Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Kader İnancı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 484109" data-attributes="member: 1004566"><p>Kader İnancı </p><p></p><p></p><p></p><p>Cenâb-ı Hak buyuruyor:</p><p>“Yeryüzünde vukû bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musîbet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce bir kitapta yazılmış olmasın! Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır.” (Hadîd, 22) </p><p> </p><p></p><p>Rasûlullah (sav) buyurdular:</p><p>"Sizden biriniz yaratılışının başlangıcı, annesinin karnında kırk günde derlenir toplanır. Sonra ikinci kırk günlük süre içinde pıhtı hâline döner. Sonra da bir o kadar zaman içinde bir parça et olur. Daha sonra Allah bir melek gönderir ve melek, ona ruh üfler. Bu melek dört şeyle; anne rahmindeki canlının rızkını, ecelini, amelini, iyi biri mi, yoksa kötü biri mi olacağını yazmakla emrolunur." (Buhârî, Bed'ü'l-halk 6, Enbiyâ, 1, Kader 1; Müslim, Kader 1.) </p><p> </p><p></p><p>Amr b. Ebû Cündeb’den şöyle dediği rivâyet edilmiştir:</p><p></p><p>Sıffîn’de Saîd b. Kays’ın yanında oturuyorduk. Karanlığın yeni bastığı bir sırada Hz. Ali (ra) asâsına dayanmış bir halde yanımıza geldi. Bu durumu gören Saîd:</p><p></p><p>“-Gelen mü’minlerin emîri midir?” diye sordu.</p><p></p><p>Hz. Ali:</p><p></p><p>“-Evet” diye cevab verince:</p><p></p><p>“-Birinin sana suikast yapmasından korkmuyor musun?” dedi.</p><p></p><p>Hz. Ali şöyle cevap verdi:</p><p>“-Hiç kimse yoktur ki kuyuya düşmek, dağdan aşağı yuvarlanmak, taş isâbet etmesi ya da bir hayvanın zarar vermesi gibi durumlardan koruması için yanında Allah’ın görevlendirdiği bir melek olmasın. Ancak kader geldiği zaman, onu kendi kaderiyle baş başa bırakırlar.” (İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân, 9.Cilt, Erkam Yay.) </p><p> </p><p></p><p>Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)</p><p>el-Bâsıt: Açan, genişleten, bollaştıran, zaman zaman kulunu imtihan etmek, ya da bir sıkıntıdan kurtarmak, rahmet etmek için hazinelerinin kapılarını açan, kulunu darlıktan çıkarıp, huzura erdiren, kulunun yaptığına, bire bir değil, fazlasıyla, arttırarak, karşılık veren demektir. </p><p> </p><p></p><p>Kısa Günün Kârı</p><p>Kazâ ve kadere iman etmek, hayrın ve şerrin Allah'tan olduğuna inanmak farzdır. Kadere rızâ ve teslimiyet, olaylar karşısında en büyük güç kaynağıdır. </p><p> </p><p></p><p>Lügatçe</p><p>vukû: Meydana gelme. Cereyan etme.</p><p> musîbet: Ansızın gelen felaket, sıkıntı veren şey. </p><p> </p><p></p><p>"İki Gün Bir Değil" mail servisi bir ALTINOLUK hizmetidir.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 484109, member: 1004566"] Kader İnancı Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Yeryüzünde vukû bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musîbet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce bir kitapta yazılmış olmasın! Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır.” (Hadîd, 22) Rasûlullah (sav) buyurdular: "Sizden biriniz yaratılışının başlangıcı, annesinin karnında kırk günde derlenir toplanır. Sonra ikinci kırk günlük süre içinde pıhtı hâline döner. Sonra da bir o kadar zaman içinde bir parça et olur. Daha sonra Allah bir melek gönderir ve melek, ona ruh üfler. Bu melek dört şeyle; anne rahmindeki canlının rızkını, ecelini, amelini, iyi biri mi, yoksa kötü biri mi olacağını yazmakla emrolunur." (Buhârî, Bed'ü'l-halk 6, Enbiyâ, 1, Kader 1; Müslim, Kader 1.) Amr b. Ebû Cündeb’den şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Sıffîn’de Saîd b. Kays’ın yanında oturuyorduk. Karanlığın yeni bastığı bir sırada Hz. Ali (ra) asâsına dayanmış bir halde yanımıza geldi. Bu durumu gören Saîd: “-Gelen mü’minlerin emîri midir?” diye sordu. Hz. Ali: “-Evet” diye cevab verince: “-Birinin sana suikast yapmasından korkmuyor musun?” dedi. Hz. Ali şöyle cevap verdi: “-Hiç kimse yoktur ki kuyuya düşmek, dağdan aşağı yuvarlanmak, taş isâbet etmesi ya da bir hayvanın zarar vermesi gibi durumlardan koruması için yanında Allah’ın görevlendirdiği bir melek olmasın. Ancak kader geldiği zaman, onu kendi kaderiyle baş başa bırakırlar.” (İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân, 9.Cilt, Erkam Yay.) Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri) el-Bâsıt: Açan, genişleten, bollaştıran, zaman zaman kulunu imtihan etmek, ya da bir sıkıntıdan kurtarmak, rahmet etmek için hazinelerinin kapılarını açan, kulunu darlıktan çıkarıp, huzura erdiren, kulunun yaptığına, bire bir değil, fazlasıyla, arttırarak, karşılık veren demektir. Kısa Günün Kârı Kazâ ve kadere iman etmek, hayrın ve şerrin Allah'tan olduğuna inanmak farzdır. Kadere rızâ ve teslimiyet, olaylar karşısında en büyük güç kaynağıdır. Lügatçe vukû: Meydana gelme. Cereyan etme. musîbet: Ansızın gelen felaket, sıkıntı veren şey. "İki Gün Bir Değil" mail servisi bir ALTINOLUK hizmetidir. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Kader İnancı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst