Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Edebiyat
..İstanbul'un Çok Yüzü..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="molla_zehra" data-source="post: 78889" data-attributes="member: 30"><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Yitirilmiş yaşamları ve insan eksiklerini.</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Acır gözleriniz önce, görmezlikten gelirsiniz. Bilip de bilmezlikten gelerek yani, başınızı çevirirsiniz. İki üşüme arasındaki ateşsiniz, geçti zannedersiniz. Geçmez. Yani öğrenirsiniz, yani görürsünüz, yani bilirsiniz. Değişir anlamı İstanbul oluşun. Ve gemileri beyaz, akşamları mavi kente veda edersiniz. Tahammül, başkaldırıdan kolaydır nasılsa, terk etmek dayanmaktan. Yumarsınız gözlerinizi, bu kenti adeta terk edersiniz.</span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Öyle ya bu kent salt incelikli saraylardan, asır-dîde kitaplıklardan, âsûde mezarlık ve mabedlerden ibaret değildir. Hele hele insanların birbirini anladığı bir yer hiç değildir. Taşralara sığınırsınız. Görünen ve görünmeyen hayatlar arasındaki kayma oralarda çok geniş değildir ne de olsa. Ne de olsa on beş milyonluk kendin ihtimallerinden daha az hesaba gelir, nüfusu küçük rakamlı, neredeyse sıfır rakımlı kendin mutsuzluk oranları. Halk her sabah yollara dökülmez kim bilir hangi kuyrukların müdahili olmak için. Zaten siz. Sabahları herkesler uyanmadan evvel uyanmaları da hiç sevmezsiniz.</span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Hep olmuş, bitmiş, devrini ve hükmünü kaybetmiş hikayeleri sevdiniz. Suskundu çevresinde bir pervane gibi döndükleriniz. Taşlar ne denli soğuksa o kadar bahtiyar, kapılar ne denli kapalıysa bahtınız o kadar açık. Araya giren zaman ne kadar uzunsa o kadar yakın. </span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Aşklarınızın ölümsüzlüğü sevgililerinizin ölümlülüğünden kaynaklandı hep. Gözlerinizi sessizce kendi üzerinize indiriniz. Suskun bahçeler. Tehlikesiz.</span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Kendinize özne kendinize eylem, ezcümle.</span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Bu kent çekilmez, bunu iyi bildiniz.</span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">- Yine de bir başka yüzü daha var İstanbul’un. Yine de bir umut doktor, öyle mi?</span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Yoksa bütün bunlar bir kandırmaca biçiminde mi resmedilmişti? Yoksa bütün hikâyeler giriş, gelişme ve sonuçtan ibaret değil miydi?</span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Gözleriniz nemli. Haydi gizlemeyin artık.</span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Son sabaha karşısında suları ve gecesi mavi, gemileri beyaz kentin. Yedi tepesinden kim bilir kaçıncısına kurulmuş son salâtin camiin minareleri arasınd asılı kalınca ışık kuşları. Ve son sabahı boydan boya uğurlarken sabâ makamlı sabah ezanları. Masal ve gerçeği ilk kez birbiriyle telif ettiniz. Belki öyle değildi ama öyle hissettiniz. Kaçıncı defadır ki sığındığınız bu yalandan oyunun içinden çıkarak, hayır, diyebildiniz.</span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Minareler şehrinin yağmurlu gecesinden sanki ilk kez geçmektesiniz. Yeni kapılar kapanmış, eski kapılar açılmıştır bir kere. Kendinizi turuncu sis lâmbalarının şemsiyesinden denize dökülen sağanağın ortasında bulmuşsunuzdur ya işte. Sultanını çoktandır yitirmiş sarayın bahçesine güz gelir. Hangi yüzüyle olursa olsun bu şehirden vazgeçemezsiniz.</span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Suyun üzerine saldı seccadesini nilüfer. Bir kaçış hikâyesiydi bu, bir buluşun hikâyesine dönüşmesi işten bile değildir, artık fark etseniz…</span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Nazan Bekiroğlu-Mavi Lâle Kitabından-</span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="molla_zehra, post: 78889, member: 30"] [CENTER][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Yitirilmiş yaşamları ve insan eksiklerini. Acır gözleriniz önce, görmezlikten gelirsiniz. Bilip de bilmezlikten gelerek yani, başınızı çevirirsiniz. İki üşüme arasındaki ateşsiniz, geçti zannedersiniz. Geçmez. Yani öğrenirsiniz, yani görürsünüz, yani bilirsiniz. Değişir anlamı İstanbul oluşun. Ve gemileri beyaz, akşamları mavi kente veda edersiniz. Tahammül, başkaldırıdan kolaydır nasılsa, terk etmek dayanmaktan. Yumarsınız gözlerinizi, bu kenti adeta terk edersiniz.[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Öyle ya bu kent salt incelikli saraylardan, asır-dîde kitaplıklardan, âsûde mezarlık ve mabedlerden ibaret değildir. Hele hele insanların birbirini anladığı bir yer hiç değildir. Taşralara sığınırsınız. Görünen ve görünmeyen hayatlar arasındaki kayma oralarda çok geniş değildir ne de olsa. Ne de olsa on beş milyonluk kendin ihtimallerinden daha az hesaba gelir, nüfusu küçük rakamlı, neredeyse sıfır rakımlı kendin mutsuzluk oranları. Halk her sabah yollara dökülmez kim bilir hangi kuyrukların müdahili olmak için. Zaten siz. Sabahları herkesler uyanmadan evvel uyanmaları da hiç sevmezsiniz.[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Hep olmuş, bitmiş, devrini ve hükmünü kaybetmiş hikayeleri sevdiniz. Suskundu çevresinde bir pervane gibi döndükleriniz. Taşlar ne denli soğuksa o kadar bahtiyar, kapılar ne denli kapalıysa bahtınız o kadar açık. Araya giren zaman ne kadar uzunsa o kadar yakın. [/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Aşklarınızın ölümsüzlüğü sevgililerinizin ölümlülüğünden kaynaklandı hep. Gözlerinizi sessizce kendi üzerinize indiriniz. Suskun bahçeler. Tehlikesiz.[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Kendinize özne kendinize eylem, ezcümle.[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Bu kent çekilmez, bunu iyi bildiniz.[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]- Yine de bir başka yüzü daha var İstanbul’un. Yine de bir umut doktor, öyle mi?[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Yoksa bütün bunlar bir kandırmaca biçiminde mi resmedilmişti? Yoksa bütün hikâyeler giriş, gelişme ve sonuçtan ibaret değil miydi?[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Gözleriniz nemli. Haydi gizlemeyin artık.[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Son sabaha karşısında suları ve gecesi mavi, gemileri beyaz kentin. Yedi tepesinden kim bilir kaçıncısına kurulmuş son salâtin camiin minareleri arasınd asılı kalınca ışık kuşları. Ve son sabahı boydan boya uğurlarken sabâ makamlı sabah ezanları. Masal ve gerçeği ilk kez birbiriyle telif ettiniz. Belki öyle değildi ama öyle hissettiniz. Kaçıncı defadır ki sığındığınız bu yalandan oyunun içinden çıkarak, hayır, diyebildiniz.[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Minareler şehrinin yağmurlu gecesinden sanki ilk kez geçmektesiniz. Yeni kapılar kapanmış, eski kapılar açılmıştır bir kere. Kendinizi turuncu sis lâmbalarının şemsiyesinden denize dökülen sağanağın ortasında bulmuşsunuzdur ya işte. Sultanını çoktandır yitirmiş sarayın bahçesine güz gelir. Hangi yüzüyle olursa olsun bu şehirden vazgeçemezsiniz.[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Suyun üzerine saldı seccadesini nilüfer. Bir kaçış hikâyesiydi bu, bir buluşun hikâyesine dönüşmesi işten bile değildir, artık fark etseniz…[/SIZE][/FONT] [B][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Nazan Bekiroğlu-Mavi Lâle Kitabından-[/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/B] [/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Edebiyat
..İstanbul'un Çok Yüzü..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst