Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
KABİR AZABI
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="sabah melikesi" data-source="post: 77250" data-attributes="member: 5584"><p><strong>''zamanın göreceli olduğu mekan. öncelikle eğer kabir azabı şuan dünyada yaşadığımız zaman kavramıyla eşdeğer ise ortaya şöyle bir çelişki çıkmaktadır: ne denir islamda hesap günü gelince sevaplar günahlar teraziye konur hangisi ağır basarsa ona göre cennete ya da cehenneme gönderilir. içinde az bir şey iman taşıyan günahkarlar ise cezasını cehennemde çektikten sonra cennete alınır alınlarında da bir işaret bulunurmuş peki buraya kadar mesele yok, kabir azabı da bir azap mekanı olduğuna göre, burda geçirilen vakit günahların kefareti olarak kabul ediliyorsa ve dünya da içinde az çok iman taşıyan ama ibadetlerini aksatmış olarak öteki dünyaya intikal etmiş insanlar bu kabirde kaldıkları süre boyunca günahlarının cezalarını çekiyorlar ise ve hala cennet ve cehennem yaratılmamış olduğuna göre bundan 1300 yıl önce ölmüş bir müslüman kabirde geçirdiği bu 1300 yıl boyunca günahlarının büyük kısmının belki de tamamının cezasını çekmiş olmayacak mı? yarın kıyamet kopacak dersek bugün ölen insan ile 1300 yıl boyunca kabirde ceza gören insan arasında bir adaletsizlik yok mudur? biri kabirde cezasını tamamlayacak biri ateşler içinde. bunu bir yana koyalım zaman kavramına dönelim, eğer zaman bizim algıladığımız gibi değilse yani göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir süre ise o zaman hadislerde ve ayetlerde belirtilen akrepler,yılanlar,çıyanlar sizi sokacak vucudunuz çürüyünceye kadar sizinle kalacaklar falan demek ne kadar mantıklı? ayrıca kabirde ruhumuz bedenden ayrıldığına göre o cezalar ruha mı yoksa bedene mi uygulanacak,ruh beden de olmadığı sürece acıyı hissetmeyeceğimize göre cansız bedene yılanlar,akrepler sokturmak hangi akla sığıyor.eğer konu dönüp dolaşıp yine biz bu akılla cevapları bulamıyoruz,bunları düşünmemek lazım sorgulamadan kabul etmek lazım denecekse, bu cevapları bilmek için alim, şeyh, üstad olmak lazım denecekse ve din bu kadar soyut kavramlar üstüne kurulduysa ve akıl çaresiz kalıyorsa neden ayetlerde hadislerde kabir hayatı ve benzer konular somutlaştırılarak veriliyor, yani akrepler,yılanlar nedir bunlar,de ki şüphesiz ki günahkarlar cezalarını çekeceklerdir,hiç bir günah karşılıksız kalmayacaktır,yöntem ve tekniği saklıdır o kadar.sonra cezayı ister kabirde ver ister öteki tarafta''</strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="sabah melikesi, post: 77250, member: 5584"] [b]''zamanın göreceli olduğu mekan. öncelikle eğer kabir azabı şuan dünyada yaşadığımız zaman kavramıyla eşdeğer ise ortaya şöyle bir çelişki çıkmaktadır: ne denir islamda hesap günü gelince sevaplar günahlar teraziye konur hangisi ağır basarsa ona göre cennete ya da cehenneme gönderilir. içinde az bir şey iman taşıyan günahkarlar ise cezasını cehennemde çektikten sonra cennete alınır alınlarında da bir işaret bulunurmuş peki buraya kadar mesele yok, kabir azabı da bir azap mekanı olduğuna göre, burda geçirilen vakit günahların kefareti olarak kabul ediliyorsa ve dünya da içinde az çok iman taşıyan ama ibadetlerini aksatmış olarak öteki dünyaya intikal etmiş insanlar bu kabirde kaldıkları süre boyunca günahlarının cezalarını çekiyorlar ise ve hala cennet ve cehennem yaratılmamış olduğuna göre bundan 1300 yıl önce ölmüş bir müslüman kabirde geçirdiği bu 1300 yıl boyunca günahlarının büyük kısmının belki de tamamının cezasını çekmiş olmayacak mı? yarın kıyamet kopacak dersek bugün ölen insan ile 1300 yıl boyunca kabirde ceza gören insan arasında bir adaletsizlik yok mudur? biri kabirde cezasını tamamlayacak biri ateşler içinde. bunu bir yana koyalım zaman kavramına dönelim, eğer zaman bizim algıladığımız gibi değilse yani göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir süre ise o zaman hadislerde ve ayetlerde belirtilen akrepler,yılanlar,çıyanlar sizi sokacak vucudunuz çürüyünceye kadar sizinle kalacaklar falan demek ne kadar mantıklı? ayrıca kabirde ruhumuz bedenden ayrıldığına göre o cezalar ruha mı yoksa bedene mi uygulanacak,ruh beden de olmadığı sürece acıyı hissetmeyeceğimize göre cansız bedene yılanlar,akrepler sokturmak hangi akla sığıyor.eğer konu dönüp dolaşıp yine biz bu akılla cevapları bulamıyoruz,bunları düşünmemek lazım sorgulamadan kabul etmek lazım denecekse, bu cevapları bilmek için alim, şeyh, üstad olmak lazım denecekse ve din bu kadar soyut kavramlar üstüne kurulduysa ve akıl çaresiz kalıyorsa neden ayetlerde hadislerde kabir hayatı ve benzer konular somutlaştırılarak veriliyor, yani akrepler,yılanlar nedir bunlar,de ki şüphesiz ki günahkarlar cezalarını çekeceklerdir,hiç bir günah karşılıksız kalmayacaktır,yöntem ve tekniği saklıdır o kadar.sonra cezayı ister kabirde ver ister öteki tarafta''[/b] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
KABİR AZABI
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst