İstanbul Sevdalılarına

zeyhak_

Well-known member
12-02-istanbul.jpg



Hadi git bana biraz İstanbul getir...

... ve paylaştır her bir semtini her bir güzele ...

Hadi git bana bir avuç İstanbul getir...

Fatih denince akla Fatih Sultan Mehmet gelsin... Sadece O'nun , sevgililer sevgilisinin iltifatlarına nail olabilmek için henüz on üç yaşında yastığına İstanbul'un haritasını çizen Sultan Fatih gelsin akla... Sonra Yavuz gelsin... Dünyalara meydan okuyan, kul gibi yaşayan ve bu dünyanın velvelesinden sıkılıp Mevla'ya kanat açan Sultan Selim gelsin akla...

Eyüp denince hemen o gelsin akla... Sevgilinin gül cemalini görmüş, gül hatırını almış, O'nu evinde misafiri yapmış, İstanbul için savaşmış biri çıksın ortaya... O gelsin aklımıza ve Rasulüllah'ın mihmandarı Eyüp Sultan gelsin meydana...

Üsküdar'dan yükselen ezan sesleri kaplasın sahili... Bir sevdalılar beldesi olarak Üsküdar gelsin akla ve onun bir zamanlar kadı Mahmut'u, sonra derviş Mahmut'u, daha sonra ise Üsküdar'ın bir tanesi olarak Aziz Mahmut Hüdayi gelsin aklımıza... Hani bir keresinde hocasının abdest suyunu göğsüne basarak aşkının ateşiyle ısıtmıştı ya suyu... İşte o su kadar sımsıcak Üsküdar bir başkadır gönüllerde...

Ah İstanbul ...

Hadi git bana kendini getir... Bana bir aşığın gözyaşlarıyla ıslanmış dudakları kadar temiz ve sıcak kendini getir... Bir dünya harikası Sultanahmet'inle , Mimar Sinan denince akla gelen onca tarihinle, türbelerinle, caddelerinle, sokaklarınla ve her şeyinle gülerek gel...

Ama Hayır !...

Böyle geleceksen hiç gelme... Kendine gel sonra gel...

İstanbul kendini anlat bana... Niçin mahzun gibisin? Neden eskiden olduğu gibi gülmüyorsun? Yakışmıyor sana gülmemek... Yakındığın şey nedir? Bu kadar elem ve kederin neden?

Söyle İstanbul...

Biliyorum insanların yüzünden...İnsanlar olarak kirlettik seni ve layık olamadık güzelliğine... Caddelerin şehvet kokuyorken , sokakların beton yığınları arasında kaybolmuşken, hepsi birer şaheser değerindeki camilerinde üç beş ihtiyar huzura dururken , sahibin Fatih'in türbesi yanında zamanın güyalıları ve hanımefendileri sarmaş dolaş iken **, kimileri ezan sesini duymamak için pencerelerini sıkı sıkı kapatırken, içinde pisliğin ve rezaletin en alası işlenirken gülemezsin elbette...

Fakat içindeki bir kaç iyinin hürmetine , sabah namazlarında ışıkları yanan bir avuç cennet sevdalısının hatırına ve sırf seni sevdiği için , İstanbul sırf senin için gecenin zifiri karanlığında semaya dönen kalplerin döktüğü gözyaşları için Sen Ağlama...

Onlar ağlar senin yerine... Biz ağlayalım ağlayamadığımıza...

Biz seni çok seviyoruz...

Haydi gül

GÜL İSTANBUL...​
 

zeyhak_

Well-known member
istanbul4.jpg


Ahh İstanbul!!Nerelerdesin? Gönlüme taht kurmus, baş köşede oturuyor, durmadan çağırıyor, çekiyorsun beni kendine..Bir girdaba mı sürüklüyorsun beni, yoksa mutluluğa mı bilmiyorum..Nesin ki bu derece beni kemirip kemirip bitiriyorsun?


Bogazda ucan her martı da umutlarım gizli benim..Hepsine de fısıldadım umutlarımı..Engin maviliklerin derinlerinde parıldayan bir ışık görürlerse onun benim umudum oldugunu fısıldadım onlara..O umutlar o engin maviliklerin derinlerinde olabilirler ama gün gelecek o maviliklerin üstüne çıkacak işte o zaman parıldayacaklar dedim..Tamam dediler İstanbul..Dokunmayacaklarına dair söz verdiler bana..

O masmavi insanı büyüleyen muhteşem boğazın mı benliğimi çeken yoksa ayasofyanın ilginç mimarisi mi?Çamlıcanın tepeden bir kartal gibi süzülüşü mü yoksa Fatih'in gönüllere su serpen mistik havası mı ceken tarafın beni..O eşsiz engin maviliklerin karşısına geçip kendimi yaptıklarımı, yapacaklarımı, sorgulayıp yargılamayı mı özledim yoksa?



Çagırıyorsun beni ama bekleme gelemem ben daha İstanbul..Ne zamanki tamamladım kendimi, ne zamanki hamlıktan olgunluğa adım attım ve ne zaman bana söz veren martılar sözlerinde durup umutlarımı bir sır olarak sakladılar , o zaman gelirim..Umutlarım ne zaman engin maviliklerin üstüne cıkar o zaman gelirim..Sana ayak basarken ne zamanki çocuklar mendil satıp, cam silmeyi bırakırlar o zaman gelirim...

Bekle İSTANBUL bekle.Ben yine gelirim sana..Umutlarım bir bir ışıldadıgında yeni umutlarımı fısıldamak için gelirim sana...
Güzelliklerin umuda bağlandığı şehre sevgilerimle GELİRİM...

alıntı
​
 

zeyhak_

Well-known member
1407204826_turkey_istanbul_02.jpg




Konuşsana İstanbul

Ne olur sanki?
Bir gece usulca,
Seni bırakıp gitsem seni
Kızarmısın, İstanbul bakarmısın ardımdan
Bir kere de benim için yanar mı Üsküdar?
Kadıköy yetim mi kalır?
Moda mı dul,
Öyle sessiz kalma ne olur
Konuşsana İstanbul
İki yakan birbirine mi karışır?
Gelmez mi baharların,
Gökyüzün mü kararır?
Ortaköy susar, kalır mı öylece
Bebek mi ağlar gidişime
Biliyorum aslında
Olmaz hiç umurunda
Yine de, nedendir bilemem
Seni bırakıp gidemiyorum
İstanbul ben senin
Neyini seviyorum?


Metin Özturan​
 

zeyhak_

Well-known member
2414959401_f3bd50eb86.jpg




Gün ve gece bir başka tablo İstanbul'da;
Sabah erken, akşam geç olur İstanbul'da...

Kalbin uzak ise, O'na yakın olsan da;
Hasret yaman, sevda güç olur İstanbul'da!...

Birazcık gölge, bir yudum çay Çamlıca'da;
Mana derin, madde hiç olur İstanbul'da...

Gün gelip, nefes bitip, vade dolduğunda
Yıl ne zaman, saat kaç olur İstanbul'da?
 

zeyhak_

Well-known member




E Y Ü P

İstanbul'un fethiyle anılır adı
Tarihler boyunca hiç unutulmadı
Ensari'den bizlere yadigar kaldı
Sessizdir sakindir huzurludur Eyüp

Her köşesi bir tarih bir efsanedir
Kalblere nur veren ziyarethanedir
Orda dua orda niyaz halisanedir
Sessizdir sakindir huzurludur Eyüp

Mavi Haliç sahilinden gezerek gelin
Mihmandarın türbesinde dualar edin
Piyerlotiden bakıp şehri seyredin
Sessizdir sakindir huzurludur Eyüp..

Alıntı
​
 
Üst