Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
İslam, insana saygıyı işte böyle emrediyor!..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="genc_kalem" data-source="post: 179595" data-attributes="member: 15919"><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong><span style="color: red">Hâlbuki bütün bu gayret ve çabalarla eldeki imkânların santimi zayi edilmeksizin, şefkat çağrıları yapılmalı, insanlar arasında uzlaşı temin edilmeli, kardeşlik ve barış köprüleri kurmaya çalışılmalı; hâsılı İslam'ın sevgi ve saygı dolu özellik ve güzellikleri, tüm insanlığa duyurulmalı, böylece yanlış anlamalar düzeltilirken dahi kalb ibresi, hep Cenâb-ı Hakk'ın rıza ve hoşnutluğuna kilitlenmiş halde bulunmalıdır."</span> </strong></span><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: darkred"><strong>Hocaefendi'nin Kırık Testi sohbetinden kısaltarak derlediğim dünkü yazının devamı: </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: darkred"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: darkred"><strong>"Hz. Pir, Hristiyanların ruhanî reisleriyle muvakkaten medar-ı münakaşa meselelerden bahsetmememiz gerektiğini söylüyor... </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: darkred"><strong>Mesela, siz onlarla olan konuşma ve sohbetinize teslis inancını ele alarak başlayacak olursanız, daha sözün başında muhatabınızı kendinizden uzaklaştırmış, birçok hakikati, paylaşma imkânı varken dinlenilme ve söz söyleme hakkından mahrum kalmış ve hatta münakaşa ve kavgaya kapı aralamış olursunuz... Bu durumda karşılıklı konuşma ve diyalog adına gerçekleştirilen bir programı, tartışma zeminine çeker ve Müslümanlığı müdafaa etme adına onların inandığı değerlere saldırıda bulunursanız, farkına varmadan Müslümanlığa ihanet etmiş, yani onların da İslâmiyet'e ve Peygamber Efendimiz'e (sallallâhu aleyhi ve sellem) dil uzatmalarına, Kur'ân'a saldırmalarına zemin hazırlamış olursunuz... </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: darkred"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: darkred"><strong>Bunun yerine siz, onların hayat felsefesi ve dünya görüşlerine saygılı davranırsanız, bu sefer onlar da size karşı saygılı davranacak ve saygılı olma gereği duyacak, siz de düşündüğünüz doğruları ifade etme fırsatı elde etmiş olacaksınız... </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: darkred"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: darkred"><strong>Bu sebeple bir kez daha ifade edelim ki; insanlara, benimsediğiniz doğrular adına bir şey ifade etmek istiyorsanız, bunu, sırtınızın muhatabınıza dönük olduğu zaman ve şartlarda değil, muhatabınızla yüz yüze olduğunuz zaman ve şartlarda söyleyebilirsiniz. Bundan dolayı üslubunuzu muhatabınızın sırt çevirmesine fırsat vermeyecek şekilde ayarlamalı ve anlatacaklarınızı rahatsız etmeyen saygılı üslûpta anlatmalısınız. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: darkred"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: darkred"><strong>Ayrıca şu da unutulmamalı ki; biz bu tavrın adına ister hoşgörü, ister diyalog, isterse konuma saygı diyelim, bunların hepsi birer vesiledir; asıl gaye ise Allah'ın rıza ve hoşnutluğudur. Bunu biraz daha açacak olursak, bizim bu vesilelerle ulaşmak istediğimiz gaye, birkaç asırdan beri yanlış anlaşılmış ve yanlış tanıtılmış olan ve hâlâ onu anlatma adına bir kısım yanlışlıkların yapıldığı bir ortamda, İslâm'ın doğru anlaşılmasını sağlamaktır!.. Bu dinin silm-ü selâmet esaslarına dayandığı ve onun insanlık çapında emniyet, güven ve barışı tesis edecek dinamiklere sahip bulunduğu gerçeğini, tüm dünya insanlarına duyurabilmektir... </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: darkred"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: darkred"><strong>Dolayısıyla bu dinde hiç kimse, kafasına estiği gibi savaş ilan edemeyeceğini, anarşi ve terörün hiçbir zaman bir mücadele vasıtası olarak görülemeyeceğini, canlı bombalar kullanılarak masum insanların öldürülemeyeceğini, hâsılı, hakiki Müslümanlığın terör ve anarşiden fersah fersah uzak bulunduğunu açık ve net bir şekilde ifade edebilmeliyiz her yerde... </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: darkred"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: darkred"><strong>Eğer biz değişik platform ve vasıtaları değerlendirmek suretiyle, İslâm'ın bu parlak yüzünü, barış dolu özünü insanlara anlatabilirsek, bu, dinimizin doğru tanınmasına ve insanlığın barışı adına az bir kazanç olmayacaktır. Bu da bizi mutlu etmeye yetecektir. Yoksa, açılan müesseseler, kurslar, kültür lokalleri; yapılan seminer, toplantı ve konferansların hepsi birer vesileden ibarettir. Eğer biz yapılan bu faaliyetlerle büyük işler evirip çevirdiğimiz zannına kapılır; kendimizi ifade gibi bir kısım nefsani emeller peşinde koşarsak, kazanma kuşağında kaybetmiş ve bu arada asıl gayemizi de unutmuşuz demektir... </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: darkred"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: darkred"><strong>Hâlbuki bütün bu gayret ve çabalarla eldeki imkânların santimi zayi edilmeksizin, şefkat çağrıları yapılmalı, insanlar arasında uzlaşı temin edilmeli, kardeşlik ve barış köprüleri kurmaya çalışılmalı; hâsılı İslam'ın sevgi ve saygı dolu özellik ve güzellikleri, tüm insanlığa duyurulmalı, böylece yanlış anlamalar düzeltilirken dahi kalb ibresi, hep Cenâb-ı Hakk'ın rıza ve hoşnutluğuna kilitlenmiş halde bulunmalıdır." </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: darkred"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: darkred"><strong>Tabii, fırsatlar kaçmadan, imkânlar uçmadan... </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: darkred"><strong>Ahmed Şahin</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: darkred"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: darkred"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: darkred"><strong></strong></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="genc_kalem, post: 179595, member: 15919"] [FONT=Arial][B][COLOR=red]Hâlbuki bütün bu gayret ve çabalarla eldeki imkânların santimi zayi edilmeksizin, şefkat çağrıları yapılmalı, insanlar arasında uzlaşı temin edilmeli, kardeşlik ve barış köprüleri kurmaya çalışılmalı; hâsılı İslam'ın sevgi ve saygı dolu özellik ve güzellikleri, tüm insanlığa duyurulmalı, böylece yanlış anlamalar düzeltilirken dahi kalb ibresi, hep Cenâb-ı Hakk'ın rıza ve hoşnutluğuna kilitlenmiş halde bulunmalıdır."[/COLOR] [/B][/FONT][FONT=Arial][COLOR=darkred][B]Hocaefendi'nin Kırık Testi sohbetinden kısaltarak derlediğim dünkü yazının devamı: [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Arial][COLOR=darkred][B]"Hz. Pir, Hristiyanların ruhanî reisleriyle muvakkaten medar-ı münakaşa meselelerden bahsetmememiz gerektiğini söylüyor... [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Arial][COLOR=darkred][/COLOR][/FONT] [FONT=Arial][COLOR=darkred][B]Mesela, siz onlarla olan konuşma ve sohbetinize teslis inancını ele alarak başlayacak olursanız, daha sözün başında muhatabınızı kendinizden uzaklaştırmış, birçok hakikati, paylaşma imkânı varken dinlenilme ve söz söyleme hakkından mahrum kalmış ve hatta münakaşa ve kavgaya kapı aralamış olursunuz... Bu durumda karşılıklı konuşma ve diyalog adına gerçekleştirilen bir programı, tartışma zeminine çeker ve Müslümanlığı müdafaa etme adına onların inandığı değerlere saldırıda bulunursanız, farkına varmadan Müslümanlığa ihanet etmiş, yani onların da İslâmiyet'e ve Peygamber Efendimiz'e (sallallâhu aleyhi ve sellem) dil uzatmalarına, Kur'ân'a saldırmalarına zemin hazırlamış olursunuz... Bunun yerine siz, onların hayat felsefesi ve dünya görüşlerine saygılı davranırsanız, bu sefer onlar da size karşı saygılı davranacak ve saygılı olma gereği duyacak, siz de düşündüğünüz doğruları ifade etme fırsatı elde etmiş olacaksınız... Bu sebeple bir kez daha ifade edelim ki; insanlara, benimsediğiniz doğrular adına bir şey ifade etmek istiyorsanız, bunu, sırtınızın muhatabınıza dönük olduğu zaman ve şartlarda değil, muhatabınızla yüz yüze olduğunuz zaman ve şartlarda söyleyebilirsiniz. Bundan dolayı üslubunuzu muhatabınızın sırt çevirmesine fırsat vermeyecek şekilde ayarlamalı ve anlatacaklarınızı rahatsız etmeyen saygılı üslûpta anlatmalısınız. Ayrıca şu da unutulmamalı ki; biz bu tavrın adına ister hoşgörü, ister diyalog, isterse konuma saygı diyelim, bunların hepsi birer vesiledir; asıl gaye ise Allah'ın rıza ve hoşnutluğudur. Bunu biraz daha açacak olursak, bizim bu vesilelerle ulaşmak istediğimiz gaye, birkaç asırdan beri yanlış anlaşılmış ve yanlış tanıtılmış olan ve hâlâ onu anlatma adına bir kısım yanlışlıkların yapıldığı bir ortamda, İslâm'ın doğru anlaşılmasını sağlamaktır!.. Bu dinin silm-ü selâmet esaslarına dayandığı ve onun insanlık çapında emniyet, güven ve barışı tesis edecek dinamiklere sahip bulunduğu gerçeğini, tüm dünya insanlarına duyurabilmektir... Dolayısıyla bu dinde hiç kimse, kafasına estiği gibi savaş ilan edemeyeceğini, anarşi ve terörün hiçbir zaman bir mücadele vasıtası olarak görülemeyeceğini, canlı bombalar kullanılarak masum insanların öldürülemeyeceğini, hâsılı, hakiki Müslümanlığın terör ve anarşiden fersah fersah uzak bulunduğunu açık ve net bir şekilde ifade edebilmeliyiz her yerde... Eğer biz değişik platform ve vasıtaları değerlendirmek suretiyle, İslâm'ın bu parlak yüzünü, barış dolu özünü insanlara anlatabilirsek, bu, dinimizin doğru tanınmasına ve insanlığın barışı adına az bir kazanç olmayacaktır. Bu da bizi mutlu etmeye yetecektir. Yoksa, açılan müesseseler, kurslar, kültür lokalleri; yapılan seminer, toplantı ve konferansların hepsi birer vesileden ibarettir. Eğer biz yapılan bu faaliyetlerle büyük işler evirip çevirdiğimiz zannına kapılır; kendimizi ifade gibi bir kısım nefsani emeller peşinde koşarsak, kazanma kuşağında kaybetmiş ve bu arada asıl gayemizi de unutmuşuz demektir... Hâlbuki bütün bu gayret ve çabalarla eldeki imkânların santimi zayi edilmeksizin, şefkat çağrıları yapılmalı, insanlar arasında uzlaşı temin edilmeli, kardeşlik ve barış köprüleri kurmaya çalışılmalı; hâsılı İslam'ın sevgi ve saygı dolu özellik ve güzellikleri, tüm insanlığa duyurulmalı, böylece yanlış anlamalar düzeltilirken dahi kalb ibresi, hep Cenâb-ı Hakk'ın rıza ve hoşnutluğuna kilitlenmiş halde bulunmalıdır." Tabii, fırsatlar kaçmadan, imkânlar uçmadan... [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Arial][COLOR=darkred][/COLOR][/FONT] [FONT=Arial][COLOR=darkred][B]Ahmed Şahin [/B][/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
İslam, insana saygıyı işte böyle emrediyor!..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst