Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Kâinâtın Zikri
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 534449" data-attributes="member: 1004566"><p>Kâinâtın Zikri</p><p></p><p></p><p></p><p></p><p>Cenâb-ı Hak buyuruyor:</p><p></p><p>“Yedi kat gök, yer ve bunlarda bulunan herkes O’nu tesbîh eder. O’nu hamd ile tesbîh etmeyen hiçbir varlık yoktur. Ne var ki, siz onların tesbîhini anlayamazsınız! Şüphesiz ki O, Halîm (azapta hiç acele etmeyen)dir, Gafûr (çok </p><p></p><p>bağışlayandır)dır.” (İsrâ, 44)</p><p></p><p></p><p></p><p>Rasûlullah (sav) buyurdular:</p><p></p><p>“Dilin zikrullah tesbîhiyle dâimâ ıslak olsun.” (Tirmizî, Daavât, 4; İbn-i Mâce, Edeb, 53)</p><p></p><p>Bir gün Üftâde Hazretleri, müridleriyle beraber bir kır sohbetine çıkmıştı. Dervişlerinden kırın en güzel yerlerini dolaşarak birer demet çiçek getirmelerini istedi. Bir müddet sonra her biri ellerinde güzel çiçeklerle geldiler. Ancak Kadı Mahmud Efendi’nin elinde sadece sapı kırılmış, solgun bir çiçek vardı. Diğerlerinin ellerindekileri neşeyle hocalarına takdiminden sonra Kadı Mahmud, boynunu bükerek bu kırık ve solmuş çiçeği Üftâde Hazretleri’ne takdim etti. Üftâde Hazretleri diğer mürîdânın meraklı bakışları arasında sordu:</p><p></p><p>“–Evlâdım Mahmud! Arkadaşların güzel güzel çiçekler getirdikleri hâlde sen niçin sapı kırık, solgun bir çiçek getirdin?”</p><p></p><p>Kadı Mahmud edeple boynunu büküp cevap verdi:</p><p></p><p>“–Efendim! Size ne takdim etsem azdır. Ancak hangi çiçeği koparmak için elimi uzattıysam, onun; «Allah, Allah!» diyerek Rabbini zikrettiğini işittim. Koparıp da zikirlerine mânî olmaya gönlüm râzı olmadı. Çaresiz ben de elimdeki, zikrine devam edemeyen şu çiçeği getirmek zorunda kaldım.”</p><p></p><p>Kadı Mahmud, Aziz Mahmud Hüdâyî olma yolunda böyle tecellîlere mazhar olmaktaydı. (Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Şubat-2016)</p><p></p><p>Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)</p><p></p><p>es-Semî’: Kâinattaki her sesi; içte saklansın yahut açıkça söylensin duyan, gizliyi, fısıltıyı bile işiten demektir.</p><p></p><p>Kısa Günün Kârı</p><p></p><p>Kâinatta bizim canlı-cansız diye ayırdığımız her varlık, Allâh’ı zikir ve tesbîh eder. Kâinat zikrullah tecellîleriyle doludur.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 534449, member: 1004566"] Kâinâtın Zikri Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Yedi kat gök, yer ve bunlarda bulunan herkes O’nu tesbîh eder. O’nu hamd ile tesbîh etmeyen hiçbir varlık yoktur. Ne var ki, siz onların tesbîhini anlayamazsınız! Şüphesiz ki O, Halîm (azapta hiç acele etmeyen)dir, Gafûr (çok bağışlayandır)dır.” (İsrâ, 44) Rasûlullah (sav) buyurdular: “Dilin zikrullah tesbîhiyle dâimâ ıslak olsun.” (Tirmizî, Daavât, 4; İbn-i Mâce, Edeb, 53) Bir gün Üftâde Hazretleri, müridleriyle beraber bir kır sohbetine çıkmıştı. Dervişlerinden kırın en güzel yerlerini dolaşarak birer demet çiçek getirmelerini istedi. Bir müddet sonra her biri ellerinde güzel çiçeklerle geldiler. Ancak Kadı Mahmud Efendi’nin elinde sadece sapı kırılmış, solgun bir çiçek vardı. Diğerlerinin ellerindekileri neşeyle hocalarına takdiminden sonra Kadı Mahmud, boynunu bükerek bu kırık ve solmuş çiçeği Üftâde Hazretleri’ne takdim etti. Üftâde Hazretleri diğer mürîdânın meraklı bakışları arasında sordu: “–Evlâdım Mahmud! Arkadaşların güzel güzel çiçekler getirdikleri hâlde sen niçin sapı kırık, solgun bir çiçek getirdin?” Kadı Mahmud edeple boynunu büküp cevap verdi: “–Efendim! Size ne takdim etsem azdır. Ancak hangi çiçeği koparmak için elimi uzattıysam, onun; «Allah, Allah!» diyerek Rabbini zikrettiğini işittim. Koparıp da zikirlerine mânî olmaya gönlüm râzı olmadı. Çaresiz ben de elimdeki, zikrine devam edemeyen şu çiçeği getirmek zorunda kaldım.” Kadı Mahmud, Aziz Mahmud Hüdâyî olma yolunda böyle tecellîlere mazhar olmaktaydı. (Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Şubat-2016) Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri) es-Semî’: Kâinattaki her sesi; içte saklansın yahut açıkça söylensin duyan, gizliyi, fısıltıyı bile işiten demektir. Kısa Günün Kârı Kâinatta bizim canlı-cansız diye ayırdığımız her varlık, Allâh’ı zikir ve tesbîh eder. Kâinat zikrullah tecellîleriyle doludur. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Kâinâtın Zikri
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst