Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
İslâm ile Zarifleşen Sâliha Hanım
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 370757" data-attributes="member: 1004566"><p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><strong>İslâm ile Zarifleşen Sâliha Hanım </strong></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">İnsanlık tarihinde kadın, lâyık olduğu gerçek mevkî ve îtibârı ancak İslâm'ın ulvî iklîminde bulabilmiştir. Zira İslâm dışındaki bütün sistemler, kadına değer verdiklerini iddiâ etseler de, aslında kadına sadece vitrin malzemesi olarak kıymet vermiş, onu ekonomik ve nefsânî bir metâ olarak kullanmışlardır.</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">İslâm, kadının ferdî ve içtimâî hayatına büyük değişiklikler getirmiş ve ona müstesnâ bir kıymet vermiştir. Bunu daha net bir şekilde anlayabilmek için, İslâmʼdan önce, yani câhiliye döneminde yaşamış olan kadınların toplum içindeki zelil durumlarını bilmek kâfîdir.</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Güçlünün güçsüzü ezdiği, fakir, kimsesiz ve yoksulların horlandığı, vicdanların dumûra uğradığı, merhametten nasipsiz zâlimlerin ve insafsız zorbaların kol gezdiği câhiliye döneminde kadınlar, hanımlık haysiyetini rencide eden, insanlık dışı bir muâmeleye mâruz kalıyorlardı. Câriyeler, onur kırıcı bir şekilde nefsânî bir eğlence âleti gibi görülüp aşağılanıyordu. Bazı merhametten nasipsiz kimseler de, mâsum kız çocuklarını fâhişe olurlar endişesi ve açlık korkusuyla, analarının yüreklerinden kopararak diri diri toprağa gömüyordu.</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Nitekim Kur'ân-ı Kerîm, câhiliye toplumunda müşriklerin, dünyaya gelen kız çocuklarından dolayı, taşlaşmış vicdanlarının yüzlerine yansıyan hâlini şöyle tasvîr etmektedir:</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"Onlardan birine kız (doğumu) müjdelendiği zaman öfkeden yüzü kapkara kesilir. Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı kavminden gizlenir. Onu, aşağılanmaya katlanıp yanında mı tutsun, yoksa toprağa mı gömsün! Bakın ki, verdikleri hüküm ne kadar kötüdür!" (en-Nahl, 58-59)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Hazret-i Ömer -radıyallâhü anh-'ın şu sözü de, İslâmʼdan önceki dönemde toplumun kadına bakış açısını göstermesi bakımından dikkat çekicidir:</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"Doğrusu biz, Câhiliye devrinde kadınlara önem vermezdik. Nihâyet Allah, İslâm'ın gelişiyle kadınlar hakkında âyetler indirmiş ve onlara birçok hak tanımıştır."</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Hakîkaten İslâm Dîni, kadına en büyük değeri vermiş ve onun iffetli, vakarlı, haysiyetli ve şerefli bir hayat yaşamasını sağlamıştır. Daha evvel hor ve hakir görülüp aşağılanan kadın, İslâm'ın gelişiyle lâyık olduğu izzet ve şerefe kavuşmuştur. Hiçbir hususta kendisine söz hakkı tanınmayan kadın, İslâm sâyesinde hakkını savunabilmiş, Allah ve Rasûlü'nün emirleriyle hanımlara âit bir hukuk tesis edilmiştir.</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Bu hususta Cenâb-ı Hakk'ın, ilâhî beyânı çok açıktır:</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"...Kadınlarla iyi geçinin, onlara güzel muâmele edin!.." (en-Nisâ, 19)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- de, bu âyet muhtevâsında bir ömür sürmüş ve bu noktadaki nasihatleriyle ümmetini, hanımlarına karşı dâimâ hayra yönlendirmiştir. Nitekim muhtelif zamanlarda şöyle buyurmuşlardır:</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"Sizin en hayırlınız, âilelerine en güzel muâmelede bulunanınızdır!.." (İbn-i Mâce, Nikâh, 50; Dârimî, Nikâh, 55)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"Bir kimse zevcesine kin beslemesin. Onun bir huyunu beğenmezse, bir başka huyunu beğenir." (Müslim, Radâ, 61)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"Kadınları dövmeyiniz!.. Kadınlarını döven kimseler, sizin hayırlınız değildir." (Ebû Dâvûd, Nikâh, 42; İbn-i Mâce, Nikâh, 51)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Dolayısıyla, bilhassa günümüzde kadınlara yönelik gerçekleştirilen hak ihlâlleri ve şiddetin sebebi, asla İslâmʼın hükümleri değildir. Bilâkis Peygamber Efendimiz'in nezih hayatı, -değil kadına- bütün mahlûkâta karşı yapılan haksızlık ve terörlerle mücâdele içinde geçmiştir. Günümüzde ise zayıflara uygulanan şiddet, İslâm ahlâkını rûhen hazmetmemiş zorbaların vicdan yoksulluğudur. Allâh'ın yüksek hususiyetlerle donatıp eşlerine emânet ettiği kadının şahs-ı mânevîsine karşı gösterilen bu zulümler; gönüllerdeki Allah korkusunun, îman muhabbetinin ve ahlâkî meziyetlerin zaafa uğramasının açık bir göstergesidir.</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz'in kadınlara dâir tutumunda, şiddet ve baskı ihtivâ eden ne bir söz vardır, ne de buna işaret eden bir uygulama mevcuttur. Bilâkis Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'in kadınla alâkalı bütün söz ve uygulamalarında tam bir nezâket, zarâfet, incelik, müsâmaha, fedâkârlık, vefâ ve kadirşinaslık tavrı hâkimdir. Nitekim şu hâdise, bunun bâriz bir misâlidir:</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Vaktiyle Hazret-i Ömer -radıyallâhü anh- bir gün, Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'in yanına girebilmek için izin ister. O esnâda Hazret-i Peygamber'in yanında, kendisine çeşitli sorular soran Kureyşli kadınlar vardır ve sesleri nezâket sınırının biraz ötesine geçerek Allah Rasûlü'nün sesini bastırmaktadır.</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Oradaki hanımlar, Hazret-i Ömer'in içeri girmek için izin istediğini duyunca hemen toparlanırlar. Hazret-i Ömer -radıyallâhü anh- Peygamber Efendimizʼin izniyle içeri girdiğinde, Oʼnun gülümsediğini görür ve hayretle sebebini sorar. Efendimiz de:</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"-Yanımdaki bu kadınların, senin sesini duyunca hemen toparlanmalarına hayret ettim." karşılığını verir. Hazret-i Ömer ise:</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"-Ey Allâh'ın Rasûlü! Sen edep ve hürmet gösterilmeye daha lâyıksın!" der ve kadınlara dönerek:</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"-Ey kendilerine yazık edenler! Benden çekiniyorsunuz da Allah Rasûlüʼnden neden çekinmiyorsunuz?!" diyerek onları azarlar. Bunun üzerine o kadınlar:</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"-Sen çok sert ve katısın (bundan dolayı senden korkarız)." derler.</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- aralarına girerek:</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"Ey Ömer, tamam! Allâh'a yemin olsun ki, (bu kadar sertlik ve azametin) karşısında şeytan seninle karşılaşsa, mutlaka yolunu değiştirir, başka bir yola sapar!" buyurur. (Buhârî, Edeb, 68)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Bu misâl bile, -bırakınız kadına karşı şiddeti-, Hazret-i Peygamber'in herkese karşı sergilediği yumuşak ve hoşgörülü tavrın, kadınlar karşısında ne kadar müstesnâ bir nezâket ve inceliğe dönüştüğünün apaçık bir göstergesidir.</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Yine Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, kendisini ziyarete gelen hanımlara iltifat eder, onlarla alâkadar olur, hâl ve hatırlarını sorar, onlara karşı aslâ ilgisiz kalmazdı. (Buhârî, Edeb, 68) Hasta olduklarını haber aldığında ziyaretlerine gider, geçmiş olsun dileklerini bizzat iletirdi. (Nesaî, Cenâiz, 76)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Kendisini yemeğe davet eden hanımların dâvetlerine icâbet eder ve ikramlarını kabul ederdi. (Buhârî, Hars ve Muzâraa, 21; Nesaî, İmâmet, 19)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Hattâ Peygamber Efendimiz, mescidin bir kapısını onlara tahsis etmiş, Cuma ve bayram namazlarına iştirâk eden hanımlara özel bir konuşma yapmış, ayrıca haftanın belli bir gününü onların sorularına cevaplar vererek vaaz ve nasihat etmeye ayırmıştır.</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Hanımlar, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'i dâimâ kendi meseleleriyle ilgilenen, eşleriyle anlaşmazlıkların*da ara buluculuk yapan, haklarını koru*yan, erkeklere zevcelerine iyi davranmalarını öğütleyen ve kendi yaşayışıyla da buna örnek olan bir dost ve hâmî olarak bulmuşlar*dır.</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Yine şu hâdise de mizâcının sertliğiyle bilinen Hazret-i Ömer'in İslâm ahlâkı ile nasıl bir gönül kıvâmı kazandığının güzel bir misâlidir:</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Hazret-i Ömer'in hilâfeti zamanında bir adam, davranışlarını beğenmediği karısını şikâyet etmek üzere halifenin evine gelir. Kapının önüne oturur ve Hazret-i Ömer'in çıkmasını bekler. Derken içeriden bir gürültü kopar. Hazret-i Ömer'in hanımı koca halifeye bağırıp çağırmakta, fakat Hazret-i Ömer -radıyallâhü anh- sükût içinde bekleyip ona tek kelime söylememektedir. Bu hâli gören kapıdaki adam boynunu bükerek:</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"Bütün şiddetine ve sertliğine rağmen, üstelik mü'minlerin emiri iken Ömer'in hâli böyle olursa, benim derdime nasıl çâre bulabilir!?" diye düşünür ve kalkıp giderken Hazret-i Ömer dışarı çıkar. Adamın arkasından:</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"-Hayrola, derdin neydi?" diye seslenir. Adam da der ki:</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"-Ey Mü'minlerin Emîri! Zevcemin kötü huylarını ve bana olan saygısızlığını şikâyet etmek üzere gelmiştim. Senin hanımının da sana karşı olmadık sözler söylediğini duyunca şikâyetimden vazgeçip geri döndüm ve kendi kendime: «Mü'minlerin Emîri hanımıyla böyle olunca, benim derdime nasıl devâ bulacak?» dedim."</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">O zaman Hazret-i Ömer adama şunları söyler:</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"-Kardeşim, zevcemin benim üzerimdeki hakları sebebiyle ona katlanmaya çalışıyorum. Zira o benim hem aşçım, hem fırıncım, hem çamaşırcım, hem de çocuklarımın sütannesidir. Hâlbuki o bütün bunları yapmak zorunda değildir. Üstelik gönlümün harama meyletmesine engel olan da odur. Bu sebeple onun yaptıklarına katlanıyorum."</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Bu sözleri duyan adam:</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"-Ey Mü'minlerin Emîri! Benim zevcem de aynen öyle." der.</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Bunun üzerine Hazret-i Ömer, adamı:</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"-Haydi kardeşim, hanımına katlanmaya bak! Hayat dediğin göz açıp kapayana kadar geçiyor!" diye tesellî eder. (Zehebî, el-Kebâir, s. 179)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Velhâsıl, İslâm nazarında kadın; şefkat, merhamet, hürmet duyulması ve nezâket gösterilmesi gereken asîl ve nezîh bir varlıktır.</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Bunun içindir ki Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"Cennet (sâliha) annelerin ayakları altındadır!" buyurmuştur. (Nesâî, Cihâd, 6; Ahmed, III, 429; Süyûtî, I, 125)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Yine Peygamber Efendimizʼe mürâcaat ederek:</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"-Ey Allâh'ın Rasûlü! Kendisine en iyi davranılması gereken kimdir?" diye soran bir şahsa Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"-Annen, sonra annen, daha sonra yine annen; sonra baban, sonra da sana en yakın olan akraban." buyurmuştur. (Müslim, Birr, 2)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Yer-gök şâhittir ki şu dünya, kadın hukûkuna riâyetin bereketiyle cennet, riâyetsizliğin kötü âkıbetiyle cehennem hâline dönmüştür. Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, bir hadîs-i şerîflerinde; "Kocasını memnun ederek ölen kadın cennetliktir." (Tirmizî, Radâ', 10)buyurmak sûretiyle hanımları irşâd ederken, Vedâ Hutbesi'ndeki şu ifâdeleriyle de erkekleri îkâz etmektedir:</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">"Ey insanlar! Kadınların haklarına riâyet ediniz! Onlara şefkat ve muhabbet ile muâmele ediniz! Onlar hakkında Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allâhʼın emâneti olarak aldınız; onların nâmuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helâl edindiniz!" (Sahîh-i Buhârî Muhtasarı, X, 398)</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Fakat bugün dünya, kapitalist sistemin menfaatperest zihniyeti ile âdeta vicdanları kurutmakta, şefkat ve merhameti gönüllerden çıkarıp atmakta, nezâket ve zarâfetin yerine nefsin hodgâmlık, hoyratlık ve kabalığını koymaktadır. İnsafı, merhameti ve gözyaşı olmayan kapitalizmin en büyük zararını da, nâzik bir gönül dünyasına ve zarif bir yaratılışa sahip olan kadın görmektedir.</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Yine günümüzde Arş'ı titreten boşanmalar giderek artmakta, ortada kalan çocukların ise, selde sürüklenen kütükler gibi hangi girdapta boğulacağı belli olmamaktadır.</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Şu hiç unutulmamalıdır ki, kadınların mânevî terbiyesinin ihmâl edildiği toplumlarda insanlık baharı açılmaz. Kadın, gerçek değerini kaybederek sokağa düşer. Bu ise, bir pırlantanın çöp tenekesine atılması gibi talihsiz bir hâdisedir. Kadının sokağa düşmesi, âile ocağını kurutur, toplumu bir mezbelelik hâline getirir; hayat yollarını huzur ve saâdet yerine cam kırıkları ile doldurur. Vicdânında bir nebze olsun acı hissetmeden doğacak masum yavrusunu kürtaj kasaplarının eline bırakan günümüz insanının insafsızlığı da, bu mânevî terbiye noksanlığından ileri gelmektedir.</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Hâlbuki Cenâb-ı Hak, mü'minlerden, "Göz nûru olan zevcelerin" yetiştirilmesini arzu etmektedir. Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- de, "Dünyanızdan bana üç şey sevdirildi." buyurduktan sonra bunlardan birinin "(sâliha) hanım" olduğunu müjdelemiştir. Buna mukâbil Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- diğer bir hadîs-i şerîflerinde de, "cehenneme girenlerin çoğu kadınlardı." buyurarak, kadınların mânevî terbiyeden mahrum kaldıkları takdirde dûçâr olacakları hazin âkıbete dikkat çekmiştir. </span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Hakîkaten, Kur'ân ve Sünnet terbiyesiyle yetiştiğinde topluma fazîlet tevzî eden bir kadın; mâneviyattan uzak, materyalist bir zihniyetle yetiştiği takdirde etrafına sefâlet tabloları sergiler. Bu sebeple bugün hanımların birinci cihâdı, âilesini, Allâh'ın emrettiği şekilde muhâfaza etmek ve mü'min bir neslin yetişmesi için gayret göstermektir. İkinci cihâdı da, dâimâ nezâket, zarâfet ve güleryüzüyle İslâm şahsiyet ve vakârını temsil edebilmektir. Zira sâliha bir kadın, toplumun gerçek mimarıdır. O; sâlihler, Fâtihler ve cengâverler yetiştiren, âdeta semâvî bir kucaktır. Bizleri bir müddet karnında, sonra kollarında, ölünceye kadar da kalplerinde taşıyan annelere sevgi ve saygı husûsunda onlara denk olacak başka bir varlık yaratılmamıştır. Kendisini âilesine hasr ve hîbe eden vefâkâr bir kadın; engin bir sevgiye, derin bir saygıya, ömürlük bir teşekküre lâyıktır.</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Cenâb-ı Hak, cümlemize göz nûru olacak sâlih ve sâliha evlatlar yetiştirebilmeyi ihsan buyursun!</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Âmîn...</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkgreen">Osman Nuri Topbaş Hocaefendi</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 370757, member: 1004566"] [CENTER][SIZE=4][B]İslâm ile Zarifleşen Sâliha Hanım [/B][/SIZE][/CENTER] [INDENT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkgreen] İnsanlık tarihinde kadın, lâyık olduğu gerçek mevkî ve îtibârı ancak İslâm'ın ulvî iklîminde bulabilmiştir. Zira İslâm dışındaki bütün sistemler, kadına değer verdiklerini iddiâ etseler de, aslında kadına sadece vitrin malzemesi olarak kıymet vermiş, onu ekonomik ve nefsânî bir metâ olarak kullanmışlardır. İslâm, kadının ferdî ve içtimâî hayatına büyük değişiklikler getirmiş ve ona müstesnâ bir kıymet vermiştir. Bunu daha net bir şekilde anlayabilmek için, İslâmʼdan önce, yani câhiliye döneminde yaşamış olan kadınların toplum içindeki zelil durumlarını bilmek kâfîdir. Güçlünün güçsüzü ezdiği, fakir, kimsesiz ve yoksulların horlandığı, vicdanların dumûra uğradığı, merhametten nasipsiz zâlimlerin ve insafsız zorbaların kol gezdiği câhiliye döneminde kadınlar, hanımlık haysiyetini rencide eden, insanlık dışı bir muâmeleye mâruz kalıyorlardı. Câriyeler, onur kırıcı bir şekilde nefsânî bir eğlence âleti gibi görülüp aşağılanıyordu. Bazı merhametten nasipsiz kimseler de, mâsum kız çocuklarını fâhişe olurlar endişesi ve açlık korkusuyla, analarının yüreklerinden kopararak diri diri toprağa gömüyordu. Nitekim Kur'ân-ı Kerîm, câhiliye toplumunda müşriklerin, dünyaya gelen kız çocuklarından dolayı, taşlaşmış vicdanlarının yüzlerine yansıyan hâlini şöyle tasvîr etmektedir: "Onlardan birine kız (doğumu) müjdelendiği zaman öfkeden yüzü kapkara kesilir. Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı kavminden gizlenir. Onu, aşağılanmaya katlanıp yanında mı tutsun, yoksa toprağa mı gömsün! Bakın ki, verdikleri hüküm ne kadar kötüdür!" (en-Nahl, 58-59) Hazret-i Ömer -radıyallâhü anh-'ın şu sözü de, İslâmʼdan önceki dönemde toplumun kadına bakış açısını göstermesi bakımından dikkat çekicidir: "Doğrusu biz, Câhiliye devrinde kadınlara önem vermezdik. Nihâyet Allah, İslâm'ın gelişiyle kadınlar hakkında âyetler indirmiş ve onlara birçok hak tanımıştır." Hakîkaten İslâm Dîni, kadına en büyük değeri vermiş ve onun iffetli, vakarlı, haysiyetli ve şerefli bir hayat yaşamasını sağlamıştır. Daha evvel hor ve hakir görülüp aşağılanan kadın, İslâm'ın gelişiyle lâyık olduğu izzet ve şerefe kavuşmuştur. Hiçbir hususta kendisine söz hakkı tanınmayan kadın, İslâm sâyesinde hakkını savunabilmiş, Allah ve Rasûlü'nün emirleriyle hanımlara âit bir hukuk tesis edilmiştir. Bu hususta Cenâb-ı Hakk'ın, ilâhî beyânı çok açıktır: "...Kadınlarla iyi geçinin, onlara güzel muâmele edin!.." (en-Nisâ, 19) Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- de, bu âyet muhtevâsında bir ömür sürmüş ve bu noktadaki nasihatleriyle ümmetini, hanımlarına karşı dâimâ hayra yönlendirmiştir. Nitekim muhtelif zamanlarda şöyle buyurmuşlardır: "Sizin en hayırlınız, âilelerine en güzel muâmelede bulunanınızdır!.." (İbn-i Mâce, Nikâh, 50; Dârimî, Nikâh, 55) "Bir kimse zevcesine kin beslemesin. Onun bir huyunu beğenmezse, bir başka huyunu beğenir." (Müslim, Radâ, 61) "Kadınları dövmeyiniz!.. Kadınlarını döven kimseler, sizin hayırlınız değildir." (Ebû Dâvûd, Nikâh, 42; İbn-i Mâce, Nikâh, 51) Dolayısıyla, bilhassa günümüzde kadınlara yönelik gerçekleştirilen hak ihlâlleri ve şiddetin sebebi, asla İslâmʼın hükümleri değildir. Bilâkis Peygamber Efendimiz'in nezih hayatı, -değil kadına- bütün mahlûkâta karşı yapılan haksızlık ve terörlerle mücâdele içinde geçmiştir. Günümüzde ise zayıflara uygulanan şiddet, İslâm ahlâkını rûhen hazmetmemiş zorbaların vicdan yoksulluğudur. Allâh'ın yüksek hususiyetlerle donatıp eşlerine emânet ettiği kadının şahs-ı mânevîsine karşı gösterilen bu zulümler; gönüllerdeki Allah korkusunun, îman muhabbetinin ve ahlâkî meziyetlerin zaafa uğramasının açık bir göstergesidir. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz'in kadınlara dâir tutumunda, şiddet ve baskı ihtivâ eden ne bir söz vardır, ne de buna işaret eden bir uygulama mevcuttur. Bilâkis Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'in kadınla alâkalı bütün söz ve uygulamalarında tam bir nezâket, zarâfet, incelik, müsâmaha, fedâkârlık, vefâ ve kadirşinaslık tavrı hâkimdir. Nitekim şu hâdise, bunun bâriz bir misâlidir: Vaktiyle Hazret-i Ömer -radıyallâhü anh- bir gün, Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'in yanına girebilmek için izin ister. O esnâda Hazret-i Peygamber'in yanında, kendisine çeşitli sorular soran Kureyşli kadınlar vardır ve sesleri nezâket sınırının biraz ötesine geçerek Allah Rasûlü'nün sesini bastırmaktadır. Oradaki hanımlar, Hazret-i Ömer'in içeri girmek için izin istediğini duyunca hemen toparlanırlar. Hazret-i Ömer -radıyallâhü anh- Peygamber Efendimizʼin izniyle içeri girdiğinde, Oʼnun gülümsediğini görür ve hayretle sebebini sorar. Efendimiz de: "-Yanımdaki bu kadınların, senin sesini duyunca hemen toparlanmalarına hayret ettim." karşılığını verir. Hazret-i Ömer ise: "-Ey Allâh'ın Rasûlü! Sen edep ve hürmet gösterilmeye daha lâyıksın!" der ve kadınlara dönerek: "-Ey kendilerine yazık edenler! Benden çekiniyorsunuz da Allah Rasûlüʼnden neden çekinmiyorsunuz?!" diyerek onları azarlar. Bunun üzerine o kadınlar: "-Sen çok sert ve katısın (bundan dolayı senden korkarız)." derler. Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- aralarına girerek: "Ey Ömer, tamam! Allâh'a yemin olsun ki, (bu kadar sertlik ve azametin) karşısında şeytan seninle karşılaşsa, mutlaka yolunu değiştirir, başka bir yola sapar!" buyurur. (Buhârî, Edeb, 68) Bu misâl bile, -bırakınız kadına karşı şiddeti-, Hazret-i Peygamber'in herkese karşı sergilediği yumuşak ve hoşgörülü tavrın, kadınlar karşısında ne kadar müstesnâ bir nezâket ve inceliğe dönüştüğünün apaçık bir göstergesidir. Yine Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, kendisini ziyarete gelen hanımlara iltifat eder, onlarla alâkadar olur, hâl ve hatırlarını sorar, onlara karşı aslâ ilgisiz kalmazdı. (Buhârî, Edeb, 68) Hasta olduklarını haber aldığında ziyaretlerine gider, geçmiş olsun dileklerini bizzat iletirdi. (Nesaî, Cenâiz, 76) Kendisini yemeğe davet eden hanımların dâvetlerine icâbet eder ve ikramlarını kabul ederdi. (Buhârî, Hars ve Muzâraa, 21; Nesaî, İmâmet, 19) Hattâ Peygamber Efendimiz, mescidin bir kapısını onlara tahsis etmiş, Cuma ve bayram namazlarına iştirâk eden hanımlara özel bir konuşma yapmış, ayrıca haftanın belli bir gününü onların sorularına cevaplar vererek vaaz ve nasihat etmeye ayırmıştır. Hanımlar, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'i dâimâ kendi meseleleriyle ilgilenen, eşleriyle anlaşmazlıkların*da ara buluculuk yapan, haklarını koru*yan, erkeklere zevcelerine iyi davranmalarını öğütleyen ve kendi yaşayışıyla da buna örnek olan bir dost ve hâmî olarak bulmuşlar*dır. Yine şu hâdise de mizâcının sertliğiyle bilinen Hazret-i Ömer'in İslâm ahlâkı ile nasıl bir gönül kıvâmı kazandığının güzel bir misâlidir: Hazret-i Ömer'in hilâfeti zamanında bir adam, davranışlarını beğenmediği karısını şikâyet etmek üzere halifenin evine gelir. Kapının önüne oturur ve Hazret-i Ömer'in çıkmasını bekler. Derken içeriden bir gürültü kopar. Hazret-i Ömer'in hanımı koca halifeye bağırıp çağırmakta, fakat Hazret-i Ömer -radıyallâhü anh- sükût içinde bekleyip ona tek kelime söylememektedir. Bu hâli gören kapıdaki adam boynunu bükerek: "Bütün şiddetine ve sertliğine rağmen, üstelik mü'minlerin emiri iken Ömer'in hâli böyle olursa, benim derdime nasıl çâre bulabilir!?" diye düşünür ve kalkıp giderken Hazret-i Ömer dışarı çıkar. Adamın arkasından: "-Hayrola, derdin neydi?" diye seslenir. Adam da der ki: "-Ey Mü'minlerin Emîri! Zevcemin kötü huylarını ve bana olan saygısızlığını şikâyet etmek üzere gelmiştim. Senin hanımının da sana karşı olmadık sözler söylediğini duyunca şikâyetimden vazgeçip geri döndüm ve kendi kendime: «Mü'minlerin Emîri hanımıyla böyle olunca, benim derdime nasıl devâ bulacak?» dedim." O zaman Hazret-i Ömer adama şunları söyler: "-Kardeşim, zevcemin benim üzerimdeki hakları sebebiyle ona katlanmaya çalışıyorum. Zira o benim hem aşçım, hem fırıncım, hem çamaşırcım, hem de çocuklarımın sütannesidir. Hâlbuki o bütün bunları yapmak zorunda değildir. Üstelik gönlümün harama meyletmesine engel olan da odur. Bu sebeple onun yaptıklarına katlanıyorum." Bu sözleri duyan adam: "-Ey Mü'minlerin Emîri! Benim zevcem de aynen öyle." der. Bunun üzerine Hazret-i Ömer, adamı: "-Haydi kardeşim, hanımına katlanmaya bak! Hayat dediğin göz açıp kapayana kadar geçiyor!" diye tesellî eder. (Zehebî, el-Kebâir, s. 179) Velhâsıl, İslâm nazarında kadın; şefkat, merhamet, hürmet duyulması ve nezâket gösterilmesi gereken asîl ve nezîh bir varlıktır. Bunun içindir ki Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-: "Cennet (sâliha) annelerin ayakları altındadır!" buyurmuştur. (Nesâî, Cihâd, 6; Ahmed, III, 429; Süyûtî, I, 125) Yine Peygamber Efendimizʼe mürâcaat ederek: "-Ey Allâh'ın Rasûlü! Kendisine en iyi davranılması gereken kimdir?" diye soran bir şahsa Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-: "-Annen, sonra annen, daha sonra yine annen; sonra baban, sonra da sana en yakın olan akraban." buyurmuştur. (Müslim, Birr, 2) Yer-gök şâhittir ki şu dünya, kadın hukûkuna riâyetin bereketiyle cennet, riâyetsizliğin kötü âkıbetiyle cehennem hâline dönmüştür. Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, bir hadîs-i şerîflerinde; "Kocasını memnun ederek ölen kadın cennetliktir." (Tirmizî, Radâ', 10)buyurmak sûretiyle hanımları irşâd ederken, Vedâ Hutbesi'ndeki şu ifâdeleriyle de erkekleri îkâz etmektedir: "Ey insanlar! Kadınların haklarına riâyet ediniz! Onlara şefkat ve muhabbet ile muâmele ediniz! Onlar hakkında Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allâhʼın emâneti olarak aldınız; onların nâmuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helâl edindiniz!" (Sahîh-i Buhârî Muhtasarı, X, 398) Fakat bugün dünya, kapitalist sistemin menfaatperest zihniyeti ile âdeta vicdanları kurutmakta, şefkat ve merhameti gönüllerden çıkarıp atmakta, nezâket ve zarâfetin yerine nefsin hodgâmlık, hoyratlık ve kabalığını koymaktadır. İnsafı, merhameti ve gözyaşı olmayan kapitalizmin en büyük zararını da, nâzik bir gönül dünyasına ve zarif bir yaratılışa sahip olan kadın görmektedir. Yine günümüzde Arş'ı titreten boşanmalar giderek artmakta, ortada kalan çocukların ise, selde sürüklenen kütükler gibi hangi girdapta boğulacağı belli olmamaktadır. Şu hiç unutulmamalıdır ki, kadınların mânevî terbiyesinin ihmâl edildiği toplumlarda insanlık baharı açılmaz. Kadın, gerçek değerini kaybederek sokağa düşer. Bu ise, bir pırlantanın çöp tenekesine atılması gibi talihsiz bir hâdisedir. Kadının sokağa düşmesi, âile ocağını kurutur, toplumu bir mezbelelik hâline getirir; hayat yollarını huzur ve saâdet yerine cam kırıkları ile doldurur. Vicdânında bir nebze olsun acı hissetmeden doğacak masum yavrusunu kürtaj kasaplarının eline bırakan günümüz insanının insafsızlığı da, bu mânevî terbiye noksanlığından ileri gelmektedir. Hâlbuki Cenâb-ı Hak, mü'minlerden, "Göz nûru olan zevcelerin" yetiştirilmesini arzu etmektedir. Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- de, "Dünyanızdan bana üç şey sevdirildi." buyurduktan sonra bunlardan birinin "(sâliha) hanım" olduğunu müjdelemiştir. Buna mukâbil Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- diğer bir hadîs-i şerîflerinde de, "cehenneme girenlerin çoğu kadınlardı." buyurarak, kadınların mânevî terbiyeden mahrum kaldıkları takdirde dûçâr olacakları hazin âkıbete dikkat çekmiştir. Hakîkaten, Kur'ân ve Sünnet terbiyesiyle yetiştiğinde topluma fazîlet tevzî eden bir kadın; mâneviyattan uzak, materyalist bir zihniyetle yetiştiği takdirde etrafına sefâlet tabloları sergiler. Bu sebeple bugün hanımların birinci cihâdı, âilesini, Allâh'ın emrettiği şekilde muhâfaza etmek ve mü'min bir neslin yetişmesi için gayret göstermektir. İkinci cihâdı da, dâimâ nezâket, zarâfet ve güleryüzüyle İslâm şahsiyet ve vakârını temsil edebilmektir. Zira sâliha bir kadın, toplumun gerçek mimarıdır. O; sâlihler, Fâtihler ve cengâverler yetiştiren, âdeta semâvî bir kucaktır. Bizleri bir müddet karnında, sonra kollarında, ölünceye kadar da kalplerinde taşıyan annelere sevgi ve saygı husûsunda onlara denk olacak başka bir varlık yaratılmamıştır. Kendisini âilesine hasr ve hîbe eden vefâkâr bir kadın; engin bir sevgiye, derin bir saygıya, ömürlük bir teşekküre lâyıktır. Cenâb-ı Hak, cümlemize göz nûru olacak sâlih ve sâliha evlatlar yetiştirebilmeyi ihsan buyursun! Âmîn... Osman Nuri Topbaş Hocaefendi[/COLOR][/SIZE][/FONT][/INDENT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
İslâm ile Zarifleşen Sâliha Hanım
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst