Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
İnsansızlaştırma...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="SaYa" data-source="post: 132824" data-attributes="member: 5"><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">Batı uygarlığının karakteri ateştir. Korkutmak, yakmak, yıkmak, yok etmek!</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">Ateşin bilgiyi temsil etmesi boşuna değil. Orada sadece aydınlanma yok, Promete’nin Tanrı’dan ateşi çalması ile başlar mitolok hikâye ve sonra Pandorassa kutusunun açılması. Yani cinin şişeden çıkması. Aydın kelimesinin etimolojisi de bu mitoloji ile ilgili. Mesela Münevver ile Aydın arasında temelde ontolojik bir fark var. Münevver içinde hakikatin bilgisi olan, akıl ve hikmet sahibi, yaradılıştan üstün olan; aydın ise ateş/ışık ve beş duyusu ile doğayı algılayan, ona hükmetme çabasındaki kişiyi ifade eder. Münevverin bilgisi “Vehbi”, Aydının bilgisi “kesbi”dir. Biri hakikati arar, diğeri gerçeği!</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">Judeo-Grek kültüründe bu sembollerin özel bir anlamı vardır. Bu mitoloji, Mecusiliğe kadar uzar. Sabiilerin aya yıldıza tapmalarının hikmeti de budur bir yerde.</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">Kızılderililerin yok edilmeleri, zencilerin köleleştirilmesi, Haçlı Seferleri, dünya savaşları, soğuk savaş, darbeler, kontrgerilla örgütleri, hepsi bu kültürün ürünüdür.</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">Geçen gün bir arkadaştan mail aldım. Mesajda diyordu ki;</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">“Sevgili dostum. Teksas Üniversitelerinden birisinde Ekoloji Profesörü olan Eric R. Pianka, Mart 2006’da Beaumont Üniversitesi, Teksas’ta kendisine verilen ‘Teksas’ın Seçkin Bilim Adamı’ ödülü programı sırasında, televizyon kamerasını kapattırdıktan sonra, yaptığı konuşmada, insanların diğer varlıklardan daha üstün olduğu fikrinin yanlış olduğunu, hatta insanların mikroptan bile üstün olmadığını söyledikten sonra, dünyanın yaşayabilmesi için insanların nüfusunun çok fazla azaltılması gerektiğini belirtmiş, AIDS, savaşlar, açlık vs. gibi seylerin bu fazla nüfusu azaltamayacağını (en azından kısa sürede) eklemiş ve dünya nüfusunun % 90’ının çok kısa zamanda yok edilmesine yetecek ‘havadan atılabilecek’ Ebola virüsünün mevcut olduğunu söylemiş ve orada bulunanlarca ayakta alkışlandıktan sonra ödülünü almış. Nice 1 Mayıslara ve de domuz griplerine. Selamlar. Demir”</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">Bana sorarsanız mesela Güneydoğu’da son bir asırdır yaşananlar, insansızlaştırma operasyonundan başka bir şey değil.</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">Geçen gün Dr. Sürat ucuz birtakım ilaçların piyasadan çekilmesi ile ilgili ilginç şeyler anlattı.</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">Bu konuda bir sürü komplo teorisi var. Mesela aşılarla kısırlaştırıldığımız yönünde. Ya da doğum kontrolü. Ailesizleştirme. Evlilik yerine birlikte yaşam. Çocuk büyütmek yerine köpek beslemek mesela.</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">Çin’de ve Hindistan’da acımasız bir doğum kontrolü uygulandığını biliyor olmalısınız.</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">Hatırlarsanız; AIDS’in bir biyolojik savaş silahı üretelim derken laboratuvardan yayılan mikropların sebeb olduğu bir hastalık olduğu da söylenir. Tabiî bunların isbatlanması kolay değil.</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">Gen teknolojisi ile nano teknolojisi, klonlama ile kişiye özel ilaçlar geliştirilebilmesi, aynı zamanda kişiye özel mikroplar geliştirme anlamına da geliyor.</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">İnsanları mankurtaştırma ya da biyolojik bir robot haline getirme konusunda çabalar da yok değil. Kimi sinir sistemini, kimi beyni kontrol etmek istiyor, kimi psikolojik etkiyi kullanmaya çalışıyor. İpnotik etki ve uzaktan kontrol yanında parapsikolojik müdahaleler de söz konusu.</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">İşin ilginç yanı, teolojik beklentiler ya da bilim teknik temelli kurgular, insanları bu yönde ciddi bir etki altında bırakıyor. 2012, Niburi, Marduk vs.</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">Teolojik açıdan ise, Mehdi ve Mesih beklentisi, Yecüc-Mecüc, Dabbetül Arz konuları, kıyamet savaşı olarak tanımlayabileceğimiz Melheme-i Kübra ya da Yuhanna Vahyindeki tanımı ile Hıristiyan dünyasının beklediği Armegedon, Gog-Magog inanışı, dünyanın sonuna ilişkin rivayetler kafaları karıştırmaya yetiyor.</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">Kıyamet savaşında insaların üçte ikisi ya da beşte dördünün hayatını yok edeceği iddiaları da aslında “madem birileri ölecek, birileri yaşayacaksa, yaşayanlar arasında olma” konusunda insanların şuuraltını tetikliyor olabilir.</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">Madem dünya insanlara yetmiyor, ekonomik ve siyasi kriz, çevresel felâketler önlenemiyor, o zaman buna sebeb olanların ipini çekmek gerek.</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">Birileri böyle düşünüyor olabilir. Teksas’dan gelen haber de bunu doğrular nitelikte.</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">Kimyasal silah, biyolojik silahlar, nükleer silah, salgın hastalıklar, kitlesel ölümlere yol açması beklenen ekolojik felâketlerle beslenen bu tür rivayetlerin, gelecekte insanların korkulu rüyası olacağı açık.</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">Bu konuda o kadar çok rivayet var ki? Genetik kirlenmenin sebeb olacağı allerjik reaksiyonlara ilişkin rivayetler bile tek başına bir felâketin eşiğinde olduğumuzu gösteriyor. Psikolojik sorunlar, yeni yaşam tarzının sebeb olduğu sakat doğumlar ve değişik sebeblere bağlı engellilerin hızla artması, nüfusun hızla yaşlanması, can sıkıcı bir sürü ihtimali de beraberinde getiriyor.</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">Bu arada batıda yüzbinlerce insanın çeşitli sebeblerle kısırlaştırıldıklarını biliyor muydunuz? Zaten bir kısmı uyuşturucu, alkol ve psikolojik sebeblerle bu konuda yeterliliğini kaybetmiş durumda. Bunun yerine tüp bebek, taşıyıcı anne, genetik müdahale ile çocuk sahibi olma arayışı içinde. Sakat olma ihtimaline dayalı olarak ya da başka sebeblerle birçok embrio günyüzü görmeden istenmeyen gebelik adı altında sonlandırılıyor.</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">Anlayacağınız, savaş, terör yetmiyor, bir de böyle örtülü bir savaş var.</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">Görünen o ki; “Bir hayata çattık ki; hayata kurmuş pusu!”</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">Allah (c.c.) encamımızı hayreyleye.</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">Selâm ve dua ile.</span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen"></span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Garamond'"><strong><span style="color: darkgreen">Abdurrahman Dilipak</span></strong></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="SaYa, post: 132824, member: 5"] [SIZE=4][FONT=Garamond][B][COLOR=darkgreen]Batı uygarlığının karakteri ateştir. Korkutmak, yakmak, yıkmak, yok etmek! Ateşin bilgiyi temsil etmesi boşuna değil. Orada sadece aydınlanma yok, Promete’nin Tanrı’dan ateşi çalması ile başlar mitolok hikâye ve sonra Pandorassa kutusunun açılması. Yani cinin şişeden çıkması. Aydın kelimesinin etimolojisi de bu mitoloji ile ilgili. Mesela Münevver ile Aydın arasında temelde ontolojik bir fark var. Münevver içinde hakikatin bilgisi olan, akıl ve hikmet sahibi, yaradılıştan üstün olan; aydın ise ateş/ışık ve beş duyusu ile doğayı algılayan, ona hükmetme çabasındaki kişiyi ifade eder. Münevverin bilgisi “Vehbi”, Aydının bilgisi “kesbi”dir. Biri hakikati arar, diğeri gerçeği! Judeo-Grek kültüründe bu sembollerin özel bir anlamı vardır. Bu mitoloji, Mecusiliğe kadar uzar. Sabiilerin aya yıldıza tapmalarının hikmeti de budur bir yerde. Kızılderililerin yok edilmeleri, zencilerin köleleştirilmesi, Haçlı Seferleri, dünya savaşları, soğuk savaş, darbeler, kontrgerilla örgütleri, hepsi bu kültürün ürünüdür. Geçen gün bir arkadaştan mail aldım. Mesajda diyordu ki; “Sevgili dostum. Teksas Üniversitelerinden birisinde Ekoloji Profesörü olan Eric R. Pianka, Mart 2006’da Beaumont Üniversitesi, Teksas’ta kendisine verilen ‘Teksas’ın Seçkin Bilim Adamı’ ödülü programı sırasında, televizyon kamerasını kapattırdıktan sonra, yaptığı konuşmada, insanların diğer varlıklardan daha üstün olduğu fikrinin yanlış olduğunu, hatta insanların mikroptan bile üstün olmadığını söyledikten sonra, dünyanın yaşayabilmesi için insanların nüfusunun çok fazla azaltılması gerektiğini belirtmiş, AIDS, savaşlar, açlık vs. gibi seylerin bu fazla nüfusu azaltamayacağını (en azından kısa sürede) eklemiş ve dünya nüfusunun % 90’ının çok kısa zamanda yok edilmesine yetecek ‘havadan atılabilecek’ Ebola virüsünün mevcut olduğunu söylemiş ve orada bulunanlarca ayakta alkışlandıktan sonra ödülünü almış. Nice 1 Mayıslara ve de domuz griplerine. Selamlar. Demir” Bana sorarsanız mesela Güneydoğu’da son bir asırdır yaşananlar, insansızlaştırma operasyonundan başka bir şey değil. Geçen gün Dr. Sürat ucuz birtakım ilaçların piyasadan çekilmesi ile ilgili ilginç şeyler anlattı. Bu konuda bir sürü komplo teorisi var. Mesela aşılarla kısırlaştırıldığımız yönünde. Ya da doğum kontrolü. Ailesizleştirme. Evlilik yerine birlikte yaşam. Çocuk büyütmek yerine köpek beslemek mesela. Çin’de ve Hindistan’da acımasız bir doğum kontrolü uygulandığını biliyor olmalısınız. Hatırlarsanız; AIDS’in bir biyolojik savaş silahı üretelim derken laboratuvardan yayılan mikropların sebeb olduğu bir hastalık olduğu da söylenir. Tabiî bunların isbatlanması kolay değil. Gen teknolojisi ile nano teknolojisi, klonlama ile kişiye özel ilaçlar geliştirilebilmesi, aynı zamanda kişiye özel mikroplar geliştirme anlamına da geliyor. İnsanları mankurtaştırma ya da biyolojik bir robot haline getirme konusunda çabalar da yok değil. Kimi sinir sistemini, kimi beyni kontrol etmek istiyor, kimi psikolojik etkiyi kullanmaya çalışıyor. İpnotik etki ve uzaktan kontrol yanında parapsikolojik müdahaleler de söz konusu. İşin ilginç yanı, teolojik beklentiler ya da bilim teknik temelli kurgular, insanları bu yönde ciddi bir etki altında bırakıyor. 2012, Niburi, Marduk vs. Teolojik açıdan ise, Mehdi ve Mesih beklentisi, Yecüc-Mecüc, Dabbetül Arz konuları, kıyamet savaşı olarak tanımlayabileceğimiz Melheme-i Kübra ya da Yuhanna Vahyindeki tanımı ile Hıristiyan dünyasının beklediği Armegedon, Gog-Magog inanışı, dünyanın sonuna ilişkin rivayetler kafaları karıştırmaya yetiyor. Kıyamet savaşında insaların üçte ikisi ya da beşte dördünün hayatını yok edeceği iddiaları da aslında “madem birileri ölecek, birileri yaşayacaksa, yaşayanlar arasında olma” konusunda insanların şuuraltını tetikliyor olabilir. Madem dünya insanlara yetmiyor, ekonomik ve siyasi kriz, çevresel felâketler önlenemiyor, o zaman buna sebeb olanların ipini çekmek gerek. Birileri böyle düşünüyor olabilir. Teksas’dan gelen haber de bunu doğrular nitelikte. Kimyasal silah, biyolojik silahlar, nükleer silah, salgın hastalıklar, kitlesel ölümlere yol açması beklenen ekolojik felâketlerle beslenen bu tür rivayetlerin, gelecekte insanların korkulu rüyası olacağı açık. Bu konuda o kadar çok rivayet var ki? Genetik kirlenmenin sebeb olacağı allerjik reaksiyonlara ilişkin rivayetler bile tek başına bir felâketin eşiğinde olduğumuzu gösteriyor. Psikolojik sorunlar, yeni yaşam tarzının sebeb olduğu sakat doğumlar ve değişik sebeblere bağlı engellilerin hızla artması, nüfusun hızla yaşlanması, can sıkıcı bir sürü ihtimali de beraberinde getiriyor. Bu arada batıda yüzbinlerce insanın çeşitli sebeblerle kısırlaştırıldıklarını biliyor muydunuz? Zaten bir kısmı uyuşturucu, alkol ve psikolojik sebeblerle bu konuda yeterliliğini kaybetmiş durumda. Bunun yerine tüp bebek, taşıyıcı anne, genetik müdahale ile çocuk sahibi olma arayışı içinde. Sakat olma ihtimaline dayalı olarak ya da başka sebeblerle birçok embrio günyüzü görmeden istenmeyen gebelik adı altında sonlandırılıyor. Anlayacağınız, savaş, terör yetmiyor, bir de böyle örtülü bir savaş var. Görünen o ki; “Bir hayata çattık ki; hayata kurmuş pusu!” Allah (c.c.) encamımızı hayreyleye. Selâm ve dua ile. Abdurrahman Dilipak[/COLOR][/B][/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
İnsansızlaştırma...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst