Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Lahika Analizi
Kelime Analizi
Kelime Analizi 56: Sadme
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="kenz-i mahfi" data-source="post: 407660" data-attributes="member: 1024011"><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Risale-i Nur Külliyatı’nda “sadme” (صدمه)kelimesinin kullanımına baktığımızda; </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">“Acaba bu yirmi sene zarfında iman-ı tahkikiyi pek kuvvetli bir surette bu vatanda neşreden Risale-i Nur olmasaydı; bu dehşetli asırda, acib inkılab ve infilaklarda bu mübarek vatan, Kur’anını ve imanını dehşetli sadmelerden tam muhafaza edebilir miydi?” (Mektubat) </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">“Beşeriyeti dehşetli sadmelere uğratan, tehdid eden anarşiliğin ifsad ve tahribin yegane çaresi ancak ve ancak İlahi, semavi bir dinin ezeli ve ebedi hakikatlarıdır, hakikat-ı İslamiyettir.” (Barla Lahikası) </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">“Kamyon müthiş sadmelerle üç takla, yirmibeş-otuz metreden aşağıya yuvarlandık.” (Kastamonu Lahikası) </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">“Şu devrede Türk lisanının sadmeler geçirmesine bakılırsa, “Risale-i Nur”, Türkçe’de,lisan üzerinde de imam olacağına, yani yarın hâlis Türkçe olan Risale-i Nur’un kesb-i imtiyaz edip diğerlerini terk edeceklerine dair işaret-i Kur’aniyedendir demiş olsam hata etmemiş olurum zannederim.” (Emirdağ Lahikası) </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Bu cümlede zamanımızda halis Türkçe olan dilimizin kasti bir şekilde müthiş tahribata ve burada kullanılan kelime ile “sadmeler” geçirmesine bakıldığında, eski dili en iyi koruyan eser olan Risale-i Nur’un dilinin ileride konuşma dili olacağına dair Milaslı Halil İbrahim Efendi’nin bu mektubundaki keşfiyatı gerçekten manidardır. Bu cümleden bir önceki cümlede “…Ona uzanan, ilişmek isteyen her el kırılır ve her dil kurur” ifadesinde Risale-i Nur’un halihazırdaki tarzına ilişmek isteyenlerin akıbetini haber vermiştir. İlginçtir ki Risale-i Nur’da “lisan, zeban ve dil” kelimeleri kullanılmıştır. Lisan kelimesi Arapça, zeban kelimesi Farsça, dil kelimesi ise Türkçe’dir. Burada dil kelimesi kullanılmasıyla Risalelere ilişecek olan cihetin Türkçe’den geleceğine dair işaret etmiş desek hata etmemiş oluruz zannederiz. “her dil kurur” ifadesiyle Risalelere ilişen bu uydurukça dilin akıbetini haber vermiş diyebiliriz. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">“Acaba bu yirmi sene zarfında iman-ı tahkikiyi pek kuvvetli bir surette bu vatanda neşreden Risale-i Nur olmasaydı, bu dehşetli asırda acib inkılab ve infilaklarda bu mübarek vatan, Kur’anını, imanını dehşetli sadmelerden tam muhafaza edebilir miydi?” (Emirdağ Lahikası) </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">“elbette onun hakiki bir tefsiri ve o güneşin bir nuru ve onun bir memuru olan Risale-i Nur, o vazife-i imaniyesini, biiznillah, sadmelere uğratmayarak görecektir.” (Tarihçe-i Hayatı) cümlelerinde geçmektedir.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="kenz-i mahfi, post: 407660, member: 1024011"] [SIZE=4][FONT=Palatino Linotype]Risale-i Nur Külliyatı’nda “sadme” (صدمه)kelimesinin kullanımına baktığımızda; “Acaba bu yirmi sene zarfında iman-ı tahkikiyi pek kuvvetli bir surette bu vatanda neşreden Risale-i Nur olmasaydı; bu dehşetli asırda, acib inkılab ve infilaklarda bu mübarek vatan, Kur’anını ve imanını dehşetli sadmelerden tam muhafaza edebilir miydi?” (Mektubat) “Beşeriyeti dehşetli sadmelere uğratan, tehdid eden anarşiliğin ifsad ve tahribin yegane çaresi ancak ve ancak İlahi, semavi bir dinin ezeli ve ebedi hakikatlarıdır, hakikat-ı İslamiyettir.” (Barla Lahikası) “Kamyon müthiş sadmelerle üç takla, yirmibeş-otuz metreden aşağıya yuvarlandık.” (Kastamonu Lahikası) “Şu devrede Türk lisanının sadmeler geçirmesine bakılırsa, “Risale-i Nur”, Türkçe’de,lisan üzerinde de imam olacağına, yani yarın hâlis Türkçe olan Risale-i Nur’un kesb-i imtiyaz edip diğerlerini terk edeceklerine dair işaret-i Kur’aniyedendir demiş olsam hata etmemiş olurum zannederim.” (Emirdağ Lahikası) Bu cümlede zamanımızda halis Türkçe olan dilimizin kasti bir şekilde müthiş tahribata ve burada kullanılan kelime ile “sadmeler” geçirmesine bakıldığında, eski dili en iyi koruyan eser olan Risale-i Nur’un dilinin ileride konuşma dili olacağına dair Milaslı Halil İbrahim Efendi’nin bu mektubundaki keşfiyatı gerçekten manidardır. Bu cümleden bir önceki cümlede “…Ona uzanan, ilişmek isteyen her el kırılır ve her dil kurur” ifadesinde Risale-i Nur’un halihazırdaki tarzına ilişmek isteyenlerin akıbetini haber vermiştir. İlginçtir ki Risale-i Nur’da “lisan, zeban ve dil” kelimeleri kullanılmıştır. Lisan kelimesi Arapça, zeban kelimesi Farsça, dil kelimesi ise Türkçe’dir. Burada dil kelimesi kullanılmasıyla Risalelere ilişecek olan cihetin Türkçe’den geleceğine dair işaret etmiş desek hata etmemiş oluruz zannederiz. “her dil kurur” ifadesiyle Risalelere ilişen bu uydurukça dilin akıbetini haber vermiş diyebiliriz. “Acaba bu yirmi sene zarfında iman-ı tahkikiyi pek kuvvetli bir surette bu vatanda neşreden Risale-i Nur olmasaydı, bu dehşetli asırda acib inkılab ve infilaklarda bu mübarek vatan, Kur’anını, imanını dehşetli sadmelerden tam muhafaza edebilir miydi?” (Emirdağ Lahikası) “elbette onun hakiki bir tefsiri ve o güneşin bir nuru ve onun bir memuru olan Risale-i Nur, o vazife-i imaniyesini, biiznillah, sadmelere uğratmayarak görecektir.” (Tarihçe-i Hayatı) cümlelerinde geçmektedir.[/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Lahika Analizi
Kelime Analizi
Kelime Analizi 56: Sadme
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst