Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Kalb Rûhun Ayıbını Görmez. Nasıl Görmez?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ademyakup" data-source="post: 240332" data-attributes="member: 1009927"><p><strong>Konuya belki şu kısmda yardımcı olabilir.</strong></p><p></p><p><span style="color: blue">"Evet, insanın fiilleri kalbin, hissin temayülâtından çıkar. O temayülât, ruhun ihtisasatından ve ihtiyacatından gelir. Ruh ise, iman nuru ile harekete gelir. Hayır ise yapar, şer ise kendini çekmeye çalışır. Daha kör hisler onu yanlış yola sevk edip mağlûp etmez." (Hutbe-i Şâmiye,1996-s:82 )"</span></p><p></p><p></p><p></p><p><span style="color: purple"><em>Abdulbaki âbi affınıza sığınarak, âcizâne hatırlatırım ki; yukarda Hutbe-i Şâmiyeden olan bu yüksek hakikatı ifşâ eden verdiğiniz bu alıntı, söylediğinize muvâfık düşmeyen bir hakikatı ifade ediyor. </em></span></p><p><span style="color: purple"><em>Acizane haddimiz olmayarak affınaza sığınarak meseleye dair, anladığımı; şu hakikatı izah etmek istiyorum.Risale-i Nur sadece Nur talebelerine hitap ettiğini düşünülerek değerlendirilemiyecek kadar büyük ve külli imani,akaid hakikatlarını beyan eden Kuran-ı Mucizul Beyanın icazının mucizesi olan bir şaheser.</em></span></p><p><span style="color: purple"><em>Hal böyle olunca Bediüzzaman hazretlerine ihlas düsturları içerisinde,Hz.Muhammed asm.ın, küre-i arzdaki tüm mescidi içinde bulunan, farklı meşrep ve cemaat ve tariklerede bu hakikatler ile seslenilmiş olma ihtimali çok büyüktür,Allah-u Alem. </em></span></p><p><span style="color: purple"><em>Ehli sünnet vel cemaatler ve sair diğer daireler içinde en meşhur olarak ''ehli kalb'' tabiri ile bilinen, daire tasavvuf ve tarikatların dairesidir.Ariflerin kendileri arasında bazı tarife hacet olmayan mesele ve tabirler ve kodlamalar vardır.Burda da, bu cihette bir mana olduğu kalbe işaret olunuyor,muhakka ki en doğrusunu Allah bilir.</em></span></p><p><span style="color: purple"><em>Nasıl ki o ehli kalb, ehli sünnetin tam kusursuz teba-ı, sireten ve sureten Hz. Seyyidina Muhammed asm.ın, kısmende olsa maddi dünyadan tecrid ile,tüm sünneti Resulallahını asm., yaşamaya ve taklide cehd ve gayret ediyorlar.Risale-i Nurun hadimleri olan,Kuranın fedakar şakirdleri ise kısmende olsa ,neşri icaz-ı kuran ve o mukaddes davaya hizmet için,belki cebren ,o davanın sekteye uğramaması için belkide ihtiyaten Sakal ,hatta maddi hayatın münasebetinde sarık cübbe gibi bazı azim Sünneti seniyeyi istemedende olsa terk etmek zorunda kalıyorlar.İşte bu sırrın sırrına binaen;</em></span></p><p><span style="color: purple"><em>Ey ehli kalb! Allahın aşk ve ve vecdi ile kendinden geçerek, mahviyetin fena hakikatındaki; ama mahiyet hakikati sureti ile tecelli-i İlahiyenin mazharı olan ;o amadan doğan,imanın nuru cevherinden başka ,kalbinde başka hakikate yer olmayıp, ondan başka bir şey ile meşgul olmaması gereken Arifin ve sofiler, siz bu manalarla zaten; o kardeşlerinizin kusur olmayan iman hakikatlerine hizmet için olan, hal ve harekatını görmekten zaten münezzehsiniz, velev ki dikkat edebilseniz, o neşrine çalıştıkları hakikatler ile size dahi; o hakikatleri okuyup anlamaya çalışmanız kaydı ile,suluk ile vuslatına ermeye çalıştığınız, hakikatlerin fevkinde kalbinize ve ruhunuza medar bir iman inkişafının verdiği idrakın işareti ile hem siz hem onların aynı hakikat ve vuslat dairesindeki,batınlarında Allah dan gayrı herşeyden geçmiş,hizmet ehli meczubları olduğunu bu söz ile biliniz anlayınız ve bu hakikat noktatalarından dahi onlara kusur cihetiyle ilişmek bir yana sizin önünüzü açıp ,sizin davanıza hizmet eden bu şakirdlere aynı kendiniz bilip,yardım ve destek veriniz, dendiğini sanki duyar gibi anlaşıldığını, belki de hak etmediğim bir şekilde vehmediyorum.</em></span></p><p><span style="color: purple"><em>Muhakkak ki herşeyin doğrusunu,batın ve zahirindeki hakikatini yalnız, Alim ve Habir olan Allah bilir.İsabet edemeyip,Hatam kusurum var ise; nefsimden ve lümme-i şeytaniyeden işitilenler olabilir.</em></span></p><p><span style="color: purple"><em>Zaten eğer bir hata ve kusur varsa bizden ve nefsimizdendir.Amma eğer; o yüksek hakikatlerin küllinden bir cüz ine isabetimiz var ise;o zaten Risale-i Nurun kendi malı ve hakikatıdır,100%1 cihetle de bile olsa, bizim nefsimizin karışmaklığı,HafizanAllah yoktur.</em></span></p><p><span style="color: purple"><em>Umulur ki;tek gaye ve maksadımızda olan,Allah rızası için, Allah bizden daha hayırlılarına duyurmaya müesser ve nasib eylesin,İnşaAllah.</em></span></p><p><span style="color: purple"><em>Allahın Selamı Rahmeti ve Bereketi müminlerin üzerine olsun. </em><a href="http://www.risaletalim.com/index.php?action=profile;u=28" target="_blank"><strong><span style="color: #212b32">(kjviespe</span></strong></a><span style="color: #000000"> kardeş)</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ademyakup, post: 240332, member: 1009927"] [B]Konuya belki şu kısmda yardımcı olabilir.[/B] [COLOR=blue]"Evet, insanın fiilleri kalbin, hissin temayülâtından çıkar. O temayülât, ruhun ihtisasatından ve ihtiyacatından gelir. Ruh ise, iman nuru ile harekete gelir. Hayır ise yapar, şer ise kendini çekmeye çalışır. Daha kör hisler onu yanlış yola sevk edip mağlûp etmez." (Hutbe-i Şâmiye,1996-s:82 )"[/COLOR] [COLOR=purple][I]Abdulbaki âbi affınıza sığınarak, âcizâne hatırlatırım ki; yukarda Hutbe-i Şâmiyeden olan bu yüksek hakikatı ifşâ eden verdiğiniz bu alıntı, söylediğinize muvâfık düşmeyen bir hakikatı ifade ediyor. Acizane haddimiz olmayarak affınaza sığınarak meseleye dair, anladığımı; şu hakikatı izah etmek istiyorum.Risale-i Nur sadece Nur talebelerine hitap ettiğini düşünülerek değerlendirilemiyecek kadar büyük ve külli imani,akaid hakikatlarını beyan eden Kuran-ı Mucizul Beyanın icazının mucizesi olan bir şaheser. Hal böyle olunca Bediüzzaman hazretlerine ihlas düsturları içerisinde,Hz.Muhammed asm.ın, küre-i arzdaki tüm mescidi içinde bulunan, farklı meşrep ve cemaat ve tariklerede bu hakikatler ile seslenilmiş olma ihtimali çok büyüktür,Allah-u Alem. Ehli sünnet vel cemaatler ve sair diğer daireler içinde en meşhur olarak ''ehli kalb'' tabiri ile bilinen, daire tasavvuf ve tarikatların dairesidir.Ariflerin kendileri arasında bazı tarife hacet olmayan mesele ve tabirler ve kodlamalar vardır.Burda da, bu cihette bir mana olduğu kalbe işaret olunuyor,muhakka ki en doğrusunu Allah bilir. Nasıl ki o ehli kalb, ehli sünnetin tam kusursuz teba-ı, sireten ve sureten Hz. Seyyidina Muhammed asm.ın, kısmende olsa maddi dünyadan tecrid ile,tüm sünneti Resulallahını asm., yaşamaya ve taklide cehd ve gayret ediyorlar.Risale-i Nurun hadimleri olan,Kuranın fedakar şakirdleri ise kısmende olsa ,neşri icaz-ı kuran ve o mukaddes davaya hizmet için,belki cebren ,o davanın sekteye uğramaması için belkide ihtiyaten Sakal ,hatta maddi hayatın münasebetinde sarık cübbe gibi bazı azim Sünneti seniyeyi istemedende olsa terk etmek zorunda kalıyorlar.İşte bu sırrın sırrına binaen; Ey ehli kalb! Allahın aşk ve ve vecdi ile kendinden geçerek, mahviyetin fena hakikatındaki; ama mahiyet hakikati sureti ile tecelli-i İlahiyenin mazharı olan ;o amadan doğan,imanın nuru cevherinden başka ,kalbinde başka hakikate yer olmayıp, ondan başka bir şey ile meşgul olmaması gereken Arifin ve sofiler, siz bu manalarla zaten; o kardeşlerinizin kusur olmayan iman hakikatlerine hizmet için olan, hal ve harekatını görmekten zaten münezzehsiniz, velev ki dikkat edebilseniz, o neşrine çalıştıkları hakikatler ile size dahi; o hakikatleri okuyup anlamaya çalışmanız kaydı ile,suluk ile vuslatına ermeye çalıştığınız, hakikatlerin fevkinde kalbinize ve ruhunuza medar bir iman inkişafının verdiği idrakın işareti ile hem siz hem onların aynı hakikat ve vuslat dairesindeki,batınlarında Allah dan gayrı herşeyden geçmiş,hizmet ehli meczubları olduğunu bu söz ile biliniz anlayınız ve bu hakikat noktatalarından dahi onlara kusur cihetiyle ilişmek bir yana sizin önünüzü açıp ,sizin davanıza hizmet eden bu şakirdlere aynı kendiniz bilip,yardım ve destek veriniz, dendiğini sanki duyar gibi anlaşıldığını, belki de hak etmediğim bir şekilde vehmediyorum. Muhakkak ki herşeyin doğrusunu,batın ve zahirindeki hakikatini yalnız, Alim ve Habir olan Allah bilir.İsabet edemeyip,Hatam kusurum var ise; nefsimden ve lümme-i şeytaniyeden işitilenler olabilir. Zaten eğer bir hata ve kusur varsa bizden ve nefsimizdendir.Amma eğer; o yüksek hakikatlerin küllinden bir cüz ine isabetimiz var ise;o zaten Risale-i Nurun kendi malı ve hakikatıdır,100%1 cihetle de bile olsa, bizim nefsimizin karışmaklığı,HafizanAllah yoktur. Umulur ki;tek gaye ve maksadımızda olan,Allah rızası için, Allah bizden daha hayırlılarına duyurmaya müesser ve nasib eylesin,İnşaAllah. Allahın Selamı Rahmeti ve Bereketi müminlerin üzerine olsun. [/I][URL="http://www.risaletalim.com/index.php?action=profile;u=28"][B][COLOR=#212b32](kjviespe[/COLOR][/B][/URL][COLOR=#000000] kardeş)[/COLOR][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Kalb Rûhun Ayıbını Görmez. Nasıl Görmez?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst