Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Kader ve Esrârı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 341562" data-attributes="member: 1004566"><p> <table style='width: 100%'><tr><td><strong><span style="color: #800000"><span style="font-size: 18px">Kader ve Esrârı<br /> <br /> </span></span></strong></td></tr><tr><td><table style='width: 100%'><tr><td><table style='width: 100%'><tr><td><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">Cenâb-ı Hak buyuruyor:<br /> </span></span></strong><br /> <span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">“Yeryüzünde vukû bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musîbet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, o bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allâh’a göre kolaydır.” (Hadîd, 22)</span></span><br /> </td></tr><tr><td><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><br /> <br /> <br /> </span></span></td></tr><tr><td><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">Rasûlullah (sav) buyurdular:<br /> </span></span></strong><br /> <span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">“Sizden birinizin yaratılışının başlangıcı, annesinin karnında kırk günde derlenir toplanır. Sonra ikinci kırk günlük süre içinde pıhtı hâline döner. Sonra da bir o kadar zaman içinde bir parça et olur. Daha sonra Allah bir melek gönderir ve melek, ona ruh üfler. Bu melek dört şeyle; anne rahmindeki canlının rızkını, ecelini, amelini, iyi biri mi, yoksa kötü biri mi olacağını yazmakla emrolunur.” (Buhârî, Bed’ü’l-halk 6, Enbiyâ 1, Kader 1; Müslim, Kader 1.)</span></span><br /> </td></tr><tr><td><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><br /> <br /> <br /> </span></span></td></tr><tr><td><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">Necip Fâzıl’ın bir piyesinden alınmış olan şu cümleler, meçhûl kader gerçeğinin, tefekkür eden bir insana kendisini nasıl tasdik ettirdiğini ne güzel ifâde etmektedir:</span></span><br /> <span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">“…Meselâ bir gün Eminönü meydanında bir otomobil, bir adamı çiğner. Hâdiseden on dakika evveline gidelim. Adam, meselâ Gülhâne Parkı’nın önündedir. Otomobil de faraza Taksim’den geliyor. Manzarayı görüyor musunuz? Geliyor! Bin otomobil içinde bir otomobil ve yüz bin adam içinde bir adam. Ne adam çiğneneceğini bilir; ne de otomobil çiğneyeceğini… İkisi de bir sürü tesâdüflerle(!) bilmeden birbirine doğru yaklaşırlar. Meselâ, adam bir dükkânın önünde durur. Bir kutu kibrit alır. Bir-iki adım atar. Bir arkadaşıyla konuşur. Bir vitrini seyreder. Bu mâsum hareketlerin bile birkaç dakika sonra kopacak fâciada hisseleri vardır. Bütün bu hâdiseler, birbirine esrarlı bir şekilde geçe geçe nihâyet o fâcia ânını doğururlar. O an, gâyet basit bir son sebebe dayanır. Bir dalgınlık, bir bilgisizlik, şu, bu… Tesâdüflerin(!) kimbilir nasıl ve nereden idâre edilen son derece girift ve içinden çıkılmaz bir riyâziyesi (hesâbı) vardır.” (Bir Adam Yaratmak, s. 43)<br /> </span></span><br /> <span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">İşte bunun gibi hayattaki hâdiseleri lâyıkıyla tefekkür edebilen bir insan, kâinât sahnesinde sergilenen sonsuz sayıdaki senaryoların, ilâhî bir kalemin çizgileri istikâmetinde zuhûra geldiğine inanmaktan kendini alamaz. (Osman Nûri Topbaş, Son Nefes, Erkam Yay.)<br /> </span></span></td></tr><tr><td><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><br /> </span></span></td></tr><tr><td><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">Her Güne Bir Esma-ül Hüsna(Allah’ın En Güzel İsimleri)<br /> </span></span></strong><br /> <span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">el-Muksit: Adaletle hükmeden, bütün işlerini uygun ve denk olarak yerli yerinde yapan, mazlumların hakkınızalimlerden alan, her işinde dengeyi kuran demektir.</span></span><br /> </td></tr><tr><td><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><br /> <br /> </span></span></td></tr><tr><td><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">Kısa Günün Kârı<br /> </span></span></strong><br /> <span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">Her şeyin Allah’tan geldiğine inanıp sabırlı olalım. Allah muhakkak sabredenlerle beraberdir.</span></span><br /> </td></tr><tr><td><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><br /> <br /> </span></span></td></tr><tr><td><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">Lügatçe</span></span></strong><br /> <span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">vukû: Olma, meydana gelme.<br /> musîbet:Ansızın gelen felaket, sıkıntı veren şey.<br /> meçhûl: Bilinmeyen, bilinmedik.<br /> faraza: Diyelim ki, sayalım ki, tutalım ki, varsayalım ki.<br /> </span></span><br /> </td></tr><tr><td><br /> <br /> </td></tr><tr><td><span style="color: #000000">"İki Gün Bir Değil" mail servisi bir <strong><a href="http://list.erkam.net/em/link.php?M=46024&N=1209&L=159&F=H" target="_blank">ALTINOLUK</a></strong>hizmetidir.</span><br /> </td></tr></table></td></tr></table></td></tr></table></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 341562, member: 1004566"] [TABLE="align: center"] [TR] [TD="bgcolor: #ffffff, align: left"][B][COLOR=#800000][SIZE=5]Kader ve Esrârı [/SIZE][/COLOR][/B][/TD] [/TR] [TR] [TD="colspan: 2"][TABLE] [TR] [TD="width: 580, bgcolor: #ffffff, align: left"][TABLE="align: center"] [TR] [TD][B][SIZE=3][COLOR=#000000]Cenâb-ı Hak buyuruyor: [/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=3][COLOR=#000000]“Yeryüzünde vukû bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musîbet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, o bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allâh’a göre kolaydır.” (Hadîd, 22)[/COLOR][/SIZE] [/TD] [/TR] [TR] [TD="align: center"][SIZE=3][COLOR=#000000] [/COLOR][/SIZE][/TD] [/TR] [TR] [TD][B][SIZE=3][COLOR=#000000]Rasûlullah (sav) buyurdular: [/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=3][COLOR=#000000]“Sizden birinizin yaratılışının başlangıcı, annesinin karnında kırk günde derlenir toplanır. Sonra ikinci kırk günlük süre içinde pıhtı hâline döner. Sonra da bir o kadar zaman içinde bir parça et olur. Daha sonra Allah bir melek gönderir ve melek, ona ruh üfler. Bu melek dört şeyle; anne rahmindeki canlının rızkını, ecelini, amelini, iyi biri mi, yoksa kötü biri mi olacağını yazmakla emrolunur.” (Buhârî, Bed’ü’l-halk 6, Enbiyâ 1, Kader 1; Müslim, Kader 1.)[/COLOR][/SIZE] [/TD] [/TR] [TR] [TD="align: center"][SIZE=3][COLOR=#000000] [/COLOR][/SIZE][/TD] [/TR] [TR] [TD][SIZE=3][COLOR=#000000]Necip Fâzıl’ın bir piyesinden alınmış olan şu cümleler, meçhûl kader gerçeğinin, tefekkür eden bir insana kendisini nasıl tasdik ettirdiğini ne güzel ifâde etmektedir:[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=#000000]“…Meselâ bir gün Eminönü meydanında bir otomobil, bir adamı çiğner. Hâdiseden on dakika evveline gidelim. Adam, meselâ Gülhâne Parkı’nın önündedir. Otomobil de faraza Taksim’den geliyor. Manzarayı görüyor musunuz? Geliyor! Bin otomobil içinde bir otomobil ve yüz bin adam içinde bir adam. Ne adam çiğneneceğini bilir; ne de otomobil çiğneyeceğini… İkisi de bir sürü tesâdüflerle(!) bilmeden birbirine doğru yaklaşırlar. Meselâ, adam bir dükkânın önünde durur. Bir kutu kibrit alır. Bir-iki adım atar. Bir arkadaşıyla konuşur. Bir vitrini seyreder. Bu mâsum hareketlerin bile birkaç dakika sonra kopacak fâciada hisseleri vardır. Bütün bu hâdiseler, birbirine esrarlı bir şekilde geçe geçe nihâyet o fâcia ânını doğururlar. O an, gâyet basit bir son sebebe dayanır. Bir dalgınlık, bir bilgisizlik, şu, bu… Tesâdüflerin(!) kimbilir nasıl ve nereden idâre edilen son derece girift ve içinden çıkılmaz bir riyâziyesi (hesâbı) vardır.” (Bir Adam Yaratmak, s. 43) [/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=#000000]İşte bunun gibi hayattaki hâdiseleri lâyıkıyla tefekkür edebilen bir insan, kâinât sahnesinde sergilenen sonsuz sayıdaki senaryoların, ilâhî bir kalemin çizgileri istikâmetinde zuhûra geldiğine inanmaktan kendini alamaz. (Osman Nûri Topbaş, Son Nefes, Erkam Yay.) [/COLOR][/SIZE][/TD] [/TR] [TR] [TD="align: center"][SIZE=3][COLOR=#000000] [/COLOR][/SIZE][/TD] [/TR] [TR] [TD][B][SIZE=3][COLOR=#000000]Her Güne Bir Esma-ül Hüsna(Allah’ın En Güzel İsimleri) [/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=3][COLOR=#000000]el-Muksit: Adaletle hükmeden, bütün işlerini uygun ve denk olarak yerli yerinde yapan, mazlumların hakkınızalimlerden alan, her işinde dengeyi kuran demektir.[/COLOR][/SIZE] [/TD] [/TR] [TR] [TD="align: center"][SIZE=3][COLOR=#000000] [/COLOR][/SIZE][/TD] [/TR] [TR] [TD][B][SIZE=3][COLOR=#000000]Kısa Günün Kârı [/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=3][COLOR=#000000]Her şeyin Allah’tan geldiğine inanıp sabırlı olalım. Allah muhakkak sabredenlerle beraberdir.[/COLOR][/SIZE] [/TD] [/TR] [TR] [TD="align: center"][SIZE=3][COLOR=#000000] [/COLOR][/SIZE][/TD] [/TR] [TR] [TD][B][SIZE=3][COLOR=#000000]Lügatçe[/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=3][COLOR=#000000]vukû: Olma, meydana gelme. musîbet:Ansızın gelen felaket, sıkıntı veren şey. meçhûl: Bilinmeyen, bilinmedik. faraza: Diyelim ki, sayalım ki, tutalım ki, varsayalım ki. [/COLOR][/SIZE] [/TD] [/TR] [TR] [TD="align: center"] [/TD] [/TR] [TR] [TD="align: center"][COLOR=#000000]"İki Gün Bir Değil" mail servisi bir [B][URL="http://list.erkam.net/em/link.php?M=46024&N=1209&L=159&F=H"]ALTINOLUK[/URL][/B]hizmetidir.[/COLOR] [/TD] [/TR] [/TABLE] [/TD] [/TR] [/TABLE] [/TD] [/TR] [/TABLE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Kader ve Esrârı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst