Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
İslam Büyükleri...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 88355" data-attributes="member: 27"><p style="text-align: center"><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-size: 18px"><span style="color: blue">İMAM-I A'ZAM'IN OĞLU HAMMAD</span></span> </span></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p><p><span style="color: #080000"></span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><strong>Bağdad v.176 </strong></span></span></span></span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">İmam-ı A'zam Hazretleri Hicrî 150'de Bağdad'da vefat, ettiği sırada geride<strong> tek oğlu Hammad</strong> kalmıştı. </span></span></span></p><p><span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Hammad, her bakımdan bu muazzez babanın muhterem,evlâdıydı. İlmiye sınıfından olmuş, babasının mezhebine de sâlik bulunmuştu. Büyük bir <strong>ahlâk, fazilet, İslâmi ve imanî mevzularda tam bir mes'uliyet duygusu sahibi idi.</strong> Ondaki mes'uliyet duygusuna dair ibretli bir vak'ayı arzedeceğim sizlere: </span></span></span></p><p><span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Babasının cenazesinin defninden sonra derhal Bağdad kadısına giden Hammad, ona şöyle bir müracaatta bulundu. </span></span></span></p><p><span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"><strong>-Sizden babamın uhrevî huzurunu te'min için bir istirhamda bulunmak istiyorum.</strong></span> </span></span></span></p><p><span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Bağdad kadısı: </span></span></span></p><p><span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: sienna"><strong>-Buyurun, Hazreti İmam'ın uhrevi huzuru bizim de huzurumuzdur. Hemen gereğini yapayım. </strong></span></span></span></span></p><p><span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"><strong>-Babama emanet olarak bırakılmış külçe halinde altınlar, gümüşler, birçok değerli eşyalar vardır. Şimdi sahibi meçhul bu eşya ve değerler, benim elimde kalmıştır. Bunları bir an evvel benden teslim al ve babamı da emanet yükünden kurtar.</strong></span></span></span></span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Düşünceye dalan Bağdad kadısı, kararını şöyle verir: </span></span></span></p><p><span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: sienna"><strong>-Bu saydığın emanetleri muhafazaya ancak Ebû Hanife'nin oğlu lâyıktır. Onun nezdinde daha emin olur. Ricanızı kabul etmeyeceğim için özür dilerim:</strong> </span></span></span></span></p><p><span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Hammad ısrar eder en sonunda teklifini şöyle değiştirir:</span></span></span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"><strong>-Şu anda miktarı ve sayısı resmen belli olmayan bu altın ve gümüşleri tartıp tesbit etmek için olsun elimden alın. Önce bir tesbit yapın, ondan sonrasını düşünürüz. </strong></span></span></span></span></p><p><span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">İbn-i Hallikan'ın kaydına göre. Bağdad kadısı bundan sonra emanet gümüş ve altını teslim alır ve tam iki gün iki gece çalışarak tartar, miktarı tesbit eder. Neticeyi aldıktan sonra da Hammad'a haber gönderir. </span></span></span></p><p><span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Ararlar, tararlar, Hammad'dan haber yok. Hammad meydana çıkmaz, tâ Bağdad kadısı altın ve gümüşleri bizzat kendisi teslim alıncaya kadar. Ne zaman Bağdad kadısı ilânını yapar. <span style="color: darkred"><strong>"Ebû Hanife'nin oğlu Hammad'dan şu kadar emanet teslim aldım, sahipleri gelip alsınlar"</strong></span> der. İşte ondan sonra ortaya çıkar Hammad. </span></span></span></p><p><span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong>Demek ki, harp ve darpların meydana getirdiği endişelere rağmen, halk İmam-ı A'zam'ı sağlam ve garantili buluyorlar;</strong> gazalara, seferlere çıkanlar, servetlerini Hazret-i İmam'a teslim etmekle en emniyetli yere bıraktıklarını kabul ediyorlardı. </span></span></span></p><p><span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">İmam-ı A'zam Hazretleri'nin nasıl bir ahlâki ve İslâmî örneklik içinde yaşadığını bu hâdiseden de tahmin etmek mümkündür. Aynı mes'uliyet duygusunun, aynı itimada şayan yaşayışın kendisinden 26 sene sonra, <strong>hicri 176'da (M.792)</strong> vefat eden oğluna da geçtiğini söylemek zor olmasa gerektir. </span></span></span></p><p><span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Hazret-i İmam'ın bir de torunu vardı. Hammad'ın oğlu olan bu torunun adı İsmail'dir. İsmail, dedesine ait hatıralarını anlatırken, şöyle enteresan bir vak'ayı bizlere haber verir: </span></span></span></p><p><span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong>"Bir komşumuz vardı. Edepsiz bir Rafızi olan bu komşumuzun iki tane de katırı vardı. Bu Rafızi, sırf hakaret olsun diye katırından birinin adını Ömer, ötekinin adını da Ebû Bekir koymuştu. Onların yanına varınca <span style="color: darkred">"Ömer şöyle dur, Ebû Bekir böyle dur"</span> gibilerde konuşur, sıkışınca da te'villi sözlerle kendini kurtarırdı... Biz bundan üzüldükçe, dedem: <span style="color: darkgreen">"Siz bu herife dokunmayın. âkıbetini kendi hazırlıyor"</span> der, hem kendi teskin olur, hem de bizi teselli ederdi. Biz sabır ve tahammülle beklerken, bir sabah erkenden bir haber geldi:</strong></span></span></span></p><p> <span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: darkgreen">"Rafızi'yi katırı teperek öldürmüştü..."</span></strong> </span></span></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Dedem dedi ki: </span></span></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: darkgreen">-Gidip bakın, Ömer öldürmüştür onu!..</span> </strong></span></span></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Gittik, baktık, cidden Ömer ismini verdiği katırı tepmişti Rafızî'yi. </span></span></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Dedem dedi ki: </span></span></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"><strong>-Ömer'le alay edilmez, onun mukabelesi peşin ve sert olur!.."</strong></span></span></span></span></p><p><span style="color: #080000"></span></p><p><span style="color: #080000"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">alim 2.0'dan alıntıdır.</span></span></span></span></p><p><span style="color: #080000"></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 88355, member: 27"] [CENTER][COLOR=#080000][FONT=Book Antiqua][SIZE=3][SIZE=5][COLOR=blue]İMAM-I A'ZAM'IN OĞLU HAMMAD[/COLOR][/SIZE] [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#080000][FONT=Book Antiqua][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#080000][FONT=Book Antiqua][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [/COLOR][/CENTER][COLOR=#080000] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=darkred][B]Bağdad v.176 [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]İmam-ı A'zam Hazretleri Hicrî 150'de Bağdad'da vefat, ettiği sırada geride[B] tek oğlu Hammad[/B] kalmıştı. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Hammad, her bakımdan bu muazzez babanın muhterem,evlâdıydı. İlmiye sınıfından olmuş, babasının mezhebine de sâlik bulunmuştu. Büyük bir [B]ahlâk, fazilet, İslâmi ve imanî mevzularda tam bir mes'uliyet duygusu sahibi idi.[/B] Ondaki mes'uliyet duygusuna dair ibretli bir vak'ayı arzedeceğim sizlere: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Babasının cenazesinin defninden sonra derhal Bağdad kadısına giden Hammad, ona şöyle bir müracaatta bulundu. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=darkgreen][B]-Sizden babamın uhrevî huzurunu te'min için bir istirhamda bulunmak istiyorum.[/B][/COLOR] [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Bağdad kadısı: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=sienna][B]-Buyurun, Hazreti İmam'ın uhrevi huzuru bizim de huzurumuzdur. Hemen gereğini yapayım. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=darkgreen][B]-Babama emanet olarak bırakılmış külçe halinde altınlar, gümüşler, birçok değerli eşyalar vardır. Şimdi sahibi meçhul bu eşya ve değerler, benim elimde kalmıştır. Bunları bir an evvel benden teslim al ve babamı da emanet yükünden kurtar.[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Düşünceye dalan Bağdad kadısı, kararını şöyle verir: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=sienna][B]-Bu saydığın emanetleri muhafazaya ancak Ebû Hanife'nin oğlu lâyıktır. Onun nezdinde daha emin olur. Ricanızı kabul etmeyeceğim için özür dilerim:[/B] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Hammad ısrar eder en sonunda teklifini şöyle değiştirir:[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=darkgreen][B]-Şu anda miktarı ve sayısı resmen belli olmayan bu altın ve gümüşleri tartıp tesbit etmek için olsun elimden alın. Önce bir tesbit yapın, ondan sonrasını düşünürüz. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]İbn-i Hallikan'ın kaydına göre. Bağdad kadısı bundan sonra emanet gümüş ve altını teslim alır ve tam iki gün iki gece çalışarak tartar, miktarı tesbit eder. Neticeyi aldıktan sonra da Hammad'a haber gönderir. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Ararlar, tararlar, Hammad'dan haber yok. Hammad meydana çıkmaz, tâ Bağdad kadısı altın ve gümüşleri bizzat kendisi teslim alıncaya kadar. Ne zaman Bağdad kadısı ilânını yapar. [COLOR=darkred][B]"Ebû Hanife'nin oğlu Hammad'dan şu kadar emanet teslim aldım, sahipleri gelip alsınlar"[/B][/COLOR] der. İşte ondan sonra ortaya çıkar Hammad. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][B]Demek ki, harp ve darpların meydana getirdiği endişelere rağmen, halk İmam-ı A'zam'ı sağlam ve garantili buluyorlar;[/B] gazalara, seferlere çıkanlar, servetlerini Hazret-i İmam'a teslim etmekle en emniyetli yere bıraktıklarını kabul ediyorlardı. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]İmam-ı A'zam Hazretleri'nin nasıl bir ahlâki ve İslâmî örneklik içinde yaşadığını bu hâdiseden de tahmin etmek mümkündür. Aynı mes'uliyet duygusunun, aynı itimada şayan yaşayışın kendisinden 26 sene sonra, [B]hicri 176'da (M.792)[/B] vefat eden oğluna da geçtiğini söylemek zor olmasa gerektir. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Hazret-i İmam'ın bir de torunu vardı. Hammad'ın oğlu olan bu torunun adı İsmail'dir. İsmail, dedesine ait hatıralarını anlatırken, şöyle enteresan bir vak'ayı bizlere haber verir: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][B]"Bir komşumuz vardı. Edepsiz bir Rafızi olan bu komşumuzun iki tane de katırı vardı. Bu Rafızi, sırf hakaret olsun diye katırından birinin adını Ömer, ötekinin adını da Ebû Bekir koymuştu. Onların yanına varınca [COLOR=darkred]"Ömer şöyle dur, Ebû Bekir böyle dur"[/COLOR] gibilerde konuşur, sıkışınca da te'villi sözlerle kendini kurtarırdı... Biz bundan üzüldükçe, dedem: [COLOR=darkgreen]"Siz bu herife dokunmayın. âkıbetini kendi hazırlıyor"[/COLOR] der, hem kendi teskin olur, hem de bizi teselli ederdi. Biz sabır ve tahammülle beklerken, bir sabah erkenden bir haber geldi:[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][B][COLOR=darkgreen]"Rafızi'yi katırı teperek öldürmüştü..."[/COLOR][/B] [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Dedem dedi ki: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][B][COLOR=darkgreen]-Gidip bakın, Ömer öldürmüştür onu!..[/COLOR] [/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Gittik, baktık, cidden Ömer ismini verdiği katırı tepmişti Rafızî'yi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3]Dedem dedi ki: [/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=darkgreen][B]-Ömer'le alay edilmez, onun mukabelesi peşin ve sert olur!.."[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=black]alim 2.0'dan alıntıdır.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
İslam Büyükleri...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst