Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Kayıp Kuşağa Mektuplar...Ve Sonuçta Tutuklaşan Kayıp Bir Nesil Olduk.
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 128926" data-attributes="member: 27"><p style="text-align: center"><img src="http://www.yeniasya.com.tr/2009/05/22/resim/kusak.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </p> <p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Sevgili dost, </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Bilmem ki sana mektubu nasıl anlatsam? İçinde sevginin, hüznün, aşkın, gurbetin, sılanın... saklı olduğu mektup... Bir zamanların uzun ayrılıkların tek iletişim ve haberleşme aracı... Askerde içi buram buram hasret, sevgi, hüzün, aşk... kokan mektupların tadını kim unutabilir ki... Ya da eski aşkların satır satır işlendiği mektuplar... Aslında her mektubun ayrı bir tadı vardır. Bu sebeple mektubun o esrarengiz hatırasını, sadece yaşayanlar en iyi şekilde algılayabilir. <strong>Yeni nesil için bir kayıptır mektup.</strong> Anlatmaya çalıştım dokuz yaşındaki oğluma mektubu, beceremedim. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Yaşatamadım ona o farklı tadı. Çünkü; bazı şeyler yaşanmadan anlaşılmıyor dostum. Bu sebeple de karar verdim seninle yeniden mektuplaşmaya. Mektuplaşarak yaşamaya... O eski sevdamızın hatırasına mektuplar yazmayı düşündüm. Belki de sana ulaşmanın, seninle o eski çocukluğumuza dönebilmenin bir parça yaşanmasına/hatırlanmasına vesile olur. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Biliyor musun, bir süredir sana ulaşmanın, seninle dertleşip hasbihâlleşmenin derin meşgalesi içerisindeyim. Çünkü sana ulaşmak ve seninle yarım kalan sohbetime kaldığı yerden devam etmek niyetindeyim. Henüz o esrik tat damağımda... Gençlik heyecanıyla yarı heveste bırakılan yürüyüşümüze devam etmek istedim. İçimde büyüyüp büyüyüp yüreğimden taşan sevinçlerimi, hüzünlerimi, umutlarımı seninle bir şekilde paylaşmanın yolunun ilkin yaşadıklarımızın romanlaşması olabileceğini düşündüm aslında. Çünkü romanın, yaşadıklarımızı ve yaşayamadıklarımızı daha anlaşılır şekilde ortaya koyacağını düşünüyordum. O roman için kolları sıvadım, yüreğimi yardım. Ancak... Yıllardır o romanı tamamlayamadım. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Yer, zaman, kişiler… vs. ilgili bazı betimlemelerde bulunmadım da değil. Bazı fasıllarını da karaladım aslında. Aynı düşüncelerle başka dostlarımın da benzer temada roman kaleme aldıklarını duydum. <strong>“Neyin, kimin romanı? Niçin roman? Sen ne diyorsun?” </strong>dediğini duyar gibiyim. Bu soruları sormakta haklısın dostum. Zaman su gibi akıp geçiyor. Daha dün gibi seninle ortaokul sıralarında tanıştığım sahneyi hatırlıyorum. Ürkek adımlarla ve kısık bir ses tonuyla, bana neler okuduğumu sormuştun. Bense masum bir şekilde okuduğum roman ve hikâyelerden bahsetmiştim. Ömer Seyfettin, Kemalettin Tuğcu, vs... </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Ayrıldığımızda elime bir kitap tutuşturmuştun. Kitaplara olan tutkumdan olsa gerek heyecanla elinden almıştım gazete kaplı kitabı. Eve geldiğimde ilk işim, o kitabı okumak olmuştu. Birçok cümlenin altı çizilmişti farklı renkteki kalemlerle. Belli ki başkaları da bu kitabı okumuştu. Hem de defalarca. Yaprakları sararmış, yıpranmıştı. O kitabın isminin ve yazarının dışında hiçbir şey hatırlamıyorum şimdi. Belki sen de hatırlamıyorsundur. <strong><span style="color: DarkRed">Bir çok kelimeyle ilk defa tanışmıştım bu kitapla birlikte. Tevhid, şirk, tağut, ilâh, rabb...</span></strong> </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Yirmi yılım bu kitap üzerine bina oldu dersem, abartı sanma. <strong><span style="color: DarkRed">“Bir kitap okudum ve hayatım değişti”</span></strong> sözü şimdilerde bende daha çok anlam buluyor. Bir kitabın insanı bu kadar etkileyip değiştireceğini ben nerden bilebilirdim. Ya da bir kitabı okumayı kabul etmenin insanı bu derece sarmaladığını... Bir zaman tüneline girer gibi insanın dünyasının değişeceğini, normal yürüyüşünü sürdürürken birden maratona başlayacağını, ben nerden bilebilirdim ki? Belki sen de bilmiyordun bütün bu yaşanacakları? Olsun dostum, ben gene de memnunum o yaşananlardan. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Sevgili dost, </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Neler mi değişti hayatımda? Henüz hayata başlamamıştım ki, hayatımda birşeyler değişsin? Peki? Belki de işte o<strong> “Peki”</strong>nin cevabı olacak sana yazacağım bu mektuplar... Aradan yıllar geçti ve hâlâ o kitabın tesiri var üzerimde. Bir kuşak doğdu ve kayboldu. Ya da ben kaybettim o kuşağı. Bu sebeple de, işte o, <strong>“Kayıp Kuşağa Mektup” </strong>yazmaya karar verdim. <strong>Neden mi mektupla? Sevgili dostum, çünkü mektubu da kaybetmek üzereyiz de ondan. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Mektubumun başında da anlatmaya çalıştım ya... Cep mesajlar, e-mailler maalesef o esrik tadı da elimizden aldı. Bu sebeple kaybettiğim kuşağa mektuplar yazmaya karar verdim. Mektup yazacağım ama, elimde herhangi bir adres yok. Mektup yazacağım bir isim de yok. Ancak kaybolan bir kuşak var gözlerimin göremediği... Nerde mi kayıp? Yurtiçinde, yurtdışında... Yeryüzünde, yeraltında... Köyde, şehirde, metropolde... Caddede, sokakta, evde... Ticarette, bürokraside, camide, kahvede... Sinemada, tiyatroda, gazetede, dergide, radyoda, TV’de, internette, cep mesajda... Benim/senin görebildiğin, göremediğin her yerde. Ama sonuçta: HİÇBİR YERDE...</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Evet... Heryerde ama hiçbir yerde.. İşte ben, ilk gençlik hevesimi paylaştığım ve aslında hâlen de paylaşmaya devam ettiğim o “kayıp kuşağa mektup” yollamaya karar verdim. Adressiz mektuplarım sahibine belki ulaşır, belki ulaşmaz... Zarfın kapağı belki açılır, belki açılmaz... Acı, tatlı bir dönemi mektuplarla tarihin boşluğuna bırakmaktır benimkisi. İçimdeki içi dolu şişeyi denizin kumsalına atmak gibi bir şey. Belki açılır, belki açılmaz o şişe. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Sevgili dost, </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Bu ilk mektubumdaki dağınıklığı heyecanıma bağışla... Aslında nereden başlayacağımı bilemiyorum. Duygularımı ifade edebildiysem ve senin de birazcık olsun için kabardıysa; amaç hâsıl olmuş demektir. Duygu ve düşüncelerimin dağınıklığı için kusura bakma. Bilirsin tutuk bir insanım ben. Çünkü tutukluğu bir kader gibi boynumuza astık. O tutuklulukla öyle bütünleştik ki, zamanla her şeyimiz tutuklaştı. Ve sonuçta tutuklaşan kayıp bir nesil olduk. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p><p><u><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkRed">Elif/Yeniasya</span></span></span></strong></u></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"><u><strong><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkRed">22.05.2009</span></span></strong></u></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 128926, member: 27"] [CENTER][IMG]http://www.yeniasya.com.tr/2009/05/22/resim/kusak.jpg[/IMG] [/CENTER] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen]Sevgili dost, [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen]Bilmem ki sana mektubu nasıl anlatsam? İçinde sevginin, hüznün, aşkın, gurbetin, sılanın... saklı olduğu mektup... Bir zamanların uzun ayrılıkların tek iletişim ve haberleşme aracı... Askerde içi buram buram hasret, sevgi, hüzün, aşk... kokan mektupların tadını kim unutabilir ki... Ya da eski aşkların satır satır işlendiği mektuplar... Aslında her mektubun ayrı bir tadı vardır. Bu sebeple mektubun o esrarengiz hatırasını, sadece yaşayanlar en iyi şekilde algılayabilir. [B]Yeni nesil için bir kayıptır mektup.[/B] Anlatmaya çalıştım dokuz yaşındaki oğluma mektubu, beceremedim. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen]Yaşatamadım ona o farklı tadı. Çünkü; bazı şeyler yaşanmadan anlaşılmıyor dostum. Bu sebeple de karar verdim seninle yeniden mektuplaşmaya. Mektuplaşarak yaşamaya... O eski sevdamızın hatırasına mektuplar yazmayı düşündüm. Belki de sana ulaşmanın, seninle o eski çocukluğumuza dönebilmenin bir parça yaşanmasına/hatırlanmasına vesile olur. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen]Biliyor musun, bir süredir sana ulaşmanın, seninle dertleşip hasbihâlleşmenin derin meşgalesi içerisindeyim. Çünkü sana ulaşmak ve seninle yarım kalan sohbetime kaldığı yerden devam etmek niyetindeyim. Henüz o esrik tat damağımda... Gençlik heyecanıyla yarı heveste bırakılan yürüyüşümüze devam etmek istedim. İçimde büyüyüp büyüyüp yüreğimden taşan sevinçlerimi, hüzünlerimi, umutlarımı seninle bir şekilde paylaşmanın yolunun ilkin yaşadıklarımızın romanlaşması olabileceğini düşündüm aslında. Çünkü romanın, yaşadıklarımızı ve yaşayamadıklarımızı daha anlaşılır şekilde ortaya koyacağını düşünüyordum. O roman için kolları sıvadım, yüreğimi yardım. Ancak... Yıllardır o romanı tamamlayamadım. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen]Yer, zaman, kişiler… vs. ilgili bazı betimlemelerde bulunmadım da değil. Bazı fasıllarını da karaladım aslında. Aynı düşüncelerle başka dostlarımın da benzer temada roman kaleme aldıklarını duydum. [B]“Neyin, kimin romanı? Niçin roman? Sen ne diyorsun?” [/B]dediğini duyar gibiyim. Bu soruları sormakta haklısın dostum. Zaman su gibi akıp geçiyor. Daha dün gibi seninle ortaokul sıralarında tanıştığım sahneyi hatırlıyorum. Ürkek adımlarla ve kısık bir ses tonuyla, bana neler okuduğumu sormuştun. Bense masum bir şekilde okuduğum roman ve hikâyelerden bahsetmiştim. Ömer Seyfettin, Kemalettin Tuğcu, vs... [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen]Ayrıldığımızda elime bir kitap tutuşturmuştun. Kitaplara olan tutkumdan olsa gerek heyecanla elinden almıştım gazete kaplı kitabı. Eve geldiğimde ilk işim, o kitabı okumak olmuştu. Birçok cümlenin altı çizilmişti farklı renkteki kalemlerle. Belli ki başkaları da bu kitabı okumuştu. Hem de defalarca. Yaprakları sararmış, yıpranmıştı. O kitabın isminin ve yazarının dışında hiçbir şey hatırlamıyorum şimdi. Belki sen de hatırlamıyorsundur. [B][COLOR=DarkRed]Bir çok kelimeyle ilk defa tanışmıştım bu kitapla birlikte. Tevhid, şirk, tağut, ilâh, rabb...[/COLOR][/B] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen]Yirmi yılım bu kitap üzerine bina oldu dersem, abartı sanma. [B][COLOR=DarkRed]“Bir kitap okudum ve hayatım değişti”[/COLOR][/B] sözü şimdilerde bende daha çok anlam buluyor. Bir kitabın insanı bu kadar etkileyip değiştireceğini ben nerden bilebilirdim. Ya da bir kitabı okumayı kabul etmenin insanı bu derece sarmaladığını... Bir zaman tüneline girer gibi insanın dünyasının değişeceğini, normal yürüyüşünü sürdürürken birden maratona başlayacağını, ben nerden bilebilirdim ki? Belki sen de bilmiyordun bütün bu yaşanacakları? Olsun dostum, ben gene de memnunum o yaşananlardan. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen]Sevgili dost, [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen]Neler mi değişti hayatımda? Henüz hayata başlamamıştım ki, hayatımda birşeyler değişsin? Peki? Belki de işte o[B] “Peki”[/B]nin cevabı olacak sana yazacağım bu mektuplar... Aradan yıllar geçti ve hâlâ o kitabın tesiri var üzerimde. Bir kuşak doğdu ve kayboldu. Ya da ben kaybettim o kuşağı. Bu sebeple de, işte o, [B]“Kayıp Kuşağa Mektup” [/B]yazmaya karar verdim. [B]Neden mi mektupla? Sevgili dostum, çünkü mektubu da kaybetmek üzereyiz de ondan. [/B] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen]Mektubumun başında da anlatmaya çalıştım ya... Cep mesajlar, e-mailler maalesef o esrik tadı da elimizden aldı. Bu sebeple kaybettiğim kuşağa mektuplar yazmaya karar verdim. Mektup yazacağım ama, elimde herhangi bir adres yok. Mektup yazacağım bir isim de yok. Ancak kaybolan bir kuşak var gözlerimin göremediği... Nerde mi kayıp? Yurtiçinde, yurtdışında... Yeryüzünde, yeraltında... Köyde, şehirde, metropolde... Caddede, sokakta, evde... Ticarette, bürokraside, camide, kahvede... Sinemada, tiyatroda, gazetede, dergide, radyoda, TV’de, internette, cep mesajda... Benim/senin görebildiğin, göremediğin her yerde. Ama sonuçta: HİÇBİR YERDE...[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen] Evet... Heryerde ama hiçbir yerde.. İşte ben, ilk gençlik hevesimi paylaştığım ve aslında hâlen de paylaşmaya devam ettiğim o “kayıp kuşağa mektup” yollamaya karar verdim. Adressiz mektuplarım sahibine belki ulaşır, belki ulaşmaz... Zarfın kapağı belki açılır, belki açılmaz... Acı, tatlı bir dönemi mektuplarla tarihin boşluğuna bırakmaktır benimkisi. İçimdeki içi dolu şişeyi denizin kumsalına atmak gibi bir şey. Belki açılır, belki açılmaz o şişe. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen]Sevgili dost, [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen]Bu ilk mektubumdaki dağınıklığı heyecanıma bağışla... Aslında nereden başlayacağımı bilemiyorum. Duygularımı ifade edebildiysem ve senin de birazcık olsun için kabardıysa; amaç hâsıl olmuş demektir. Duygu ve düşüncelerimin dağınıklığı için kusura bakma. Bilirsin tutuk bir insanım ben. Çünkü tutukluğu bir kader gibi boynumuza astık. O tutuklulukla öyle bütünleştik ki, zamanla her şeyimiz tutuklaştı. Ve sonuçta tutuklaşan kayıp bir nesil olduk. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [U][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=DarkRed]Elif/Yeniasya[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/U] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkGreen][U][B][SIZE=2][COLOR=DarkRed]22.05.2009[/COLOR][/SIZE][/B][/U] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Kayıp Kuşağa Mektuplar...Ve Sonuçta Tutuklaşan Kayıp Bir Nesil Olduk.
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst