Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Lahika Analizi
Kelime Analizi
Kelime Analizi 33: Yemin-Kasem
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="kenz-i mahfi" data-source="post: 380912" data-attributes="member: 1024011"><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">YEMİN: (Arapça) Kuvvet, sağ el, güç, kuvvet ve güzel mevki.manalarına geliyor.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">"Yemin" kelimesi lügat manası olarak "kuvvet" demektir. Söylenilen söze kuvvet vermek manasına gelmektedir. Şer'an "Bir işi yapmak veya yapmamak hususunda azimli olmaya veya köle azadı gibi bir şeye bağlamak sureti ile yapılan bir akitten ibarettir. Türkçe'de "yemin" kelimesi yerine "and" kelimesi ve "yemin etmek" tabiri yerine "and içmek" tabiri kullanılmaktadır. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Yemin eden kişiye; "halif" </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Yemini muhafaza etmeye; "berr"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Yeminini muhafaza edene; "barr"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Yeminine muhalif etmeye yani yeminini bozmaya; "hins"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Yeminini bozana da "hanis" denilir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">"yemin" kelimesi daha çok Allah'ın (CC) isimleri ve zati sıfatlarından birisi anılarak yapılan kasem için kullanılmaktadır. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">"kasem" kelimesi ile "hilf" kelimesi arasında küçük farklar olmakla birlikte "yemin" ile aynı manada kullanılmaktadır. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Türkçe'de "and içmek" olarak kullanılmaktadır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Yemin, sözün başına "va, ba veya ta" kelimelerini getirerek, "vallahi, billahi ve tallahi" şeklinde yapılır. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">"Sağ el" manasına gelen "yemin" kelimesinin yukarıda bahsedilen manada kullanılmasının sebebi, yemin eden kişilerin yeminlerindeki sözlerine güç ve kuvvet katmak için sağ ellerini birbirlerine vurmalarından dolayıdır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Yeminin meşruluğu ayetler ve hadisler ile sabittir. Cenab-ı Hakk, Kur'an-ı Kerim'de pek çok şeye yemin etmektedir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Yemin etmek için Allah'ın (CC) isim ve sıfatları anılarak söz kuvvetlendirilir. Bunun haricindeki herhangi bir şeye veya şey üzerine yapılan yemin muteber değildir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Kur'an-ı Kerim'de 17 sure yemin ile başlamaktadır. Bunlar: "Saffat, Zâriyat, Tûr, Necm, Kıyâme, Mürselât, Nâziat, Burûc, Târık, Fecr, Beled, Şems, Leyl, Duha, Tîn, Âdiyat ve Asr" sureleridir. Bu surelerde çoğunlukla vav-ı atıf kullanılarak yemin edilmiştir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Mekke'de nazil olanlar: "Saffat Suresi": saf tutan melekler manasına gelmektedir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">"Zariyat Suresi": Savuranlar, tozu dumana katanlar manasına gelmektedir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">"Tûr Suresi": Hazret-i Musa (AS)'ya Tevrat'ın indirildiği mübarek dağın adıdır. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">"Necm Suresi": Yıldız manasına gelmektedir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">"Kıyame Suresi": Adını ilk ayetinde geçen "kıyamet" kelimesinden almıştır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">"Mürselat Suresi": Gönderilenler manasına gelmektedir. Bu gönderilenlerden maksadın melekler, rüzgarlar, peygamberler veya Kur'an ayetleri olabileceği bildirilmiştir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">"Naziat Suresi": Söküp çıkaranlar manasına gelmektedir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">"Buruc Suresi": Burç kelimesinin çoğulu olan Buruç kelimesi, gökyüzü manasındadır. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">"Tarık Suresi": Tarık kelimesinin manası, geceleyin gelen, şiddetlice vuran, kapı çalan manalarına gelir. Surede geçen Tarık kelimesi ise Sabah Yıldızı manasında kullanılmıştır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">"Fecr Suresi": Tan yerinin ağarması yani şafak manasındadır. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">"Beled Suresi": Şehir kelimesine gelen beled kelimesinden kasıt Mekke Şehridir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">"Şems Suresi": Güneş manasına gelmektedir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">"Leyl Suresi": Gece manasındadır. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">"Duha Suresi": Kuşluk vakti manasındadır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">"Tîn Suresi": İncir demektir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">"Adiyat Suresi": Koşan atlar demektir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">"Asr Suresi": Yüzyıl, ikindi vakti veya meyvenin suyunu çıkarmak manalarına gelir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Yemin ile başlayan bu 17 surenin tamamı Mekke döneminde nazil olmuştur. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Cenab-ı Hakk, Kur'an-ı Kerim'de kendi zatı adına 18 yerde yemin etmiştir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Kur'an-ı Kerim'de geçen ve üzerine yemin edilenler şunlardır: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">"Melekler, Kur'an, kalem ve yazılan şeyler, yıldızlar, güneş, ay, sabah vakti, şafak vakti, kuşluk vakti, gece, gündüz, gökyüzü, deniz, Kabe, Mekke, çift ve tek, baba ve evlad, Tur Dağı, incir, zeytin, şahit ve şehadet edilen, atlar, nefis, kendini kınayan nefs, yüzyıl" </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Kur'an-ı Kerim'de geçen Yemin Edenler şunlardır: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">"Allah (CC), Hazret-i Muhammed (ASM), şeytan, Hazret-i Adem ile Havva, Habil, Hazret-i İbrahim ve babası, Mısır Azizinin karısı, Hazret-i Yusuf'un kardeşleri, Hazret-i Musa (AS), bahçe sahipleri, Hazret-i Meryem'in kavmi, Fir'avun, öldükten sonra dirilmeyen inanmayanlar, asi ümmetler, müminler, cehennem ehli"dir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Kur'an-ı Kerim'de yemin ile ilgili olarak takriben 45 ayet geçmektedir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">"Yemin" kelimesi aynı zamanda "sağ" manasına geldiğinden dolayı Kur'an-ı Kerim'de geçen "ashab-ül yemin" tabiri, kıyamette amel defteri sağ veya ön tarafından verilecekler manasında kullanılmıştır. Amel defteri sol veya arka tarafından verilecekler için ise "ashab-üş şimal" tabiri kullanılmıştır. "Şimal" kelimesi hem kuzey, hem de sol manasına gelmektedir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Kur'an-ı Kerim'de geçen "kasem" kelimesi, genellikle yemin manasında kullanılmıştır. Bazen de "paylaştırmak" manasında kullanılmıştır. "Kısım" kelimesi ile "kasem" kelimesinin yazılışı aynıdır. Buna göre "kasem" kelimesi: 24 yerde "yemin" manasında, 9 yerde ise "paylaştırmak" manasında kullanılmıştır. "kasem" kelimesinin çoğulu "kasemat" kelimesidir. Kur'an'da yapılan yeminlere de "kasemat-ı Kur'aniye" denilmektedir. Kasemat-ı Kur'aniyenin mühim hikmetleri olduğu Risale-i Nur'da beyan edilmiştir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">"Yemin" kelimesi Sözler'de; </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">-"yemin-i yümn-ü iman" yani imanın bereket, kuvvet ve saadeti manasında, </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">-"yemin-i beyza" yani Hazret-i Musa (AS)'nın bir mucizesi olan sağ elinin nurlu olması, </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">-"yemin olan şimalinde" ibaresinde sol taraf, </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">-"zevali bir ihtiyar yemin etti ki" ifadesinde normal yemine işaret edilmiştir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Mektubat'ta:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">-"Ebu Cehil yemin etmiş ki: "Ben secdede Muhammed'i görsem, bu taşla onu vuracağım" </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">- "ihtiyar bir zat yemin ederek 'Hilali gördüm' dedi" </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">- "Fela uksimu bil hunnesi el cevaril kunnes" kaseminde ve yeminindeki" ifadelerinde yemin manasında kullanılmıştır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Şualar'da; </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">- "Resul-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselam yemin ettiği vakit en çok istimal ve tekrar ile her zaman ferman ettiği şu 'Vellezi nefsu muhammedun biyedih" kasemidir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">- "yemin-i yümn-ü iman" yani imanın bereket, kuvvet ve saadeti manasındadır (Bu ifade Sözler'de geçtiği gibi, Şualar'da 2 yerde aynen geçmektedir) </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">-"hangi yeminli ve yüminli adil hakimlerin" </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">- "ben yemin ile temin ediyorum ki" olmak üzere toplam 5 defa geçmektedir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">İşarat-ül İ'caz'da; </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">- "bir meselede aciz ve mağlup olan yemin eder" ifadesinde, </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Mesnevi-i Nuriye'de;</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">- "İhtiyar bir zat yemin etti "Hilali gördüm" ifadesinde, </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Kastamonu Lahikası'nda; </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">- "bu sıralarda bu havalideki şakirtler, yeminle itiraf ediyorlar ki" </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">- "ben yemin ile temin ediyorum ki (Bediüzzaman), </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">- "yemin olan şimalinde", </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Emirdağ Lahikası'nda; </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">- "şimdi kendini nefret-i umumiden kurtanmak için yeminler ile inkar ediyor." ifadesinde, </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Tarihçe-i Hayatı'nda; </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">- "Peyman ve yeminimiz, imandır."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">- "peyman ve yemini, imandır."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">- "Herkes meşrutiyete yemin ediyor. Halbuki ya müsemma-yı meşrutiyete kendi muhalif, veya muhalefet edenlere karşı sükut etse, acaba keffaret-i yemin vermek lazım gelmez mi?" </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">- "Bu İşarat-ül İ'caz bin tefsir kuvvetinde ve kıymetindedir diye yemin ederek ilan ediyordu." </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">- "Ben de bütün mukaddesata yemin ediyorum ki" (Bediüzzaman), </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">- "bu sıralarda bu havalideki şakirtler, yeminle itiraf ediyorlar ki" (Aynı ibare Kastamonu Lahikasında mevcut) </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">- "ben yeminle temin ediyorum ki" (Bediüzzaman) (Aynı ibare Kastamonu Lahikası'nda mevcut), </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Sikke-i Tasdik-i Gaybi'de;</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">- "ben yeminle temin ediyorum ki" (Bediüzzaman) (Aynı ibare hem Kastamonu Lahikası'nda hem de Tarihçe-i Hayatı kitabında geçmektedir)</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">- "Acibdir ve yemin ediyorum ki" (Bediüzzaman), </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">ifadelerinde olmak üzere Risale-i Nur'da toplam 27 defa zikredilmiştir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Yemin ifadesi olan "Vallahi" kelimesi Şualar ve İşarat-ül İ'caz'da 1'er defa zikredilmiştir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Diğer yemin ifadeleri olan "Billahi" ve "Tallahi" ibareleri geçmemektedir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">"yemin" kelimesinin karşılığı olan ve Kur'an'da geçen "kasem"kelimesi, </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Sözler'de; 7 defa</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Mektubat'da; 29 defa</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Lem'alar'da; 1 defa</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Şualar'da; 17 defa</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">İşarat-ül İ'caz'da; 2 defa</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Asa-yı Musa'da; 1 defa,</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Kastamonu Lahikası'nda; 3 defa</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Emirdağ Lahikası'nda 3 defa</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Sikke-i Tasdik-i Gaybi'de; 7 defa</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Tarihçe-i Hayatı'nda; 5 defa olmak üzere toplam 75 defa zikredilmiştir. Kur'anî bir kelime olan "kasem"in Risale-i Nur'da bu kadar zikri elbette medar-ı ibret olsa gerektir. Kur'an'ın hakiki bir tefsiri olan Risale-i Nur'da Kur'an'ın kudsi kelimelerinin istimali ve en mühimmi "kasem" ve "yemin" kelimelerinin aynı cümlede birbiri arkasına tekrarı elbette ki bu kudsi kelimeyi bizlere talim ettirmek içindir. </span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="kenz-i mahfi, post: 380912, member: 1024011"] [SIZE=4][FONT=Palatino Linotype]YEMİN: (Arapça) Kuvvet, sağ el, güç, kuvvet ve güzel mevki.manalarına geliyor. "Yemin" kelimesi lügat manası olarak "kuvvet" demektir. Söylenilen söze kuvvet vermek manasına gelmektedir. Şer'an "Bir işi yapmak veya yapmamak hususunda azimli olmaya veya köle azadı gibi bir şeye bağlamak sureti ile yapılan bir akitten ibarettir. Türkçe'de "yemin" kelimesi yerine "and" kelimesi ve "yemin etmek" tabiri yerine "and içmek" tabiri kullanılmaktadır. Yemin eden kişiye; "halif" Yemini muhafaza etmeye; "berr" Yeminini muhafaza edene; "barr" Yeminine muhalif etmeye yani yeminini bozmaya; "hins" Yeminini bozana da "hanis" denilir. "yemin" kelimesi daha çok Allah'ın (CC) isimleri ve zati sıfatlarından birisi anılarak yapılan kasem için kullanılmaktadır. "kasem" kelimesi ile "hilf" kelimesi arasında küçük farklar olmakla birlikte "yemin" ile aynı manada kullanılmaktadır. Türkçe'de "and içmek" olarak kullanılmaktadır. Yemin, sözün başına "va, ba veya ta" kelimelerini getirerek, "vallahi, billahi ve tallahi" şeklinde yapılır. "Sağ el" manasına gelen "yemin" kelimesinin yukarıda bahsedilen manada kullanılmasının sebebi, yemin eden kişilerin yeminlerindeki sözlerine güç ve kuvvet katmak için sağ ellerini birbirlerine vurmalarından dolayıdır. Yeminin meşruluğu ayetler ve hadisler ile sabittir. Cenab-ı Hakk, Kur'an-ı Kerim'de pek çok şeye yemin etmektedir. Yemin etmek için Allah'ın (CC) isim ve sıfatları anılarak söz kuvvetlendirilir. Bunun haricindeki herhangi bir şeye veya şey üzerine yapılan yemin muteber değildir. Kur'an-ı Kerim'de 17 sure yemin ile başlamaktadır. Bunlar: "Saffat, Zâriyat, Tûr, Necm, Kıyâme, Mürselât, Nâziat, Burûc, Târık, Fecr, Beled, Şems, Leyl, Duha, Tîn, Âdiyat ve Asr" sureleridir. Bu surelerde çoğunlukla vav-ı atıf kullanılarak yemin edilmiştir. Mekke'de nazil olanlar: "Saffat Suresi": saf tutan melekler manasına gelmektedir. "Zariyat Suresi": Savuranlar, tozu dumana katanlar manasına gelmektedir. "Tûr Suresi": Hazret-i Musa (AS)'ya Tevrat'ın indirildiği mübarek dağın adıdır. "Necm Suresi": Yıldız manasına gelmektedir. "Kıyame Suresi": Adını ilk ayetinde geçen "kıyamet" kelimesinden almıştır. "Mürselat Suresi": Gönderilenler manasına gelmektedir. Bu gönderilenlerden maksadın melekler, rüzgarlar, peygamberler veya Kur'an ayetleri olabileceği bildirilmiştir. "Naziat Suresi": Söküp çıkaranlar manasına gelmektedir. "Buruc Suresi": Burç kelimesinin çoğulu olan Buruç kelimesi, gökyüzü manasındadır. "Tarık Suresi": Tarık kelimesinin manası, geceleyin gelen, şiddetlice vuran, kapı çalan manalarına gelir. Surede geçen Tarık kelimesi ise Sabah Yıldızı manasında kullanılmıştır. "Fecr Suresi": Tan yerinin ağarması yani şafak manasındadır. "Beled Suresi": Şehir kelimesine gelen beled kelimesinden kasıt Mekke Şehridir. "Şems Suresi": Güneş manasına gelmektedir. "Leyl Suresi": Gece manasındadır. "Duha Suresi": Kuşluk vakti manasındadır. "Tîn Suresi": İncir demektir. "Adiyat Suresi": Koşan atlar demektir. "Asr Suresi": Yüzyıl, ikindi vakti veya meyvenin suyunu çıkarmak manalarına gelir. Yemin ile başlayan bu 17 surenin tamamı Mekke döneminde nazil olmuştur. Cenab-ı Hakk, Kur'an-ı Kerim'de kendi zatı adına 18 yerde yemin etmiştir. Kur'an-ı Kerim'de geçen ve üzerine yemin edilenler şunlardır: "Melekler, Kur'an, kalem ve yazılan şeyler, yıldızlar, güneş, ay, sabah vakti, şafak vakti, kuşluk vakti, gece, gündüz, gökyüzü, deniz, Kabe, Mekke, çift ve tek, baba ve evlad, Tur Dağı, incir, zeytin, şahit ve şehadet edilen, atlar, nefis, kendini kınayan nefs, yüzyıl" Kur'an-ı Kerim'de geçen Yemin Edenler şunlardır: "Allah (CC), Hazret-i Muhammed (ASM), şeytan, Hazret-i Adem ile Havva, Habil, Hazret-i İbrahim ve babası, Mısır Azizinin karısı, Hazret-i Yusuf'un kardeşleri, Hazret-i Musa (AS), bahçe sahipleri, Hazret-i Meryem'in kavmi, Fir'avun, öldükten sonra dirilmeyen inanmayanlar, asi ümmetler, müminler, cehennem ehli"dir. Kur'an-ı Kerim'de yemin ile ilgili olarak takriben 45 ayet geçmektedir. "Yemin" kelimesi aynı zamanda "sağ" manasına geldiğinden dolayı Kur'an-ı Kerim'de geçen "ashab-ül yemin" tabiri, kıyamette amel defteri sağ veya ön tarafından verilecekler manasında kullanılmıştır. Amel defteri sol veya arka tarafından verilecekler için ise "ashab-üş şimal" tabiri kullanılmıştır. "Şimal" kelimesi hem kuzey, hem de sol manasına gelmektedir. Kur'an-ı Kerim'de geçen "kasem" kelimesi, genellikle yemin manasında kullanılmıştır. Bazen de "paylaştırmak" manasında kullanılmıştır. "Kısım" kelimesi ile "kasem" kelimesinin yazılışı aynıdır. Buna göre "kasem" kelimesi: 24 yerde "yemin" manasında, 9 yerde ise "paylaştırmak" manasında kullanılmıştır. "kasem" kelimesinin çoğulu "kasemat" kelimesidir. Kur'an'da yapılan yeminlere de "kasemat-ı Kur'aniye" denilmektedir. Kasemat-ı Kur'aniyenin mühim hikmetleri olduğu Risale-i Nur'da beyan edilmiştir. "Yemin" kelimesi Sözler'de; -"yemin-i yümn-ü iman" yani imanın bereket, kuvvet ve saadeti manasında, -"yemin-i beyza" yani Hazret-i Musa (AS)'nın bir mucizesi olan sağ elinin nurlu olması, -"yemin olan şimalinde" ibaresinde sol taraf, -"zevali bir ihtiyar yemin etti ki" ifadesinde normal yemine işaret edilmiştir. Mektubat'ta: -"Ebu Cehil yemin etmiş ki: "Ben secdede Muhammed'i görsem, bu taşla onu vuracağım" - "ihtiyar bir zat yemin ederek 'Hilali gördüm' dedi" - "Fela uksimu bil hunnesi el cevaril kunnes" kaseminde ve yeminindeki" ifadelerinde yemin manasında kullanılmıştır. Şualar'da; - "Resul-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselam yemin ettiği vakit en çok istimal ve tekrar ile her zaman ferman ettiği şu 'Vellezi nefsu muhammedun biyedih" kasemidir. - "yemin-i yümn-ü iman" yani imanın bereket, kuvvet ve saadeti manasındadır (Bu ifade Sözler'de geçtiği gibi, Şualar'da 2 yerde aynen geçmektedir) -"hangi yeminli ve yüminli adil hakimlerin" - "ben yemin ile temin ediyorum ki" olmak üzere toplam 5 defa geçmektedir. İşarat-ül İ'caz'da; - "bir meselede aciz ve mağlup olan yemin eder" ifadesinde, Mesnevi-i Nuriye'de; - "İhtiyar bir zat yemin etti "Hilali gördüm" ifadesinde, Kastamonu Lahikası'nda; - "bu sıralarda bu havalideki şakirtler, yeminle itiraf ediyorlar ki" - "ben yemin ile temin ediyorum ki (Bediüzzaman), - "yemin olan şimalinde", Emirdağ Lahikası'nda; - "şimdi kendini nefret-i umumiden kurtanmak için yeminler ile inkar ediyor." ifadesinde, Tarihçe-i Hayatı'nda; - "Peyman ve yeminimiz, imandır." - "peyman ve yemini, imandır." - "Herkes meşrutiyete yemin ediyor. Halbuki ya müsemma-yı meşrutiyete kendi muhalif, veya muhalefet edenlere karşı sükut etse, acaba keffaret-i yemin vermek lazım gelmez mi?" - "Bu İşarat-ül İ'caz bin tefsir kuvvetinde ve kıymetindedir diye yemin ederek ilan ediyordu." - "Ben de bütün mukaddesata yemin ediyorum ki" (Bediüzzaman), - "bu sıralarda bu havalideki şakirtler, yeminle itiraf ediyorlar ki" (Aynı ibare Kastamonu Lahikasında mevcut) - "ben yeminle temin ediyorum ki" (Bediüzzaman) (Aynı ibare Kastamonu Lahikası'nda mevcut), Sikke-i Tasdik-i Gaybi'de; - "ben yeminle temin ediyorum ki" (Bediüzzaman) (Aynı ibare hem Kastamonu Lahikası'nda hem de Tarihçe-i Hayatı kitabında geçmektedir) - "Acibdir ve yemin ediyorum ki" (Bediüzzaman), ifadelerinde olmak üzere Risale-i Nur'da toplam 27 defa zikredilmiştir. Yemin ifadesi olan "Vallahi" kelimesi Şualar ve İşarat-ül İ'caz'da 1'er defa zikredilmiştir. Diğer yemin ifadeleri olan "Billahi" ve "Tallahi" ibareleri geçmemektedir. "yemin" kelimesinin karşılığı olan ve Kur'an'da geçen "kasem"kelimesi, Sözler'de; 7 defa Mektubat'da; 29 defa Lem'alar'da; 1 defa Şualar'da; 17 defa İşarat-ül İ'caz'da; 2 defa Asa-yı Musa'da; 1 defa, Kastamonu Lahikası'nda; 3 defa Emirdağ Lahikası'nda 3 defa Sikke-i Tasdik-i Gaybi'de; 7 defa Tarihçe-i Hayatı'nda; 5 defa olmak üzere toplam 75 defa zikredilmiştir. Kur'anî bir kelime olan "kasem"in Risale-i Nur'da bu kadar zikri elbette medar-ı ibret olsa gerektir. Kur'an'ın hakiki bir tefsiri olan Risale-i Nur'da Kur'an'ın kudsi kelimelerinin istimali ve en mühimmi "kasem" ve "yemin" kelimelerinin aynı cümlede birbiri arkasına tekrarı elbette ki bu kudsi kelimeyi bizlere talim ettirmek içindir. [/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Lahika Analizi
Kelime Analizi
Kelime Analizi 33: Yemin-Kasem
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst