Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
Kandilden Damlayan Dört Damla Su
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="genc_kalem" data-source="post: 169300" data-attributes="member: 15919"><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red"><strong>Abdüllah ibni Abbâs “radıyallahü teâlâ anhümâ” hazretlerinin rivâyet etdiği bir hadîs-i şerîfde, Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdular ki: (Cebrâîl aleyhisselâmdan işitdim, dedi ki: Rabbil’âlemîn, Muhammedin “aleyhisselâm” nûrunu yaratdıkdan sonra [akabinde], bir kandil halk etdi. O kandili Arş-ı azîmin altına asdılar. </strong></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red"><strong>Muhammed Mustafâ “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretlerinin nûru o kandilin etrâfında iki bin sene ibâdet etdi. Ondan sonra dört katre su o kandilden damladı. Medîne-i münevvereye düşdü. Emr geldi ki, yâ Cebrâîl o toprağı kaldır. Bir şemâme yap. Ben de yapdım. Buyruk geldi ki, o şemâmeyi Rıdvânın önüne ilet. </strong></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red"><strong>Onu kâfûr ve anber ile, misk ve za’ferân ile yoğursun. Rıdvânın yanına iletdim. O şemâmeyi yoğurdu. Ondan sonra buyruk geldi ki, yâ Cebrâîl! Bu kâfûr ve anber, misk ve za’ferân ile yoğrulan çamuru, rahmet deryâsına daldır. Götürdüm, rahmet deryâsına daldırdım. Bin sene orada kaldı. Buyruk [emr] geldi ki, yâ Cebrâîl! Şimdi, rahmet deryâsından onu çıkar. Heybet deryâsına ilet [götür]. Heybet deryâsına götürdüm. Bin sene de orada kaldı. </strong></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red"><strong>Emr geldi ki, çıkar, hayâ deryâsına daldır. Ben de hayâ deryâsına daldırdım. Bin sene de orada kaldı. Emr [buyruk] geldi: Temâm oldu mu dedi. Temâm oldu, dedim. Her şeyi en iyi şeklde Sen bilirsin, dedim. Emr geldi ki, ondan çıkar, ilm deryâsına götür. Ben de çıkarıp, ilm deryâsına götürdüm. Bin sene de orada kaldı. Emr geldi ki, temâmdır. Cebrâîl aleyhisselâm der ki, küstahlık edib, dedim ki, yâ Rabbî! Bu nûrdan ne halk etmek istersin. Buyruk geldi ki, yâ Cebrâîl! Bu nûrdan bir kulu halk etmek isterim ki, Arşdan toprağa kadar âlemde ondan azîz bir kul olmaz. Arşın kenârına bakdım. Lâ ilâhe illallah, Muhammedün resûlullah, yazılmış gördüm. </strong></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red"><strong>Senin adını bildim ve dedim, yâ Rabbî! Kâfûr ve anber, misk ve za’ferândan ne halk etmek istersin. Buyurdu ki, onun kemiğini kâfûrdan, halk ederim. Etini anberden, sinirini za’ferândan. Ey Cebrâîl, za’ferân renginde yüzünü, miskden tüyünü ve anberden kokusunu halk ederim. Rahmet deryâsından Ebû Bekri halk ederim. Heybet deryâsından Ömeri, hayâ deryâsından Osmânı, ilm deryâsından Alîyi halk ederim “radıyallahü teâlâ anhüm”.</strong></span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: #ffffff"><span style="color: blue"><strong>MENÂKIB-I ÇİHÂR YÂR-İ GÜZÎN/<span style="color: #ffffff"><span style="color: blue">Seyyid Eyyûb bin Sıddîk</span></span></strong></span></span></p><p><span style="color: #ffffff"><span style="color: blue"><strong><span style="color: #ffffff"><span style="color: teal">(Dört Halîfenin Üstünlükleri)</span></span></strong></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="genc_kalem, post: 169300, member: 15919"] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=red][B]Abdüllah ibni Abbâs “radıyallahü teâlâ anhümâ” hazretlerinin rivâyet etdiği bir hadîs-i şerîfde, Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdular ki: (Cebrâîl aleyhisselâmdan işitdim, dedi ki: Rabbil’âlemîn, Muhammedin “aleyhisselâm” nûrunu yaratdıkdan sonra [akabinde], bir kandil halk etdi. O kandili Arş-ı azîmin altına asdılar. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=red][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=red][B]Muhammed Mustafâ “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretlerinin nûru o kandilin etrâfında iki bin sene ibâdet etdi. Ondan sonra dört katre su o kandilden damladı. Medîne-i münevvereye düşdü. Emr geldi ki, yâ Cebrâîl o toprağı kaldır. Bir şemâme yap. Ben de yapdım. Buyruk geldi ki, o şemâmeyi Rıdvânın önüne ilet. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=red][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=red][B]Onu kâfûr ve anber ile, misk ve za’ferân ile yoğursun. Rıdvânın yanına iletdim. O şemâmeyi yoğurdu. Ondan sonra buyruk geldi ki, yâ Cebrâîl! Bu kâfûr ve anber, misk ve za’ferân ile yoğrulan çamuru, rahmet deryâsına daldır. Götürdüm, rahmet deryâsına daldırdım. Bin sene orada kaldı. Buyruk [emr] geldi ki, yâ Cebrâîl! Şimdi, rahmet deryâsından onu çıkar. Heybet deryâsına ilet [götür]. Heybet deryâsına götürdüm. Bin sene de orada kaldı. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=red][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=red][B]Emr geldi ki, çıkar, hayâ deryâsına daldır. Ben de hayâ deryâsına daldırdım. Bin sene de orada kaldı. Emr [buyruk] geldi: Temâm oldu mu dedi. Temâm oldu, dedim. Her şeyi en iyi şeklde Sen bilirsin, dedim. Emr geldi ki, ondan çıkar, ilm deryâsına götür. Ben de çıkarıp, ilm deryâsına götürdüm. Bin sene de orada kaldı. Emr geldi ki, temâmdır. Cebrâîl aleyhisselâm der ki, küstahlık edib, dedim ki, yâ Rabbî! Bu nûrdan ne halk etmek istersin. Buyruk geldi ki, yâ Cebrâîl! Bu nûrdan bir kulu halk etmek isterim ki, Arşdan toprağa kadar âlemde ondan azîz bir kul olmaz. Arşın kenârına bakdım. Lâ ilâhe illallah, Muhammedün resûlullah, yazılmış gördüm. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=red][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=red][B]Senin adını bildim ve dedim, yâ Rabbî! Kâfûr ve anber, misk ve za’ferândan ne halk etmek istersin. Buyurdu ki, onun kemiğini kâfûrdan, halk ederim. Etini anberden, sinirini za’ferândan. Ey Cebrâîl, za’ferân renginde yüzünü, miskden tüyünü ve anberden kokusunu halk ederim. Rahmet deryâsından Ebû Bekri halk ederim. Heybet deryâsından Ömeri, hayâ deryâsından Osmânı, ilm deryâsından Alîyi halk ederim “radıyallahü teâlâ anhüm”.[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=#ff0000][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [COLOR=#ffffff][COLOR=blue][B]MENÂKIB-I ÇİHÂR YÂR-İ GÜZÎN/[COLOR=#ffffff][COLOR=blue]Seyyid Eyyûb bin Sıddîk[/COLOR][/COLOR][/B][/COLOR][/COLOR] [COLOR=#ffffff][COLOR=blue][B][COLOR=#ffffff][COLOR=teal](Dört Halîfenin Üstünlükleri)[/COLOR][/COLOR][/B][/COLOR][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
Kandilden Damlayan Dört Damla Su
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst