Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
İslam Büyükleri...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 84677" data-attributes="member: 27"><p><span style="color: #080000"><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: red">İMAMI ZÜFER</span></span></span></p></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #080000"></p></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #080000"></p><p><strong>110 - Basra 158 </strong></span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><strong>İmam-ı A'zam</strong> Hazretleri'nin <strong>yardımcısı mesabesinde</strong>, hatta <strong>sağ kolu diye tarif edilen</strong> çok kıymetli <strong>talebeleri vardır.</strong> Fıkıh kitaplarında isimleri ve görüşleri zikredilen <strong>bu değerli müctehidlerden</strong> biri İmamı Ebû Yûsuf, diğeri İmam-ı Muhammed, <strong>sözünü edeceğimiz üçüncüsü de İmamı Zûfer'dir</strong>. </span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><strong><span style="color: red">İmamı Zûfer,</span></strong> <strong>hem âlim, hem zâhid, hem de beliğ ve fasih konuşan bir zâttı. Hadîsi</strong> çok iyi bilir,<strong> fıkhı</strong> bütün derinlikleriyle anlar, her mes'elede <strong>aklını, mantığını iyi işleterek</strong> karar verirdi. <strong>Bu yüzden</strong> İmam-ı A'zam Hazretleri de kendisine <strong>hürmet eder</strong>, meclise gelince onu talebelerinin <strong>üst tarafına</strong> oturturdu. </span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000">Bununla beraber <strong>Züfer ilmî hürriyetini korurdu.</strong> Bazı mes'elelerde <strong>İmam-ı A'zam Hazretleri'ne</strong> muhalif kalmış, <strong>aksi tarafı bile</strong> tercih etmiştir. </span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000">Kendisi <strong>Bağdad'da </strong>yaşamış, bir ara kardeşinin <strong>ölümü üzerine Basra'ya giderek,</strong> miras mes'elesini halletmek istemişti. Basra'ya varır varmaz halk büyük <strong>tehacüm gösterdiğinden</strong>, bir daha <strong>Bağdad'a dönme fırsatı bulamamış.</strong> <span style="color: red"><strong>kırk sekiz</strong></span> yaşında iken, <strong>158 tarihinde orada vefat etmiştir</strong>. </span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><strong>Ebû Hanîfe mezhebinde</strong> bir müctehid olan İmam-ı Züfer, karşılaştığı mes'eleleri <strong>mantıkî misallerle pek güzel izah</strong> ederdi. Bir tanesini burada misal olarak arzediyorum sizlere: </span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000">Bir adam Ebû Hanife Hazretleri'ne geldi: </span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><strong>-Ben bu sabah bilmeden nebiz içtim, sarhoş oldum. karımı bir talâk ile boşadım mı, boşamadım mı bilmiyorum, ne dersiniz?</strong> dedi. </span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000">İmam-ı A'zam: </span></p><p><span style="color: #080000"><strong><span style="color: red">-Karın nikâhlındır, git aile hayatına devam et, boşadığını kesinlikle hatırlarsan gel, dedi. </span></strong></span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000">Adam oradan çıkıp Süfyân-ı Sevri'ye vardı: </span></p><p><span style="color: #080000"><strong>-Ben bu sabah nebiz içtim, sarhoş oldum. Karımı boşadım mı, boşamadın mı bilemiyorum,</strong> dedi. </span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000">Sevrî de şöyle cevap verdi: </span></p><p><span style="color: #080000"><span style="color: red"><strong>-Git karına müracaat et, boşadığını geri aldığını söyle. Eğer boşamışsan ric'at etmiş olursun. boşamamışsan ric'atten dolayı birşey lâzım gelmez.</strong></span> </span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000">Adam bundan sonra Basralı âlim Şerîk'e geldi. Ona da sordu, o da şöyle dedi: </span></p><p><span style="color: #080000"><strong><span style="color: red">-Git karını önce ric'î talâkla boşa. Sonra yeniden müracaat et. Ric'i talâkı ibtal et. </span></strong></span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><strong>En sonunda İmamı Zûfer'e</strong> gelen adam; ona da sordu sualini. </span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000">İmamı Zûfer: </span></p><p><span style="color: #080000"><strong><span style="color: blue">-Benden önce kimseye sordun mu bu suali?</span></strong> dedi. </span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000">Adam: </span></p><p><span style="color: #080000"><strong>-Sordum.</strong></span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><strong><span style="color: blue">-Ne dediler?</span></strong> </span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><strong><span style="color: red"><span style="color: black">-Ebû Hanîfe:</span> "Git aile hayatını yaşa, karını boşadığına dâir kanaatin kesinleşirse gel,"</span></strong> dedi. </span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000">İmam-ı Züfer: </span></p><p><span style="color: #080000"><span style="color: blue"><strong>-Bu doğrunun ta kendisidir.</strong></span> </span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000">-Sevri de dedi ki: <span style="color: red"><strong>"Git karına müracaat et, boşanmışsan ric'at etmekle vazgeçmiş olursun, boşamamışsan ric'atın bir şeyi gerektirmez.</strong></span> </span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000">İmam-ı Züfer: </span></p><p><span style="color: #080000"><span style="color: blue"><strong>-Bundan daha sağlam cevap olamaz</strong></span> </span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000">-Şerik'e de sordum; o da dedi ki: <span style="color: red"><strong>"Git karını ric'i talâkla boşa, ondan sonra ric'at ederek vazgeç."</strong></span> </span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000">İmamı Züfer bu <strong>cevabı işitince dâkikalarca güldü</strong>, sonra da şöyle veciz bir misalle verilen cevapları açıkladı. </span></p><p><span style="color: #080000"><strong><span style="color: blue">-Senin durumun, selin gittiği çamurlu yerden, üzerine çamur sıçratan adamın durumu gibidir.</span></strong> İmam-ı A'zam: </span></p><p><span style="color: #080000"><span style="color: blue"><strong>-Git. namazını kıl, ibadetini yap, elbisene sıçrayan çamurun necis olduğunu kesinlikle bilirsen gel,</strong></span> demiştir. </span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000">Süfyân-ı Sevri: </span></p><p><span style="color: #080000"><span style="color: blue"><strong>-Git, elbiseni yıka, eğer sıçrayan çamur necisse yıkadın zaten, değilse yıkamakla birşey lazım gelmez, </strong></span>demiştir. </span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000">Şerik ise şöyle demiştir: </span></p><p><span style="color: #080000"><strong><span style="color: blue">-Sen önce elbisene bevlet, ondan sonra da yıka!..</span></strong></span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="color: black">alim 2.0 dan alıntıdır.</span></span></p><p><span style="color: #080000"></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 84677, member: 27"] [COLOR=#080000][CENTER][FONT=Comic Sans MS][SIZE=5][COLOR=red]İMAMI ZÜFER[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=5][COLOR=#ff0000][/COLOR][/SIZE][/FONT] [/CENTER] [B]110 - Basra 158 [/B] [B]İmam-ı A'zam[/B] Hazretleri'nin [B]yardımcısı mesabesinde[/B], hatta [B]sağ kolu diye tarif edilen[/B] çok kıymetli [B]talebeleri vardır.[/B] Fıkıh kitaplarında isimleri ve görüşleri zikredilen [B]bu değerli müctehidlerden[/B] biri İmamı Ebû Yûsuf, diğeri İmam-ı Muhammed, [B]sözünü edeceğimiz üçüncüsü de İmamı Zûfer'dir[/B]. [B][COLOR=red]İmamı Zûfer,[/COLOR][/B] [B]hem âlim, hem zâhid, hem de beliğ ve fasih konuşan bir zâttı. Hadîsi[/B] çok iyi bilir,[B] fıkhı[/B] bütün derinlikleriyle anlar, her mes'elede [B]aklını, mantığını iyi işleterek[/B] karar verirdi. [B]Bu yüzden[/B] İmam-ı A'zam Hazretleri de kendisine [B]hürmet eder[/B], meclise gelince onu talebelerinin [B]üst tarafına[/B] oturturdu. Bununla beraber [B]Züfer ilmî hürriyetini korurdu.[/B] Bazı mes'elelerde [B]İmam-ı A'zam Hazretleri'ne[/B] muhalif kalmış, [B]aksi tarafı bile[/B] tercih etmiştir. Kendisi [B]Bağdad'da [/B]yaşamış, bir ara kardeşinin [B]ölümü üzerine Basra'ya giderek,[/B] miras mes'elesini halletmek istemişti. Basra'ya varır varmaz halk büyük [B]tehacüm gösterdiğinden[/B], bir daha [B]Bağdad'a dönme fırsatı bulamamış.[/B] [COLOR=red][B]kırk sekiz[/B][/COLOR] yaşında iken, [B]158 tarihinde orada vefat etmiştir[/B]. [B]Ebû Hanîfe mezhebinde[/B] bir müctehid olan İmam-ı Züfer, karşılaştığı mes'eleleri [B]mantıkî misallerle pek güzel izah[/B] ederdi. Bir tanesini burada misal olarak arzediyorum sizlere: Bir adam Ebû Hanife Hazretleri'ne geldi: [B]-Ben bu sabah bilmeden nebiz içtim, sarhoş oldum. karımı bir talâk ile boşadım mı, boşamadım mı bilmiyorum, ne dersiniz?[/B] dedi. İmam-ı A'zam: [B][COLOR=red]-Karın nikâhlındır, git aile hayatına devam et, boşadığını kesinlikle hatırlarsan gel, dedi. [/COLOR][/B] [B][COLOR=#ff0000][/COLOR][/B] Adam oradan çıkıp Süfyân-ı Sevri'ye vardı: [B]-Ben bu sabah nebiz içtim, sarhoş oldum. Karımı boşadım mı, boşamadın mı bilemiyorum,[/B] dedi. Sevrî de şöyle cevap verdi: [COLOR=red][B]-Git karına müracaat et, boşadığını geri aldığını söyle. Eğer boşamışsan ric'at etmiş olursun. boşamamışsan ric'atten dolayı birşey lâzım gelmez.[/B][/COLOR] Adam bundan sonra Basralı âlim Şerîk'e geldi. Ona da sordu, o da şöyle dedi: [B][COLOR=red]-Git karını önce ric'î talâkla boşa. Sonra yeniden müracaat et. Ric'i talâkı ibtal et. [/COLOR][/B] [B][COLOR=#ff0000][/COLOR][/B] [B]En sonunda İmamı Zûfer'e[/B] gelen adam; ona da sordu sualini. İmamı Zûfer: [B][COLOR=blue]-Benden önce kimseye sordun mu bu suali?[/COLOR][/B] dedi. Adam: [B]-Sordum.[/B] [B][COLOR=blue]-Ne dediler?[/COLOR][/B] [B][COLOR=red][COLOR=black]-Ebû Hanîfe:[/COLOR] "Git aile hayatını yaşa, karını boşadığına dâir kanaatin kesinleşirse gel,"[/COLOR][/B] dedi. İmam-ı Züfer: [COLOR=blue][B]-Bu doğrunun ta kendisidir.[/B][/COLOR] -Sevri de dedi ki: [COLOR=red][B]"Git karına müracaat et, boşanmışsan ric'at etmekle vazgeçmiş olursun, boşamamışsan ric'atın bir şeyi gerektirmez.[/B][/COLOR] İmam-ı Züfer: [COLOR=blue][B]-Bundan daha sağlam cevap olamaz[/B][/COLOR] -Şerik'e de sordum; o da dedi ki: [COLOR=red][B]"Git karını ric'i talâkla boşa, ondan sonra ric'at ederek vazgeç."[/B][/COLOR] İmamı Züfer bu [B]cevabı işitince dâkikalarca güldü[/B], sonra da şöyle veciz bir misalle verilen cevapları açıkladı. [B][COLOR=blue]-Senin durumun, selin gittiği çamurlu yerden, üzerine çamur sıçratan adamın durumu gibidir.[/COLOR][/B] İmam-ı A'zam: [COLOR=blue][B]-Git. namazını kıl, ibadetini yap, elbisene sıçrayan çamurun necis olduğunu kesinlikle bilirsen gel,[/B][/COLOR] demiştir. Süfyân-ı Sevri: [COLOR=blue][B]-Git, elbiseni yıka, eğer sıçrayan çamur necisse yıkadın zaten, değilse yıkamakla birşey lazım gelmez, [/B][/COLOR]demiştir. Şerik ise şöyle demiştir: [B][COLOR=blue]-Sen önce elbisene bevlet, ondan sonra da yıka!..[/COLOR][/B] [B][COLOR=#0000ff][/COLOR][/B] [COLOR=black]alim 2.0 dan alıntıdır.[/COLOR] [/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
İslam Büyükleri...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst