Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
İstikâmet
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 236456" data-attributes="member: 1004566"><p><span style="font-size: 12px">Yavuz Sultan Selîm Han, zaferlerden zaferlere nâil olduğu Mısır seferinden dönerken İstanbul halkının kendisini büyük bir heyecanla beklediğini haber aldı. Bunun üzerine şehre yaklaşmış olmasına rağmen ordusunu Çamlıca'nın arka eteklerinde konaklatarak hemen İstanbul'a girmedi. Nefsine mağlûb olmamak için binbir endîşeye bürünerek lalası Hasan Can'a: </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">"-Lala! Hava kararsın, herkes evlerine dönsün de ondan sonra İstanbul'a girelim. Fânîlerin alkışları, zafer takları ve iltifâtları bizi nefsimize mağrûr edip yere sermesin!.." dedi. </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Nihâyet akşam olup her yer karardıktan sonra gizlice ve alâyişsiz bir şekilde şehre girdi. </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Kalb, ilâhî nazara mekândır. İbâdetlerin fazîleti, kalbin berraklığına göredir. Âyet-i kerîmede buyurulur: </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green"><span style="font-size: 12px">"O gün, ne mal fayda verir, ne de evlâd! Ancak Allâh'a kalb-i selîm (temiz bir kalb) ile gelenler müstesnâ!." (eş-Şuarâ, 88-89) </span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px">Hazret-i Mevlânâ -kuddise sirruh-, kalb-i selîmle ilgili şu misâli verir: </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Yûsuf -aleyhisselâm-, seferden gelen bir dostuna: </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Bana ne hediye getirdin?" diye sorar. </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Dostu cevaben: </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span><span style="color: red"></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-size: 12px">"Sende mevcûd olmayan nedir? Ancak senin cemâlinden daha güzel bir şey olmadığı için sana bir ayna getirdim ki, her vakit sendeki cemâl tecellîlerini onda müşâhede eyleyesin!.." dedi."</span></span><span style="font-size: 12px"> </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Hakk Teâlâ Hazretleri ise, her şeyden münezzehtir. Bütün güzelliklerin asıl hâlıkı ve asıl müsebbibidir. O'nun yüksek huzûruna kalb-i selîmi muhâfaza ederek gitmek îcâb eder ki, O'nda eşsiz ve sonsuz cemâl ve esrâr tecellîleri müşâhede olunsun!.. </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Nitekim hadîs-i şerîfte buyurulur: </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">"Hiç şüphesiz ki Allâh Teâlâ, sizin sûretlerinize ve amellerinize bakmaz; ancak kalblerinize nazar eder." </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green"><span style="font-size: 12px">Allâh'ım! Bizleri sırât-ı müstakîme ulaştır; hidâyet eyle! Kendilerine nîmet verdiğin peygamberlerin, sıddîkların, şehîdlerin ve sâlihlerin o vuslat seâdeti ve lutfuyla dolu yoluna tâbî kıl! İstikâmetten ayırma! Gazaba uğrayanların ve dalâlete düşenlerin hüsrâna çıkan helâk ve kahır dolu süflî yollarından muhâfaza eyle! </span></span></p><p><span style="color: green"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px">Âmîn!.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p>Osman Nûri Topbaş</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 236456, member: 1004566"] [SIZE=3]Yavuz Sultan Selîm Han, zaferlerden zaferlere nâil olduğu Mısır seferinden dönerken İstanbul halkının kendisini büyük bir heyecanla beklediğini haber aldı. Bunun üzerine şehre yaklaşmış olmasına rağmen ordusunu Çamlıca'nın arka eteklerinde konaklatarak hemen İstanbul'a girmedi. Nefsine mağlûb olmamak için binbir endîşeye bürünerek lalası Hasan Can'a: [COLOR=red]"-Lala! Hava kararsın, herkes evlerine dönsün de ondan sonra İstanbul'a girelim. Fânîlerin alkışları, zafer takları ve iltifâtları bizi nefsimize mağrûr edip yere sermesin!.." dedi. [/COLOR] Nihâyet akşam olup her yer karardıktan sonra gizlice ve alâyişsiz bir şekilde şehre girdi. Kalb, ilâhî nazara mekândır. İbâdetlerin fazîleti, kalbin berraklığına göredir. Âyet-i kerîmede buyurulur: [/SIZE][COLOR=green] [SIZE=3]"O gün, ne mal fayda verir, ne de evlâd! Ancak Allâh'a kalb-i selîm (temiz bir kalb) ile gelenler müstesnâ!." (eş-Şuarâ, 88-89) [/SIZE][/COLOR] [SIZE=3]Hazret-i Mevlânâ -kuddise sirruh-, kalb-i selîmle ilgili şu misâli verir: "Yûsuf -aleyhisselâm-, seferden gelen bir dostuna: "Bana ne hediye getirdin?" diye sorar. Dostu cevaben: [/SIZE][COLOR=red] [SIZE=3]"Sende mevcûd olmayan nedir? Ancak senin cemâlinden daha güzel bir şey olmadığı için sana bir ayna getirdim ki, her vakit sendeki cemâl tecellîlerini onda müşâhede eyleyesin!.." dedi."[/SIZE][/COLOR][SIZE=3] Hakk Teâlâ Hazretleri ise, her şeyden münezzehtir. Bütün güzelliklerin asıl hâlıkı ve asıl müsebbibidir. O'nun yüksek huzûruna kalb-i selîmi muhâfaza ederek gitmek îcâb eder ki, O'nda eşsiz ve sonsuz cemâl ve esrâr tecellîleri müşâhede olunsun!.. Nitekim hadîs-i şerîfte buyurulur: "Hiç şüphesiz ki Allâh Teâlâ, sizin sûretlerinize ve amellerinize bakmaz; ancak kalblerinize nazar eder." [/SIZE][COLOR=green] [SIZE=3]Allâh'ım! Bizleri sırât-ı müstakîme ulaştır; hidâyet eyle! Kendilerine nîmet verdiğin peygamberlerin, sıddîkların, şehîdlerin ve sâlihlerin o vuslat seâdeti ve lutfuyla dolu yoluna tâbî kıl! İstikâmetten ayırma! Gazaba uğrayanların ve dalâlete düşenlerin hüsrâna çıkan helâk ve kahır dolu süflî yollarından muhâfaza eyle! [/SIZE][/COLOR] [SIZE=3]Âmîn!. [/SIZE] Osman Nûri Topbaş [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
İstikâmet
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst