Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Mesnevi-i Nuriye
Kalbi Hastalıklarımız
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Muvahhid1" data-source="post: 259347" data-attributes="member: 1003203"><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><strong>Birinci hastalık: </strong></span><span style="color: #ff0000"><strong>“Yeis</strong></span><span style="color: #000000"><strong>”tir.</strong></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><strong></strong>Arkadaş! Amele ve tâate muvaffak olamayan azaptan korkar, ye’se düşer. Böyle bir me’yusun gözüne, dinî meselelere münafi ednâ ve zayıf bir emare, kocaman bir burhan görünür. Böyle birkaç emareyi elde eder etmez, diğer emarelerin sâikasıyla ilân-ı isyan ederek İslâm dâiresinden çıkar, şeytanın ordusuna iltihak eder. Binaenaleyh, a’mâle muvaffak olamayanlar, ye’se düşmemek için şu âyete müracaat etsin.</span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">“De ki: Ey günahta aşırı giderek nefislerine zulmetmiş olan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Muhakkak ki Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.” Zümer Sûresi, 39:53.</span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><strong>İkinci hastalık: </strong></span><span style="color: #ff0000"><strong>“Ucb”</strong></span></span></span><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><strong>dur.</strong></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Arkadaş! Ye’se düşen adam, azaptan kurtulmak için, istinad edecek bir noktayı aramaya başlar. Bakar ki, bir miktar hasenat ve kemâlâtı var. Hemen o kemâlâtına bel bağlar. Güvenerek der ki: “Bu kemâlât beni kurtarır, yeter” diye bir derece rahat eder. Halbuki, a’mâle güvenmek ucubdur, insanı dalâlete atar. Çünkü, insanın yaptığı kemâlât ve iyiliklerde hakkı yoktur. Mülkü değildir; onlara güvenemez.</span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Hem insanın vücudu ve cesedi bile onun değildir. Çünkü kendisinin eser-i san’atı değildir. O vücudu yolda bulmuş, lakîta olarak temellük de etmiş değildir. Kıymeti olmayan şeylerden olduğu için, yere atılmış da insan almış değildir. Ancak, o vücut, hâvi olduğu garib san’at, acip nakışların şehadetiyle, bir Sâni-i Hakîmin dest-i kudretinden çıkmış kıymettar bir hane olup, insan o hanede emaneten oturur. O vücutta yapılan binlerce tasarrufattan, ancak bir tane insana aittir.</span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Ve keza, esbab içerisinde en eşref, en kuvvetli bir ihtiyar sahibi insan iken, ef’âl-i ihtiyariye namıyla kendisine mal zannettiği ef’âlin ekl, şürb gibi en âdi bir fiilin husûlünde, yüz cüz’ünden ancak bir cüz’ü insana aittir.</span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Ve keza, insanın elindeki ihtiyar pek dardır. Havâssının en genişi hayal olduğu halde, o hayal akıl ve aklın semerelerini ihata edemez. Bunları, bu kadar büyük iken, nasıl daire-i ihtiyarına idhal edip, onlarla iftihar ediyorsun.</span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Ve keza, şuurî olmaksızın, senin lehine ve aleyhine çok fiiller cereyan etmektedir. O fiiller şuurî oldukları halde, şuurun taallûk etmediğinden sâbit olur ki, o fiillerin fâili bir Sâni-i Zîşuurdur. Ne sen fâilsin ve ne senin esbabın... Binaenaleyh, mâlikiyet dâvâsından vazgeç. Kendini mehasin ve kemâlâta masdar olduğunu zannetme. Ve kat’iyen bil ki, senden sana yalnız noksan ve kusur vardır. Çünkü, sû-i ihtiyarınla, sana verilen </span></span><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">kemâlâtı bile tağyir ediyorsun. Senin hanen hükmünde bulunan cesedin bile emanettir. Mehasinin hep mevhubedir; seyyiatın meksûbedir. Binaenaleyh, “Mülk Onundur; hamd de Onadır; havl ve kuvvet ise ancak Ondandır” de.</span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong>Üçüncü hastalık: </strong></span></span></span><span style="color: #ff0000"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong>“Gurur”</strong></span></span></span><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong>dur.</strong></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Evet, gurur ile, insan maddî ve mânevî kemâlât ve mehasinden mahrum kalır. Eğer gurur saikasıyla başkaların kemâlâtına tenezzül etmeyip kendi kemâlâtını kâfi ve yüksek görürse, o insan nâkıstır. Böyle insanlar, malûmat ve keşfiyatlarını daha yüksek görmekle, eslâf-ı izâmın irşadat ve keşfiyatlarından mahrum kalırlar. Ve evhama mâruz kalarak, bütün bütün çizgiden çıkarlar. Halbuki, eslâf-ı izâmın kırk günde yaptıkları bir keşfiyatı, bunlar kırk senede bulamazlar</span></span></span><span style="color: #006400">.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #006400"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #006400"></span><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"><strong>Dördüncü hastalık: </strong></span></span><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 12px"><strong>“Sû-i zan”</strong></span></span><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"><strong>dır.</strong></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px">Evet, insan hüsn-ü zanna memurdur. İnsan, herkesi kendisinden üstün bilmelidir. Kendisinde bulunan sû-i ahlâkı, sû-i zan sâikasıyla başkalara teşmil etmesin. Ve başkaların bazı harekâtını, hikmetini bilmediğinden takbih etmesin. Binaenaleyh, eslâf-ı izâmın hikmetini bilmediğimiz bazı hallerini beğenmemek sû-i zandır. Sû-i zan ise, maddî ve mânevî içtimaiyatı zedeler. </span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px">Mesnevi-i Nuriye</span></span></span></span><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Muvahhid1, post: 259347, member: 1003203"] [SIZE=4][FONT=book antiqua][SIZE=3][COLOR=#006400][/COLOR][COLOR=#000000][B]Birinci hastalık: [/B][/COLOR][COLOR=#ff0000][B]“Yeis[/B][/COLOR][COLOR=#000000][B]”tir. [/B]Arkadaş! Amele ve tâate muvaffak olamayan azaptan korkar, ye’se düşer. Böyle bir me’yusun gözüne, dinî meselelere münafi ednâ ve zayıf bir emare, kocaman bir burhan görünür. Böyle birkaç emareyi elde eder etmez, diğer emarelerin sâikasıyla ilân-ı isyan ederek İslâm dâiresinden çıkar, şeytanın ordusuna iltihak eder. Binaenaleyh, a’mâle muvaffak olamayanlar, ye’se düşmemek için şu âyete müracaat etsin. “De ki: Ey günahta aşırı giderek nefislerine zulmetmiş olan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Muhakkak ki Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.” Zümer Sûresi, 39:53. [B]İkinci hastalık: [/B][/COLOR][COLOR=#ff0000][B]“Ucb”[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][COLOR=#000000][SIZE=3][FONT=book antiqua][B]dur.[/B] Arkadaş! Ye’se düşen adam, azaptan kurtulmak için, istinad edecek bir noktayı aramaya başlar. Bakar ki, bir miktar hasenat ve kemâlâtı var. Hemen o kemâlâtına bel bağlar. Güvenerek der ki: “Bu kemâlât beni kurtarır, yeter” diye bir derece rahat eder. Halbuki, a’mâle güvenmek ucubdur, insanı dalâlete atar. Çünkü, insanın yaptığı kemâlât ve iyiliklerde hakkı yoktur. Mülkü değildir; onlara güvenemez. Hem insanın vücudu ve cesedi bile onun değildir. Çünkü kendisinin eser-i san’atı değildir. O vücudu yolda bulmuş, lakîta olarak temellük de etmiş değildir. Kıymeti olmayan şeylerden olduğu için, yere atılmış da insan almış değildir. Ancak, o vücut, hâvi olduğu garib san’at, acip nakışların şehadetiyle, bir Sâni-i Hakîmin dest-i kudretinden çıkmış kıymettar bir hane olup, insan o hanede emaneten oturur. O vücutta yapılan binlerce tasarrufattan, ancak bir tane insana aittir. Ve keza, esbab içerisinde en eşref, en kuvvetli bir ihtiyar sahibi insan iken, ef’âl-i ihtiyariye namıyla kendisine mal zannettiği ef’âlin ekl, şürb gibi en âdi bir fiilin husûlünde, yüz cüz’ünden ancak bir cüz’ü insana aittir. Ve keza, insanın elindeki ihtiyar pek dardır. Havâssının en genişi hayal olduğu halde, o hayal akıl ve aklın semerelerini ihata edemez. Bunları, bu kadar büyük iken, nasıl daire-i ihtiyarına idhal edip, onlarla iftihar ediyorsun. Ve keza, şuurî olmaksızın, senin lehine ve aleyhine çok fiiller cereyan etmektedir. O fiiller şuurî oldukları halde, şuurun taallûk etmediğinden sâbit olur ki, o fiillerin fâili bir Sâni-i Zîşuurdur. Ne sen fâilsin ve ne senin esbabın... Binaenaleyh, mâlikiyet dâvâsından vazgeç. Kendini mehasin ve kemâlâta masdar olduğunu zannetme. Ve kat’iyen bil ki, senden sana yalnız noksan ve kusur vardır. Çünkü, sû-i ihtiyarınla, sana verilen [/FONT][/SIZE][FONT=book antiqua][SIZE=3]kemâlâtı bile tağyir ediyorsun. Senin hanen hükmünde bulunan cesedin bile emanettir. Mehasinin hep mevhubedir; seyyiatın meksûbedir. Binaenaleyh, “Mülk Onundur; hamd de Onadır; havl ve kuvvet ise ancak Ondandır” de. [/SIZE][/FONT][/COLOR][/SIZE][SIZE=4][COLOR=#000000][FONT=book antiqua][SIZE=3][B]Üçüncü hastalık: [/B][/SIZE][/FONT][/COLOR][COLOR=#ff0000][FONT=book antiqua][SIZE=3][B]“Gurur”[/B][/SIZE][/FONT][/COLOR][COLOR=#000000][FONT=book antiqua][SIZE=3][B]dur. [/B] Evet, gurur ile, insan maddî ve mânevî kemâlât ve mehasinden mahrum kalır. Eğer gurur saikasıyla başkaların kemâlâtına tenezzül etmeyip kendi kemâlâtını kâfi ve yüksek görürse, o insan nâkıstır. Böyle insanlar, malûmat ve keşfiyatlarını daha yüksek görmekle, eslâf-ı izâmın irşadat ve keşfiyatlarından mahrum kalırlar. Ve evhama mâruz kalarak, bütün bütün çizgiden çıkarlar. Halbuki, eslâf-ı izâmın kırk günde yaptıkları bir keşfiyatı, bunlar kırk senede bulamazlar[/SIZE][/FONT][/COLOR][COLOR=#006400]. [/COLOR][FONT=book antiqua][COLOR=#000000][SIZE=3][B]Dördüncü hastalık: [/B][/SIZE][/COLOR][COLOR=#ff0000][SIZE=3][B]“Sû-i zan”[/B][/SIZE][/COLOR][COLOR=#000000][SIZE=3][B]dır.[/B] Evet, insan hüsn-ü zanna memurdur. İnsan, herkesi kendisinden üstün bilmelidir. Kendisinde bulunan sû-i ahlâkı, sû-i zan sâikasıyla başkalara teşmil etmesin. Ve başkaların bazı harekâtını, hikmetini bilmediğinden takbih etmesin. Binaenaleyh, eslâf-ı izâmın hikmetini bilmediğimiz bazı hallerini beğenmemek sû-i zandır. Sû-i zan ise, maddî ve mânevî içtimaiyatı zedeler. Mesnevi-i Nuriye[/SIZE][/COLOR][/FONT][/SIZE][FONT=book antiqua][COLOR=#000000][SIZE=3] [/SIZE][/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Mesnevi-i Nuriye
Kalbi Hastalıklarımız
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst