Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
İttihad–ı İslâmın Fedâisi Olmak...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 142875" data-attributes="member: 27"><p style="text-align: center"> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><img src="http://www.yeniasya.com.tr/2009/07/10/resim/latif.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Bediüzzaman diyor ki: </strong></span></span></span> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">"Elhasıl: Sultan Selim'e biat etmişim. Onun ittihad–ı İslâm'daki fikrini kabul ettim. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Bu meselede seleflerim, ...ve Sultan Selim'dir ki, demiş: </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">'İhtilâf u tefrika endişesi </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Kuşe–i kabrimde, hatta bîkarar eyler beni </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">İttihadken savlet–i a'dayı def'a çaremiz </span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkGreen">İttihad etmezse millet, dağdar eyler beni. '"</span><em>(Divan–ı Harb–i Örfi, YAN, İst. 1996, s. 29) </em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><em></em></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">İslâm birliğinin mimarları Sultan II. Abdülhamid'i devirerek idareyi ele geçiren ve çapulcu Hareket Ordusunun kuvvetiyle muhaliflerini bertaraf etmeye çalışan İttihatçıların 1909 Mayıs'ında kurmuş oldukları idam sehpaları önünde yargılanan Bediüzzaman Hazretleri, İttihad–ı İslâmla aynîleştirdiği <strong>"İttihad–ı Muhammedî"</strong>ye mensubiyeti sorgulandığında şu mânâda gayet veciz ve cesurâne cevaplar verir: </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkRed">* "Dediler: İttihad–ı Muhammedî"ye dahil misin? </span> </span></span></span></strong></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkGreen">“Dedim: Maaliftihar! En küçük efradındanım. Ve o ittihaddan olmayan dinsizlerden başka kimdir? Bana gösteriniz."</span> (DHÖ, s. 19) </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkGreen">* "Ben bu ittihadın efradındanım. Ve bu ittihadın tezahürüne teşebbüs edenlerdenim. Yoksa sebeb–i iftirak (bölünme sebebi) olan fırkalardan değilim."</span> (Age, s. 29) </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">İslâm birliği olan <strong>"Muhammedî birliği"</strong> hayatının her safhasında müdafaa eden ve tahakkukuna da bilfiil teşebbüs eden Üstad Bediüzzaman, bu hususta seleflerim dediği fikir öncüleri olarak <strong>Sultan Selim</strong>'den başka ayrıca şu isimleri zikreder:</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"> <strong>Cemaleddin–i Efganî, </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span></span></span><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">(allâmelerden) Mısır Müftüsü merhum Muhammed Abduh, </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></strong><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">(müfrit âlimlerden) Ali Suavi, </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></strong><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Hoca Tahsin Efendi </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></strong><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">ve Namık Kemal Bey. </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></strong></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Ne acip bir tecellidir ki, bugün İslâmın inkişafından yana ve ümmetin birliğini isteyen pekçok Müslüman kişi, hatta birçok âlim zat, burada zikredilen tarihî şahsiyetleri sevmez, onlardan hiç hazzetmez. Onların başka hususta hatalarını, günahlarını gördüklerinden, bütün hasenatlarını da reddedip setrediyorlar. Hatta, bazılarından nefretle söz ediyorlar. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Oysa, bu isimler ve onların fikriyât ve hizmetlerini toptancı bir yaklaşımla değerlendirmek hiç de doğru değil. Hataları var, hasenâtları var. <strong>Hem, hataları ne olursa olsun, İslâm birliğine ciddî ve samimî şekilde taraftardırlar. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">İşte, Üstad Bediüzzaman da, esasen onların bu yönlerine dikkat çekiyor ve özellikle <strong>"Bu meselede seleflerim"</strong> diyerek, İttihad–ı İslâm noktasındaki umumî müşterekliğe dikkat çekiyor. Zaman içinde öyle insafsız bağnazlara rastladık ki, o zatların ismini selefleri arasında zikrettiği için, Bediüzzaman Hazretlerini dahi tenkit ediyorlar. <strong><span style="color: DarkRed">"İşte, falanın şu hatası var, filanın da bu günahı var; öyleyse Said Nursî onlardan niçin müsbet mânâda söz ediyor" </span></strong>diyerek, toptan bir karalama cihetine giderek tuhaf bir kabalık sergiliyorlar. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">İslâm birliğinde selefler arasında ismi zikredilen Sultan Selim hakkında ise, Şia ve Aleviler dışındaki kesimlerden pek bir muhalefet görünmüyor. Onun hakkında bir umumî takdir ve teveccüh var. Üstad Bediüzzaman, Sultan Selim'in Kürtlerle münasebetinden de kısaca söz ediyor ve diyor ki: </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkGreen">"O (Yavuz Selim), Kürtleri ikaz etti. Onlar da ona biat etti. Şimdiki Kürtler, o zamandaki Kürtlerdir."</span> (Age, s. 29) </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Evet, bin yıldır İslâmiyet milliyetine bağlılıkları hiç değişmeyen Kürtlerle bütünleşmenin, onlarla kaynaşmanın, hatta onların kendi aralarındaki uyum, insicam ve ittifakın temini, hiç şüphesiz bu kudsî ittihadın temininden geçer. Ve illâ, kargaşa olur, ihtilâf ve keşmekeş olur. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Zira, İslâm birliğine giden yol, bir bakıma Kürtlerin iştirakı ve ittihadıyla mümkün olabiliyor. Bugün de muhtelif ülkelerde dağınık vaziyette yaşayan Kürtler, birçok yönüyle sancılar çekiyor. Mutlak ekseriyeti Ehl–i Sünnet'ten olan bu Müslüman unsurun, böyle sancılar içinde kıvranmasıyla İttihad–ı İslâm tahakkuk etmez; hayalden ibaret kalır. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> </p><p><strong><u><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkGreen">İdris-i Bitlisî'nin ihlâslı gayretleri</span> </span></span></span></u></strong></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">1500'lü yılların ilk çeyreğinde Kürtlerin Osmanlı'ya bağlanmasında ve kudsî <strong>"İslâm birliği"</strong> idealine dahil olmasında en çok emek sarf edenlerin başında büyük âlim, tarihçi ve diplomat bir şahsiyet olan <strong>İdris-i Bitlisî</strong> gelir. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">İran'da Safevî devleti kuruluncaya kadar İran'daki Akkoyunlu devletinin hizmetinde çalışan İdris–i Bitlisî, 1501'de kanlı baskınlarla idareyi ele geçiren Şah İsmal-i Safevî ile anlaşamayarak oradan ayrıldı. Gelip kendine daha yakın fikirde gördüğü Osmanlı'ya intisap etti. Devlet ve millet hizmetinde hummalı bir faaliyetin içine girdi. Heşt Behişt isimli müstesna eserini bu dönemde telif etti. </span></span></span></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Safevî iktidarıyla birlikte Şia tehlikesi Şarkî Anadolu'ya sirayet edince, İdris–i Bitlisî devreye girdi. Ne var ki, Sultan II. Bayezid'i bir türlü harekete geçiremedi. </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">1512'de Osmanlı tahtına Sultan Selim geçince, işler değişmeye başladı. İlk seferin Şah İsmail üzerine yapılması kararlaştırıldı. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Sefer öncesi, İdris–i Bitlisî'yi Şark'a gönderen Sultan Selim, Şia tehlikesine karşı onları ikaz etti. <strong>Ehl–i Sünnet olan Müslümanların birlik beraberlik içinde hareket etmeleri gerektiğine onları ikna ettirdi. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Sultan Selim'in askerî ve siyasî dehasıyla hareket eden İdris-i Bitlisî'nin Kürtler arasındaki hizmeti takdire şâyândır. Arada hiçbir sürtüşme, hiçbir kavga olmaksızın Osmanlıyla ittifak sağlandı. Bu ittifak, tarih literatürüne "müsâlemet" tâbiriyle kayda geçti. </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Müsâlemet, yani sâlimen, isteyerek, kendi arzularıyla mânâsına gelir. Ki, hakikaten Kürtlerin Osmanlı'ya bağlanması ve Osmanlı'nın İslâm birliği politikasını benimsemesi, tarihte ender rastlanan hadiselerden biridir. Genelde, bir unsurun diğerine bağlanması kavgalı, çekişmeli olmuş ve itaate sevk edilme bir nev'î mecburiyet tahtında tahakkuk etmiştir. Burada ise, durum bir hayli farklı görünüyor. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Şarkî Anadolu'daki Kürtlerle ittifak kuran Sultan Selim, 1514'te Çaldıran'da yaşanan muharebede Şah İsmail'e galebe çalmakta fazla zorlanmadı. Bunda mahallî kuvvetin tesiri büyüktür. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Kürtlerden sonra sıra Araplara gelmişti. Onların da İslâm birliğine dahil edilmesi gerekiyordu. Zaten, kendi aralarında birçok yerde ihtilâfa düşmüş, ittihad ruhunu kaybetmişlerdi. Suriye'de, Mısır'da, Filistin ve Hicaz'da huzursuzluk had safhada idi. Kahire'deki Abbasî halifesinin sözünü dinleyen yoktu. Hilâfet makamı sönük bir vaziyete düşmüştü. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">İşte, bu dağınıklığı gidermek, ihtilâfı ortadan kaldırmak ve hasseten İttihad-ı İslâmı tesis etmek maksadıyla harekete geçen Sultan Selim, Çaldıran Zaferinin ardından Mısır ve Hicaz seferine çıktı. Şâm-ı Şerif'te, Mercidabık'da, Ridaniye'de (1516) zafer üstüne zafer kazandı. Koca ordusuyla çetin Tih Çölünü geçerek Kahire'ye vasıl oldu. İslâm birliği yolundaki zaferler zincirine burada da yeni halkalar kattı. (1517) </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Mısır zaferiyle birlikte hilâfet makamını da devralan Sultan Selim, buradan Filistin'e ve Hicaz'a yöneldi. Buraları da fazla zorlanmadan Osmanlı'ya kattı ve dolayısıyla İslâm birliğini bu geniş coğrafyada da sağlam bir sûrette tesis etti. <strong>Hem, öyle bir sağlamlık ki buralarda yaşayan topluluklar, yaklaşık 400 sene müddetle tam bir huzur ve barış atmosferi içinde yaşadı. Özellikle hariçten hemen hiçbir saldırı olmadı, savaş vukuatı pek yaşanmadı. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Evet, Sultan Selim'in çok geniş bir coğrafyada tesis etmiş olduğu İslâm birliği siyaseti, sayısız derecedeki Müslüman unsurlara en mesut, en huzurlu bir devir yaşattı. <strong>Bosna'dan Filistin'e, Sudan'dan Kırım'a, Hind ve Kafkasya'dan tâ Mağrib ülkelerine kadar, yüz milyonlarca Müslüman nüfusun yaşadığı bu geniş dünya coğrafyasında yaklaşık dört asır müddetle barış, huzur ve sükûn hali yaşandı. Ne zamanki Osmanlı zaafa uğradı ve İttihad–ı İslâm fikriyatı kuvvet ve heyecanını kaybetmeye başladı, işte o zaman Müslüman ülkeler de birer birer sömürgeci devletlerin tuzağına düştüler. </strong>Ardından, hürriyet ve istiklâliyetlerini kaybettiler, peşpeşe zillet ve sefalete düçâr oldular. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">İslâm âleminin kurtuluş ve saadetini, inanıyoruz ki, yine İslâm ittihadına sarılmakla ve bu dâvâyı şuurla, iz'anla, ilim ve irfan nuruyla nurlandırmakla temin etmek mümkündür. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Evet, Said Nursî'nin "biat ettim" dediği Sultan Selim'in İttihad–ı İslâm dâvâsına sarılmaktan ve bu dâvâyı yeniden ihyâ etmekten başka çaremiz yoktur ve olamaz; nitekim, geçmişte de olmamış. </span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></strong></p><p style="text-align: center"><u><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkRed"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Elif-Yeniasya</span></strong></span></span></u></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><u><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkRed">10.07.2009</span></span></u></span></span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 142875, member: 27"] [CENTER] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][IMG]http://www.yeniasya.com.tr/2009/07/10/resim/latif.jpg[/IMG][/COLOR][/SIZE][/FONT][/CENTER] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B]Bediüzzaman diyor ki: [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen]"Elhasıl: Sultan Selim'e biat etmişim. Onun ittihad–ı İslâm'daki fikrini kabul ettim. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen]Bu meselede seleflerim, ...ve Sultan Selim'dir ki, demiş: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen]'İhtilâf u tefrika endişesi [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen]Kuşe–i kabrimde, hatta bîkarar eyler beni [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen]İttihadken savlet–i a'dayı def'a çaremiz [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=DarkGreen]İttihad etmezse millet, dağdar eyler beni. '"[/COLOR][I](Divan–ı Harb–i Örfi, YAN, İst. 1996, s. 29) [/I][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]İslâm birliğinin mimarları Sultan II. Abdülhamid'i devirerek idareyi ele geçiren ve çapulcu Hareket Ordusunun kuvvetiyle muhaliflerini bertaraf etmeye çalışan İttihatçıların 1909 Mayıs'ında kurmuş oldukları idam sehpaları önünde yargılanan Bediüzzaman Hazretleri, İttihad–ı İslâmla aynîleştirdiği [B]"İttihad–ı Muhammedî"[/B]ye mensubiyeti sorgulandığında şu mânâda gayet veciz ve cesurâne cevaplar verir: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=DarkRed]* "Dediler: İttihad–ı Muhammedî"ye dahil misin? [/COLOR] [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=DarkGreen]“Dedim: Maaliftihar! En küçük efradındanım. Ve o ittihaddan olmayan dinsizlerden başka kimdir? Bana gösteriniz."[/COLOR] (DHÖ, s. 19) [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=DarkGreen]* "Ben bu ittihadın efradındanım. Ve bu ittihadın tezahürüne teşebbüs edenlerdenim. Yoksa sebeb–i iftirak (bölünme sebebi) olan fırkalardan değilim."[/COLOR] (Age, s. 29) [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]İslâm birliği olan [B]"Muhammedî birliği"[/B] hayatının her safhasında müdafaa eden ve tahakkukuna da bilfiil teşebbüs eden Üstad Bediüzzaman, bu hususta seleflerim dediği fikir öncüleri olarak [B]Sultan Selim[/B]'den başka ayrıca şu isimleri zikreder:[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] [B]Cemaleddin–i Efganî, [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray](allâmelerden) Mısır Müftüsü merhum Muhammed Abduh, [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray](müfrit âlimlerden) Ali Suavi, [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Hoca Tahsin Efendi [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]ve Namık Kemal Bey. [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B]Ne acip bir tecellidir ki, bugün İslâmın inkişafından yana ve ümmetin birliğini isteyen pekçok Müslüman kişi, hatta birçok âlim zat, burada zikredilen tarihî şahsiyetleri sevmez, onlardan hiç hazzetmez. Onların başka hususta hatalarını, günahlarını gördüklerinden, bütün hasenatlarını da reddedip setrediyorlar. Hatta, bazılarından nefretle söz ediyorlar. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Oysa, bu isimler ve onların fikriyât ve hizmetlerini toptancı bir yaklaşımla değerlendirmek hiç de doğru değil. Hataları var, hasenâtları var. [B]Hem, hataları ne olursa olsun, İslâm birliğine ciddî ve samimî şekilde taraftardırlar. [/B] [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]İşte, Üstad Bediüzzaman da, esasen onların bu yönlerine dikkat çekiyor ve özellikle [B]"Bu meselede seleflerim"[/B] diyerek, İttihad–ı İslâm noktasındaki umumî müşterekliğe dikkat çekiyor. Zaman içinde öyle insafsız bağnazlara rastladık ki, o zatların ismini selefleri arasında zikrettiği için, Bediüzzaman Hazretlerini dahi tenkit ediyorlar. [B][COLOR=DarkRed]"İşte, falanın şu hatası var, filanın da bu günahı var; öyleyse Said Nursî onlardan niçin müsbet mânâda söz ediyor" [/COLOR][/B]diyerek, toptan bir karalama cihetine giderek tuhaf bir kabalık sergiliyorlar. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]İslâm birliğinde selefler arasında ismi zikredilen Sultan Selim hakkında ise, Şia ve Aleviler dışındaki kesimlerden pek bir muhalefet görünmüyor. Onun hakkında bir umumî takdir ve teveccüh var. Üstad Bediüzzaman, Sultan Selim'in Kürtlerle münasebetinden de kısaca söz ediyor ve diyor ki: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=DarkGreen]"O (Yavuz Selim), Kürtleri ikaz etti. Onlar da ona biat etti. Şimdiki Kürtler, o zamandaki Kürtlerdir."[/COLOR] (Age, s. 29) [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Evet, bin yıldır İslâmiyet milliyetine bağlılıkları hiç değişmeyen Kürtlerle bütünleşmenin, onlarla kaynaşmanın, hatta onların kendi aralarındaki uyum, insicam ve ittifakın temini, hiç şüphesiz bu kudsî ittihadın temininden geçer. Ve illâ, kargaşa olur, ihtilâf ve keşmekeş olur. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Zira, İslâm birliğine giden yol, bir bakıma Kürtlerin iştirakı ve ittihadıyla mümkün olabiliyor. Bugün de muhtelif ülkelerde dağınık vaziyette yaşayan Kürtler, birçok yönüyle sancılar çekiyor. Mutlak ekseriyeti Ehl–i Sünnet'ten olan bu Müslüman unsurun, böyle sancılar içinde kıvranmasıyla İttihad–ı İslâm tahakkuk etmez; hayalden ibaret kalır. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][U][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=DarkGreen]İdris-i Bitlisî'nin ihlâslı gayretleri[/COLOR] [/COLOR][/SIZE][/FONT][/U][/B] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]1500'lü yılların ilk çeyreğinde Kürtlerin Osmanlı'ya bağlanmasında ve kudsî [B]"İslâm birliği"[/B] idealine dahil olmasında en çok emek sarf edenlerin başında büyük âlim, tarihçi ve diplomat bir şahsiyet olan [B]İdris-i Bitlisî[/B] gelir. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]İran'da Safevî devleti kuruluncaya kadar İran'daki Akkoyunlu devletinin hizmetinde çalışan İdris–i Bitlisî, 1501'de kanlı baskınlarla idareyi ele geçiren Şah İsmal-i Safevî ile anlaşamayarak oradan ayrıldı. Gelip kendine daha yakın fikirde gördüğü Osmanlı'ya intisap etti. Devlet ve millet hizmetinde hummalı bir faaliyetin içine girdi. Heşt Behişt isimli müstesna eserini bu dönemde telif etti. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Safevî iktidarıyla birlikte Şia tehlikesi Şarkî Anadolu'ya sirayet edince, İdris–i Bitlisî devreye girdi. Ne var ki, Sultan II. Bayezid'i bir türlü harekete geçiremedi. [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]1512'de Osmanlı tahtına Sultan Selim geçince, işler değişmeye başladı. İlk seferin Şah İsmail üzerine yapılması kararlaştırıldı. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Sefer öncesi, İdris–i Bitlisî'yi Şark'a gönderen Sultan Selim, Şia tehlikesine karşı onları ikaz etti. [B]Ehl–i Sünnet olan Müslümanların birlik beraberlik içinde hareket etmeleri gerektiğine onları ikna ettirdi. [/B] [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Sultan Selim'in askerî ve siyasî dehasıyla hareket eden İdris-i Bitlisî'nin Kürtler arasındaki hizmeti takdire şâyândır. Arada hiçbir sürtüşme, hiçbir kavga olmaksızın Osmanlıyla ittifak sağlandı. Bu ittifak, tarih literatürüne "müsâlemet" tâbiriyle kayda geçti. [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Müsâlemet, yani sâlimen, isteyerek, kendi arzularıyla mânâsına gelir. Ki, hakikaten Kürtlerin Osmanlı'ya bağlanması ve Osmanlı'nın İslâm birliği politikasını benimsemesi, tarihte ender rastlanan hadiselerden biridir. Genelde, bir unsurun diğerine bağlanması kavgalı, çekişmeli olmuş ve itaate sevk edilme bir nev'î mecburiyet tahtında tahakkuk etmiştir. Burada ise, durum bir hayli farklı görünüyor. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Şarkî Anadolu'daki Kürtlerle ittifak kuran Sultan Selim, 1514'te Çaldıran'da yaşanan muharebede Şah İsmail'e galebe çalmakta fazla zorlanmadı. Bunda mahallî kuvvetin tesiri büyüktür. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Kürtlerden sonra sıra Araplara gelmişti. Onların da İslâm birliğine dahil edilmesi gerekiyordu. Zaten, kendi aralarında birçok yerde ihtilâfa düşmüş, ittihad ruhunu kaybetmişlerdi. Suriye'de, Mısır'da, Filistin ve Hicaz'da huzursuzluk had safhada idi. Kahire'deki Abbasî halifesinin sözünü dinleyen yoktu. Hilâfet makamı sönük bir vaziyete düşmüştü. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]İşte, bu dağınıklığı gidermek, ihtilâfı ortadan kaldırmak ve hasseten İttihad-ı İslâmı tesis etmek maksadıyla harekete geçen Sultan Selim, Çaldıran Zaferinin ardından Mısır ve Hicaz seferine çıktı. Şâm-ı Şerif'te, Mercidabık'da, Ridaniye'de (1516) zafer üstüne zafer kazandı. Koca ordusuyla çetin Tih Çölünü geçerek Kahire'ye vasıl oldu. İslâm birliği yolundaki zaferler zincirine burada da yeni halkalar kattı. (1517) [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Mısır zaferiyle birlikte hilâfet makamını da devralan Sultan Selim, buradan Filistin'e ve Hicaz'a yöneldi. Buraları da fazla zorlanmadan Osmanlı'ya kattı ve dolayısıyla İslâm birliğini bu geniş coğrafyada da sağlam bir sûrette tesis etti. [B]Hem, öyle bir sağlamlık ki buralarda yaşayan topluluklar, yaklaşık 400 sene müddetle tam bir huzur ve barış atmosferi içinde yaşadı. Özellikle hariçten hemen hiçbir saldırı olmadı, savaş vukuatı pek yaşanmadı. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Evet, Sultan Selim'in çok geniş bir coğrafyada tesis etmiş olduğu İslâm birliği siyaseti, sayısız derecedeki Müslüman unsurlara en mesut, en huzurlu bir devir yaşattı. [B]Bosna'dan Filistin'e, Sudan'dan Kırım'a, Hind ve Kafkasya'dan tâ Mağrib ülkelerine kadar, yüz milyonlarca Müslüman nüfusun yaşadığı bu geniş dünya coğrafyasında yaklaşık dört asır müddetle barış, huzur ve sükûn hali yaşandı. Ne zamanki Osmanlı zaafa uğradı ve İttihad–ı İslâm fikriyatı kuvvet ve heyecanını kaybetmeye başladı, işte o zaman Müslüman ülkeler de birer birer sömürgeci devletlerin tuzağına düştüler. [/B]Ardından, hürriyet ve istiklâliyetlerini kaybettiler, peşpeşe zillet ve sefalete düçâr oldular. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]İslâm âleminin kurtuluş ve saadetini, inanıyoruz ki, yine İslâm ittihadına sarılmakla ve bu dâvâyı şuurla, iz'anla, ilim ve irfan nuruyla nurlandırmakla temin etmek mümkündür. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Evet, Said Nursî'nin "biat ettim" dediği Sultan Selim'in İttihad–ı İslâm dâvâsına sarılmaktan ve bu dâvâyı yeniden ihyâ etmekten başka çaremiz yoktur ve olamaz; nitekim, geçmişte de olmamış. [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [CENTER][U][SIZE=2][COLOR=DarkRed][B][FONT=Comic Sans MS]Elif-Yeniasya[/FONT][/B][/COLOR][/SIZE][/U] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][U][SIZE=2][COLOR=DarkRed]10.07.2009[/COLOR][/SIZE][/U] [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
İttihad–ı İslâmın Fedâisi Olmak...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst