Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Îsar Kıvamı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 453405" data-attributes="member: 1004566"><p> <table style='width: 100%'><tr><td>Îsar Kıvamı<br /> <br /> <br /> <br /> </td></tr><tr><td><table style='width: 100%'><tr><td><table style='width: 100%'><tr><td><strong>Cenâb-ı Hak buyuruyor</strong><br /> <br /> <strong>“Daha önce Medine’yi yurt edinmiş ve gönüllerine imanı yerleştirmiş olan kimseler, kendilerine göç edip gelenleri severler ve onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık hissetmezler. Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.” </strong>(Haşr, 9)</td></tr><tr><td><br /> <br /> <br /> </td></tr><tr><td><strong>Rasûlullah (sav) buyurdular:</strong><br /> <br /> <em>“İnfâk et, sayıp durma, Allâh da sana karşı nîmetini sayıp esirger. Paranı çömlekte saklama, Allâh da senden saklar.”</em> (Müslim, Zekât, 88)</td></tr><tr><td><br /> <br /> <br /> </td></tr><tr><td>Merhamette ve îsarda takvâ, insanı böyle yüce iltifatlara mazhar kılar. Hak dostlarının da en mühim vasıflarından biri merhamet noktasında, hep başkasını tercih ederek, nefsin tuzaklarından korunmaları, bu hususta da daima takvâ üzere olmalarıdır.<br /> <br /> Ubeydullah Ahrar Hazretleri anlatıyor:<br /> <br /> “Bir adam geldi:<br /> “-Açım beni doyur” dedi. O esnada benim de karnım açtı. Fakat elimde yardımda bulunacak bir para yoktu. O fakiri alıp bir aşçının yanına gittim:<br /> <br /> “-Param yok. Lâkin şu başımdaki sarık temizdir. İşine yarar, onunla tabakları kurularsın. Sarığa karşılık şu aç insana bir lokma ekmek ver.” dedim. O da bir tabak yemek verdi. Başında bekledim. Benim de karnım aç olmasına rağmen onu doyurdum. Sonra sarığımı çıkardım, koydum. Aşçı almak istemedi ama:<br /> <br /> “-Yok, ben sana söz verdim, al bu sarığı” dedim ve bıraktım.<br /> <br /> Sonra Allah bana imkânlar verdi. Çok zengin oldum. Çiftliğimde iki bin işçi çalışıyordu. Bu şartlar içinde de iki-üç hastanın bakım ve tedavisini üstlendim. Onlara bakıyordum. Öyle bir hâl oldu ki, onlar altlarına kaçırmaya başladılar. Ben birkaç testi su getiriyordum, onların altlarını yıkıyordum. Sonra o hastalık bana geçti. Ben yine onlara hizmet etmeye devam ettim.”<br /> Ne muazzam bir îsar ve merhamet tablosu…<br /> <br /> Onlar <strong>“İhsanda bulunun!” </strong>(Bakara, 195) emrine ittibâ eden, cümle mahlûkat ile muâmelâtında takvâ çizgisinden ayrılmayan, ihsan üzere olan kâmil insanlardır. (Osman Nûri Topbaş, İhlâs ve Takvâ)</td></tr><tr><td><br /> <br /> </td></tr><tr><td><strong><em>Her Güne Bir Esma-ül Hüsna</em></strong><strong><em> (Allah’ın En Güzel İsimleri)<br /> </em></strong><br /> <strong>el-Muhyî:</strong> Can bağışlayan, sağlık veren, dirilten, kalpleri dalâletten kurtarıp, iman ve zikirle dirilten, hayat veren demektir.</td></tr><tr><td><br /> <br /> </td></tr><tr><td><strong><em>Kısa Günün Kârı<br /> </em></strong><br /> Yâ Rabbî! Hem îmanımızı hem de bütün amellerimizi takvâ harcı ile güçlendir. Takvâmızı Sen’in râzı olduğun kıvamda eyle! İsminle yürekleri titreyen, âyetlerinle îmanları artan ve ancak Sana tevekkül eden mü’min kullarından eyle! Âmîn!..</td></tr></table></td></tr></table></td></tr></table></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 453405, member: 1004566"] [TABLE="width: 606, align: center"] [TR] [TD="bgcolor: #ffffff, align: left"]Îsar Kıvamı [/TD] [/TR] [TR] [TD="colspan: 2"][TABLE="width: 606"] [TR] [TD="width: 580, bgcolor: #ffffff, align: left"][TABLE="width: 570, align: center"] [TR] [TD][B]Cenâb-ı Hak buyuruyor[/B] [B]“Daha önce Medine’yi yurt edinmiş ve gönüllerine imanı yerleştirmiş olan kimseler, kendilerine göç edip gelenleri severler ve onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık hissetmezler. Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.” [/B](Haşr, 9)[/TD] [/TR] [TR] [TD="align: center"] [/TD] [/TR] [TR] [TD][B]Rasûlullah (sav) buyurdular:[/B] [I]“İnfâk et, sayıp durma, Allâh da sana karşı nîmetini sayıp esirger. Paranı çömlekte saklama, Allâh da senden saklar.”[/I] (Müslim, Zekât, 88)[/TD] [/TR] [TR] [TD="align: center"] [/TD] [/TR] [TR] [TD]Merhamette ve îsarda takvâ, insanı böyle yüce iltifatlara mazhar kılar. Hak dostlarının da en mühim vasıflarından biri merhamet noktasında, hep başkasını tercih ederek, nefsin tuzaklarından korunmaları, bu hususta da daima takvâ üzere olmalarıdır. Ubeydullah Ahrar Hazretleri anlatıyor: “Bir adam geldi: “-Açım beni doyur” dedi. O esnada benim de karnım açtı. Fakat elimde yardımda bulunacak bir para yoktu. O fakiri alıp bir aşçının yanına gittim: “-Param yok. Lâkin şu başımdaki sarık temizdir. İşine yarar, onunla tabakları kurularsın. Sarığa karşılık şu aç insana bir lokma ekmek ver.” dedim. O da bir tabak yemek verdi. Başında bekledim. Benim de karnım aç olmasına rağmen onu doyurdum. Sonra sarığımı çıkardım, koydum. Aşçı almak istemedi ama: “-Yok, ben sana söz verdim, al bu sarığı” dedim ve bıraktım. Sonra Allah bana imkânlar verdi. Çok zengin oldum. Çiftliğimde iki bin işçi çalışıyordu. Bu şartlar içinde de iki-üç hastanın bakım ve tedavisini üstlendim. Onlara bakıyordum. Öyle bir hâl oldu ki, onlar altlarına kaçırmaya başladılar. Ben birkaç testi su getiriyordum, onların altlarını yıkıyordum. Sonra o hastalık bana geçti. Ben yine onlara hizmet etmeye devam ettim.” Ne muazzam bir îsar ve merhamet tablosu… Onlar [B]“İhsanda bulunun!” [/B](Bakara, 195) emrine ittibâ eden, cümle mahlûkat ile muâmelâtında takvâ çizgisinden ayrılmayan, ihsan üzere olan kâmil insanlardır. (Osman Nûri Topbaş, İhlâs ve Takvâ)[/TD] [/TR] [TR] [TD="align: center"] [/TD] [/TR] [TR] [TD][B][I]Her Güne Bir Esma-ül Hüsna[/I][/B][B][I] (Allah’ın En Güzel İsimleri) [/I][/B] [B]el-Muhyî:[/B] Can bağışlayan, sağlık veren, dirilten, kalpleri dalâletten kurtarıp, iman ve zikirle dirilten, hayat veren demektir.[/TD] [/TR] [TR] [TD="align: center"] [/TD] [/TR] [TR] [TD][B][I]Kısa Günün Kârı [/I][/B] Yâ Rabbî! Hem îmanımızı hem de bütün amellerimizi takvâ harcı ile güçlendir. Takvâmızı Sen’in râzı olduğun kıvamda eyle! İsminle yürekleri titreyen, âyetlerinle îmanları artan ve ancak Sana tevekkül eden mü’min kullarından eyle! Âmîn!..[/TD] [/TR] [/TABLE] [/TD] [/TR] [/TABLE] [/TD] [/TR] [/TABLE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Îsar Kıvamı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst