Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
İşaratü'l İcâz
Işarat-ül İ'caz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ahmet.1" data-source="post: 567762" data-attributes="member: 1040028"><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'arial'"><em>*Reca manası, sâmi' ve müşahidlere göre olursa şöyle tevil edilecektir:</em></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'arial'"><em>Ey müşahidler! Arslanın pençesini gören adam, o pençenin iktizası olan parçalamayı arslandan ümid ve reca ettiği gibi; siz de insanları ibadet techizatıyla mücehhez olduklarını gördüğünüzden, onlardan takvayı reca ve intizar edebilirsiniz. Ve keza ibadetin fıtrî bir iktiza neticesi olduğuna işarettir.</em></span></span></p><p></p><p><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺗَﺘَّﻘُﻮﻥَ :</span></span></span><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'arial'"><em> Takva, tabakat-ı mezkûrenin ibadetlerine terettüb ettiğinden, takvanın bütün kısımlarına, mertebelerine de şamildir. Meselâ: Şirkten takva, kebairden masivaullahtan kalbini hıfzetmekle takva, ikabdan içtinab etmekle takva, gazabdan tahaffuz etmekle takva. Demek</em></span></span> <span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺗَﺘَّﻘُﻮﻥَ </span></span></span><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'arial'"><em>kelimesi bu gibi mertebeleri tazammun eder. </em></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'arial'"><em>Ve keza ibadetin ancak ihlas ile ibadet olduğuna ve ibadetin mahzan vesile olmayıp maksud-u bizzât olduğuna ve ibadetin sevab ve ikab için yapılmaması lüzumuna işarettir.</em></span></span></p><p></p><p><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺍَﻟَّﺬِﻯ ﺟَﻌَﻞَ ﻟَﻜُﻢُ ﺍﻟْﺎَﺭْﺽَ ﻓِﺮَﺍﺷًﺎ ﻭَﺍﻟﺴَّﻤَٓﺎﺀَ ﺑِﻨَٓﺎﺀً :</span></span></span> <span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'arial'"><em>Kur'an-ı Kerim, bu cümle ile beyan ettiği kudret-i İlahiyenin azametiyle insanları ibadete teşvik edip heyecana getiriyor. Şöyle ki:</em></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'arial'"><em>Ey insanlar! Arz ve semayı sizlere muti' ve hizmetkâr yapan zât, yaptığı şu iyiliğe karşı ibadete müstehaktır; ibadetini ediniz. </em></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'arial'"><em>Ve keza insanların faziletine ve yüksek bir kıymete mâlik olduğuna ve indallah mükerrem bulunduğuna bir îmadır. Sanki beşere emrediyor:</em></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'arial'"><em>Ey beşer! Yüksek ve alçak bütün ecramı sizin istifadenize tahsis etmekle sizlere bu kadar i'zaz u ikramlarda bulunan Cenab-ı Hakk'a ibadet ediniz! Ve sizlere yaptığı keramete karşı liyakatınızı izhar ediniz.</em></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'arial'"><em>Ve keza esbab ve tabiata tesirin verilmesini reddediyor. Şöyle ki:</em></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'arial'"><em>Ey insan! Şu gördüğünüz yerler, gökler; sıfatlarıyla beraber, bir Hâlıkın halkıyla, kasdıyla, tahsisiyle ve bir nâzımın nazmıyla husule gelip bu intizamı bulmuşlardır. Kör tabiatın bu kadar büyük şeylerde yeri olmadığı gibi en küçük şeylerde de yeri yoktur.</em></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'arial'"><em>Ve keza sıfatlar da mümkinattan oldukları cihetle, Sâni'a delalet ettiklerine işarettir. Zira cisimleri teşkil eden zerreler, büyüklük-küçüklük, çirkinlik-güzellik gibi gayr-ı mütenahî ahval ve keyfiyetleri kabul etmekte müsavidirler. Yani bir zerrenin, bin keyfiyeti kabul etmeye kabiliyeti vardır; ve bir halet, binlerce zerrelere hal olabilir. Binaenaleyh güzellik gibi bir sıfat, binlerce zerrelere ve dolayısıyla cisimlere sıfat olabildiği halde, o kadar imkânat ve ihtimaller içinde muayyen bir cisme tayin edildiği zaman; herhalde bir kasd ile, bir hikmet altında, bir zâtın irade ve tahsisiyle, binlerce cisimler arasında o cisim, o sıfata mevsuf kılınmıştır.</em></span></span></p><p></p><p><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻟَﻜُﻢْ :</span></span></span> <span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'arial'"><em>Bu "lâm" ihtisas için değildir, ancak sebebiyeti ifade ediyor. Yani Arz'ın tefrişine sebeb yani vesile, insandır. Bu misafirhanedeki ziyafet onun namına verildi. Fakat istifade, insanlara mahsus ve münhasır değildir. Öyle ise insanların ihtiyacından, istifadesinden fazla kalana abes denilemez.</em></span></span></p><p></p><p><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻓِﺮَﺍﺷًﺎ :</span></span></span> <span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'arial'"><em>Bu tabir, garib bir nükte-i belâgata işarettir. Çünki Arz'ın sıkletinden dolayı suya batıp kaybolması tabiatının îcabatından olduğu halde, Cenab-ı Hak merhametiyle bir kısmını dışarıda bırakarak, insanlar için bir mesken ve nimetlerine bir maide, yani bir sofra olmak üzere tefriş etmiştir. </em></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'arial'"><em>Ve keza "firaş" tabirinden anlaşılıyor ki: Arz, bir hanenin tabanı gibi insan ve hayvanlara ferş ve bastedilmiştir. Öyle ise Arz'daki nebatat ve hayvanat, hanedeki efrad-ı aile ile erzak ve saire gibi levazım-ı beytiye hükmündedir. </em></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'arial'"><em>Ve keza "firaş" tabirinden anlaşılıyor ki, Arz taş gibi katı ve sert değildir ki kabil-i sükna olmasın ve su gibi mâyi de değildir ki, ziraat ve istifadeye kabil olmasın. Belki orta bir vaziyette yapılmıştır ki, hem mesken, hem mezraa olsun. Bu iki faidenin taht-ı temine alınması, elbette ve elbette bir maksad, bir hikmet ve bir nizam ile olabilir.</em></span></span></p><p></p><p><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻭَﺍﻟﺴَّﻤَٓﺎﺀَ ﺑِﻨَٓﺎﺀً :</span></span></span> <span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'arial'"><em>Semanın insanlara bir sakf, bir dam gibi yapılması, yıldızların o damda asılı kandiller gibi olmalarını istilzam eder ki, teşbih tamam olsun. Öyle ise gayr-ı mütenahî şu boşlukta dağınık bir şekilde yıldızların bulunması, akılları hayrette bırakan nizam ve intizamlı vaziyetleri, kör tesadüfe isnad edilemez.</em></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ahmet.1, post: 567762, member: 1040028"] [SIZE=3][FONT=arial][I]*Reca manası, sâmi' ve müşahidlere göre olursa şöyle tevil edilecektir:[/I][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=arial][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=arial][I]Ey müşahidler! Arslanın pençesini gören adam, o pençenin iktizası olan parçalamayı arslandan ümid ve reca ettiği gibi; siz de insanları ibadet techizatıyla mücehhez olduklarını gördüğünüzden, onlardan takvayı reca ve intizar edebilirsiniz. Ve keza ibadetin fıtrî bir iktiza neticesi olduğuna işarettir.[/I][/FONT][/SIZE] [COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺗَﺘَّﻘُﻮﻥَ :[/FONT][/SIZE][/COLOR][SIZE=3][FONT=arial][I] Takva, tabakat-ı mezkûrenin ibadetlerine terettüb ettiğinden, takvanın bütün kısımlarına, mertebelerine de şamildir. Meselâ: Şirkten takva, kebairden masivaullahtan kalbini hıfzetmekle takva, ikabdan içtinab etmekle takva, gazabdan tahaffuz etmekle takva. Demek[/I][/FONT][/SIZE] [COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺗَﺘَّﻘُﻮﻥَ [/FONT][/SIZE][/COLOR][SIZE=3][FONT=arial][I]kelimesi bu gibi mertebeleri tazammun eder. [/I][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=arial][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=arial][I]Ve keza ibadetin ancak ihlas ile ibadet olduğuna ve ibadetin mahzan vesile olmayıp maksud-u bizzât olduğuna ve ibadetin sevab ve ikab için yapılmaması lüzumuna işarettir.[/I][/FONT][/SIZE] [COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺍَﻟَّﺬِﻯ ﺟَﻌَﻞَ ﻟَﻜُﻢُ ﺍﻟْﺎَﺭْﺽَ ﻓِﺮَﺍﺷًﺎ ﻭَﺍﻟﺴَّﻤَٓﺎﺀَ ﺑِﻨَٓﺎﺀً :[/FONT][/SIZE][/COLOR] [SIZE=3][FONT=arial][I]Kur'an-ı Kerim, bu cümle ile beyan ettiği kudret-i İlahiyenin azametiyle insanları ibadete teşvik edip heyecana getiriyor. Şöyle ki:[/I][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=arial][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=arial][I]Ey insanlar! Arz ve semayı sizlere muti' ve hizmetkâr yapan zât, yaptığı şu iyiliğe karşı ibadete müstehaktır; ibadetini ediniz. [/I][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=arial][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=arial][I]Ve keza insanların faziletine ve yüksek bir kıymete mâlik olduğuna ve indallah mükerrem bulunduğuna bir îmadır. Sanki beşere emrediyor:[/I][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=arial][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=arial][I]Ey beşer! Yüksek ve alçak bütün ecramı sizin istifadenize tahsis etmekle sizlere bu kadar i'zaz u ikramlarda bulunan Cenab-ı Hakk'a ibadet ediniz! Ve sizlere yaptığı keramete karşı liyakatınızı izhar ediniz.[/I][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=arial][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=arial][I]Ve keza esbab ve tabiata tesirin verilmesini reddediyor. Şöyle ki:[/I][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=arial][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=arial][I]Ey insan! Şu gördüğünüz yerler, gökler; sıfatlarıyla beraber, bir Hâlıkın halkıyla, kasdıyla, tahsisiyle ve bir nâzımın nazmıyla husule gelip bu intizamı bulmuşlardır. Kör tabiatın bu kadar büyük şeylerde yeri olmadığı gibi en küçük şeylerde de yeri yoktur.[/I][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=arial][I]Ve keza sıfatlar da mümkinattan oldukları cihetle, Sâni'a delalet ettiklerine işarettir. Zira cisimleri teşkil eden zerreler, büyüklük-küçüklük, çirkinlik-güzellik gibi gayr-ı mütenahî ahval ve keyfiyetleri kabul etmekte müsavidirler. Yani bir zerrenin, bin keyfiyeti kabul etmeye kabiliyeti vardır; ve bir halet, binlerce zerrelere hal olabilir. Binaenaleyh güzellik gibi bir sıfat, binlerce zerrelere ve dolayısıyla cisimlere sıfat olabildiği halde, o kadar imkânat ve ihtimaller içinde muayyen bir cisme tayin edildiği zaman; herhalde bir kasd ile, bir hikmet altında, bir zâtın irade ve tahsisiyle, binlerce cisimler arasında o cisim, o sıfata mevsuf kılınmıştır.[/I][/FONT][/SIZE] [COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﻟَﻜُﻢْ :[/FONT][/SIZE][/COLOR] [SIZE=3][FONT=arial][I]Bu "lâm" ihtisas için değildir, ancak sebebiyeti ifade ediyor. Yani Arz'ın tefrişine sebeb yani vesile, insandır. Bu misafirhanedeki ziyafet onun namına verildi. Fakat istifade, insanlara mahsus ve münhasır değildir. Öyle ise insanların ihtiyacından, istifadesinden fazla kalana abes denilemez.[/I][/FONT][/SIZE] [COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﻓِﺮَﺍﺷًﺎ :[/FONT][/SIZE][/COLOR] [SIZE=3][FONT=arial][I]Bu tabir, garib bir nükte-i belâgata işarettir. Çünki Arz'ın sıkletinden dolayı suya batıp kaybolması tabiatının îcabatından olduğu halde, Cenab-ı Hak merhametiyle bir kısmını dışarıda bırakarak, insanlar için bir mesken ve nimetlerine bir maide, yani bir sofra olmak üzere tefriş etmiştir. [/I][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=arial][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=arial][I]Ve keza "firaş" tabirinden anlaşılıyor ki: Arz, bir hanenin tabanı gibi insan ve hayvanlara ferş ve bastedilmiştir. Öyle ise Arz'daki nebatat ve hayvanat, hanedeki efrad-ı aile ile erzak ve saire gibi levazım-ı beytiye hükmündedir. [/I][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=arial][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=arial][I]Ve keza "firaş" tabirinden anlaşılıyor ki, Arz taş gibi katı ve sert değildir ki kabil-i sükna olmasın ve su gibi mâyi de değildir ki, ziraat ve istifadeye kabil olmasın. Belki orta bir vaziyette yapılmıştır ki, hem mesken, hem mezraa olsun. Bu iki faidenin taht-ı temine alınması, elbette ve elbette bir maksad, bir hikmet ve bir nizam ile olabilir.[/I][/FONT][/SIZE] [COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﻭَﺍﻟﺴَّﻤَٓﺎﺀَ ﺑِﻨَٓﺎﺀً :[/FONT][/SIZE][/COLOR] [SIZE=3][FONT=arial][I]Semanın insanlara bir sakf, bir dam gibi yapılması, yıldızların o damda asılı kandiller gibi olmalarını istilzam eder ki, teşbih tamam olsun. Öyle ise gayr-ı mütenahî şu boşlukta dağınık bir şekilde yıldızların bulunması, akılları hayrette bırakan nizam ve intizamlı vaziyetleri, kör tesadüfe isnad edilemez.[/I][/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
İşaratü'l İcâz
Işarat-ül İ'caz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst