Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
İsLam "TesLim ALmak" DeğiL "TesLim OLmak"tır..!
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="bardak" data-source="post: 139505" data-attributes="member: 1298"><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="color: #6b6b6b">Galiba Necip Fazıl'a aitti şu sözler:</span></span> <span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="color: #0089ff">"Önümüzde bir buz dağı vardı. Hohlaya hohlaya nefesimizle erittik. Fakat şimdi de çamurdan geçilmiyor."</span></span> <span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="color: #6b6b6b">İşte tam böylesi bir durum şimdi yaşadığımız. Din alanında on yıllar boyunca derin bir sessizlik hüküm sürdü bu ülkede. Sanki bu topraklar bin yılı aşkın vahye 'dâr' olmamış gibi, yer demir gök bakırdı.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #6b6b6b">Önümüze çıkan buz dağları yiğitlerin himmetiyle eridi. Fakat şimdi de çamurdan geçilmiyor. "Usul" ile "füru", "füru" ile "teferruat" arasındaki farkı bilmeyenler başörtüsü konusunda bol keseden içtihat yapmaya başladılar.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #6b6b6b">Örtüzedeler bir yanda gözyaşlarını gönüllerine akıtırken, bir de "örtüzadeler" türedi. Örtünün sırtından kendi yanlışlarını, karısının-kızının açık saçıklığını meşrulaştıranlar... Kur'an'ın mümin kadının başına taç ettiği örtüyü oradan alıp, açıklarının üstüne örtenler...</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #6b6b6b">İlahiyatları hep bir nimet bildim. Benim de bir kanadım İlahiyat. Bu ülkede din atalardan miras yaşanmasın, insanlar onu yürek teriyle elde edip taklitten tahkike geçsinler diye çırpındım. "Cahilin dindarlığı arttıkça sapması da artar" diye haykırdım. "Hissi dindarlıktan ilmi dindarlığa geçmek zorundayız" dedim. "Kur'an'ı yastık edinmeyiniz" diyen Hz. Nebi'nin sesini taşımaya çabaladım. Cahillerin dinden ıskonto, cahil sofuların dine zam yapmasının önüne geçmeye çalıştım.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #6b6b6b">Bütün bu hususlarda karınca kararınca bir nebze de olsa yol alındığını düşünüyorum. Fakat ilahiyat hocalarından bazılarının neresinden konuştuğunu bir türlü anlayamadım. İnsanlar adının önünde "Prof. Dr." unvanını, adının yanında "... İlahiyat Fakültesi" anonsunu görünce, hepsini birden "allame-i dû cihan, ferîd-i zaman" sanıyorlar. Cahildirler, mazurdurlar. Bilmiyorlar İlahiyat'larda tarih dersi verenler de "İlahiyat hocası" unvanını taşıyor, eğitim formasyon dersi verenler de.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #6b6b6b">Prof. Dr. Osman Eskicioğlu'nun Dokuz Eylül'de ne hocası olduğunu bilmiyorum. Belki tefsir, belki hadis, belki tarih, belki felsefe... O, "Türban'ın dinde yeri nedir?" sualine şöyle cevap vermiş: "..Benim 'Farzdır, inananlar başlarını örtmelidir' demem sadece beni bağlar. Siz ayeti samimi olarak başka türlü yorumluyorsanız, öyle uygularsınız. İslam'da kimse kimseye bir şey diyemez. Bir baba dahi olgunlaşmış çocuğuna emredemez, 'bu haram', 'bu helal' diyemez."</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #6b6b6b">Neresini ele alalım? O kadar yanlış anlamaya açık ki! Bu sözleri duyan, Kur'an'ın her hükmünü ucu açık zanneder. "Sana göre farz, bana göre müstehap" olur zanneder. Helaller ve haramların sınırları yok zanneder. İsteyen istediği ayete istediği hükmü verir zanneder. Ne koysan gider zanneder. Din don gibidir, üstüne göre biçer giyersin zanneder.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #6b6b6b">Ağır söz söylemek istemem. Post modern 'müçtehit' böyle bir şey mi? Sahi biri çıkar da "Kur'an'daki namaz kılın emrini ben 'salat'ın lugat anlamından yola çıkarak 'dua' olarak yorumluyorum" derse, Hocaefendi buna da he der mi? Nitekim böyleleri çıktı. Müseylime gibi Kur'an'da namaz iki vakittir dese ve buna "vezkür isme rabbike bükraten ve asila" ayetini delil gösterse, "Müseylimetü'l-Kezzab Hazretleri (!) böyle yorumlamışlar" mı diyeceğiz? Kalantor ayyaşın biri Kur'an'da haram olan "hamr"dır, o da "şarap"tır. Viski, likör, votka, hatta esrar, eroin yasak değildir dese "efendinin yorumudur" mu diyeceğiz?</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #6b6b6b">Bektaşi'ye "Abdestsiz namaz olur mu?" demişler. "Ben kıldım oldu" demiş. Sayın Eskicioğlu'nun meşrebi Bektaşi'ninkinden daha geniş maşALLAH.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #6b6b6b">Ben de İbn Hazm gibi 'taklit merduttur' derim. Fakat nasları yorumlamak keyfi midir? O dev usul müktesebatımızı çöpe mi attınız? İslam 'teslim almak' değil 'teslim olmak'tır.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #6b6b6b">Mümin kadın için başörtüsü Kur'ani bir emirdir. İlleti hukuki değil, ahlakidir. Makasıt, menat ve illet bağlamında örtü, bugün indiğinden daha yüksek bir makama terfi etmiştir. Dün ahlaki bir farzdı, bugün ŞEAİR-İ İSLAMİYE arasına girmiş, farz bir ŞİAR olmuştur. Nasıl ezan şehrin imanını temsil ediyorsa, bugün başörtüsü de Müslüman kadını temsil ediyor.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #ff3a00">Örtüye açılan savaş, İslam'a açılmıştır. Örtüyü savunmak İslam'ı savunmaktır.</span></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'comic sans ms'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #cdcdcd">ARİF ÇEVİKEL </span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="bardak, post: 139505, member: 1298"] [SIZE=3][FONT=comic sans ms][COLOR=#6b6b6b]Galiba Necip Fazıl'a aitti şu sözler:[/COLOR][/FONT] [FONT=comic sans ms][COLOR=#0089ff]"Önümüzde bir buz dağı vardı. Hohlaya hohlaya nefesimizle erittik. Fakat şimdi de çamurdan geçilmiyor."[/COLOR][/FONT] [FONT=comic sans ms][COLOR=#6b6b6b]İşte tam böylesi bir durum şimdi yaşadığımız. Din alanında on yıllar boyunca derin bir sessizlik hüküm sürdü bu ülkede. Sanki bu topraklar bin yılı aşkın vahye 'dâr' olmamış gibi, yer demir gök bakırdı.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [FONT=comic sans ms][SIZE=3][COLOR=#6b6b6b]Önümüze çıkan buz dağları yiğitlerin himmetiyle eridi. Fakat şimdi de çamurdan geçilmiyor. "Usul" ile "füru", "füru" ile "teferruat" arasındaki farkı bilmeyenler başörtüsü konusunda bol keseden içtihat yapmaya başladılar.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=comic sans ms][SIZE=3][COLOR=#6b6b6b]Örtüzedeler bir yanda gözyaşlarını gönüllerine akıtırken, bir de "örtüzadeler" türedi. Örtünün sırtından kendi yanlışlarını, karısının-kızının açık saçıklığını meşrulaştıranlar... Kur'an'ın mümin kadının başına taç ettiği örtüyü oradan alıp, açıklarının üstüne örtenler...[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=comic sans ms][SIZE=3][COLOR=#6b6b6b]İlahiyatları hep bir nimet bildim. Benim de bir kanadım İlahiyat. Bu ülkede din atalardan miras yaşanmasın, insanlar onu yürek teriyle elde edip taklitten tahkike geçsinler diye çırpındım. "Cahilin dindarlığı arttıkça sapması da artar" diye haykırdım. "Hissi dindarlıktan ilmi dindarlığa geçmek zorundayız" dedim. "Kur'an'ı yastık edinmeyiniz" diyen Hz. Nebi'nin sesini taşımaya çabaladım. Cahillerin dinden ıskonto, cahil sofuların dine zam yapmasının önüne geçmeye çalıştım.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=comic sans ms][SIZE=3][COLOR=#6b6b6b]Bütün bu hususlarda karınca kararınca bir nebze de olsa yol alındığını düşünüyorum. Fakat ilahiyat hocalarından bazılarının neresinden konuştuğunu bir türlü anlayamadım. İnsanlar adının önünde "Prof. Dr." unvanını, adının yanında "... İlahiyat Fakültesi" anonsunu görünce, hepsini birden "allame-i dû cihan, ferîd-i zaman" sanıyorlar. Cahildirler, mazurdurlar. Bilmiyorlar İlahiyat'larda tarih dersi verenler de "İlahiyat hocası" unvanını taşıyor, eğitim formasyon dersi verenler de.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=comic sans ms][SIZE=3][COLOR=#6b6b6b]Prof. Dr. Osman Eskicioğlu'nun Dokuz Eylül'de ne hocası olduğunu bilmiyorum. Belki tefsir, belki hadis, belki tarih, belki felsefe... O, "Türban'ın dinde yeri nedir?" sualine şöyle cevap vermiş: "..Benim 'Farzdır, inananlar başlarını örtmelidir' demem sadece beni bağlar. Siz ayeti samimi olarak başka türlü yorumluyorsanız, öyle uygularsınız. İslam'da kimse kimseye bir şey diyemez. Bir baba dahi olgunlaşmış çocuğuna emredemez, 'bu haram', 'bu helal' diyemez."[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=comic sans ms][SIZE=3][COLOR=#6b6b6b]Neresini ele alalım? O kadar yanlış anlamaya açık ki! Bu sözleri duyan, Kur'an'ın her hükmünü ucu açık zanneder. "Sana göre farz, bana göre müstehap" olur zanneder. Helaller ve haramların sınırları yok zanneder. İsteyen istediği ayete istediği hükmü verir zanneder. Ne koysan gider zanneder. Din don gibidir, üstüne göre biçer giyersin zanneder.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=comic sans ms][SIZE=3][COLOR=#6b6b6b]Ağır söz söylemek istemem. Post modern 'müçtehit' böyle bir şey mi? Sahi biri çıkar da "Kur'an'daki namaz kılın emrini ben 'salat'ın lugat anlamından yola çıkarak 'dua' olarak yorumluyorum" derse, Hocaefendi buna da he der mi? Nitekim böyleleri çıktı. Müseylime gibi Kur'an'da namaz iki vakittir dese ve buna "vezkür isme rabbike bükraten ve asila" ayetini delil gösterse, "Müseylimetü'l-Kezzab Hazretleri (!) böyle yorumlamışlar" mı diyeceğiz? Kalantor ayyaşın biri Kur'an'da haram olan "hamr"dır, o da "şarap"tır. Viski, likör, votka, hatta esrar, eroin yasak değildir dese "efendinin yorumudur" mu diyeceğiz?[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=comic sans ms][SIZE=3][COLOR=#6b6b6b]Bektaşi'ye "Abdestsiz namaz olur mu?" demişler. "Ben kıldım oldu" demiş. Sayın Eskicioğlu'nun meşrebi Bektaşi'ninkinden daha geniş maşALLAH.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=comic sans ms][SIZE=3][COLOR=#6b6b6b]Ben de İbn Hazm gibi 'taklit merduttur' derim. Fakat nasları yorumlamak keyfi midir? O dev usul müktesebatımızı çöpe mi attınız? İslam 'teslim almak' değil 'teslim olmak'tır.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=comic sans ms][SIZE=3][COLOR=#6b6b6b]Mümin kadın için başörtüsü Kur'ani bir emirdir. İlleti hukuki değil, ahlakidir. Makasıt, menat ve illet bağlamında örtü, bugün indiğinden daha yüksek bir makama terfi etmiştir. Dün ahlaki bir farzdı, bugün ŞEAİR-İ İSLAMİYE arasına girmiş, farz bir ŞİAR olmuştur. Nasıl ezan şehrin imanını temsil ediyorsa, bugün başörtüsü de Müslüman kadını temsil ediyor.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=comic sans ms][COLOR=#6b6b6b][SIZE=3][COLOR=#ff3a00]Örtüye açılan savaş, İslam'a açılmıştır. Örtüyü savunmak İslam'ı savunmaktır.[/COLOR][/SIZE][/COLOR][/FONT] [FONT=comic sans ms][SIZE=3][COLOR=#cdcdcd]ARİF ÇEVİKEL [/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
İsLam "TesLim ALmak" DeğiL "TesLim OLmak"tır..!
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst