Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Kâinatın miftahı, anahtarı insanın elindedir.
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ahmet.1" data-source="post: 472071" data-attributes="member: 1040028"><p><em><span style="font-size: 12px">Kâinatın miftahı, anahtarı insanın elindedir. Âlemin kapıları açık ise de manen kapalıdır. Cenab-ı Hak bütün o kapıları ve kenz-i mahfîyi açan "Ene" namında bir miftahı insanın eline vermiştir. Fakat, ene de kapısı kapalı bir bilmecedir. Bunun kapısı açılıyorsa kâinatın da kapıları açılıyor.</span></em></p><p><span style="color: #008000">Kâinat: Yaratılan bütün varlıklar, evren.</span></p><p><span style="color: #008000">Miftah: Anahtar.</span></p><p><span style="color: #008000">Âlem: Dünya, kâinat.</span></p><p><span style="color: #008000">Manen: Mana bakımından, manaca, manevî olarak.</span></p><p><span style="color: #008000">Cenab-ı Hak: Allah(cc).</span></p><p><span style="color: #008000">Kenz-i mahfîyi: Gizli hazineyi.</span></p><p><span style="color: #008000">Ene: Ben, benlik.</span></p><p><span style="color: #008000">Namında: Adında.</span></p><p></p><p><em><span style="font-size: 12px">Evet Cenab-ı Hak insana bir benlik, bir nevi hürriyet vermiştir ki, Cenab-ı Hakk'ın rububiyetine ait evsafı bilmek için mevhum, farazî bir vâhid-i kıyasî yapsın.</span></em></p><p><span style="color: #008000">Nevi: Çeşit, tür.</span></p><p><span style="color: #008000">Rububiyet: Allah'ın(cc) herşeyin sahibi, ihtiyaçlarının karşılayıcısı ve terbiye edicisi olması.</span></p><p><span style="color: #008000">Evsaf: Vasıflar, özellikler, nitelikler.</span></p><p><span style="color: #008000">Mevhum: Aslı olmayan, gerçek dışı, hayal ürünü, asılsız.</span></p><p><span style="color: #008000">Farazî: Farz edilen, varsayılan, sanki varmış gibi kabul edilen.</span></p><p><span style="color: #008000">Vâhid-i kıyasî: Ölçü birimi, birşeyin miktarını ve diğer özelliklerini ölçmek için belirlenen değişmez parça veya miktar (ağırlık için kilo, uzunluk için metre gibi).</span></p><p></p><p><em><span style="font-size: 12px">Mahiyet-i beşerde pek ince bir ip, insanın vücudunda şuurlu bir kıl, şahsın kitabında bir elif kıymetinde ve miktarında olan "Ene"nin iki vechi vardır. Biri hayra bakar. Bu vecihle yalnız kabil-i feyizdir, fâil değildir. Diğer vechi ise şerre bakar. Bu vecihle kendisini fâil bilir.</span></em></p><p><span style="color: #008000">Mahiyet-i beşer: İnsanın gerçek iç yüzü ve temel özelliği.</span></p><p><span style="color: #008000">Kıymetinde: Değerinde.</span></p><p><span style="color: #008000">Vech: Yön, taraf, yüz, tarz. *Tarz, biçim.</span></p><p><span style="color: #008000">Hayr: Hayır, iyilik, dine uygun faydalı ve sevaplı iş.</span></p><p><span style="color: #008000">Kabil-i feyiz: Allah'tan(cc) gelen manevî her güzel ve iyi şeyi yanlızca kabul eden.</span></p><p><span style="color: #008000">Fâil: İş yapan.</span></p><p><span style="color: #008000">Şerr: Kötülük.</span></p><p></p><p><em><span style="font-size: 12px">Ene'nin mahiyeti mevhumedir, rububiyeti hayalîdir. Vücudu bir şeye hâmil olamaz. Ancak mizan-ül hararet gibi, Vâcib-ül Vücud'un rububiyetine ait sıfât-ı mutlaka-i muhitayı bilmek için bir mizan vazifesini görüyor.</span></em></p><p><span style="color: #008000">Mahiyet: Asıl, esas, temez özellik, temel gerçek, iç yüz.</span></p><p><span style="color: #008000">Mevhume: Asılsız olan, gerçek dışı olan, hayal ürünü olan. </span></p><p><span style="color: #008000">Hayalî: Hayalle ilgili, hayale ait.</span></p><p><span style="color: #008000">Hâmil: Üstlenmiş.</span></p><p><span style="color: #008000">Mizan-ül hararet: Sıcaklık ölçeği, termometre. </span></p><p><span style="color: #008000">Vâcib-ül Vücud: Varlığı zorunlu olup olmaması imkansız olan Allah(cc).</span></p><p><span style="color: #008000">Sıfât-ı mutlaka-i muhita: Muhit ve mutlak sıfatlar, herşeyi kuşatan sonsuz ve sınırsız sıfatlar(nitelikler).</span></p><p><span style="color: #008000">Mizan: Ölçü, denge, terazi.</span></p><p><span style="color: #008000">Vazife: Görev, yapılması gereken iş.</span></p><p></p><p><em><span style="font-size: 12px">Eğer insan benliğine mizan nazarıyla bakarsa, kâinattan zihnine akıp gelen âfâkî malûmatı kendi malûmatı ile, tasarrufat ve sıfât-ı İlahiyeyi de kendi sıfâtıyla tasdik eder. Yine merciine iade eder. Ve bu sayede</span></em> <strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: #B22222">ﻗَﺪْ ﺍَﻓْﻠَﺢَ ﻣَﻦْ ﺯَﻛَّﻴﻬَﺎ</span></span></strong> <em><span style="font-size: 12px">daki</span></em> <strong><span style="color: #B22222"><span style="font-size: 15px">ﻣَﻦْ </span></span></strong><em><span style="font-size: 12px">şümulüne dâhil olarak bihakkın emaneti îfa etmiş olur. Fakat kendisine müstakil nazarıyla bakmakla kendisini mâlik itikad ederse</span></em> <strong><span style="color: #B22222"><span style="font-size: 15px">ﻗَﺪْ ﺧَﺎﺏَ ﻣَﻦْ ﺩَﺳَّﻴﻬَﺎ</span></span></strong><em><span style="font-size: 12px"> nın şümulüne dâhil olmakla emanette hıyanet etmiş olur. Zira semavat ve arzın, hamlinden korkarak imtina' ettikleri cihet "Ene"nin bu cihetidir. Çünki dalaletler, şirkler, şerler bu cihetten doğarlar. Eğer vaktiyle o "Ene"nin şiddetli bir terbiye ile başı kırılmaz ise büyür, insanın vücudunu yutar.</span></em></p><p><span style="color: #008000">Âfâkî: Dıştaki varlıklarla ilgili, kâinat ve içindekilerle ilgili. </span></p><p><span style="color: #008000">Malûmat: Bilinenler, bilgiler.</span></p><p><span style="color: #008000">Tasarrufat: İşleri idare etme ve yürütme. Allah'ın(cc) yapıp yürüttüğü işler.</span></p><p><span style="color: #008000">Sıfât-ı İlahiye: Allah'ın(cc) sıfatları.</span></p><p><span style="color: #008000">Merciine: Kaynağına, başvuru yerine.</span></p><p><span style="color: #008000">İade: Geri verme.</span></p><p><span style="color: #008000">Şümul: Kapsama, kaplama, içine alma.</span></p><p><span style="color: #008000">Dâhil: İç, içerde olan.</span></p><p><span style="color: #008000">Îfa: Yapma, yerine getirme.</span></p><p><span style="color: #008000">Müstakil: Kendi başına, bağımsız.</span></p><p><span style="color: #008000">İtikad: İnanmak.</span></p><p><span style="color: #008000">Zira: Çünkü.</span></p><p><span style="color: #008000">Semavat: Gökler.</span></p><p><span style="color: #008000">Arz: Yeryüzü, dünya.</span></p><p><span style="color: #008000">Hamlinden: Yüklenmekten.</span></p><p><span style="color: #008000">İmtina': Geri durma, çekinme.</span></p><p><span style="color: #008000">Cihet: Yön, taraf.</span></p><p><span style="color: #008000">Dalalet: Doğru yoldan ayrılma, iman ve islâm yolundan sapmak.</span></p><p><span style="color: #008000">Şirk: Allah'a(cc) ortak koşma.</span></p><p></p><p><em><span style="font-size: 12px">Eğer milletin de enaniyeti inzimam ederse, Sâni'in emrine karşı mübarezeye çıkar. Tam manasıyla bir şeytan olur. Sonra halkı da kendisine kıyas eder, esbabı da o kıyasa dâhil eder, büyük bir şirke düşer. -El'iyazü billah...-</span></em></p><p><span style="color: #008000">Enaniyet: Kendine güvenmek ve kendine dayanmak. Kişinin üzerinde görünen iyi ve güzel sıfatları kendinden bilmesi.</span></p><p><span style="color: #008000">İnzimam: İlave edilme, eklenme, katılma.</span></p><p><span style="color: #008000">Sâni'in: Sanatkar yaratıcının.</span></p><p><span style="color: #008000">Mübareze: Çekişme, çatışma.</span></p><p><span style="color: #008000">Esbab: Sebepler.</span></p><p><span style="color: #008000">El'iyazü billah: Allah(cc) korusun, Allah'a sığınırız.</span></p><p></p><p><em><strong><span style="font-size: 12px">Mesnevi-i Nuriye</span></strong></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ahmet.1, post: 472071, member: 1040028"] [I][SIZE=3]Kâinatın miftahı, anahtarı insanın elindedir. Âlemin kapıları açık ise de manen kapalıdır. Cenab-ı Hak bütün o kapıları ve kenz-i mahfîyi açan "Ene" namında bir miftahı insanın eline vermiştir. Fakat, ene de kapısı kapalı bir bilmecedir. Bunun kapısı açılıyorsa kâinatın da kapıları açılıyor.[/SIZE][/I] [COLOR="#008000"]Kâinat: Yaratılan bütün varlıklar, evren. Miftah: Anahtar. Âlem: Dünya, kâinat. Manen: Mana bakımından, manaca, manevî olarak. Cenab-ı Hak: Allah(cc). Kenz-i mahfîyi: Gizli hazineyi. Ene: Ben, benlik. Namında: Adında.[/COLOR] [I][SIZE=3]Evet Cenab-ı Hak insana bir benlik, bir nevi hürriyet vermiştir ki, Cenab-ı Hakk'ın rububiyetine ait evsafı bilmek için mevhum, farazî bir vâhid-i kıyasî yapsın.[/SIZE][/I] [COLOR="#008000"]Nevi: Çeşit, tür. Rububiyet: Allah'ın(cc) herşeyin sahibi, ihtiyaçlarının karşılayıcısı ve terbiye edicisi olması. Evsaf: Vasıflar, özellikler, nitelikler. Mevhum: Aslı olmayan, gerçek dışı, hayal ürünü, asılsız. Farazî: Farz edilen, varsayılan, sanki varmış gibi kabul edilen. Vâhid-i kıyasî: Ölçü birimi, birşeyin miktarını ve diğer özelliklerini ölçmek için belirlenen değişmez parça veya miktar (ağırlık için kilo, uzunluk için metre gibi).[/COLOR] [I][SIZE=3]Mahiyet-i beşerde pek ince bir ip, insanın vücudunda şuurlu bir kıl, şahsın kitabında bir elif kıymetinde ve miktarında olan "Ene"nin iki vechi vardır. Biri hayra bakar. Bu vecihle yalnız kabil-i feyizdir, fâil değildir. Diğer vechi ise şerre bakar. Bu vecihle kendisini fâil bilir.[/SIZE][/I] [COLOR="#008000"]Mahiyet-i beşer: İnsanın gerçek iç yüzü ve temel özelliği. Kıymetinde: Değerinde. Vech: Yön, taraf, yüz, tarz. *Tarz, biçim. Hayr: Hayır, iyilik, dine uygun faydalı ve sevaplı iş. Kabil-i feyiz: Allah'tan(cc) gelen manevî her güzel ve iyi şeyi yanlızca kabul eden. Fâil: İş yapan. Şerr: Kötülük.[/COLOR] [I][SIZE=3]Ene'nin mahiyeti mevhumedir, rububiyeti hayalîdir. Vücudu bir şeye hâmil olamaz. Ancak mizan-ül hararet gibi, Vâcib-ül Vücud'un rububiyetine ait sıfât-ı mutlaka-i muhitayı bilmek için bir mizan vazifesini görüyor.[/SIZE][/I] [COLOR="#008000"]Mahiyet: Asıl, esas, temez özellik, temel gerçek, iç yüz. Mevhume: Asılsız olan, gerçek dışı olan, hayal ürünü olan. Hayalî: Hayalle ilgili, hayale ait. Hâmil: Üstlenmiş. Mizan-ül hararet: Sıcaklık ölçeği, termometre. Vâcib-ül Vücud: Varlığı zorunlu olup olmaması imkansız olan Allah(cc). Sıfât-ı mutlaka-i muhita: Muhit ve mutlak sıfatlar, herşeyi kuşatan sonsuz ve sınırsız sıfatlar(nitelikler). Mizan: Ölçü, denge, terazi. Vazife: Görev, yapılması gereken iş.[/COLOR] [I][SIZE=3]Eğer insan benliğine mizan nazarıyla bakarsa, kâinattan zihnine akıp gelen âfâkî malûmatı kendi malûmatı ile, tasarrufat ve sıfât-ı İlahiyeyi de kendi sıfâtıyla tasdik eder. Yine merciine iade eder. Ve bu sayede[/SIZE][/I] [B][SIZE=4][COLOR="#B22222"]ﻗَﺪْ ﺍَﻓْﻠَﺢَ ﻣَﻦْ ﺯَﻛَّﻴﻬَﺎ[/COLOR][/SIZE][/B] [I][SIZE=3]daki[/SIZE][/I] [B][COLOR="#B22222"][SIZE=4]ﻣَﻦْ [/SIZE][/COLOR][/B][I][SIZE=3]şümulüne dâhil olarak bihakkın emaneti îfa etmiş olur. Fakat kendisine müstakil nazarıyla bakmakla kendisini mâlik itikad ederse[/SIZE][/I] [B][COLOR="#B22222"][SIZE=4]ﻗَﺪْ ﺧَﺎﺏَ ﻣَﻦْ ﺩَﺳَّﻴﻬَﺎ[/SIZE][/COLOR][/B][I][SIZE=3] nın şümulüne dâhil olmakla emanette hıyanet etmiş olur. Zira semavat ve arzın, hamlinden korkarak imtina' ettikleri cihet "Ene"nin bu cihetidir. Çünki dalaletler, şirkler, şerler bu cihetten doğarlar. Eğer vaktiyle o "Ene"nin şiddetli bir terbiye ile başı kırılmaz ise büyür, insanın vücudunu yutar.[/SIZE][/I] [COLOR="#008000"]Âfâkî: Dıştaki varlıklarla ilgili, kâinat ve içindekilerle ilgili. Malûmat: Bilinenler, bilgiler. Tasarrufat: İşleri idare etme ve yürütme. Allah'ın(cc) yapıp yürüttüğü işler. Sıfât-ı İlahiye: Allah'ın(cc) sıfatları. Merciine: Kaynağına, başvuru yerine. İade: Geri verme. Şümul: Kapsama, kaplama, içine alma. Dâhil: İç, içerde olan. Îfa: Yapma, yerine getirme. Müstakil: Kendi başına, bağımsız. İtikad: İnanmak. Zira: Çünkü. Semavat: Gökler. Arz: Yeryüzü, dünya. Hamlinden: Yüklenmekten. İmtina': Geri durma, çekinme. Cihet: Yön, taraf. Dalalet: Doğru yoldan ayrılma, iman ve islâm yolundan sapmak. Şirk: Allah'a(cc) ortak koşma.[/COLOR] [I][SIZE=3]Eğer milletin de enaniyeti inzimam ederse, Sâni'in emrine karşı mübarezeye çıkar. Tam manasıyla bir şeytan olur. Sonra halkı da kendisine kıyas eder, esbabı da o kıyasa dâhil eder, büyük bir şirke düşer. -El'iyazü billah...-[/SIZE][/I] [COLOR="#008000"]Enaniyet: Kendine güvenmek ve kendine dayanmak. Kişinin üzerinde görünen iyi ve güzel sıfatları kendinden bilmesi. İnzimam: İlave edilme, eklenme, katılma. Sâni'in: Sanatkar yaratıcının. Mübareze: Çekişme, çatışma. Esbab: Sebepler. El'iyazü billah: Allah(cc) korusun, Allah'a sığınırız.[/COLOR] [I][B][SIZE=3]Mesnevi-i Nuriye[/SIZE][/B][/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Kâinatın miftahı, anahtarı insanın elindedir.
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst