Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
İşte bunun gibi...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ahmet.1" data-source="post: 462445" data-attributes="member: 1040028"><p><span style="font-size: 12px"><em></em></span></p><p><span style="font-size: 12px"><em>Bazan tevazu', küfran-ı nimeti istilzam ediyor; belki küfran-ı nimet olur. Bazan da tahdis-i nimet, iftihar olur. İkisi de zarardır. Bunun çare-i yegânesi ki; ne küfran-ı nimet çıksın, ne de iftihar olsun. Meziyet ve kemalâtları ikrar edip, fakat temellük etmeyerek, Mün'im-i Hakikî'nin eser-i in'amı olarak göstermektir. Meselâ: Nasılki murassa' ve müzeyyen bir elbise-i fahireyi biri sana giydirse ve onunla çok güzelleşsen, halk sana dese: "Mâşâallah çok güzelsin, çok güzelleştin." Eğer sen tevazukârane desen: "Hâşâ!.. Ben neyim, hiç. Bu nedir, nerede güzellik?" O vakit küfran-ı nimet olur ve hulleyi sana giydiren mahir san'atkâra karşı hürmetsizlik olur. Eğer müftehirane desen: "Evet ben çok güzelim, benim gibi güzel nerede var, benim gibi birini gösteriniz." O vakit, mağrurane bir fahrdir.</em></span></p><p><span style="font-size: 12px"><em></em></span></p><p><span style="font-size: 12px"><em>İşte fahirden, küfrandan kurtulmak için demeli ki: "Evet ben güzelleştim, fakat güzellik libasındır ve dolayısıyla libası bana giydirenindir, benim değildir."</em></span></p><p><span style="font-size: 12px"><em></em></span></p><p><span style="font-size: 12px"><em>İşte bunun gibi, ben de sesim yetişse, bütün Küre-i Arz'a bağırarak derim ki: Sözler güzeldirler, hakikattırlar; fakat benim değildirler, Kur'an-ı Kerim'in hakaikinden telemmu' etmiş şualardır.</em></span></p><p></p><p><em><strong><span style="font-size: 15px">(Bediüzzaman Said Nursi | Tarihçe-i Hayat) </span></strong></em></p><p></p><p><span style="color: #008000">Tevazu': Alçakgönüllülük.</span></p><p><span style="color: #008000">Küfran-ı nimet: Nimete karşı nankörlük, nimetin Allah’tan(cc) geldiğini düşünmemek veya inkar etmek.</span></p><p><span style="color: #008000">İstilzam: Gerektirme, gerekli olma.</span></p><p><span style="color: #008000">Tahdis-i nimet: Allah’ın(cc) verdiği nimetleri şükretmek gayesiyle anlatmak ve duyurmak.</span></p><p><span style="color: #008000">İftihar: Övünme.</span></p><p><span style="color: #008000">Çare-i yegâne: Tek çare.</span></p><p><span style="color: #008000">Meziyet: Üstün vasıf, iyi ve güzel özellik.</span></p><p><span style="color: #008000">Kemalât: Kemaller, mükemmellikler, olgunluklar, üstünlükler.</span></p><p><span style="color: #008000">İkrar: Kabul etmek, itiraf etmek.</span></p><p><span style="color: #008000">Temellük: Mülk edinme, kendine mal etme, sahiplenme.</span></p><p><span style="color: #008000">Mün'im-i Hakikî: Gerçek nimetlendirici.</span></p><p><span style="color: #008000">Eser-i in'am: Nimetlendirme eseri.</span></p><p><span style="color: #008000">Murassa': Süslü, süslenmiş.</span></p><p><span style="color: #008000">Elbise-i fahire: Pahalı, çok gösterişli elbise.</span></p><p><span style="color: #008000">Tevazukârane: Tevazu edercesine, alçakgönüllülük edercesine.</span></p><p><span style="color: #008000">Hâşâ: Asla, öyle deil, kesinlikle.</span></p><p><span style="color: #008000">Hulle: Pahalı elbise.</span></p><p><span style="color: #008000">Mahir: Maharetli, becerikli, hünerli, usta.</span></p><p><span style="color: #008000">San'atkâr: Sanatcı, usta.</span></p><p><span style="color: #008000">Hürmet: Saygı.</span></p><p><span style="color: #008000">Müftehirane: İftihar edercesine, övünürcesine.</span></p><p><span style="color: #008000">Mağrurane: Büyüklenerek, böbürlenerek, kibirlenerek, kendini beğenerek ve güvenerek.</span></p><p><span style="color: #008000">Fahr: Övünme, şeref duyma.</span></p><p><span style="color: #008000">Küfran: Nankörlük, nimetlerin Allah’tan(cc) olduğunu düşünmemek veya kabul etmemek veya inkar etmek.</span></p><p><span style="color: #008000">Libas: Elbise.</span></p><p><span style="color: #008000">Küre-i Arz: Yer küre, dünya.</span></p><p><span style="color: #008000">Hakikat: Gerçek.</span></p><p><span style="color: #008000">Hakaik: Hakikatlar, gerçekler ve doğrular.</span></p><p><span style="color: #008000">Telemmu': Parıldama, ışıldama.</span></p><p><span style="color: #008000">Şua: Bir ışık kaynağından uzanan ışık telleri.</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ahmet.1, post: 462445, member: 1040028"] [SIZE=3][I] Bazan tevazu', küfran-ı nimeti istilzam ediyor; belki küfran-ı nimet olur. Bazan da tahdis-i nimet, iftihar olur. İkisi de zarardır. Bunun çare-i yegânesi ki; ne küfran-ı nimet çıksın, ne de iftihar olsun. Meziyet ve kemalâtları ikrar edip, fakat temellük etmeyerek, Mün'im-i Hakikî'nin eser-i in'amı olarak göstermektir. Meselâ: Nasılki murassa' ve müzeyyen bir elbise-i fahireyi biri sana giydirse ve onunla çok güzelleşsen, halk sana dese: "Mâşâallah çok güzelsin, çok güzelleştin." Eğer sen tevazukârane desen: "Hâşâ!.. Ben neyim, hiç. Bu nedir, nerede güzellik?" O vakit küfran-ı nimet olur ve hulleyi sana giydiren mahir san'atkâra karşı hürmetsizlik olur. Eğer müftehirane desen: "Evet ben çok güzelim, benim gibi güzel nerede var, benim gibi birini gösteriniz." O vakit, mağrurane bir fahrdir. İşte fahirden, küfrandan kurtulmak için demeli ki: "Evet ben güzelleştim, fakat güzellik libasındır ve dolayısıyla libası bana giydirenindir, benim değildir." İşte bunun gibi, ben de sesim yetişse, bütün Küre-i Arz'a bağırarak derim ki: Sözler güzeldirler, hakikattırlar; fakat benim değildirler, Kur'an-ı Kerim'in hakaikinden telemmu' etmiş şualardır.[/I][/SIZE] [I][B][SIZE=4](Bediüzzaman Said Nursi | Tarihçe-i Hayat) [/SIZE][/B][/I] [COLOR="#008000"]Tevazu': Alçakgönüllülük. Küfran-ı nimet: Nimete karşı nankörlük, nimetin Allah’tan(cc) geldiğini düşünmemek veya inkar etmek. İstilzam: Gerektirme, gerekli olma. Tahdis-i nimet: Allah’ın(cc) verdiği nimetleri şükretmek gayesiyle anlatmak ve duyurmak. İftihar: Övünme. Çare-i yegâne: Tek çare. Meziyet: Üstün vasıf, iyi ve güzel özellik. Kemalât: Kemaller, mükemmellikler, olgunluklar, üstünlükler. İkrar: Kabul etmek, itiraf etmek. Temellük: Mülk edinme, kendine mal etme, sahiplenme. Mün'im-i Hakikî: Gerçek nimetlendirici. Eser-i in'am: Nimetlendirme eseri. Murassa': Süslü, süslenmiş. Elbise-i fahire: Pahalı, çok gösterişli elbise. Tevazukârane: Tevazu edercesine, alçakgönüllülük edercesine. Hâşâ: Asla, öyle deil, kesinlikle. Hulle: Pahalı elbise. Mahir: Maharetli, becerikli, hünerli, usta. San'atkâr: Sanatcı, usta. Hürmet: Saygı. Müftehirane: İftihar edercesine, övünürcesine. Mağrurane: Büyüklenerek, böbürlenerek, kibirlenerek, kendini beğenerek ve güvenerek. Fahr: Övünme, şeref duyma. Küfran: Nankörlük, nimetlerin Allah’tan(cc) olduğunu düşünmemek veya kabul etmemek veya inkar etmek. Libas: Elbise. Küre-i Arz: Yer küre, dünya. Hakikat: Gerçek. Hakaik: Hakikatlar, gerçekler ve doğrular. Telemmu': Parıldama, ışıldama. Şua: Bir ışık kaynağından uzanan ışık telleri.[/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
İşte bunun gibi...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst