Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Genel ve Güncel Haberler
Kaleciler de olmasaydı!..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 96364" data-attributes="member: 8679"><p><strong>Yazımın girişine başlarken bizim servisten Turgay Sakarya, “Abi bu adamlara bu paraları nasıl vermişler” diye konuşunca frene bastım. Gerçekten de Türk futbolunun hortumlandığını dün akşam bir kere daha üzülerek izledim. </strong></p><p><strong>Bir yanda sözüm ona gol kralı ama futbol fukarası bir uç adamı Gökhan Ünal, takımdaşı balon Isaac ve de ne yaptığını bilmeden koşuşup duran Umut Bulut. Ev sahibinde bizim ligin Üç Büyükler dışındaki sermayesinden daha pahalı Güiza, yanında takımdaşı zıplayıp hoplayan Kazım ve de daha yıllık 3 milyon 200 bin euroluk imzası kurumayan 1955 model Alex.</strong></p><p><strong>Vallahi yazık billahi de yazık...</strong></p><p><strong>Şampiyonluğa oynayan yani Süper Lig’in tepesini kovalayan iki takım, toplamaktan yorulduğum kadar birbirine pozisyon sunuyor. İddia ediyorum bunlar hakiki futbolcularla gole çevrilebilse, bizim hentbol liginin en baba maçı kadar skor çıkardı. </strong></p><p><strong>F.Bahçe, savunmasının arkasına Kayseri maçında Aghahowa‘nın gerçekleştiremediği kadar top yedi. Ama yukarıda dedim ya, nerede o golleri atacak ustalık ve kafa. </strong></p><p><strong>Buna karşılık F.Bahçe’nin diri kaldığı süreçte taşıdığı her topu, özellikle kenarlardan Trabzon ceza sahasının içine saatli bomba gibi yollayışı, ciddi şekilde deplasman takımı tarafından seyredildi. </strong></p><p><strong>Trabzonspor maçın ikinci bölümünde topu daha fazla kullanan, F.Bahçe sahasına paslarla kolayca yerleşen taraf oldu. F.Bahçe’nin yumuşak karnı orta sahası bunları seyrederken, Selçuk da tek başına savaşmanın yorgunluğunu yaşıyordu. </strong></p><p><strong>F.Bahçe’nin ikinci yarıdaki durgunluğu 60’a kadar Alex yüzündendi. Şayet Aragones, Semih‘i daha önce aklına getirse belki de top Trabzon ceza sahasına daha fazla düşebilirdi. </strong></p><p><strong>Maçın teknik fotoğrafını bir kere daha şöyle özetlersek, kazanılan ya da kaybedilen topların nerede ise tamamına yakınının gol pozisyonuna ulaşması, her iki takımın da henüz “Takım” olamadıklarının açık göstergesi idi. </strong></p><p><strong>Bu arada maçın iki oyuncusuna teşekkür edelim. </strong></p><p><strong>İki kaleci Volkan ve Sylva dün akşam skor tabelasını başladığı gibi tutan iki önemli oyuncuydular.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong><span style="color: blue"><span style="font-family: 'Tahoma'">Kemal Belgin</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 96364, member: 8679"] [B]Yazımın girişine başlarken bizim servisten Turgay Sakarya, “Abi bu adamlara bu paraları nasıl vermişler” diye konuşunca frene bastım. Gerçekten de Türk futbolunun hortumlandığını dün akşam bir kere daha üzülerek izledim. Bir yanda sözüm ona gol kralı ama futbol fukarası bir uç adamı Gökhan Ünal, takımdaşı balon Isaac ve de ne yaptığını bilmeden koşuşup duran Umut Bulut. Ev sahibinde bizim ligin Üç Büyükler dışındaki sermayesinden daha pahalı Güiza, yanında takımdaşı zıplayıp hoplayan Kazım ve de daha yıllık 3 milyon 200 bin euroluk imzası kurumayan 1955 model Alex. Vallahi yazık billahi de yazık... Şampiyonluğa oynayan yani Süper Lig’in tepesini kovalayan iki takım, toplamaktan yorulduğum kadar birbirine pozisyon sunuyor. İddia ediyorum bunlar hakiki futbolcularla gole çevrilebilse, bizim hentbol liginin en baba maçı kadar skor çıkardı. F.Bahçe, savunmasının arkasına Kayseri maçında Aghahowa‘nın gerçekleştiremediği kadar top yedi. Ama yukarıda dedim ya, nerede o golleri atacak ustalık ve kafa. Buna karşılık F.Bahçe’nin diri kaldığı süreçte taşıdığı her topu, özellikle kenarlardan Trabzon ceza sahasının içine saatli bomba gibi yollayışı, ciddi şekilde deplasman takımı tarafından seyredildi. Trabzonspor maçın ikinci bölümünde topu daha fazla kullanan, F.Bahçe sahasına paslarla kolayca yerleşen taraf oldu. F.Bahçe’nin yumuşak karnı orta sahası bunları seyrederken, Selçuk da tek başına savaşmanın yorgunluğunu yaşıyordu. F.Bahçe’nin ikinci yarıdaki durgunluğu 60’a kadar Alex yüzündendi. Şayet Aragones, Semih‘i daha önce aklına getirse belki de top Trabzon ceza sahasına daha fazla düşebilirdi. Maçın teknik fotoğrafını bir kere daha şöyle özetlersek, kazanılan ya da kaybedilen topların nerede ise tamamına yakınının gol pozisyonuna ulaşması, her iki takımın da henüz “Takım” olamadıklarının açık göstergesi idi. Bu arada maçın iki oyuncusuna teşekkür edelim. İki kaleci Volkan ve Sylva dün akşam skor tabelasını başladığı gibi tutan iki önemli oyuncuydular. [/B][COLOR=blue][FONT=Tahoma]Kemal Belgin[/FONT][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Genel ve Güncel Haberler
Kaleciler de olmasaydı!..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst