Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Genel ve Güncel Haberler
İskender Pala ordudan atılan bir subaymış!
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="NuruAhsen" data-source="post: 145678" data-attributes="member: 857"><p><img src="http://www.moralhaber.net/resimler/haberler/66148.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p></p><p> </p><p> <span style="font-size: 10px"><span style="color: #800000"><strong>İskender Pala da ordudan atılan bir subaymış!</strong></span></span></p><p> <span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Yılmaz Karakoyunlu ile bir görüşmemizde İskender Pala konusu gündeme gelmişti. Karakoyunlu Pala için "Müthiş bir askerdi, eşi başörtülü olduğu için ordudan attılar" dedi ve ekledi: </span></p><p> <strong><span style="font-size: 10px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 10px">"Oysa son derece çağdaş ve modern bir arkadaştı. Ailece görüşürdük, yazık ettiler."</span></strong></p><p> <span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Ben o zamana kadar <strong>İskender Pala</strong>'nın bir denizci subayken eşi başörtülü olduğu için Deniz Kuvvetleri'nden atılan bir subay olduğunu bilmiyordum.</span></p><p> <span style="font-size: 10px">Çünkü tanıdığım <strong>İskender Pala</strong> hiç bu yönünden, ne ikili görüşmelerimizde söz etti ne de medyadan onun aslında eski bir asker olduğunu okumuştum. </span></p><p> <span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Meğer, <strong>İskender Pala sudan sebeplerle ya da uydurulan bir kısım sebeplerle ordudan atılan en değerli askerlerden biriymiş.</strong></span></p><p> <span style="font-size: 10px">Onu tanıyan herkes öven, yücelten cümlelerle ifade ediyor.</span></p><p> <span style="font-size: 10px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>İskender Pala</strong> bugüne kadar hiç bu yönü ile gündeme gelmedi. </span></p><p> <strong><span style="font-size: 10px">Edebiyatçı kişiliği, vatanseverliği, ince ruhluluğu, Divan Edebiyatı'ndaki ustalığı ile gündeme geldi. </span></strong></p><p> <span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Bilimsel tarafını öne çıkardı ve sonunda profesörlüğe kadar yükseldi. </span></p><p> <span style="font-size: 10px">Aşk, sevgi ve sanat konularında çok sayıda eseri var. </span></p><p> <span style="font-size: 10px">Bu eserlerin milyonlarca okuru var. </span></p><p> <span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Yine eski bir Denizci askeri öğrenci olan Aydoğan Vatandaş'dan öğrendiğime göre İskender Pala <strong>Orduda Osmanlı Tarihi </strong>ve özellikle<strong> Donanma Tarihi</strong> konusunda da uzman kabul ediliyormuş. </span></p><p> <span style="font-size: 10px">Yunanistan ile Kardak Kayalıkları krizi başgösterdiğinde zamanın Deniz Kuvvetleri Komutanı <strong>Güven Erkaya</strong>'yı (Vefat etti) bu konuda bilgilendiren de oymuş.</span></p><p> <strong><span style="font-size: 10px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 10px">İskender Pala gibi bir askeri ordudan attınız da elinize ne geçti?</span></strong></p><p> <span style="font-size: 10px">Hiçbir şey, koskoca bir hiç!</span></p><p> <strong><span style="font-size: 10px">O şimdi bir profesör. </span></strong></p><p> <strong><span style="font-size: 10px">Yüzlerce kitabı, milyonlarca okuru, binlerce öğrencisi var.</span></strong></p><p> <span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Divan Edebiyatı'nın yaşayan ender ustalarından birisi. </span></p><p> <span style="font-size: 10px">Sayısı az bulunan kültür ve sanat adamlarından biri o.</span></p><p> <span style="font-size: 10px">İskender Pala'nın neden Deniz Kuvvetleri'ndeki subaylık günlerinden hiçbir şekilde bahsetmediğini bilmiyorum. </span></p><p> <span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Kırgınlıktan mı, üzüntüden mi yoksa kendisine yapılanlardan sonra hayatının o dönemini artık hatırlamak istemediğinden mi?</span></p><p> <span style="font-size: 10px">Biyografisinde bile bahsetmiyor o günlerden. Bir kitabının arkasına kendi yazdığı 'neden ve nasıl yazar oldum'u açıklarken çocukluk ve gençlik yıllarını anlatıyor ve sonrasını getirmiyor:</span></p><p> <strong><span style="font-size: 10px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 10px">"Ben İskender Pala. Ders kitaplarının arasına mahrem sevgililerin resimleri gibi saklayarak evin soba yanan tek odasındaki kış gecelerinin Teksas ve Tommiks'lerini geride bıraktığım ilk mektep yıllarından sonra -ki kendilerini takip eden soluk benizliler yanlış istikamete gitsin diye Apaçilerin atlarının ayaklarına nalları ters çaktıklarını bu vesile ile bilirim- okuduğumu hatırladığım ilk kitap Peyami Safa'nın 9. Hariciye Koğuşu olmuştu. Kitabı elime aldığımda önce Kızılderili reisi Oturan Boğa'ya ihanet ettiğimden dolayı utandığımı ve bir asker hikayesi okuyacağımı vehmederken safran boyalı koridorlardan eter kokusu duyarak sükût-ı hayâle uğradığımı hâlâ unutmam. Galiba kitabın adındaki koğuş kelimesinin en masum askeri anlamıyla böyle düşünmüş ve yerli Kızılderili hikayeleri hayal ederken Uşak sokaklarında asker koğuşu hayal eder olmuştum. 9. Hariciye Koğuşu'nu lise yıllarımda yeniden okuduğum zaman ben de roman kahramanı gibi hasta yatağındaydım ve ıstıraplarımın ince sızılarında bir haram lezzeti duymuştum.</span></strong></p><p> <strong><span style="font-size: 10px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 10px">Bunu Peyami'nin Yalnızız'ı takip etti. O kitaptan aklımda kalan tek cümle -eğer yanlış hatırlamıyorsam- "Kendi kendimden nefretimin çerçevelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada yalnızım" idi ve ben Peyami'nin, yalnızca bu cümleye anlam katabilmek için o koca romanı yazdığına inanmıştım. Gerçekten de ilk gençlik yıllarımın bütün ruh ummanları bu cümleyle çalkalandı ve Türkiye'nin 70'li yıllarına rastlayan bütün gençlik fikir ve bunalımları yavaş yavaş beynimin cidarlarında acıyla, nefretle formatlanmaya başladı..."</span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 10px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 10px"></span></strong><span style="font-size: 10px"><strong>Nuh Gönültaş</strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="NuruAhsen, post: 145678, member: 857"] [IMG]http://www.moralhaber.net/resimler/haberler/66148.jpg[/IMG] [SIZE=2][COLOR=#800000][B]İskender Pala da ordudan atılan bir subaymış![/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=2] Yılmaz Karakoyunlu ile bir görüşmemizde İskender Pala konusu gündeme gelmişti. Karakoyunlu Pala için "Müthiş bir askerdi, eşi başörtülü olduğu için ordudan attılar" dedi ve ekledi: [/SIZE] [B][SIZE=2] "Oysa son derece çağdaş ve modern bir arkadaştı. Ailece görüşürdük, yazık ettiler."[/SIZE][/B] [SIZE=2] Ben o zamana kadar [B]İskender Pala[/B]'nın bir denizci subayken eşi başörtülü olduğu için Deniz Kuvvetleri'nden atılan bir subay olduğunu bilmiyordum.[/SIZE] [SIZE=2]Çünkü tanıdığım [B]İskender Pala[/B] hiç bu yönünden, ne ikili görüşmelerimizde söz etti ne de medyadan onun aslında eski bir asker olduğunu okumuştum. [/SIZE] [SIZE=2] Meğer, [B]İskender Pala sudan sebeplerle ya da uydurulan bir kısım sebeplerle ordudan atılan en değerli askerlerden biriymiş.[/B][/SIZE] [SIZE=2]Onu tanıyan herkes öven, yücelten cümlelerle ifade ediyor.[/SIZE] [SIZE=2][B] İskender Pala[/B] bugüne kadar hiç bu yönü ile gündeme gelmedi. [/SIZE] [B][SIZE=2]Edebiyatçı kişiliği, vatanseverliği, ince ruhluluğu, Divan Edebiyatı'ndaki ustalığı ile gündeme geldi. [/SIZE][/B] [SIZE=2] Bilimsel tarafını öne çıkardı ve sonunda profesörlüğe kadar yükseldi. [/SIZE] [SIZE=2]Aşk, sevgi ve sanat konularında çok sayıda eseri var. [/SIZE] [SIZE=2]Bu eserlerin milyonlarca okuru var. [/SIZE] [SIZE=2] Yine eski bir Denizci askeri öğrenci olan Aydoğan Vatandaş'dan öğrendiğime göre İskender Pala [B]Orduda Osmanlı Tarihi [/B]ve özellikle[B] Donanma Tarihi[/B] konusunda da uzman kabul ediliyormuş. [/SIZE] [SIZE=2]Yunanistan ile Kardak Kayalıkları krizi başgösterdiğinde zamanın Deniz Kuvvetleri Komutanı [B]Güven Erkaya[/B]'yı (Vefat etti) bu konuda bilgilendiren de oymuş.[/SIZE] [B][SIZE=2] İskender Pala gibi bir askeri ordudan attınız da elinize ne geçti?[/SIZE][/B] [SIZE=2]Hiçbir şey, koskoca bir hiç![/SIZE] [B][SIZE=2]O şimdi bir profesör. [/SIZE][/B] [B][SIZE=2]Yüzlerce kitabı, milyonlarca okuru, binlerce öğrencisi var.[/SIZE][/B] [SIZE=2] Divan Edebiyatı'nın yaşayan ender ustalarından birisi. [/SIZE] [SIZE=2]Sayısı az bulunan kültür ve sanat adamlarından biri o.[/SIZE] [SIZE=2]İskender Pala'nın neden Deniz Kuvvetleri'ndeki subaylık günlerinden hiçbir şekilde bahsetmediğini bilmiyorum. [/SIZE] [SIZE=2] Kırgınlıktan mı, üzüntüden mi yoksa kendisine yapılanlardan sonra hayatının o dönemini artık hatırlamak istemediğinden mi?[/SIZE] [SIZE=2]Biyografisinde bile bahsetmiyor o günlerden. Bir kitabının arkasına kendi yazdığı 'neden ve nasıl yazar oldum'u açıklarken çocukluk ve gençlik yıllarını anlatıyor ve sonrasını getirmiyor:[/SIZE] [B][SIZE=2] "Ben İskender Pala. Ders kitaplarının arasına mahrem sevgililerin resimleri gibi saklayarak evin soba yanan tek odasındaki kış gecelerinin Teksas ve Tommiks'lerini geride bıraktığım ilk mektep yıllarından sonra -ki kendilerini takip eden soluk benizliler yanlış istikamete gitsin diye Apaçilerin atlarının ayaklarına nalları ters çaktıklarını bu vesile ile bilirim- okuduğumu hatırladığım ilk kitap Peyami Safa'nın 9. Hariciye Koğuşu olmuştu. Kitabı elime aldığımda önce Kızılderili reisi Oturan Boğa'ya ihanet ettiğimden dolayı utandığımı ve bir asker hikayesi okuyacağımı vehmederken safran boyalı koridorlardan eter kokusu duyarak sükût-ı hayâle uğradığımı hâlâ unutmam. Galiba kitabın adındaki koğuş kelimesinin en masum askeri anlamıyla böyle düşünmüş ve yerli Kızılderili hikayeleri hayal ederken Uşak sokaklarında asker koğuşu hayal eder olmuştum. 9. Hariciye Koğuşu'nu lise yıllarımda yeniden okuduğum zaman ben de roman kahramanı gibi hasta yatağındaydım ve ıstıraplarımın ince sızılarında bir haram lezzeti duymuştum.[/SIZE][/B] [B][SIZE=2] Bunu Peyami'nin Yalnızız'ı takip etti. O kitaptan aklımda kalan tek cümle -eğer yanlış hatırlamıyorsam- "Kendi kendimden nefretimin çerçevelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada yalnızım" idi ve ben Peyami'nin, yalnızca bu cümleye anlam katabilmek için o koca romanı yazdığına inanmıştım. Gerçekten de ilk gençlik yıllarımın bütün ruh ummanları bu cümleyle çalkalandı ve Türkiye'nin 70'li yıllarına rastlayan bütün gençlik fikir ve bunalımları yavaş yavaş beynimin cidarlarında acıyla, nefretle formatlanmaya başladı..." [/SIZE][/B][SIZE=2][B]Nuh Gönültaş[/B][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Genel ve Güncel Haberler
İskender Pala ordudan atılan bir subaymış!
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst