Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
KALBİME İTİRAFLAR
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="molla_zehra" data-source="post: 59399" data-attributes="member: 30"><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000">Sokaklar hep yeni bir kapı olmuştur bende. Sokağa çıkınca ayrı bir gözle bakarım dünyaya. Sonsuza giden bir merdiveni çıkıyor gibi soluklanırım. Her adımda, gücüm biraz daha azalır. Merdiven hayat mı, yoksa yorgunluğumun bahanesi mi?</span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000">Ah kalbim, çıkışı bulmam zor. </span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000">Ah kalbim, yangın çıkacak az sonra. </span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000">Bütün rüzgârları savuşturacağım ah kalbim.</span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000">Talihsizlik denince aklıma eskiden çok isim gelirdi ama askerliğimi yaptıktan sonra aklıma yalnızca Fatih geliyor. İçimizdeki en bahtsız o idi. Parası çalınan, albaydan okkalı bir tokat yiyen, albayın sekreterine sevdalanan ve sonunda bölüğün en ücra işine verilen o idi. Hayata küsmesi, aklını alt üst etmesi ve kendini şiirlere vermesi de hep bu yüzdendi. Talihsizdi ve Yılmaz Erdoğan’ın bir şiirini kalbine işlemişti: “...bir şiirinde, dedi / yazarsan, dedi/ çok makbule geçer/ belki makbul saymayacağın bu isteğim, / yazarsan eğer, dedi/ şöyle kocaman harflerle:/ İSYANLARDAYIM, diye/ kepime yazdığım gibi şöyle...” ,</span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000">Ah kalbim, ışıklar sönüyor bir bir. </span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000">Beni yalnız sen anlarsın, ah kalbim.</span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000">Açlığımı unutmalıyım. Kendime iyi bir yer bulmalıyım. Gözlerimi kapamalı ve kendimle konuşmalıyım.</span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000">Ah kalbim, dilenirken Allah’ın adını anmaktan çekinmiyorlar.</span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000">Ah kalbim, Allah diyenler nasıl yalan söylüyorlar?</span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000">Ah kalbim, en çok kimi sevmen gerekiyorsa, O’nu sev.</span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000">Nöbet tutmak, bir yürek daralmasıdır. Askerlikle beraber anılan bir değişmezdir nöbet. Fatih, ne kadar talihsizse; hayat o kadar acımasız. Nöbetin en harbisi, saatlerin en uzağı hep onu bulurdu. Ankara’nın ayazı, onun nöbetlerini beklerdi. O nöbetteyken, daha bir sert eserdi rüzgâr. “nöbette uyuyan piyade/ en çok hasreti uzatır/ bıraktım yüzümü karanlıklara” </span></span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000">Dilimin ucuna defalarca geldi ama söyleyemedim. Cesaretimi toplayıp yola çıkıyorum, herşey yolunda. Rüzgâr bile benden yana. Adımımı nedendir bilmem yavaş atıyorum. Karşısına geçiyorum, ağzımı açmaya bile takatim kalmıyor. Sanki her yer birden kararıyor. Önüme çıkan ilk ağacı tekmeliyorum, tekmeliyorum. Ama gün gelecek ve cesaretimi toplayıp haykıracağım yüzüne: “ Hey sen, bayım; benim içim, bir ummandır biliyor musun? Senin paran sökmez bende. Benimkisi, maksat muhabbet olsun. Sok paranı cebine.” Parayla herşeyi satın alacaklarına inanmışlara artık kargalar bile gülüyor. Sağlıklı günler dilerim.</span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000">Ah kalbim, kahrolsun para.</span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000">Ah kalbim, sen herşeye şahitsin. </span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000">Ah kalbim, Ankara beton şehir.</span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000"> Ah kalbim, İstanbul bütün şiirleri yutuyor.</span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000">Çocukluktan kalma hiç arkadaşım yok. Benim için arkadaşlık liseden başlıyor. Ne ilkokuldan ne de ortaokuldan arkadaşlarımı hatırlayabiliyorum. Liseden tek arkadaşım İbrahim, haftasonu Sivas’tan gelince Adapazarı’nın, İstanbul’un ve bütün kitapçıların kulağını çınlattık. Hayret; İbrahim, ortaokuldaki arkadaşlarının bile adını sayabiliyor. Sadakat mi, geçmişe bağlılık mı yoksa bir beyin estetiği mi, anlayamadım. Benim için her yerden bir kaç arkadaş kalıyor geriye. Gerisini unutuyorum nedense. İbrahim’in hafızasını selamlıyorum.</span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000">Neden bu kadar üşüyorum belli değil. Sıcaktan şikayet edenleri duydukça, Allah, aklıma zeval vermesin diye dua ediyorum. Temmuz sıcağında bile kaçmam güneşten. Sevmem gölgelikleri. İliklerime kadar işler güneş. Sivas’ın soğuğuna da alışmadıya bedenim, aşk olsun.</span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000">Mevsimlerden yapraklar topluyorum. Renk renk yapraklar avucumda, bahar diyorum, sen yakışırsın bana. Sesim belki dağları bulmaz ama şehirden kaçırır beni. Benim zaten eskiden kalan kaçış planlarım vardı. </span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000">Ah kalbim, gelir misin benimle?</span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000">Bütün köşeleriyle tanımam lazım. Bütün adlarıyla konuşmalıyım. Yarıda bıraktığım yolları yürümeliyim. Her gelişine bir şiir yazmalıyım, her gidişi hüzün olmalı bende. Kalbimin en sağlam köşesini ayırmalıyım. Seni sevmek, varolmak demek. Seviyorum seni, ey kutlu Nebi.</span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000">Ah kalbim, daralma n’olur, üşüme.</span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000">Ah kalbim, servetim imanım, koru beni.</span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000">Ah kalbim, öpüyorum seni.</span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000"></span></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #b00000">MUSTAFA UÇURUM</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="molla_zehra, post: 59399, member: 30"] [font=verdana][color=#b00000]Sokaklar hep yeni bir kapı olmuştur bende. Sokağa çıkınca ayrı bir gözle bakarım dünyaya. Sonsuza giden bir merdiveni çıkıyor gibi soluklanırım. Her adımda, gücüm biraz daha azalır. Merdiven hayat mı, yoksa yorgunluğumun bahanesi mi? Ah kalbim, çıkışı bulmam zor. Ah kalbim, yangın çıkacak az sonra. Bütün rüzgârları savuşturacağım ah kalbim. Talihsizlik denince aklıma eskiden çok isim gelirdi ama askerliğimi yaptıktan sonra aklıma yalnızca Fatih geliyor. İçimizdeki en bahtsız o idi. Parası çalınan, albaydan okkalı bir tokat yiyen, albayın sekreterine sevdalanan ve sonunda bölüğün en ücra işine verilen o idi. Hayata küsmesi, aklını alt üst etmesi ve kendini şiirlere vermesi de hep bu yüzdendi. Talihsizdi ve Yılmaz Erdoğan’ın bir şiirini kalbine işlemişti: “...bir şiirinde, dedi / yazarsan, dedi/ çok makbule geçer/ belki makbul saymayacağın bu isteğim, / yazarsan eğer, dedi/ şöyle kocaman harflerle:/ İSYANLARDAYIM, diye/ kepime yazdığım gibi şöyle...” , Ah kalbim, ışıklar sönüyor bir bir. Beni yalnız sen anlarsın, ah kalbim. Açlığımı unutmalıyım. Kendime iyi bir yer bulmalıyım. Gözlerimi kapamalı ve kendimle konuşmalıyım. Ah kalbim, dilenirken Allah’ın adını anmaktan çekinmiyorlar. Ah kalbim, Allah diyenler nasıl yalan söylüyorlar? Ah kalbim, en çok kimi sevmen gerekiyorsa, O’nu sev. Nöbet tutmak, bir yürek daralmasıdır. Askerlikle beraber anılan bir değişmezdir nöbet. Fatih, ne kadar talihsizse; hayat o kadar acımasız. Nöbetin en harbisi, saatlerin en uzağı hep onu bulurdu. Ankara’nın ayazı, onun nöbetlerini beklerdi. O nöbetteyken, daha bir sert eserdi rüzgâr. “nöbette uyuyan piyade/ en çok hasreti uzatır/ bıraktım yüzümü karanlıklara” Dilimin ucuna defalarca geldi ama söyleyemedim. Cesaretimi toplayıp yola çıkıyorum, herşey yolunda. Rüzgâr bile benden yana. Adımımı nedendir bilmem yavaş atıyorum. Karşısına geçiyorum, ağzımı açmaya bile takatim kalmıyor. Sanki her yer birden kararıyor. Önüme çıkan ilk ağacı tekmeliyorum, tekmeliyorum. Ama gün gelecek ve cesaretimi toplayıp haykıracağım yüzüne: “ Hey sen, bayım; benim içim, bir ummandır biliyor musun? Senin paran sökmez bende. Benimkisi, maksat muhabbet olsun. Sok paranı cebine.” Parayla herşeyi satın alacaklarına inanmışlara artık kargalar bile gülüyor. Sağlıklı günler dilerim. Ah kalbim, kahrolsun para. Ah kalbim, sen herşeye şahitsin. Ah kalbim, Ankara beton şehir. Ah kalbim, İstanbul bütün şiirleri yutuyor. Çocukluktan kalma hiç arkadaşım yok. Benim için arkadaşlık liseden başlıyor. Ne ilkokuldan ne de ortaokuldan arkadaşlarımı hatırlayabiliyorum. Liseden tek arkadaşım İbrahim, haftasonu Sivas’tan gelince Adapazarı’nın, İstanbul’un ve bütün kitapçıların kulağını çınlattık. Hayret; İbrahim, ortaokuldaki arkadaşlarının bile adını sayabiliyor. Sadakat mi, geçmişe bağlılık mı yoksa bir beyin estetiği mi, anlayamadım. Benim için her yerden bir kaç arkadaş kalıyor geriye. Gerisini unutuyorum nedense. İbrahim’in hafızasını selamlıyorum. Neden bu kadar üşüyorum belli değil. Sıcaktan şikayet edenleri duydukça, Allah, aklıma zeval vermesin diye dua ediyorum. Temmuz sıcağında bile kaçmam güneşten. Sevmem gölgelikleri. İliklerime kadar işler güneş. Sivas’ın soğuğuna da alışmadıya bedenim, aşk olsun. Mevsimlerden yapraklar topluyorum. Renk renk yapraklar avucumda, bahar diyorum, sen yakışırsın bana. Sesim belki dağları bulmaz ama şehirden kaçırır beni. Benim zaten eskiden kalan kaçış planlarım vardı. Ah kalbim, gelir misin benimle? Bütün köşeleriyle tanımam lazım. Bütün adlarıyla konuşmalıyım. Yarıda bıraktığım yolları yürümeliyim. Her gelişine bir şiir yazmalıyım, her gidişi hüzün olmalı bende. Kalbimin en sağlam köşesini ayırmalıyım. Seni sevmek, varolmak demek. Seviyorum seni, ey kutlu Nebi. Ah kalbim, daralma n’olur, üşüme. Ah kalbim, servetim imanım, koru beni. Ah kalbim, öpüyorum seni. MUSTAFA UÇURUM[/color][/font] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
KALBİME İTİRAFLAR
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst