve hayatın en müntehab hülâsası ruhtur.. ve zîruhun en müntehab kısmı zîşuurdur.. ve zîşuurun en câmii insandır.. ve bütün kâinat ise, hayata müsahhardır ve onun için çalışıyor.. ve zîhayatlar, zîruhlara müsahhardır, onlar için dünyaya gönderiliyorlar.. ve zîruhlar, insanlara müsahhardır, onlara yardım ediyorlar.. ve insanlar fıtraten Hâlıkını pek ciddî severler ve Hâlıkları onları hem sever, hem kendini onlara her bir vesile ile sevdirir.. ve insanın istidadı ve cihazat-ı maneviyesi, başka bir bâki âleme ve ebedî bir hayata bakıyor.. ve insanın kalbi ve şuuru, bütün kuvvetiyle beka istiyor.. ve lisanı, hadsiz dualarıyla beka için Hâlıkına yalvarıyor; elbette ve herhalde, o çok seven ve sevilen ve mahbub ve muhib olan insanları dirilmemek üzere öldürmekle, ebedî bir muhabbet için yaradılmış iken, ebedî bir adavetle gücendirmek olamaz ve kabil değildir. Belki başka bir ebedî âlemde mes'udane yaşaması hikmetiyle, bu dünyada çalışmak ve onu kazanmak için gönderilmiştir. Ve insana tecelli eden isimlerin, bu fâni ve kısa hayattaki cilveleriyle âlem-i bekada onların âyinesi olan insanların, ebedî cilvelerine mazhar olacaklarına işaret ederler.[/SIZE][/I] [COLOR="#008000"]Rahmanürrahîm: Rahman ve Rahîm olan Allah(cc), sayısız nimetlerin merhametli sahibi ve vericisi olan çok acıyıcı ve şefkatli Allah(cc). Sadık-ul Va'd-il Emin: Va'dinde sâdık olan emin, verdiği sözü yerine getiren sonsuz güven sahibi Allah(cc). Mâlik-i Yevmiddin: Din gününün sahibi, herşeyin açığa çıkacağı ve karşılıklarının verileceği günün sahibi. Resul-i Ekrem: En değerli ve en üstün, en şerefli peygamber (Hz. Muhammed(asm)) Aleyhissalâtü Vesselâm: Salât ve selâm O'nun üzerine olsun. Talim: Öğretmek, eğitmek, yetiştirmek. Kur'an-ı Hakîm: Hikmetlerle dolu Kur'an. İrşadıyla: Doğru yol göstermesiyle. Müntehab: Seçilmiş. Hülâsası: Özeti. Zîruh: Ruh sahibi, ruhlu. Zîşuur: Şuur sahibi, bilinç sahibi, şuurlu, bilinçli. Müsahhar: Emir ve isteğe bağlı, emir dinler, boyun eğip emir dinler, isteneni yapmaya hazır. Müsahhardır: İsteneni yapmaya hazırdır. Fıtraten: Yaratılışça, yaratılıştan, yaratılış bakımından. Hâlık: Yaratıcı Allah, yoktan en güzel şekilde yaratan Allah(cc). Vesile: Bahane, sebep. * Vasıta, araç, yol. İstidad: Kabiliyet, yetenek. Cihazat-ı maneviye: Manevî duygular, güçler ve yetenekler. Bâki: Ebedî, sonsuz, ölümsüz olan. Ebedî: Sonsuz, sonsuzlukla ilgili. Beka: Devamlılık, sonsuzluk. Hadsiz: Sınırsız, sayısız. Mahbub: Muhabbet edilen, sevilen, sevgili. Muhib: Seven. Adavet: Düşmanlık. Kabil değildir: Mümkün değildir. Mes'udane: Saadetli şekilde, mutluluk içinde, mutlu olarak. Fâni: Gelip geçici. Cilve: Belirti, eseriyle kendini belli etme. Âlem-i bekada: Ölümsüz sonsuz dünyada. Mazhar: Sahip olma, ulaşma, kazanma, nail olma, erişme. *Görünüp ortaya çıktığı yer, ayna.[/COLOR] [I][SIZE=3]Evet, ebedînin sadık dostu, ebedî olacak. Ve Bâki'nin âyine-i zîşuuru, bâki olmak lâzım gelir.[/SIZE][/I] [COLOR="#008000"]Sadık: Doğru, gerçek, hakiki, sahte olmayan. *Sözünde, vaadinde, işinde doğru olan. Âyine-i zîşuur: Şurlu ayna.[/COLOR] [I][SIZE=3]Hayvanların ruhları bâki kalacağı ve Hüdhüd-ü Süleymanî (A.S.) ve Neml'i ve Naka-i Sâlih (A.S.) ve Kelb-i Ashab-ı Kehf gibi bazı efrad-ı mahsusa; hem ruhu, hem cesediyle bâki âleme gideceği ve herbir nev'in arasıra istimal için bir tek cesedi bulunacağı rivayat-ı sahihadan anlaşılmakla beraber; hikmet ve hakikat, hem rahmet ve rububiyet öyle iktiza ediyorlar.[/SIZE][/I] [COLOR="#008000"]Hüdhüd-ü Süleymanî: Hz. Süleyman zamanında, Hicaz ile Yemen arasında bulunan ve Sabâ denilen ülkede kraliçe olan ve güneşe tapan Belkıs ile Süleyman arasında haberleşmeye vesile olan kuşun ismi. Naka-i Sâlih: Salih Peygamber'in (a.s.) bir mu'cizesi olarak kayadan çıkan devesi. Kelb-i Ashab-ı Kehf: Ashâb-ı Kehf'in köpeği, kıtmir. Efrad-ı mahsusa: Mahsus fertler. Bâki: Ebedî, sonsuz, ölümsüz olan. Rivayat-ı sahiha: Peygamberimiz(asm) tarafından söylendiği kesin ve şüphesiz olan bize aktarılan sözleri. Hikmet: Gözetilen fayda ve gaye. *Herkesin bilmediği gizli sebep; gizli, bilinmeyen nokta. Hakikat: Gerçek, hayalî olmayan, görülen, mevcut olan, bir şeyin aslı ve esası. Rahmet: Acıma, merhamet etme, esirgeme, bağışlama, şefkat gösterme. *Allah'ın kullarını esirgemesi, onlara acıyıp bağışlaması, onlara maddî ve manevî nimetler vermesi, onların günahlarını silmesi. Rububiyet: Rabblık, ilâhlık. *Cenâb-ı Allah'ın her zaman, her yerde, her mahluka muhtaç olduğu şeyleri vermesi, terbiye, tedbir ve mâlikiyeti ve besleyiciliği keyfiyeti. *Efendilik, sahiplik. İktiza: Gerekme, lazım gelme.[/COLOR] [B][I][SIZE=4]Şualar[/SIZE][/I][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
insanın kalbi ve şuuru, bütün kuvvetiyle beka(sonsuzluk) istiyor..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst