Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
İşaratü'l İcâz
Işarat-ül İ'caz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ahmet.1" data-source="post: 567711" data-attributes="member: 1040028"><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px">ﺧَﺘَﻢَ ﺍﻟﻠَّﻪُ ﻋَﻠَﻰ ﻗُﻠُﻮﺑِﻬِﻢْ ﻭَ ﻋَﻠَﻰ ﺳَﻤْﻌِﻬِﻢْ ﻭَ ﻋَﻠَٓﻰ ﺍَﺑْﺼَﺎﺭِﻫِﻢْ ﻏِﺸَﺎﻭَﺓٌ ﻭَﻟَﻬُﻢْ ﻋَﺬَﺍﺏٌ ﻋَﻈِﻴﻢٌ</span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"></span></span><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-size: 15px"><em><strong>MUKADDEME: </strong></em></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"></span></span><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em></em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em>Bu âyetin üzerinde durmak îcab ediyor. Ehl-i İtizal, Ehl-i Cebr, Ehl-i Sünnet ve-l Cemaat gibi Ehl-i Kelâm'ın şu âyet-i azîmenin altında yaptıkları muharebe-i ilmiyelerini dinleyelim. Zira bu gibi fikrî harbler, ehl-i nazarı dikkate davet eder. Binaenaleyh onların bu âyette takib ettikleri cihetleri kontrol lâzımdır. </em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em></em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em>Evet Ehl-i Sünnet ve-l Cemaat'ın sırat-ı müstakim üzerine olduğunu, ötekilerin ya ifrata veya tefrite maruz kaldıklarını isbat için, bazı münasebetlerin zikri lâzımdır:</em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em></em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em><strong>Birincisi: </strong>Tahakkuk etmiş hakaiktendir ki; tesir-i hakikî, yalnız ve yalnız Allah'ındır. Öyle ise, Ehl-i İtizal'in abde verdiği tesir-i hakikî hilaf-ı hakikattir.</em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em></em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em><strong>İkincisi: </strong>Allah hakîmdir, öyle ise sevab ve ikab abes değildir; ancak istihkaka göredir. Öyle ise, ızdırar ve cebir yoktur.</em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em></em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em><strong>Üçüncüsü: </strong>Her şeyin biri mülk, diğeri melekût; yani biri dış, diğeri iç olmak üzere iki ciheti vardır. </em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em></em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em>Mülk ciheti, bazı şeylerde güzeldir, bazı şeylerde de çirkin görünür; âyinenin arka yüzü gibi. </em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em></em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em>Melekût ciheti ise, her şeyde güzeldir ve şeffaftır. Âyinenin dış yüzü gibi. Öyle ise, çirkin görünen şeyin yaratılışı, çirkin değildir, güzeldir. Ve aynı zamanda o gibi çirkinlerin yaratılışı, mehasini ikmal içindir. Öyle ise, çirkinin de bir nevi güzelliği vardır. Binaenaleyh bu hususta Ehl-i İtizal'in "Çirkin şeylerin halkı Allah'a ait değildir" dedikleri safsataya mahal kalmadı.</em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em></em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em><strong>Dördüncüsü: </strong>Meselâ darb ve katle terettüb eden elem ve ölüm gibi hasıl-ı bil'masdar ile tabir edilen şey, mahluk ve sabit olmakla beraber, camiddir. İlm-i sarfta malûmdur ki, camidlerden ism-i fâil gibi sıfatlar yapılamaz. Ancak kesbî, nisbî, itibarî olan mana-yı masdarîden yapılabilir. Öyle ise, ölümün hâlıkı kàtil değildir. Öyle ise, Ehl-i İtizal'in hatalarına, hata nazarıyla bakılmalıdır.</em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em></em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em><strong>Beşincisi: </strong>İnsanın katl gibi zahirî ve ihtiyarî olan fiilleri, nefsin meyelanına intiha eder. Cüz'-i ihtiyarî denilen şu nefs meyelanı üzerine münazaalar deveran eder.</em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em></em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em><strong>Altıncısı: </strong>Âdetullah üzerine, irade-i külliye-i İlahiye abdin irade-i cüz'iyesine bakar. Yani bunun bir fiile taallukundan sonra, o taalluk eder. Öyle ise cebr yoktur.</em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em></em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em><strong>Yedincisi: </strong>İlim, malûma tâbidir. Bu kaziyeye göre, malûm, ilme tâbi değildir; çünki devir lâzım gelir. Öyle ise bir insan, amelen yaptığı bir fiilin esbabını kadere havale etmekle, taallül ve bahaneler gösteremez.</em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em></em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em><strong>Sekizincisi: </strong>Ölüm gibi hasıl-ı bil'masdar denilen şey, kesb gibi bir masdara mütevakkıftır. Yani âdetullah üzerine o, hasıl-ı bil'masdarın vücuduna şart kılınmıştır. Kesb denilen masdarda, çekirdek ve ukde-i hayatiye meyelandır. Bu düğümün açılmasıyla, mes'eledeki düğüm de açılır.</em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em></em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em><strong>Dokuzuncusu: </strong>Cenab-ı Hakk'ın ef'alinde, tercih edici bir garaza, bir illete ihtiyaç yoktur. Ancak tercih edici, Cenab-ı Hakk'ın ihtiyarıdır.</em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em></em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em><strong>Onuncusu: </strong>Bir emrin, behemehal bir müessirin tesiriyle vücuda gelmesi lâzımdır ki, tereccuh-u bilâ-müreccih lâzım gelmesin. Amma itibarî emirlerde tahsis edici bir şey bulunmasa bile muhal lâzım gelmez.</em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em></em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em><strong>Onbirincisi: </strong>Bir şey, vücudu vâcib olmadıkça vücuda gelmez. Evet irade-i cüz'iyenin taallukuyla irade-i külliyenin taalluku bir şeyde içtima ettikleri zaman, o şeyin vücudu vâcib olur ve derhal vücuda gelir.</em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em></em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em><strong>Onikincisi: </strong>Bir şeyi bilmekle, mahiyetini bilmek lâzım gelmez. Ve bir şeyi bilmemekle, o şeyin adem-i vücudu lâzım gelmez. Binaenaleyh, cüz'-i ihtiyarînin mahiyetinin tabir edilememesi, vücudunun kat'iyyetine münafî değildir.</em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em></em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em>Nazar-ı dikkatinize arzettiğim şu esasları tam manasıyla anladıktan sonra, şu maruzatımı da dinleyiniz:</em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em></em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em>Biz Ehl-i Sünnet Ve-l Cemaat, Ehl-i İtizal'e karşı diyoruz ki: Abd, kesb denilen masdardan neş'et eden, hasıl-ı bil'masdar olan esere hâlık değildir. Abdin elinde ancak ve ancak kesb vardır. Zira Allah'tan başka müessir-i hakikî yoktur. Zâten tevhid de öyle ister. </em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em></em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><em>Sonra Ehl-i Cebr'e döner söyleriz ki: Abd, bir ağaç gibi bütün bütün ızdırar ve cebr altında değildir. Elinde küçük bir ihtiyar vardır. Çünki Cenab-ı Hak hakîmdir; cebr gibi zulümleri intac eden şeylerden münezzehtir.</em></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ahmet.1, post: 567711, member: 1040028"] [COLOR=#000000][FONT=arial][COLOR=#a52a2a][SIZE=5]ﺧَﺘَﻢَ ﺍﻟﻠَّﻪُ ﻋَﻠَﻰ ﻗُﻠُﻮﺑِﻬِﻢْ ﻭَ ﻋَﻠَﻰ ﺳَﻤْﻌِﻬِﻢْ ﻭَ ﻋَﻠَٓﻰ ﺍَﺑْﺼَﺎﺭِﻫِﻢْ ﻏِﺸَﺎﻭَﺓٌ ﻭَﻟَﻬُﻢْ ﻋَﺬَﺍﺏٌ ﻋَﻈِﻴﻢٌ[/SIZE][/COLOR][/FONT][/COLOR] [COLOR=#000000][FONT=arial] [/FONT][/COLOR][COLOR=#000000][FONT=arial][FONT=times new roman][SIZE=4][I][B]MUKADDEME: [/B][/I][/SIZE][/FONT] [/FONT][/COLOR][SIZE=3][COLOR=#000000][FONT=arial][I] Bu âyetin üzerinde durmak îcab ediyor. Ehl-i İtizal, Ehl-i Cebr, Ehl-i Sünnet ve-l Cemaat gibi Ehl-i Kelâm'ın şu âyet-i azîmenin altında yaptıkları muharebe-i ilmiyelerini dinleyelim. Zira bu gibi fikrî harbler, ehl-i nazarı dikkate davet eder. Binaenaleyh onların bu âyette takib ettikleri cihetleri kontrol lâzımdır. Evet Ehl-i Sünnet ve-l Cemaat'ın sırat-ı müstakim üzerine olduğunu, ötekilerin ya ifrata veya tefrite maruz kaldıklarını isbat için, bazı münasebetlerin zikri lâzımdır: [B]Birincisi: [/B]Tahakkuk etmiş hakaiktendir ki; tesir-i hakikî, yalnız ve yalnız Allah'ındır. Öyle ise, Ehl-i İtizal'in abde verdiği tesir-i hakikî hilaf-ı hakikattir. [B]İkincisi: [/B]Allah hakîmdir, öyle ise sevab ve ikab abes değildir; ancak istihkaka göredir. Öyle ise, ızdırar ve cebir yoktur. [B]Üçüncüsü: [/B]Her şeyin biri mülk, diğeri melekût; yani biri dış, diğeri iç olmak üzere iki ciheti vardır. Mülk ciheti, bazı şeylerde güzeldir, bazı şeylerde de çirkin görünür; âyinenin arka yüzü gibi. Melekût ciheti ise, her şeyde güzeldir ve şeffaftır. Âyinenin dış yüzü gibi. Öyle ise, çirkin görünen şeyin yaratılışı, çirkin değildir, güzeldir. Ve aynı zamanda o gibi çirkinlerin yaratılışı, mehasini ikmal içindir. Öyle ise, çirkinin de bir nevi güzelliği vardır. Binaenaleyh bu hususta Ehl-i İtizal'in "Çirkin şeylerin halkı Allah'a ait değildir" dedikleri safsataya mahal kalmadı. [B]Dördüncüsü: [/B]Meselâ darb ve katle terettüb eden elem ve ölüm gibi hasıl-ı bil'masdar ile tabir edilen şey, mahluk ve sabit olmakla beraber, camiddir. İlm-i sarfta malûmdur ki, camidlerden ism-i fâil gibi sıfatlar yapılamaz. Ancak kesbî, nisbî, itibarî olan mana-yı masdarîden yapılabilir. Öyle ise, ölümün hâlıkı kàtil değildir. Öyle ise, Ehl-i İtizal'in hatalarına, hata nazarıyla bakılmalıdır. [B]Beşincisi: [/B]İnsanın katl gibi zahirî ve ihtiyarî olan fiilleri, nefsin meyelanına intiha eder. Cüz'-i ihtiyarî denilen şu nefs meyelanı üzerine münazaalar deveran eder. [B]Altıncısı: [/B]Âdetullah üzerine, irade-i külliye-i İlahiye abdin irade-i cüz'iyesine bakar. Yani bunun bir fiile taallukundan sonra, o taalluk eder. Öyle ise cebr yoktur. [B]Yedincisi: [/B]İlim, malûma tâbidir. Bu kaziyeye göre, malûm, ilme tâbi değildir; çünki devir lâzım gelir. Öyle ise bir insan, amelen yaptığı bir fiilin esbabını kadere havale etmekle, taallül ve bahaneler gösteremez. [B]Sekizincisi: [/B]Ölüm gibi hasıl-ı bil'masdar denilen şey, kesb gibi bir masdara mütevakkıftır. Yani âdetullah üzerine o, hasıl-ı bil'masdarın vücuduna şart kılınmıştır. Kesb denilen masdarda, çekirdek ve ukde-i hayatiye meyelandır. Bu düğümün açılmasıyla, mes'eledeki düğüm de açılır. [B]Dokuzuncusu: [/B]Cenab-ı Hakk'ın ef'alinde, tercih edici bir garaza, bir illete ihtiyaç yoktur. Ancak tercih edici, Cenab-ı Hakk'ın ihtiyarıdır. [B]Onuncusu: [/B]Bir emrin, behemehal bir müessirin tesiriyle vücuda gelmesi lâzımdır ki, tereccuh-u bilâ-müreccih lâzım gelmesin. Amma itibarî emirlerde tahsis edici bir şey bulunmasa bile muhal lâzım gelmez. [B]Onbirincisi: [/B]Bir şey, vücudu vâcib olmadıkça vücuda gelmez. Evet irade-i cüz'iyenin taallukuyla irade-i külliyenin taalluku bir şeyde içtima ettikleri zaman, o şeyin vücudu vâcib olur ve derhal vücuda gelir. [B]Onikincisi: [/B]Bir şeyi bilmekle, mahiyetini bilmek lâzım gelmez. Ve bir şeyi bilmemekle, o şeyin adem-i vücudu lâzım gelmez. Binaenaleyh, cüz'-i ihtiyarînin mahiyetinin tabir edilememesi, vücudunun kat'iyyetine münafî değildir. Nazar-ı dikkatinize arzettiğim şu esasları tam manasıyla anladıktan sonra, şu maruzatımı da dinleyiniz: Biz Ehl-i Sünnet Ve-l Cemaat, Ehl-i İtizal'e karşı diyoruz ki: Abd, kesb denilen masdardan neş'et eden, hasıl-ı bil'masdar olan esere hâlık değildir. Abdin elinde ancak ve ancak kesb vardır. Zira Allah'tan başka müessir-i hakikî yoktur. Zâten tevhid de öyle ister. Sonra Ehl-i Cebr'e döner söyleriz ki: Abd, bir ağaç gibi bütün bütün ızdırar ve cebr altında değildir. Elinde küçük bir ihtiyar vardır. Çünki Cenab-ı Hak hakîmdir; cebr gibi zulümleri intac eden şeylerden münezzehtir.[/I][/FONT][/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
İşaratü'l İcâz
Işarat-ül İ'caz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst