Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
kayserin kızı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ziyakarababa" data-source="post: 211739" data-attributes="member: 8628"><p><span style="color: #0f0f0f"><span style="font-family: 'Verdana'"> </span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #0f0f0f"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">kayserin kızı</span></p></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #0f0f0f"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">İbrâhim-i Havvâs hazretleri anlatır: Bir sene, hacca gitmeye niyet ederek yola çıktım. Ne zaman Kâbe-i şerîf tarafına gitmek istedimse, gayri ihtiyârî ters istikâmete doğru gidiyordum. Allahü teâlânın irâdesi beni bu tarafa çekiyordu. En sonunda İstanbul tarafına gitmeye karar verdim. Şehre girdim. Yüksek bir köşk gördüm. Kapısı önünde, bir kısım insanlar toplanmıştı. Yaklaşarak: “Niçin toplandınız?” diye sordum. Onlar da, “Rum Kayserinin kızı delirmiş, çâre bulmak için doktorlarını topladı.” dediler.</span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p><span style="color: #0f0f0f"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></span></p><p style="text-align: center"><span style="color: #0f0f0f"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px">Bunda bir hikmet olsa gerektir deyip içeri girdim. Odada Kayser' in kızını gördüm. Bana bakarak “Ey İbrâhim-i Havvâs! Hoş geldiniz.” dedi. Ben, hayret ederek, “Beni nereden tanıyorsunuz?” diye sorunca bana; “Cânımı cânâna teslim etmek istedim ve Hak teâlâdan sevdiği bir kulunu yanımda bulundurmasını niyâz ettim. Üzülme, yarın İbrâhim-i Havvâs dostum sana gönderilir buyruldu.” dedi. Bunun üzerine İbrâhim-i Havvâs hazretleri, “Peki hastalığınız nedir?” diye sorduğumda kız; “Bir gece dışarı çıkıp, ibret nazarı ile gökyüzüne baktım. Allahü teâlâ hazretleri, beni benden aldı. Kendimden geçtim. “Lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah” kelimesi dilime, mânâsı kalbime geldi. Bu kelimeyi dilimden düşürmez oldum. Bu sebepten hâlime delilik, bana da deli, dediler.” diye cevap verdi. O zaman ben; “Bizim diyâra gelmek ister misin?” deyince, o da; “Sizin diyârda ne vardır?” dedi. “Mekke, Medîne, Beytülmukaddes oradadır.” diye cevap verince, “Sağ tarafına bak.” dedi. Baktım, bir düzlükte Mekke, Medîne ve Beytülmukaddes karşımda duruyor gördüm. Az sonra bana: “Vakit yaklaştı, istek ve arzu haddi aştı.” dedi ve Kelime-i şehâdet getirip rûhunu teslim etti.</span></p><p></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ziyakarababa, post: 211739, member: 8628"] [COLOR=#0f0f0f][FONT=Verdana][SIZE=4] [/SIZE] [CENTER][SIZE=4]kayserin kızı[/SIZE] [SIZE=4]İbrâhim-i Havvâs hazretleri anlatır: Bir sene, hacca gitmeye niyet ederek yola çıktım. Ne zaman Kâbe-i şerîf tarafına gitmek istedimse, gayri ihtiyârî ters istikâmete doğru gidiyordum. Allahü teâlânın irâdesi beni bu tarafa çekiyordu. En sonunda İstanbul tarafına gitmeye karar verdim. Şehre girdim. Yüksek bir köşk gördüm. Kapısı önünde, bir kısım insanlar toplanmıştı. Yaklaşarak: “Niçin toplandınız?” diye sordum. Onlar da, “Rum Kayserinin kızı delirmiş, çâre bulmak için doktorlarını topladı.” dediler.[/SIZE][/CENTER] [SIZE=4] [/SIZE] [CENTER][SIZE=4]Bunda bir hikmet olsa gerektir deyip içeri girdim. Odada Kayser' in kızını gördüm. Bana bakarak “Ey İbrâhim-i Havvâs! Hoş geldiniz.” dedi. Ben, hayret ederek, “Beni nereden tanıyorsunuz?” diye sorunca bana; “Cânımı cânâna teslim etmek istedim ve Hak teâlâdan sevdiği bir kulunu yanımda bulundurmasını niyâz ettim. Üzülme, yarın İbrâhim-i Havvâs dostum sana gönderilir buyruldu.” dedi. Bunun üzerine İbrâhim-i Havvâs hazretleri, “Peki hastalığınız nedir?” diye sorduğumda kız; “Bir gece dışarı çıkıp, ibret nazarı ile gökyüzüne baktım. Allahü teâlâ hazretleri, beni benden aldı. Kendimden geçtim. “Lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah” kelimesi dilime, mânâsı kalbime geldi. Bu kelimeyi dilimden düşürmez oldum. Bu sebepten hâlime delilik, bana da deli, dediler.” diye cevap verdi. O zaman ben; “Bizim diyâra gelmek ister misin?” deyince, o da; “Sizin diyârda ne vardır?” dedi. “Mekke, Medîne, Beytülmukaddes oradadır.” diye cevap verince, “Sağ tarafına bak.” dedi. Baktım, bir düzlükte Mekke, Medîne ve Beytülmukaddes karşımda duruyor gördüm. Az sonra bana: “Vakit yaklaştı, istek ve arzu haddi aştı.” dedi ve Kelime-i şehâdet getirip rûhunu teslim etti.[/SIZE][/CENTER] [/FONT][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
kayserin kızı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst