Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
İstikâmet
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 236452" data-attributes="member: 1004566"><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">İşte bu zorluk dolayısıyladır ki, hergün defalarca okuduğumuz Fâtiha Sûresi'nde bu emir bir duâ-niyâz ve dolayısıyla bir îkâz hâlinde ümmete takdîm edilmiştir. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">İstikâmet talebinin "ihdinas...." sûretinde Fâtiha Sûresi'nde yer alması ve onun da bir mü'mine günde en az kırk defa niyâz tarîkıyla tekrarlattırılmış olması da, istikâmeti lâyıkıyla muhâfaza etmenin güçlüğüne bir delîldir. </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: green">Sırât-ı müstakîm, Kur'ân-ı Kerîm'deki ifâdelere nazaran Allâh'ın yolu, dosdoğru yol, uygun yol, Allâh'ın kitâbı, îmân ve îmâna bağlı olan şeyler, İslâm ve İslâm şerîati, Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-'in ve ashâbın büyüklerinin yolu, sünnet ve cemâat yolu, sâlihler yolu, şehîdler yolu, dünyâda ve âhırette seâdet yolu, cennet yolu v.s. mânâlarla ifâdelendirilmiştir. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">Buna göre sırât-ı müstakîm, Cenâb-ı Hakk'ın kendilerine nîmet verdiği has kulların yoludur. Bu kullar, başta peygamberler, sonra sıddîklar, şehîdler ve sâlihlerdir. İstikâmet ehli de, onların izinden gidenlerdir. </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">Sırât-ı müstakîm, hiçbir yerinde meyil, eğrilik ve yamukluk bulunmayan, dümdüz ve dosdoğru yol demektir. </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">Sırât-ı müstakîm, Allâh'a giden yoldur. Allâh Teâlâ buyurur: </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">"(Sırât-ı müstakîm), göklerin ve yerin sahibi olan Allâh'ın yoludur. Dikkat edin, bütün işler sonunda Allâh'a döner." (eş-Şûrâ, 53) </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">Sırât-ı müstakîmde bulunmak, Allâh'a hakkıyla kulluktur. Âyet-i kerîmede buyurulur: </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">"O'na (Allâh'a hakkıyla) kulluk edin; işte sırât-ı müstakîm budur!" (Âl-i İmrân, 51) </span></p><p> </p><p><span style="color: red"><span style="font-size: 12px">"Kim Allâh'a sımsıkı bağlanırsa, muhakkak ki sırât-ı müstakîme iletilmiştir." (Âl-i İmrân, 10</span></span><span style="font-size: 12px">1) </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">Sırât-ı müstakîm, En'âm Sûresi'nde şöyle târif edilir: </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">"De ki: Geliniz, Rabbinizin size neleri harâm kıldığını okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana-babaya iyilik edin, fakîrlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin; -sizin de onların da rızkını biz veririz-, kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın ve Allâh'ın yasakladığı cana haksız yere kıymayın! İşte şu size anlatınlanları Allâh vasıyet etti. Umulur ki, düşünüp anlarsınız." </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">"Erginlik çağına erişinceye kadar yetîmin malına, sadece en güzel bir niyet ve maksadla yaklaşın; ölçü ve tartıyı adâletle yapın. Biz herkese ancak gücünün yettiği kadarını yükleriz. (Bir kimsenin leh veya aleyhinde söz)söylediğiniz zaman, yakınlarınız dahî olsa adâleti gözetin; Allâh'a verdiğiniz sözü tutun! İşte Allâh size, iyice düşünesiniz diye bunları emretti." </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">"Şüphesiz benim sırât-ı müstakîmim (dosdoğru yolum işte) budur; ona tabî olun! (Başka) yollara tâbî olmayın ki sizi O'nun yolundan ayırır!.." (Âyet, 151-153) </span></p><p> </p><p><span style="color: green"><span style="font-size: 12px">Kul, muhabbetullâhı, Allâh'dan gayri her şeye âid muhabbet ve bağlılığın üstüne çıkarmadıkça sırât-ı müstakîme lâyıkıyla ulaşamaz. Bunun için de Allâh'ı, O'nun zât-ı ulûhiyyetine âid vasıfları itibarıyla bilmek, yâni mârifetullâh şarttır. Buna göre sırât-ı müstakîm, mârifetullâhdır. Zîrâ mârifetullâha erip de bu mânâda hayatını bütünüyle bu inancın îcâbına göre tanzîm eden, nefsinin şerrinden ve şeytanın desîselerinden uzaklaşır ve yalnız Hakk'ın rızâsını taleb hâlinde yaşar. Kalbi ilâhî lutuf tecellîlerine mazhar olur. Bu duruma gelen bir kul, artık gözün gördüğü, kulağın işittiği zâhirî iklîmin ötesine mânevî bir pancur açmış ve bütün bir kâinât da kendisine hikmetli ve azametli bir kitâb hâline gelmiş olur.</span> </span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 236452, member: 1004566"] [SIZE=3][COLOR=purple]İşte bu zorluk dolayısıyladır ki, hergün defalarca okuduğumuz Fâtiha Sûresi'nde bu emir bir duâ-niyâz ve dolayısıyla bir îkâz hâlinde ümmete takdîm edilmiştir. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=3]İstikâmet talebinin "ihdinas...." sûretinde Fâtiha Sûresi'nde yer alması ve onun da bir mü'mine günde en az kırk defa niyâz tarîkıyla tekrarlattırılmış olması da, istikâmeti lâyıkıyla muhâfaza etmenin güçlüğüne bir delîldir. [/SIZE] [SIZE=3][COLOR=green]Sırât-ı müstakîm, Kur'ân-ı Kerîm'deki ifâdelere nazaran Allâh'ın yolu, dosdoğru yol, uygun yol, Allâh'ın kitâbı, îmân ve îmâna bağlı olan şeyler, İslâm ve İslâm şerîati, Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-'in ve ashâbın büyüklerinin yolu, sünnet ve cemâat yolu, sâlihler yolu, şehîdler yolu, dünyâda ve âhırette seâdet yolu, cennet yolu v.s. mânâlarla ifâdelendirilmiştir. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=3]Buna göre sırât-ı müstakîm, Cenâb-ı Hakk'ın kendilerine nîmet verdiği has kulların yoludur. Bu kullar, başta peygamberler, sonra sıddîklar, şehîdler ve sâlihlerdir. İstikâmet ehli de, onların izinden gidenlerdir. [/SIZE] [SIZE=3]Sırât-ı müstakîm, hiçbir yerinde meyil, eğrilik ve yamukluk bulunmayan, dümdüz ve dosdoğru yol demektir. [/SIZE] [SIZE=3]Sırât-ı müstakîm, Allâh'a giden yoldur. Allâh Teâlâ buyurur: [/SIZE] [SIZE=3]"(Sırât-ı müstakîm), göklerin ve yerin sahibi olan Allâh'ın yoludur. Dikkat edin, bütün işler sonunda Allâh'a döner." (eş-Şûrâ, 53) [/SIZE] [SIZE=3]Sırât-ı müstakîmde bulunmak, Allâh'a hakkıyla kulluktur. Âyet-i kerîmede buyurulur: [/SIZE] [SIZE=3]"O'na (Allâh'a hakkıyla) kulluk edin; işte sırât-ı müstakîm budur!" (Âl-i İmrân, 51) [/SIZE] [COLOR=red][SIZE=3]"Kim Allâh'a sımsıkı bağlanırsa, muhakkak ki sırât-ı müstakîme iletilmiştir." (Âl-i İmrân, 10[/SIZE][/COLOR][SIZE=3]1) [/SIZE] [SIZE=3]Sırât-ı müstakîm, En'âm Sûresi'nde şöyle târif edilir: [/SIZE] [SIZE=3]"De ki: Geliniz, Rabbinizin size neleri harâm kıldığını okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana-babaya iyilik edin, fakîrlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin; -sizin de onların da rızkını biz veririz-, kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın ve Allâh'ın yasakladığı cana haksız yere kıymayın! İşte şu size anlatınlanları Allâh vasıyet etti. Umulur ki, düşünüp anlarsınız." [/SIZE] [SIZE=3]"Erginlik çağına erişinceye kadar yetîmin malına, sadece en güzel bir niyet ve maksadla yaklaşın; ölçü ve tartıyı adâletle yapın. Biz herkese ancak gücünün yettiği kadarını yükleriz. (Bir kimsenin leh veya aleyhinde söz)söylediğiniz zaman, yakınlarınız dahî olsa adâleti gözetin; Allâh'a verdiğiniz sözü tutun! İşte Allâh size, iyice düşünesiniz diye bunları emretti." [/SIZE] [SIZE=3]"Şüphesiz benim sırât-ı müstakîmim (dosdoğru yolum işte) budur; ona tabî olun! (Başka) yollara tâbî olmayın ki sizi O'nun yolundan ayırır!.." (Âyet, 151-153) [/SIZE] [COLOR=green][SIZE=3]Kul, muhabbetullâhı, Allâh'dan gayri her şeye âid muhabbet ve bağlılığın üstüne çıkarmadıkça sırât-ı müstakîme lâyıkıyla ulaşamaz. Bunun için de Allâh'ı, O'nun zât-ı ulûhiyyetine âid vasıfları itibarıyla bilmek, yâni mârifetullâh şarttır. Buna göre sırât-ı müstakîm, mârifetullâhdır. Zîrâ mârifetullâha erip de bu mânâda hayatını bütünüyle bu inancın îcâbına göre tanzîm eden, nefsinin şerrinden ve şeytanın desîselerinden uzaklaşır ve yalnız Hakk'ın rızâsını taleb hâlinde yaşar. Kalbi ilâhî lutuf tecellîlerine mazhar olur. Bu duruma gelen bir kul, artık gözün gördüğü, kulağın işittiği zâhirî iklîmin ötesine mânevî bir pancur açmış ve bütün bir kâinât da kendisine hikmetli ve azametli bir kitâb hâline gelmiş olur.[/SIZE] [/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
İstikâmet
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst