Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
İslâmiyet en büyük insaniyettir
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Bîçare S.V." data-source="post: 218895" data-attributes="member: 1008987"><p style="text-align: center"> <span style="font-size: 15px"><span style="color: #333399">Hadis-i Şerif Meâli</span></span><span style="font-size: 15px"></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"> </span> </p><p> </p><p><span style="font-size: 15px">Dikkat edin! Dünyadayken lezzetli yemek yiyen ve süslü elbise giyen nice kimseler vardır ki, Kıyamet günü aç ve çıplaktırlar. Dünyada nice karnı aç ve çıplak kimseler vardır ki, âhirette lezzetler ve güzel elbiseler içerisindedirler. </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Câmiü's-Sağîr, No: 1566 </strong></span> </p><p> <p style="text-align: right"><span style="font-size: 15px"> </span> </p> <p style="text-align: right"><span style="font-size: 15px"> 23.10.2010</span> </p> <p style="text-align: right"><span style="font-size: 15px"></span></p> <p style="text-align: right"><span style="font-size: 15px"> <a href="http://www.yeniasya.com.tr/2010/10/23/lahika/default.htm#bas" target="_blank"><img src="http://www.yeniasya.com.tr/sabitresim/yukari.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></a></span> </p><p> <p style="text-align: center"> <span style="font-size: 15px"><span style="color: #333399">İslâmiyet en büyük insaniyettir</span></span><span style="font-size: 15px"></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"> </span> </p><p><span style="font-size: 15px"> Hakikat-i İslâmiyettir ki, asıl insaniyet-i kübrâ denilen şey odur. İnsaniyet-i suğrâ denilen mehâsin-i medeniyet, onun mukaddemesidir. </span></p><p><span style="font-size: 15px">Mâlumdur ki, insanda müdebbir-i galip, ya akıl veya basardır. Tâbir-i diğerle, ya efkâr veya hissiyattır. Veyahut ya haktır veya kuvvettir. Veyahut ya hikmet veya hükûmettir. Veyahut ya müyûlât-ı kalbiyedir veya temayülât-ı akliyedir. Veyahut ya hevâ veya hüdâdır. Buna binaen görüyoruz ki: Ebnâ-yı mazinin bir derece safî olan ahlâk ve halis olan hissiyatları galebe çalarak gayr-ı münevver olan efkârlarını istihdam ederek şahsiyat ve ihtilâfat meydanı aldı. Fakat ebnâ-yı müstakbelin bir derece münevver olan efkârları, heves ve şehvetle muzlim olan hissiyatlarına galebe ederek emrine musahhar eylediğinden, hukuk-u umumiyenin hükümferma olacağı muhakkak oldu. İnsaniyet bir derece tecellî etti. Beşaret veriyor ki: Asıl insaniyet-i kübrâ olan İslâmiyet, sema-i müstakbelde ve Asya’nın cinanı üzerinde bulutsuz güneş gibi pertev-efşan olacaktır. </span></p><p><span style="font-size: 15px">Vakta ki mazi derelerinde hükümferma olan garaz ve husumet ve meylü’t-tefevvuku tevlid eden hissiyât ve müyûlât ve kuvvet idi. O zamanın ehlini irşad için iknaiyat-i hitabiye kâfi idi. Zira hissiyatı okşayan ve müyûlâta tesir ettiren, müddeâyı müzeyyene ve şâşaalandırmak veyahut hâile veya kuvve-i belâgatle hayale me’nus kılmak, bürhanın yerini tutardı. Fakat bizi onlara kıyas etmek, hareket-i ric’iye ile o zamanın köşelerine sokmak demektir. Herbir zamanın bir hükmü var. Biz delil isteriz; tasvir-i müddeâ ile aldanmayız. </span></p><p><span style="font-size: 15px">(...) </span></p><p><span style="font-size: 15px">Ey ihvân-ı Müslimîn!.. Hâl, lisan-ı halle bize beşaret veriyor ki: Sırr-ı “Kad câe’l-hakku ve zeheka’l-bâtıl” (De ki: Hak geldi, bâtıl yok oldu. / İsrâ Sûresi, 17: 81) boynunu kaldırmış, elle istikbale işaret edip, yüksek sesle ilân ediyor ki: Dehre ve tabâyi-i beşere, dâmen-i kıyamete kadar hâkim olacak, yalnız âlem-i kevnde adalet-i ezeliyenin tecellî ve timsali olan hakikat-i İslâmiyettir ki, asıl insaniyet-i kübrâ denilen şey odur. İnsaniyet-i suğrâ denilen mehâsin-i medeniyet, onun mukaddemesidir. </span></p><p><span style="font-size: 15px">Görülmüyor mu ki: Telâhuktan neşet eden tenevvür-ü efkârla toprağa benzeyen evham ve hayalâtı, hakaik-i İslâmiyenin omuzu üzerinden hafifleştirmiştir. Bu hal gösteriyor ki, nücûm-u semâ-yı hidayet olan o hakaik tamamen inkişaf ve tele’lü’ ve lem’a-nisar olacaktır. “Düşmanların engellemelerine rağmen.” </span></p><p><span style="font-size: 15px">Eğer istersen, istikbal içine gir, bak: Hakikatlerin meydanında hikmetin taht-ı nezaret ve murakabesinde, teslis içinde tevhidi arayanlar, safsata ederek asıl tevhid-i mahz ve itikad-ı kâmil ve akl-ı selim kabul ettiği akide-i hakla mücehhez ve seyf-i bürhanla mütekallid olanlarla mübareze ve muharebe ederse, nasıl birden mağlûp ve münhezim oluyor! </span></p><p><span style="font-size: 15px"> Muhakemat, s. 31-33 </span></p><p><span style="font-size: 15px">*** </span></p><p><span style="font-size: 15px">İslâmiyet ise, insaniyet-i kübrâ; ve şeriat ise, medeniyet-i fuzla (en faziletli) olduğundan, âlem-i İslâmiyet, medine-i fazilet-i Eflâtuniye olmaya sezâdır. </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Divan-ı Harb-i Örfi, s. 47</strong></span> </p><p> <span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"><a href="http://www.yeniasya.com.tr/2010/10/23/lahika/default.htm" target="_blank">Yeni Asya Gazetesi</a></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Bîçare S.V., post: 218895, member: 1008987"] [CENTER] [SIZE=4][COLOR=#333399]Hadis-i Şerif Meâli[/COLOR][/SIZE][SIZE=4] [/SIZE] [/CENTER] [SIZE=4]Dikkat edin! Dünyadayken lezzetli yemek yiyen ve süslü elbise giyen nice kimseler vardır ki, Kıyamet günü aç ve çıplaktırlar. Dünyada nice karnı aç ve çıplak kimseler vardır ki, âhirette lezzetler ve güzel elbiseler içerisindedirler. [/SIZE] [SIZE=4][B]Câmiü's-Sağîr, No: 1566 [/B][/SIZE] [RIGHT][SIZE=4] [/SIZE] [SIZE=4] 23.10.2010[/SIZE] [/RIGHT] [RIGHT][SIZE=4] [URL="http://www.yeniasya.com.tr/2010/10/23/lahika/default.htm#bas"][IMG]http://www.yeniasya.com.tr/sabitresim/yukari.gif[/IMG][/URL][/SIZE] [/RIGHT] [CENTER] [SIZE=4][COLOR=#333399]İslâmiyet en büyük insaniyettir[/COLOR][/SIZE][SIZE=4] [/SIZE] [/CENTER] [SIZE=4] Hakikat-i İslâmiyettir ki, asıl insaniyet-i kübrâ denilen şey odur. İnsaniyet-i suğrâ denilen mehâsin-i medeniyet, onun mukaddemesidir. [/SIZE] [SIZE=4]Mâlumdur ki, insanda müdebbir-i galip, ya akıl veya basardır. Tâbir-i diğerle, ya efkâr veya hissiyattır. Veyahut ya haktır veya kuvvettir. Veyahut ya hikmet veya hükûmettir. Veyahut ya müyûlât-ı kalbiyedir veya temayülât-ı akliyedir. Veyahut ya hevâ veya hüdâdır. Buna binaen görüyoruz ki: Ebnâ-yı mazinin bir derece safî olan ahlâk ve halis olan hissiyatları galebe çalarak gayr-ı münevver olan efkârlarını istihdam ederek şahsiyat ve ihtilâfat meydanı aldı. Fakat ebnâ-yı müstakbelin bir derece münevver olan efkârları, heves ve şehvetle muzlim olan hissiyatlarına galebe ederek emrine musahhar eylediğinden, hukuk-u umumiyenin hükümferma olacağı muhakkak oldu. İnsaniyet bir derece tecellî etti. Beşaret veriyor ki: Asıl insaniyet-i kübrâ olan İslâmiyet, sema-i müstakbelde ve Asya’nın cinanı üzerinde bulutsuz güneş gibi pertev-efşan olacaktır. [/SIZE] [SIZE=4]Vakta ki mazi derelerinde hükümferma olan garaz ve husumet ve meylü’t-tefevvuku tevlid eden hissiyât ve müyûlât ve kuvvet idi. O zamanın ehlini irşad için iknaiyat-i hitabiye kâfi idi. Zira hissiyatı okşayan ve müyûlâta tesir ettiren, müddeâyı müzeyyene ve şâşaalandırmak veyahut hâile veya kuvve-i belâgatle hayale me’nus kılmak, bürhanın yerini tutardı. Fakat bizi onlara kıyas etmek, hareket-i ric’iye ile o zamanın köşelerine sokmak demektir. Herbir zamanın bir hükmü var. Biz delil isteriz; tasvir-i müddeâ ile aldanmayız. [/SIZE] [SIZE=4](...) [/SIZE] [SIZE=4]Ey ihvân-ı Müslimîn!.. Hâl, lisan-ı halle bize beşaret veriyor ki: Sırr-ı “Kad câe’l-hakku ve zeheka’l-bâtıl” (De ki: Hak geldi, bâtıl yok oldu. / İsrâ Sûresi, 17: 81) boynunu kaldırmış, elle istikbale işaret edip, yüksek sesle ilân ediyor ki: Dehre ve tabâyi-i beşere, dâmen-i kıyamete kadar hâkim olacak, yalnız âlem-i kevnde adalet-i ezeliyenin tecellî ve timsali olan hakikat-i İslâmiyettir ki, asıl insaniyet-i kübrâ denilen şey odur. İnsaniyet-i suğrâ denilen mehâsin-i medeniyet, onun mukaddemesidir. [/SIZE] [SIZE=4]Görülmüyor mu ki: Telâhuktan neşet eden tenevvür-ü efkârla toprağa benzeyen evham ve hayalâtı, hakaik-i İslâmiyenin omuzu üzerinden hafifleştirmiştir. Bu hal gösteriyor ki, nücûm-u semâ-yı hidayet olan o hakaik tamamen inkişaf ve tele’lü’ ve lem’a-nisar olacaktır. “Düşmanların engellemelerine rağmen.” [/SIZE] [SIZE=4]Eğer istersen, istikbal içine gir, bak: Hakikatlerin meydanında hikmetin taht-ı nezaret ve murakabesinde, teslis içinde tevhidi arayanlar, safsata ederek asıl tevhid-i mahz ve itikad-ı kâmil ve akl-ı selim kabul ettiği akide-i hakla mücehhez ve seyf-i bürhanla mütekallid olanlarla mübareze ve muharebe ederse, nasıl birden mağlûp ve münhezim oluyor! [/SIZE] [SIZE=4] Muhakemat, s. 31-33 [/SIZE] [SIZE=4]*** [/SIZE] [SIZE=4]İslâmiyet ise, insaniyet-i kübrâ; ve şeriat ise, medeniyet-i fuzla (en faziletli) olduğundan, âlem-i İslâmiyet, medine-i fazilet-i Eflâtuniye olmaya sezâdır. [/SIZE] [SIZE=4][B]Divan-ı Harb-i Örfi, s. 47[/B][/SIZE] [SIZE=4] [url=http://www.yeniasya.com.tr/2010/10/23/lahika/default.htm]Yeni Asya Gazetesi[/url][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
İslâmiyet en büyük insaniyettir
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst