Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
İstikâmet
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 236453" data-attributes="member: 1004566"><p><span style="font-size: 12px">Ehl-i mârifetten Ebû Saîd el-Harraz -kuddise sirruh-, rü'yâsında iblîsi görmüş ve ona asâsıyla vurmak istemişti. İblîs dedi ki: </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">"Ey Ebû Saîd! Ben o asâdan korkmuyorum. Çünkü o asâ, zâhirdir. Benim korktuğum şey, âriflerin kalb semâlarından doğan mârifet güneşinin nûrânî şualarıdır ki, onunla mâsivâyı yakar, kül eder."</span> </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">Ancak hâlinde istikâmet olmayan bir mürîdin gayreti boşunadır. O yolda harcadığı himmetler kendisine fayda sağlamaz. Zîrâ, Hakk yolunda istikâmet, en büyük kerâmet olarak görülmüştür. </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">Bir kavle göre de, sırât-ı müstakîm, ibâdette ifrât ve tefrîte düşmeden itidali muhâfaza ile Hakk yolda sebât etmektir. Emrolunanı, emrolunduğu gibi ve en mükemmel şekilde yapmaktır. Nitekim cimrilik gibi saçıp savurmak, yâni isrâf da mezmûmdur. </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">İbretlidir ki ashâbın bir kısmı, her şeyden kesilip ömür boyu gece-gündüz olmak üzere ibâdet hâlinde ve zürriyetsiz bir şekilde yaşamak için Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-'e mürâcaat ettiler. Allâh rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem- de onlara itidali emretti. </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">Bilmelidir ki, Hazret-i Peygamber-sallâllâhü aleyhi ve sellem- Efendimiz, bütün hayatını belli bir program dâhilinde ve beşerî tâkat çerçevesi içerisinde yaşamıştır ki, başkalarına emsâl olsun. Yoksa O'nun sadece nûr-i nübüvvetle tâkat getirilebilen amelleri, kimseye misâl değildir. O'nun günleri, Allâh'a ibâdet, âile hakkına riâyet, nefsin hakkı olan istirâhat ve insanlığa karşı ilâhî vazîfelerini îfâ edici ictimâî münâsebetler içinde geçmiştir. Allâh Rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem-, bütün bunları en güzel bir şekilde tanzîm ve ümmetine de takdîm ve teklîf buyurmuşlardır. </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">O halde Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-'in bu tanzîm, takdîm ve teklîfinin dışına çıkarak üzerimize düşen vazîfelerin bazılarında gevşeklik ve ihmâlkârlık, bazılarında da aşırılık göstermek, aslâ doğru değildir. Yâni kendi enfüsî ölçülerimize değil, Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-'in bize sunduğu hayât düstûrlarına uygun olarak yaşayışımızı tanzîm etmeliyiz.</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 236453, member: 1004566"] [SIZE=3]Ehl-i mârifetten Ebû Saîd el-Harraz -kuddise sirruh-, rü'yâsında iblîsi görmüş ve ona asâsıyla vurmak istemişti. İblîs dedi ki: [/SIZE] [SIZE=3][COLOR=red]"Ey Ebû Saîd! Ben o asâdan korkmuyorum. Çünkü o asâ, zâhirdir. Benim korktuğum şey, âriflerin kalb semâlarından doğan mârifet güneşinin nûrânî şualarıdır ki, onunla mâsivâyı yakar, kül eder."[/COLOR] [/SIZE] [SIZE=3]Ancak hâlinde istikâmet olmayan bir mürîdin gayreti boşunadır. O yolda harcadığı himmetler kendisine fayda sağlamaz. Zîrâ, Hakk yolunda istikâmet, en büyük kerâmet olarak görülmüştür. [/SIZE] [SIZE=3]Bir kavle göre de, sırât-ı müstakîm, ibâdette ifrât ve tefrîte düşmeden itidali muhâfaza ile Hakk yolda sebât etmektir. Emrolunanı, emrolunduğu gibi ve en mükemmel şekilde yapmaktır. Nitekim cimrilik gibi saçıp savurmak, yâni isrâf da mezmûmdur. [/SIZE] [SIZE=3]İbretlidir ki ashâbın bir kısmı, her şeyden kesilip ömür boyu gece-gündüz olmak üzere ibâdet hâlinde ve zürriyetsiz bir şekilde yaşamak için Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-'e mürâcaat ettiler. Allâh rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem- de onlara itidali emretti. [/SIZE] [SIZE=3]Bilmelidir ki, Hazret-i Peygamber-sallâllâhü aleyhi ve sellem- Efendimiz, bütün hayatını belli bir program dâhilinde ve beşerî tâkat çerçevesi içerisinde yaşamıştır ki, başkalarına emsâl olsun. Yoksa O'nun sadece nûr-i nübüvvetle tâkat getirilebilen amelleri, kimseye misâl değildir. O'nun günleri, Allâh'a ibâdet, âile hakkına riâyet, nefsin hakkı olan istirâhat ve insanlığa karşı ilâhî vazîfelerini îfâ edici ictimâî münâsebetler içinde geçmiştir. Allâh Rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem-, bütün bunları en güzel bir şekilde tanzîm ve ümmetine de takdîm ve teklîf buyurmuşlardır. [/SIZE] [SIZE=3]O halde Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-'in bu tanzîm, takdîm ve teklîfinin dışına çıkarak üzerimize düşen vazîfelerin bazılarında gevşeklik ve ihmâlkârlık, bazılarında da aşırılık göstermek, aslâ doğru değildir. Yâni kendi enfüsî ölçülerimize değil, Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-'in bize sunduğu hayât düstûrlarına uygun olarak yaşayışımızı tanzîm etmeliyiz.[/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
İstikâmet
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst