Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
KaLP
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Eyvàh!" data-source="post: 89232" data-attributes="member: 12"><p><span style="color: blue"><strong>Şeytan Kalbi Ele Geçirince... </strong></span></p><p><span style="color: blue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: blue"><strong>Ne zaman nefsanî arzulara uyularak kalbin dünya sevgisiyle dolmasına izin verilirse, şeytan da kalbe vesvese verebilmek için fırsat bulmuş olur. Bunun aksine, kalp <img src="http://www.minare.net/forum/Smileys/default/alak.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />’ın zikriyle meşgul olunca şeytan uzaklaşır, yerini melekler alır. Fakat zikir yalnızca dille söylenen bir kelime olarak kaldığında, kalpte yer edinmediğinde şeytanı kaçırmaya yetmez. Bu nedenle gerçek zikre ulaşmaya çalışmak lazımdır. </strong></span></p><p><span style="color: blue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: blue"><strong>Evliya-yı izam şöyle buyurmuştur: </strong></span></p><p><span style="color: blue"><strong>“Nice kalp var ki şeytan orduları tarafından işgal edilmiştir. Ahiretten yüz çevirip bütün sevgisini dünya nimetlerine veren, helal-haram demeyen, dinin emirlerine aykırı iş işleyenler şeytanın vesvesesine yol açmış olurlar.” </strong></span></p><p><span style="color: blue"><strong><img src="http://www.minare.net/forum/Smileys/default/alak.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> Tealâ, nefsin boş istek ve hevesleri terk edilmedikçe şeytan ordusunun kalpten çekilmeyeceğini bildirmiştir. Böyle boş istek ve heveslerin olmadığı kalbe şeytanın giremeyeceği açıktır. <img src="http://www.minare.net/forum/Smileys/default/alak.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> Tealâ şeytana “Benim gerçek kullarım var ya, senin onlar üzerinde hiçbir hakimiyetin yoktur.” (İsra, 65) buyurmuştur. </strong></span></p><p><span style="color: blue"><strong>Gerçek kullar, benliğindeki geçici isteklere uymayanlardır. “Heva” denilen bu geçici istekler ne dünyaya ne ahirete yarar. Sadece hayvanî nefsin arzularıdır. </strong></span></p><p><span style="color: blue"><strong>Diğer taraftan insanın karşılanması gereken ihtiyaçları vardır. Yemek, içmek, giyinmek, evlenmek gibi ihtiyaçların karşılanmasını istemek, bunun için gayret etmek heva değildir. Fakat ihtiyaçtan fazlasını istemek, tamah etmek, haram helal dinlememek hevadır. Efendimiz s.a.v.’in bildirdiği gibi insanın bir vadi dolusu altını olsa isteği bitmez, bir vadi dolusu daha ister. Kalp bir kez böyle hırs ve tamahla dolunca da şeytanın oyuncağı olur. </strong></span></p><p><span style="color: blue"><strong>Kalpten şeytanın fısıltılarını, yönlendirmelerini söküp atmak, o vesveseye yol açan hatalardan kurtulmakla mümkündür. <img src="http://www.minare.net/forum/Smileys/default/alak.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />’ın zikrinden başka kalbe ne koyarsan, şeytana yardımcı olur. <img src="http://www.minare.net/forum/Smileys/default/alak.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> Tealâ kalbin ilacını bildirmiş ve ehl-i tasavvuf da zikri kendilerine silah etmiştir. Dünyada en çok zikredenler tasavvuf ehli olanlardır. Onların zikri, bütün Ümmet-i Muhammed’in zikrinden fazladır. </strong></span></p><p><span style="color: blue"><strong>Ayet-i kerimede buyuruluyor ki: “Ey müminler <img src="http://www.minare.net/forum/Smileys/default/alak.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />’ı çok zikredin. Onu sabah akşam tesbih edin.” (Ahzab, 41-42). Tefsirde, ayette geçen “çok” kelimesiyle bütün vakitlerin kast edildiği bildiriliyor. Sabah, akşam, gece, gündüz, yaz, kış ve bütün mekânlarda… (Ruhu’l Beyan Tefsiri, c.3, s.125) </strong></span></p><p><span style="color: blue"><strong>Yunus a.s. balığın karnında, İbrahim Halilullah ateş içinde, Eyüp a.s. hastalıkta zikretmediler mi? Zikir için hiçbir vakte sınır konulmamıştır. Çünkü şeytan her yerde, her vakitte ve her halde insana musallat olabilir. </strong></span></p><p><span style="color: blue"><strong>Şeytanın insana sataşması ve kandırması onun keyfine bağlı değil; insanın ilâhi emir ve yasaklara uyup uymamasına bağlıdır. <img src="http://www.minare.net/forum/Smileys/default/alak.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />’a itaat eden kula şeytan bir şey yapamaz. Ancak isyankâra, <img src="http://www.minare.net/forum/Smileys/default/alak.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />’tan gaflette olana musallat olur. </strong></span></p><p><span style="color: blue"><strong>Kalbin her türlü selameti için <img src="http://www.minare.net/forum/Smileys/default/alak.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> Tealâ’nın kâmil kullarına bağlanıp, onlarla birlikte <img src="http://www.minare.net/forum/Smileys/default/alak.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />’tan af dileyip zikir dersi almak gerekir. Gerçi herkes kendi isteğine göre zikredebilir. Fakat kalbi şeytanların işgalinden kurtarmak için en doğru yol, bu işin erbabının bilgisinden, tecrübesinden, yol göstericiliğinden istifade etmektir. </strong></span></p><p><span style="color: blue"><strong></strong></span></p><p><span style="color: blue"><strong>Mehmet ILDIRAR </strong></span></p><p><span style="color: blue"><strong>Semerkand Dergisi - Mart/2008 </strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Eyvàh!, post: 89232, member: 12"] [COLOR=blue][B]Şeytan Kalbi Ele Geçirince... Ne zaman nefsanî arzulara uyularak kalbin dünya sevgisiyle dolmasına izin verilirse, şeytan da kalbe vesvese verebilmek için fırsat bulmuş olur. Bunun aksine, kalp [IMG]http://www.minare.net/forum/Smileys/default/alak.gif[/IMG]’ın zikriyle meşgul olunca şeytan uzaklaşır, yerini melekler alır. Fakat zikir yalnızca dille söylenen bir kelime olarak kaldığında, kalpte yer edinmediğinde şeytanı kaçırmaya yetmez. Bu nedenle gerçek zikre ulaşmaya çalışmak lazımdır. Evliya-yı izam şöyle buyurmuştur: “Nice kalp var ki şeytan orduları tarafından işgal edilmiştir. Ahiretten yüz çevirip bütün sevgisini dünya nimetlerine veren, helal-haram demeyen, dinin emirlerine aykırı iş işleyenler şeytanın vesvesesine yol açmış olurlar.” [IMG]http://www.minare.net/forum/Smileys/default/alak.gif[/IMG] Tealâ, nefsin boş istek ve hevesleri terk edilmedikçe şeytan ordusunun kalpten çekilmeyeceğini bildirmiştir. Böyle boş istek ve heveslerin olmadığı kalbe şeytanın giremeyeceği açıktır. [IMG]http://www.minare.net/forum/Smileys/default/alak.gif[/IMG] Tealâ şeytana “Benim gerçek kullarım var ya, senin onlar üzerinde hiçbir hakimiyetin yoktur.” (İsra, 65) buyurmuştur. Gerçek kullar, benliğindeki geçici isteklere uymayanlardır. “Heva” denilen bu geçici istekler ne dünyaya ne ahirete yarar. Sadece hayvanî nefsin arzularıdır. Diğer taraftan insanın karşılanması gereken ihtiyaçları vardır. Yemek, içmek, giyinmek, evlenmek gibi ihtiyaçların karşılanmasını istemek, bunun için gayret etmek heva değildir. Fakat ihtiyaçtan fazlasını istemek, tamah etmek, haram helal dinlememek hevadır. Efendimiz s.a.v.’in bildirdiği gibi insanın bir vadi dolusu altını olsa isteği bitmez, bir vadi dolusu daha ister. Kalp bir kez böyle hırs ve tamahla dolunca da şeytanın oyuncağı olur. Kalpten şeytanın fısıltılarını, yönlendirmelerini söküp atmak, o vesveseye yol açan hatalardan kurtulmakla mümkündür. [IMG]http://www.minare.net/forum/Smileys/default/alak.gif[/IMG]’ın zikrinden başka kalbe ne koyarsan, şeytana yardımcı olur. [IMG]http://www.minare.net/forum/Smileys/default/alak.gif[/IMG] Tealâ kalbin ilacını bildirmiş ve ehl-i tasavvuf da zikri kendilerine silah etmiştir. Dünyada en çok zikredenler tasavvuf ehli olanlardır. Onların zikri, bütün Ümmet-i Muhammed’in zikrinden fazladır. Ayet-i kerimede buyuruluyor ki: “Ey müminler [IMG]http://www.minare.net/forum/Smileys/default/alak.gif[/IMG]’ı çok zikredin. Onu sabah akşam tesbih edin.” (Ahzab, 41-42). Tefsirde, ayette geçen “çok” kelimesiyle bütün vakitlerin kast edildiği bildiriliyor. Sabah, akşam, gece, gündüz, yaz, kış ve bütün mekânlarda… (Ruhu’l Beyan Tefsiri, c.3, s.125) Yunus a.s. balığın karnında, İbrahim Halilullah ateş içinde, Eyüp a.s. hastalıkta zikretmediler mi? Zikir için hiçbir vakte sınır konulmamıştır. Çünkü şeytan her yerde, her vakitte ve her halde insana musallat olabilir. Şeytanın insana sataşması ve kandırması onun keyfine bağlı değil; insanın ilâhi emir ve yasaklara uyup uymamasına bağlıdır. [IMG]http://www.minare.net/forum/Smileys/default/alak.gif[/IMG]’a itaat eden kula şeytan bir şey yapamaz. Ancak isyankâra, [IMG]http://www.minare.net/forum/Smileys/default/alak.gif[/IMG]’tan gaflette olana musallat olur. Kalbin her türlü selameti için [IMG]http://www.minare.net/forum/Smileys/default/alak.gif[/IMG] Tealâ’nın kâmil kullarına bağlanıp, onlarla birlikte [IMG]http://www.minare.net/forum/Smileys/default/alak.gif[/IMG]’tan af dileyip zikir dersi almak gerekir. Gerçi herkes kendi isteğine göre zikredebilir. Fakat kalbi şeytanların işgalinden kurtarmak için en doğru yol, bu işin erbabının bilgisinden, tecrübesinden, yol göstericiliğinden istifade etmektir. Mehmet ILDIRAR Semerkand Dergisi - Mart/2008 [/B][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
KaLP
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst