Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Kara tahta önünde beyaz düşünceler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="mihrimah" data-source="post: 113121" data-attributes="member: 656"><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: darkslategray"><img src="http://www.cevaplar.org/images/yresim/tbn/3868.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Bir takvim sayfasında okumuştum; </span></span></p><p> </p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">“Her gününüzün bir dakikasını, sakin bir ruh halinde iken, işlediğiniz bir <strong>günahı</strong> düşünmeye ayırınız. Diğer bir dakikasını da size faydası dokunan birini <strong>tefekküre</strong> ayırırsanız, manevi kirlerden arınmak için önemli bir adım atmış olursunuz. Zira her gün farklı bir günahınızı düşünürken <strong>tövbeye</strong> yönelir, her gün size faydası dokunan birini düşünürken ise <strong>vefayı</strong> hatıra getirir, gıyabında onlara dualar eder, dualarını alırsınız. Böylece <strong>tenkit</strong> <strong>hastalığından</strong> da kurtulursunuz” diyordu. Şimdi o dakikaların birini sizinle paylaşmak istiyorum;</span></span></p><p> </p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Genellikle kelimelerle yapılmayan bu tefekkür anlarını, bir defaya özel, yazıyla ve dostlarımla paylaşmak istiyorum.</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Rahmetli <strong>Şahin Yılmaz </strong>Hocamın daveti üzerine, bir gurup liseli öğrenci Akhisar’daki <strong>Hilâliye Kur’an Kursunun</strong> bir sınıfında, yetmişli yılların başında toplanmıştık.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Muhterem <strong>Fethullah Gülen Hocaefendi</strong>, elinde tebeşir ile arkadaşımızın sorduğu –<strong>Tabiat nedir</strong>?- sorusunu cevaplıyordu. Otuz yaşları civarındaydı. </span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Tahtaya bazı varlıkların isimlerini yazdı ve bazılarının da resimlerini yapmıştı. Teker, teker göstererek tabiatı aradık. Bu mu tabiat? diye soruyor ve hayır cevabı üzerine siliyordu. Bir müddet sonra tahta boşalınca, “tabiat kalmadı” demişti.</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Bir arkadaşım “bunların tamamı tabiattır.” deyince, elindeki tebeşirle “bütün cisimleri bir daire içine alalım” dedi ve sildiği alanı halka içine aldı. “<strong>İşte biz de, bunların tamamını kim yaratmıştır, diyor ve sanatkârı ALLAH (CC) tır diyoruz</strong>, demişti.[1]</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Sonra sözlerini şöyle sürdürmüştü;</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">“ Kardeşim, <strong>tabiat demek, tab edilen</strong>(bastırılan, baskısı yapılan) <strong>demektir. Kim tarafından sorusunu akla getirir. Yani edilgendir. Yaratılmıştır, yaratıcı olamaz.”</strong></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Bu sözleri gönlümüze katarak, daha sonra <strong>Tabiat risalesiyle</strong> takviye etmiş, iman ve Kur’an Hizmetinin fedakârlarını dualarla hatırlamıştık. ALLAH(CC) hepsinden ebediyen razı olsun.</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">O5 / 12 /2008</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">HİLMİ ARKIN</span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="mihrimah, post: 113121, member: 656"] [SIZE=2][COLOR=darkslategray][IMG]http://www.cevaplar.org/images/yresim/tbn/3868.jpg[/IMG][/COLOR][/SIZE] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Bir takvim sayfasında okumuştum; [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]“Her gününüzün bir dakikasını, sakin bir ruh halinde iken, işlediğiniz bir [B]günahı[/B] düşünmeye ayırınız. Diğer bir dakikasını da size faydası dokunan birini [B]tefekküre[/B] ayırırsanız, manevi kirlerden arınmak için önemli bir adım atmış olursunuz. Zira her gün farklı bir günahınızı düşünürken [B]tövbeye[/B] yönelir, her gün size faydası dokunan birini düşünürken ise [B]vefayı[/B] hatıra getirir, gıyabında onlara dualar eder, dualarını alırsınız. Böylece [B]tenkit[/B] [B]hastalığından[/B] da kurtulursunuz” diyordu. Şimdi o dakikaların birini sizinle paylaşmak istiyorum;[/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Genellikle kelimelerle yapılmayan bu tefekkür anlarını, bir defaya özel, yazıyla ve dostlarımla paylaşmak istiyorum.[/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Rahmetli [B]Şahin Yılmaz [/B]Hocamın daveti üzerine, bir gurup liseli öğrenci Akhisar’daki [B]Hilâliye Kur’an Kursunun[/B] bir sınıfında, yetmişli yılların başında toplanmıştık.[/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Muhterem [B]Fethullah Gülen Hocaefendi[/B], elinde tebeşir ile arkadaşımızın sorduğu –[B]Tabiat nedir[/B]?- sorusunu cevaplıyordu. Otuz yaşları civarındaydı. [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Tahtaya bazı varlıkların isimlerini yazdı ve bazılarının da resimlerini yapmıştı. Teker, teker göstererek tabiatı aradık. Bu mu tabiat? diye soruyor ve hayır cevabı üzerine siliyordu. Bir müddet sonra tahta boşalınca, “tabiat kalmadı” demişti.[/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Bir arkadaşım “bunların tamamı tabiattır.” deyince, elindeki tebeşirle “bütün cisimleri bir daire içine alalım” dedi ve sildiği alanı halka içine aldı. “[B]İşte biz de, bunların tamamını kim yaratmıştır, diyor ve sanatkârı ALLAH (CC) tır diyoruz[/B], demişti.[1][/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Sonra sözlerini şöyle sürdürmüştü;[/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]“ Kardeşim, [B]tabiat demek, tab edilen[/B](bastırılan, baskısı yapılan) [B]demektir. Kim tarafından sorusunu akla getirir. Yani edilgendir. Yaratılmıştır, yaratıcı olamaz.”[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Bu sözleri gönlümüze katarak, daha sonra [B]Tabiat risalesiyle[/B] takviye etmiş, iman ve Kur’an Hizmetinin fedakârlarını dualarla hatırlamıştık. ALLAH(CC) hepsinden ebediyen razı olsun.[/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]O5 / 12 /2008[/COLOR][/FONT] [B][FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]HİLMİ ARKIN[/COLOR][/FONT][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Kara tahta önünde beyaz düşünceler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst