Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Lahika Analizi
Kelime Analizi
Kelime Analizi 114: Şatahat
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="kenz-i mahfi" data-source="post: 472358" data-attributes="member: 1024011"><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">ŞATAHAT (Arapça) (شطحات)</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Şatahat; mânevi sarhoşluk, kendinden geçer bir hâle gelmek ve böyle istiğrak hâlinde iken söylenen müvazenesiz sözler gibi anlamlara gelir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Şatahat kelimesi "şataha" شطح fiilinin çoğul halidir. "Şataha" fiili "gezinmek" manasına gelmektedir. "şataha fî hayalih" ibaresi yazarın hayal gücünü kullanması demektir. Kısaca "şatahat" kelimesi "sınır tanımaz düşünce, sınırsız hayal alemi" demektir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Şatahat; tarikat ve tasavvuf mesleğinin seyrü sülûk hengamında görünen özel bazı halleridir. Bu haller içindeyken haddinden fazla davalarda bulunmaktır. Kemal değil, nakıs bir haldir. Kişinin kabiliyet ve istidat darlığından ortaya çıkar. Ya da Allah’ın bir isminin cezbesine kapılıp sair isimlerini görememe halinin bir neticesidir. Bundan dolayı Velayet-i Kübra ve Veraset-i Nübüvvet olan sahabelerde ve onları takip eden asfiya ve muhakkik-i evliyalarda bu haller görünmez.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Mesela Şah-ı Nakşibend, Abdulkadir Geylani, İmam Rabbani, İmam Gazali (R.A.) gibi zatlarda bu haller yoktur.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Risale-i Nur mesleği ve Üstat, Velayet-i Kübra ve Veraset-i Nübüvvet mesleğinde olduğu için, şatahat ve sekir gibi nakıs ve kusurlu haller görünmemiştir. Bu gibi haller daha çok tarikat berzahında giden Velayet-i Suğra sahibi evliyalarda görülmüştür. Üstat hem meslek olarak hem de kabiliyet açısından istikamet ve muvazene içinde hareket etmiştir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">İlahi feyiz ve kuvvetli tecellilerle coşup taşan velilerin yaşadıkları hal sebebiyle gayri ihtiyari söyledikleri, içinde iddiaya benzer tarzda anlamlar bulunan, görünüşte şeriata aykırı düşen sözlerdir.. Bu sözleri çoğu zaman ellerinde olmadan söylerler. Bu sekerat hali geçtikten sonra da söylediklerine pişman olup tevbe istiğfarda bulunurlar.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Yaşantılarının İslami esaslara uygun olduğu bilinen kimselerin ağzından çıkan şathiyeler kabul edilmese bile kendilerine saygı duymak, bunların farklı duygularla ve hallerle söylenmiş olduğunu düşünmek gerekir. Yaşantısı ve itikadı bozuk olan kimselerin şathiyeleri ise dikkate alınmamalıdır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Hallacı Mansur (K.S.)’un: “ene’l-hak” demesi, Beyazıd-ı Bestamî (K.S)’nin “subhânî” sözleri şathiye olarak değerlendirilir. Ehil olanlar onların ne demek istediğini bilirler. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Hz. Ali (R.A.) ve bazı İslam büyüklerinden sâdır olan: “Görmediğim Allah’a inanmam” gibi sözler; imanda aynelyakîn ve hakkelyakîn mertebelerini ve ihsan derecesini göstermektedir Allah’ı görüyormuşçasına kulluk etmek -bir bakıma vahdet-i şühûd diyebileceğimiz bu makam- Allah’a imanın şühûda dönüştüğünü göstermektedir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Burada kastedilen görme, dünya gözüyle Allah’ın zâtını görmek değil, basiret ile Allah’ın kudretini, yüceliğini, bir oluşunu, sıfat ve isimlerinin tecellilerini görmektir Sıfattan mevsufa geçip Cenâb-ı Hakk’ı idrak etmektir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Şatahat kelimesi Risale-i Nur Külliyatı'nda 10 defa zikredilmiştir. </span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="kenz-i mahfi, post: 472358, member: 1024011"] [SIZE=4][FONT=Palatino Linotype]ŞATAHAT (Arapça) (شطحات) Şatahat; mânevi sarhoşluk, kendinden geçer bir hâle gelmek ve böyle istiğrak hâlinde iken söylenen müvazenesiz sözler gibi anlamlara gelir. Şatahat kelimesi "şataha" شطح fiilinin çoğul halidir. "Şataha" fiili "gezinmek" manasına gelmektedir. "şataha fî hayalih" ibaresi yazarın hayal gücünü kullanması demektir. Kısaca "şatahat" kelimesi "sınır tanımaz düşünce, sınırsız hayal alemi" demektir. Şatahat; tarikat ve tasavvuf mesleğinin seyrü sülûk hengamında görünen özel bazı halleridir. Bu haller içindeyken haddinden fazla davalarda bulunmaktır. Kemal değil, nakıs bir haldir. Kişinin kabiliyet ve istidat darlığından ortaya çıkar. Ya da Allah’ın bir isminin cezbesine kapılıp sair isimlerini görememe halinin bir neticesidir. Bundan dolayı Velayet-i Kübra ve Veraset-i Nübüvvet olan sahabelerde ve onları takip eden asfiya ve muhakkik-i evliyalarda bu haller görünmez. Mesela Şah-ı Nakşibend, Abdulkadir Geylani, İmam Rabbani, İmam Gazali (R.A.) gibi zatlarda bu haller yoktur. Risale-i Nur mesleği ve Üstat, Velayet-i Kübra ve Veraset-i Nübüvvet mesleğinde olduğu için, şatahat ve sekir gibi nakıs ve kusurlu haller görünmemiştir. Bu gibi haller daha çok tarikat berzahında giden Velayet-i Suğra sahibi evliyalarda görülmüştür. Üstat hem meslek olarak hem de kabiliyet açısından istikamet ve muvazene içinde hareket etmiştir. İlahi feyiz ve kuvvetli tecellilerle coşup taşan velilerin yaşadıkları hal sebebiyle gayri ihtiyari söyledikleri, içinde iddiaya benzer tarzda anlamlar bulunan, görünüşte şeriata aykırı düşen sözlerdir.. Bu sözleri çoğu zaman ellerinde olmadan söylerler. Bu sekerat hali geçtikten sonra da söylediklerine pişman olup tevbe istiğfarda bulunurlar. Yaşantılarının İslami esaslara uygun olduğu bilinen kimselerin ağzından çıkan şathiyeler kabul edilmese bile kendilerine saygı duymak, bunların farklı duygularla ve hallerle söylenmiş olduğunu düşünmek gerekir. Yaşantısı ve itikadı bozuk olan kimselerin şathiyeleri ise dikkate alınmamalıdır. Hallacı Mansur (K.S.)’un: “ene’l-hak” demesi, Beyazıd-ı Bestamî (K.S)’nin “subhânî” sözleri şathiye olarak değerlendirilir. Ehil olanlar onların ne demek istediğini bilirler. Hz. Ali (R.A.) ve bazı İslam büyüklerinden sâdır olan: “Görmediğim Allah’a inanmam” gibi sözler; imanda aynelyakîn ve hakkelyakîn mertebelerini ve ihsan derecesini göstermektedir Allah’ı görüyormuşçasına kulluk etmek -bir bakıma vahdet-i şühûd diyebileceğimiz bu makam- Allah’a imanın şühûda dönüştüğünü göstermektedir. Burada kastedilen görme, dünya gözüyle Allah’ın zâtını görmek değil, basiret ile Allah’ın kudretini, yüceliğini, bir oluşunu, sıfat ve isimlerinin tecellilerini görmektir Sıfattan mevsufa geçip Cenâb-ı Hakk’ı idrak etmektir. Şatahat kelimesi Risale-i Nur Külliyatı'nda 10 defa zikredilmiştir. [/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Lahika Analizi
Kelime Analizi
Kelime Analizi 114: Şatahat
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst